Ufak bi Öadır
Findor etrafında sürekli birilerinin gezinip durmasından sıkılmıştı ve artık birazda olsa sert bakışlar atmaya başlamıştı yanında duranlar hakında hiçbir fikri yoktu ve Squan a baktı göz kırptı...
Artık yavaş yavaş yatağına gitmek istiyordu karnıda bir kurt gibi açtı birilerinin kendisiyle ilgilenmesini istiyordu aklı tapınak koruyucusu ve rahibede kalmıştı...
Birden irkildi ama sebebini anlayamadı içine bir ürperti geldi bu hayra alamet değildi bu olduğunda genelde başına kötü şeyler geliyordu...
Aylar önce saldırdığı loncanın savaşçı ve hırsızları onu diyarda fellik fellik her delikte arıyorlardı kimi zaman çok yaklaştıkları oluyor Findorda mecburiyetten onları öldürmek zorunda kalıyordu her ne kadar bir gezgin gibi görünsede çok güçlü bir savaşçı idi...
Üstünde çok kaliteli bir zırh ve miğfer vardı...
Amacına ulaşmak için çalışmalara 2 gün sonra başlamayı düşünüyordu ilk önce civardakilerin yani rahibe koruyucu ve keşiş in güvenlerini kazanmak istiyordu bir an önce işini halledip kendine güvenilir yol arkadaşları bulmak için yollara çıkıcaktı ...
Çok iyi savaşçıların takıldığı bir han biliyordu oraya gitmeyi geçirmiştiki aklından o iğrenç ağrı 4 yada 5 saniyeliğine tekrar başına girmişti....
Bu ona çok acı veriyordu...
Acaba keşişle nasıl bir iletişim kurmalı idi....
Aslında ondanda iyi bir yol arkadaşı olacağını düşündü...
çokkk uzak diyarları gezip çok şeyle karşılaşmış oılması onun tecrübesini aşırı fazla arttırmıştı....
Ã?ocukken hep yanlız büyüdüğü için findorda aslında çok gezip çok görmüştü ve çok tecrübe kazanmıştı ama bir keşişin gözünden asla dünyayı gördüğü gibi göremezdi....
Ufacık bir çocukken bir KENDER olmayı istemişti çünkü onların haraketleri ve zekaları çeviklikleri ona her zaman çekici gelmişti ama şimdiki halinde çok memnundu...
Kimi özellikleri ona bu dünyada daha fazla yaşma şansı kazandırmıştı....
Artık bir yatak ve yemek için dua etmeye başlamıştı...
Çok Yorgundu eee tabi kimi zaman ağaçların üzerinden suyun çiniden yağmurda karda kışta çamurda bir keşişi takip etmek kolay değildi....
buda onun yorgun olmasını sağlamıştı bir yattımı rahatsız eden olmazsa en az bir hafta uyuyabilirdi...
Uyku iyice bastırmaya başlamıştı....
Artık yavaş yavaş yatağına gitmek istiyordu karnıda bir kurt gibi açtı birilerinin kendisiyle ilgilenmesini istiyordu aklı tapınak koruyucusu ve rahibede kalmıştı...
Birden irkildi ama sebebini anlayamadı içine bir ürperti geldi bu hayra alamet değildi bu olduğunda genelde başına kötü şeyler geliyordu...
Aylar önce saldırdığı loncanın savaşçı ve hırsızları onu diyarda fellik fellik her delikte arıyorlardı kimi zaman çok yaklaştıkları oluyor Findorda mecburiyetten onları öldürmek zorunda kalıyordu her ne kadar bir gezgin gibi görünsede çok güçlü bir savaşçı idi...
Üstünde çok kaliteli bir zırh ve miğfer vardı...
Amacına ulaşmak için çalışmalara 2 gün sonra başlamayı düşünüyordu ilk önce civardakilerin yani rahibe koruyucu ve keşiş in güvenlerini kazanmak istiyordu bir an önce işini halledip kendine güvenilir yol arkadaşları bulmak için yollara çıkıcaktı ...
Çok iyi savaşçıların takıldığı bir han biliyordu oraya gitmeyi geçirmiştiki aklından o iğrenç ağrı 4 yada 5 saniyeliğine tekrar başına girmişti....
Bu ona çok acı veriyordu...
Acaba keşişle nasıl bir iletişim kurmalı idi....
Aslında ondanda iyi bir yol arkadaşı olacağını düşündü...
çokkk uzak diyarları gezip çok şeyle karşılaşmış oılması onun tecrübesini aşırı fazla arttırmıştı....
Ã?ocukken hep yanlız büyüdüğü için findorda aslında çok gezip çok görmüştü ve çok tecrübe kazanmıştı ama bir keşişin gözünden asla dünyayı gördüğü gibi göremezdi....
Ufacık bir çocukken bir KENDER olmayı istemişti çünkü onların haraketleri ve zekaları çeviklikleri ona her zaman çekici gelmişti ama şimdiki halinde çok memnundu...
Kimi özellikleri ona bu dünyada daha fazla yaşma şansı kazandırmıştı....
Artık bir yatak ve yemek için dua etmeye başlamıştı...
Çok Yorgundu eee tabi kimi zaman ağaçların üzerinden suyun çiniden yağmurda karda kışta çamurda bir keşişi takip etmek kolay değildi....
buda onun yorgun olmasını sağlamıştı bir yattımı rahatsız eden olmazsa en az bir hafta uyuyabilirdi...
Uyku iyice bastırmaya başlamıştı....
Diğerleri acı çektirirse
ben kan kustururum...
Onlar korkutursa ben dehşete düşürürüm.
Ve sizden yada başkasından alınması
gereken bir intikam varsa BEN alırım.
ben kan kustururum...
Onlar korkutursa ben dehşete düşürürüm.
Ve sizden yada başkasından alınması
gereken bir intikam varsa BEN alırım.
"Pekala savaşçı... Sanırım aradığım soruların cevaplarını bu tapınakta bulamayacağım. Umarım sen kendi hizmetlerinin nedenini anlayabilirsin bir gün... Elveda..."
Kara cüppeli adam ayağa kalkıp sakince ilerleyerek büyülü çadırdan dışarı çıktı.
Kara cüppeli adam ayağa kalkıp sakince ilerleyerek büyülü çadırdan dışarı çıktı.
That which doesn't kill you, makes you stronger
Only God should have this power
Only God should have this power
squan findor'a baktı.Adamın düşünceli bir hali vardı.Squan ın kendi kafasıda karışıktı ve rahat uyku uyuyamıyordu.şimdi just ın gidişiyle iyice altüst olmuştu.Birden findorun suratının ekşidiğini gördü.
-iyimisiniz??size yardım edebileceğim bir konu varmı??biraz kötü gözüküyorsunuz.Belki biraz yatıp dinlenmek istersiniz.
Squan ne yapacağını bilmiyordu.O kadar telaşlı ve acele konuşmuştuki findorun ona sanki bir ölüye bakıyormuş gibi baktığını hissetti.Daha önce tapınakta hiç iş yapmamıştı nede olsa.Son anda aklına gelmişti adama uyumayı teklif etmek.Eğer adam kabul etmeyip başka bir şey isterse işte o zaman sorun olabilirdi...
-iyimisiniz??size yardım edebileceğim bir konu varmı??biraz kötü gözüküyorsunuz.Belki biraz yatıp dinlenmek istersiniz.
Squan ne yapacağını bilmiyordu.O kadar telaşlı ve acele konuşmuştuki findorun ona sanki bir ölüye bakıyormuş gibi baktığını hissetti.Daha önce tapınakta hiç iş yapmamıştı nede olsa.Son anda aklına gelmişti adama uyumayı teklif etmek.Eğer adam kabul etmeyip başka bir şey isterse işte o zaman sorun olabilirdi...
Uçurumdan kurtulmanın tek yolu ona bakmak, derinliğini ölçmek ve kendini o boşluğa bırakmaktır.
-
FreyaImplorer
- Kullanıcı

- Posts: 408
- Joined: Thu Apr 01, 2004 10:00 am
- Location: Bursa
- Contact:
Findor biraz uyumanın iyi geleceğini düşündü ve squan a "uyku iyi gelebilir "dedi "ilgin içiin teşekkürler anladığım kadarıyla bu ralarb burası çok karış "dedi
Diğerleri acı çektirirse
ben kan kustururum...
Onlar korkutursa ben dehşete düşürürüm.
Ve sizden yada başkasından alınması
gereken bir intikam varsa BEN alırım.
ben kan kustururum...
Onlar korkutursa ben dehşete düşürürüm.
Ve sizden yada başkasından alınması
gereken bir intikam varsa BEN alırım.
squan findor'un cevabını almıştı.Burnundan rahatlamış olduğunu belirten bir nefes koyu verdi.Ardından findor'a dönerek;
-Size odanızı gösteriyim.Burası dışarıdan görüldüğü gibi küçük değildir burada kaybolabilirsiniz.
Findor'u odasına çıkaracaktı.Findor'un diğer sorusunu duymazlıktan gelmişti.Buradaki kimseyi huzursuz etmek istemezdi.Gerçi şu an burası o kadar da karışık değildi.Kendi içinden neyse diyerek findor'u odasına doğru yönlendirdi...
-Size odanızı gösteriyim.Burası dışarıdan görüldüğü gibi küçük değildir burada kaybolabilirsiniz.
Findor'u odasına çıkaracaktı.Findor'un diğer sorusunu duymazlıktan gelmişti.Buradaki kimseyi huzursuz etmek istemezdi.Gerçi şu an burası o kadar da karışık değildi.Kendi içinden neyse diyerek findor'u odasına doğru yönlendirdi...
Uçurumdan kurtulmanın tek yolu ona bakmak, derinliğini ölçmek ve kendini o boşluğa bırakmaktır.
squan findor'u tahta kapıların olduğu bir odaya getirdi.Bir tanesinin önünde durarak açtı.
-Burası sizin odanız buyrun.Eğer yiyecek bir şeyler istiyorsanız size gönderteceğim.şimdi benim aşağı inmem lazım kusura bakmayın.
squan adamı selamladı.Adama aç olabileceğini bildiği için cevabı beklemeden çıkmıştı dışarı.Adama yemek yollardı.şu an tapınağın diğer işleriyle uğraşmalıydı...
-Burası sizin odanız buyrun.Eğer yiyecek bir şeyler istiyorsanız size gönderteceğim.şimdi benim aşağı inmem lazım kusura bakmayın.
squan adamı selamladı.Adama aç olabileceğini bildiği için cevabı beklemeden çıkmıştı dışarı.Adama yemek yollardı.şu an tapınağın diğer işleriyle uğraşmalıydı...
Uçurumdan kurtulmanın tek yolu ona bakmak, derinliğini ölçmek ve kendini o boşluğa bırakmaktır.
Keşişin banyo ricasını duydu ve hafifçe gülümsedi tekrar keşişe göz attı gerçekten kirli görünüyordu uzun zamandır banyo yapmamış sanırım diye düşündü " bu taraftan" eliyle arkalarında kalan koridoru gösteriyordu zarifce döndü kırmızı cüppesenin altındaki beyaz elbesesi yürürken ayaklarına dolanıyor yürümesini yavaşlatıyordu, yeşil bir kapının önünde durdular kapı hafif aralıktı kapıyı ittirdi ve iyice açtı karşılarında küçük bir gölet vardı ufak bir şelale göletin suyunu tazeliyordu havada baharat ve gül kokuları geziniyordu göletin bazı kısımları duvarla çevrelenmiş duvarlara sarmaşıklar dolanmıştı "burda banyonuzu yapabilirsiniz" keşişi göletin yanında bıraktı yeşil kapıyı ardından kapattı, tapınağın ana bölümüne doğru ilerlemeye başladı işler yolundaysa biraz dinlenmeye kararverdi bitkin düşmeye başlamıştı ve artık ayaklarını onu dinlemiyordu dragonfire ın sembolü olan madolyonu tuttu bu kendisini daha iyi hissetmesini sağlardı.
Bir şehir,kalesini asla kaybetmez;
eğer onu taçlandıran duvarlar tuğladan
değil de insandan ise..
eğer onu taçlandıran duvarlar tuğladan
değil de insandan ise..
Keşiş rahibenin gülüşüne karşılık verdi ve onun arkasını dönerken o kırmızı cüppesinin eteklerinin dalgalanışını izledi.bu rahibeyi gerçektende tapınaktaki en gizemli varlık olarak görüyordu.onun içinde güçlü bir irade vardı inancından döndürmeyecek bir irade.bu yanını çok seviyordu işte.ah dedi ne muhteşem.birlikte karanlık koridorlar boyunca yürüdüler .rahibe okadar yorgundu ki keşiş konuşmaya bile çalışmadı.birden yeşil bir kapının önünde durdular.
Keşiş " yeşil bir kapı ne kadar huzur verici. Ormanlardaki dereleri hatırlattı bana "diyerek rahibenin kapıyı açışını izledi.
Gördüğü manzara karşısında zevkten kendinden geçer gibi bir kahkaha bastı.ne çok severdi ormanları ,ve suyun akışını .
Burası dedi sanırım tapınağın en güzel yeri.
ufak bir gölet vardı karşısında yosunlarla kaplı kayalara oyulmuş.ve ışıklar saçarak gölete dökülen bir şelale.ve kayalar arasından fırlayan otlar sarkıyordu.nekadar güzel dedi tekrar.ve eğilip rahibeye teşekkür etti beklide bu ilk eğilmelerinden biriydi keşişin birisi karşısında.
Leydim size nekadar minnettar olduğumu söylesem azdır.teşekkür ederim dedi keşiş ve rahibe nazikçe gülümseyerek başıyla kabul etti.
Rahibe arkasını dönerek kapıyı kapattı ve koridor boyunca ayak sesleri yankıladı.
Keşiş ayak seslerini dinlerken üzerindekileri çıkartıp göletin yanına yürüdü.burası çok huzur verici diye düşündü.sanırım artık sık sık burada olucam dedi kendi kendine.
Eğilip suya selam verdi saygıyla ve yavaşça suya girmeye başladı.her adımda yüzündeki gülümseme yayılıyordu yanaklarında.ne çok severdi suyla bütünleşmeyi.
İşte dedi aradığım şey .yavaşça bıraktı kendini suya.
şelaleye doğru ilerledi ve şelalenin altına girip rahatça suyun içinde bağdaş kurup oturdu.tepesinden su şimşekler gibi çakarken beynine derin bir uykuya daldı"
Keşiş " yeşil bir kapı ne kadar huzur verici. Ormanlardaki dereleri hatırlattı bana "diyerek rahibenin kapıyı açışını izledi.
Gördüğü manzara karşısında zevkten kendinden geçer gibi bir kahkaha bastı.ne çok severdi ormanları ,ve suyun akışını .
Burası dedi sanırım tapınağın en güzel yeri.
ufak bir gölet vardı karşısında yosunlarla kaplı kayalara oyulmuş.ve ışıklar saçarak gölete dökülen bir şelale.ve kayalar arasından fırlayan otlar sarkıyordu.nekadar güzel dedi tekrar.ve eğilip rahibeye teşekkür etti beklide bu ilk eğilmelerinden biriydi keşişin birisi karşısında.
Leydim size nekadar minnettar olduğumu söylesem azdır.teşekkür ederim dedi keşiş ve rahibe nazikçe gülümseyerek başıyla kabul etti.
Rahibe arkasını dönerek kapıyı kapattı ve koridor boyunca ayak sesleri yankıladı.
Keşiş ayak seslerini dinlerken üzerindekileri çıkartıp göletin yanına yürüdü.burası çok huzur verici diye düşündü.sanırım artık sık sık burada olucam dedi kendi kendine.
Eğilip suya selam verdi saygıyla ve yavaşça suya girmeye başladı.her adımda yüzündeki gülümseme yayılıyordu yanaklarında.ne çok severdi suyla bütünleşmeyi.
İşte dedi aradığım şey .yavaşça bıraktı kendini suya.
şelaleye doğru ilerledi ve şelalenin altına girip rahatça suyun içinde bağdaş kurup oturdu.tepesinden su şimşekler gibi çakarken beynine derin bir uykuya daldı"
kaçacak yer yok, yaratılmışsın bir kere...
Tapığın Koruyucusu giden siyah cübbeli adama baktı. Gözlerinden altı olanı pardıldadı. Hafifce sadece kendinin duyabılecegı bır bıcımde mırıldandı.
- AZALIN yolunda ilerleyeceksin...
Geleceği gören gözleri Tanrısının hediyesi gözleri, bır hedıye mı yoksa lanet mı?
Insanların ölümlerini görmek bir lanetse doğanları görmek bir hediyeydi. Ama duyguları ölmüş bir adamın bunları önemsemesi imkansızdı.
Tüm bu olanların ardından Tapınağın Koruyucu etrafına bakındı ve yeni gelen insanları gördü. Onları izliyor, inceliyordu. Kimileri iyi niyetleri kimileri küstahlık kimileri onun gözünde sadece boşluk barındırıyordu. Rahibe Lysana ile bir adamın diyaloğunu duydugunda yavaş adımlarla Lysananın yanına ilerledi.
Donuk sesi Tapınakta yankılandığında tüm rahipler sustu. Etrafta bulunan misafirler garipsese de tüm askerler de susmuştu.
- Burası bir Han değil Rahibe... İnsanlara yardım etmekle hizmet etmek arasında fark vardır. Tanrınıza hizmet edin...
Korku ile karışık saygı dolu gözlerle ona bakan bir Tapınakçı kılıçlarını kalkanlarına vurdu. Komutanlarına saygılarını göstermek için yapılan bu harketin karşısında içerideki tüm Rahip ve Rahibeler huzursuzlandı.
- AZALIN yolunda ilerleyeceksin...
Geleceği gören gözleri Tanrısının hediyesi gözleri, bır hedıye mı yoksa lanet mı?
Insanların ölümlerini görmek bir lanetse doğanları görmek bir hediyeydi. Ama duyguları ölmüş bir adamın bunları önemsemesi imkansızdı.
Tüm bu olanların ardından Tapınağın Koruyucu etrafına bakındı ve yeni gelen insanları gördü. Onları izliyor, inceliyordu. Kimileri iyi niyetleri kimileri küstahlık kimileri onun gözünde sadece boşluk barındırıyordu. Rahibe Lysana ile bir adamın diyaloğunu duydugunda yavaş adımlarla Lysananın yanına ilerledi.
Donuk sesi Tapınakta yankılandığında tüm rahipler sustu. Etrafta bulunan misafirler garipsese de tüm askerler de susmuştu.
- Burası bir Han değil Rahibe... İnsanlara yardım etmekle hizmet etmek arasında fark vardır. Tanrınıza hizmet edin...
Korku ile karışık saygı dolu gözlerle ona bakan bir Tapınakçı kılıçlarını kalkanlarına vurdu. Komutanlarına saygılarını göstermek için yapılan bu harketin karşısında içerideki tüm Rahip ve Rahibeler huzursuzlandı.
Sıradan bir insanla bir savaşçı arasındaki fark,
savaşçının olayları mücadele kavramıyla eşdeger görmesi,
sıradan bir insanın ise olayları mutluluk kaynağı ya da felaket olarak ele almas
savaşçının olayları mücadele kavramıyla eşdeger görmesi,
sıradan bir insanın ise olayları mutluluk kaynağı ya da felaket olarak ele almas
tapınak koruyucusunun sesiyle irkildi ve sabit bir şekilde komutana baktı bütün duyguları aynanda yaşıyordu , arkasında duran koridora baktı sonra tekrar döndü neyi kastettiğini çok iyi anlıyordu yaptığı şeyin kendiside farkındaydı hiç birşey söylemedi zaten tartışmak anlamsızdı
Bir şehir,kalesini asla kaybetmez;
eğer onu taçlandıran duvarlar tuğladan
değil de insandan ise..
eğer onu taçlandıran duvarlar tuğladan
değil de insandan ise..
.tam uykuların derinliğinde bulacakken kendini bir sesle irkildi keşiş.bu tapınak koruyucusunun sesiydi.güçlü bir sesti bu tüm tapınağı inleten.ama aldırış etmedi keşiş .uykularını yıkayıp çıktı göletin ruhundan.su damlaları vücudundan hızla gölete daldılar.yerdeki kıyafetlerini giyip yeşil kapıdan dışarıya çıktı.koridor boyunca sesin yankılandığı yere doğru yürüyerek tapınak koruyucusunun yanına gitti.rahibeye ve koruyucuya selam vererek merhaba kudretli koruyucu ben Qu"el "Saruk dedi.çok uzaklardan ve çok uzak zamanlardan geliyorum tapınağınıza.sizlerin görüşlerinizi ve inançlarınızı öğrenmek için .misafirperverliğiniz için teşekkür ederim. Diyerek koruyucunun gözlerine bakarak gülümsedi.
kaçacak yer yok, yaratılmışsın bir kere...
Who is online
Users browsing this forum: Majestic-12 [Bot] and 2 guests