Ay Kasabası....(Frp)
findor "haydi o zaman "dedi ve kamp alanına doğru topluca gitmeye başladılar ve ekledi " hiç merak etmeyin gereken herkese yapabileceği işler ve sorumluluklar verilecektir ve bunlar zor olucaktır hazır zamanınız varken bencu bunun tadını çıkarın " dedi ve kahkaha attı..
Diğerleri acı çektirirse
ben kan kustururum...
Onlar korkutursa ben dehşete düşürürüm.
Ve sizden yada başkasından alınması
gereken bir intikam varsa BEN alırım.
ben kan kustururum...
Onlar korkutursa ben dehşete düşürürüm.
Ve sizden yada başkasından alınması
gereken bir intikam varsa BEN alırım.
-
Dragonfly
- Kutsanmış Kişi
- Posts: 1262
- Joined: Thu Mar 25, 2004 10:00 am
- Location: Doğu Limerik
- Contact:
Etrafı kontrol için gezerken yerde fark ettiği bir kaç ayak izi onu yüksek bir ağacın önüne kadar getirdi.Yukarı doğru baktı,gördüğü şey basit bir iki ağaç dalıydı.Düşünceli olarak ağaca elini koydu.Ama koyduğu yer ağacın kabuğu değildi aksine hareketli bir zemindi.Aklında şimşekler çaktı kolcunun tam karşısındaki ağacın gövdesine baktığında iki göz ona bakmaktaydı.Bir ses ile kendinden geçti.Ã?ıkışı bulmak istiyorsanız yardımcı olurum.Tüm bu konuþmalar, itiþmeler, kakýþmalar içinde kimse Saorilbor'un ortadan kaybolduðuna dikkat edememiþti.
Düşünceleri aklında binbir yere sıkışan kolcu cevap vermek istesede ağaç gövdesi tekrar dile geldi ve umduğumdan daha şanslısınız dedi.
Dragonfly ;
Keeper of the Grove, Forest King
<u>Domains</u>:Animal,Earth,Plant,Protection
Doğanın Tapınağı
Keeper of the Grove, Forest King
<u>Domains</u>:Animal,Earth,Plant,Protection
Doğanın Tapınağı
-
winterwolf
- Kullanıcı

- Posts: 268
- Joined: Fri Jan 02, 2004 10:00 am
- Location: Ankara
- Contact:
"Ã?ıkışı biliyorum."diyebildi Saorilbor en sonunda, karşısındaki ağacın üzerinde belivermiş gözlere bakarken.
Eli yolcunun üzerinde temkinli bir şekilde duruyordu. Gerçi bir ağaca kılıcıyla zarar verebileceğini düşünmüyordu ama genede bu bir refleks halini almışltı adamda.
'Konuşan bir ağaç.' diye geçirdi içinden. Bu tip şeylerden bahsedildiğini işitmişti korucu. Ancak o, son bir ayını bu ormanda geçirmişti ve eğer ormanda bu tip bir canlı olsa mutlaka haberi olacağından emindi. En azından iletişime geçtiği hayvanlardan biri uyarırdı onu bu konuda.
"şansa gelince..."diye devam etti elf sonunda "...bunu ancak tanrılar bilebilir."
Ancak bunları söylerken aklı da hızla çalışmaktaydı Karşısındaki bir suret hırsızı olabilirdi. Zira korucu ağaca doğru gelip aniden kesilen ayak izlerini görmüştü.
Kendini nasıl bir durumda bulmuştu böyle?..
Eli yolcunun üzerinde temkinli bir şekilde duruyordu. Gerçi bir ağaca kılıcıyla zarar verebileceğini düşünmüyordu ama genede bu bir refleks halini almışltı adamda.
'Konuşan bir ağaç.' diye geçirdi içinden. Bu tip şeylerden bahsedildiğini işitmişti korucu. Ancak o, son bir ayını bu ormanda geçirmişti ve eğer ormanda bu tip bir canlı olsa mutlaka haberi olacağından emindi. En azından iletişime geçtiği hayvanlardan biri uyarırdı onu bu konuda.
"şansa gelince..."diye devam etti elf sonunda "...bunu ancak tanrılar bilebilir."
Ancak bunları söylerken aklı da hızla çalışmaktaydı Karşısındaki bir suret hırsızı olabilirdi. Zira korucu ağaca doğru gelip aniden kesilen ayak izlerini görmüştü.
Kendini nasıl bir durumda bulmuştu böyle?..
�nen i-Estel Edain, ú-chebin estel anim
"I gave Hope to the Dúnedain, I have kept no hope for myself"
"I gave Hope to the Dúnedain, I have kept no hope for myself"
findor yanında diğer arkadaşları ile kampa doğru ilerlerken kamp alanna ulaşmışlardı kartal ı ve kara efsanesi onu orda bekliyordu ve bir anda Saorilbor un orda olmadığını fark etti ve drusta ya seslendi onu bul ve harekete geçiceğimizi ilet dedi kartal devasa kanatlarını açtı ve bir kerede havalandı biraz süzüldükten sonra ormana daldı findor kaplana doğru ilerledi ve konuştu "umarım şimdi daha iyisindir istersen bizimle kalabilirsin yada özgürlüğüne kavuşabilirsin seni yanımda görmeyi çok isterim "dedi ve havan a baktı hayvan kalmayı istercesine başını salladı ve ayağa kalktı...
findor etraftakilere seslendi "haydi artık kampı topluyoruz biri ateşi söndürsün "dedi ve seeboo nun gözlerine baktı ve ekledi " yolculuğumuzda kaplanda benim yanımda olucak artık gurubumuzda iki tane hayvan oldu şovalye starfall sizdfe hazırlanın ozan dostlarım haydi siz ne bakıyorsunuz çok fazla zaman kaybettik artık yola düşmemiz gerek "dedi ve daha bir yüksek sesle "haydi artık herkesi tek tek uyarmayalım hazırlanın "diye adeta gürüldedi... ve etrafta koşuşturmalar başlamıştı bile bunlar olurken o devam etti "ormanın çıkışında olan vadinin tepesinde çok güzel bir yer biliyorum işte kasabamızı oraya kurucaz gelicek olan tehlikelere karşı özel bir yer tepede olması bize gözcülük imkanıda vericek artık amacımız için çok az bir mesafe kaldı ilerliyelim artık " dedi... kaplan yanına gelmişti...
findor etraftakilere seslendi "haydi artık kampı topluyoruz biri ateşi söndürsün "dedi ve seeboo nun gözlerine baktı ve ekledi " yolculuğumuzda kaplanda benim yanımda olucak artık gurubumuzda iki tane hayvan oldu şovalye starfall sizdfe hazırlanın ozan dostlarım haydi siz ne bakıyorsunuz çok fazla zaman kaybettik artık yola düşmemiz gerek "dedi ve daha bir yüksek sesle "haydi artık herkesi tek tek uyarmayalım hazırlanın "diye adeta gürüldedi... ve etrafta koşuşturmalar başlamıştı bile bunlar olurken o devam etti "ormanın çıkışında olan vadinin tepesinde çok güzel bir yer biliyorum işte kasabamızı oraya kurucaz gelicek olan tehlikelere karşı özel bir yer tepede olması bize gözcülük imkanıda vericek artık amacımız için çok az bir mesafe kaldı ilerliyelim artık " dedi... kaplan yanına gelmişti...
Diğerleri acı çektirirse
ben kan kustururum...
Onlar korkutursa ben dehşete düşürürüm.
Ve sizden yada başkasından alınması
gereken bir intikam varsa BEN alırım.
ben kan kustururum...
Onlar korkutursa ben dehşete düşürürüm.
Ve sizden yada başkasından alınması
gereken bir intikam varsa BEN alırım.
-
wicked_one
- Kullanıcı

- Posts: 595
- Joined: Sat Jun 19, 2004 10:00 am
- Location: istanbul
- Contact:
Ozan bu olaylara sinirlenmişti...Neden bilmiyordu ama gerçekten bu grubu bırakmayı düşünmeye başladı...'Herneyse' dedi kendi kendine...Sonra findor'a döndü...'Kaplanı yanıma ver biz önden gidelim...BAkalım bizi bekleyen birşeyler var mı?'Bir yandan da öyle olmasını umuyordu...
<div>De profundis clamavi at de Domine, serva animos nostros...</div><br>
findor bu teklife oldukça uygun gördü ozan arkadaşını biraz sinirli görmüştü ve kaplan a seslendi " onu bize sağlam getir "dedi ve ikisini arkalarından izlediler...
Diğerleri acı çektirirse
ben kan kustururum...
Onlar korkutursa ben dehşete düşürürüm.
Ve sizden yada başkasından alınması
gereken bir intikam varsa BEN alırım.
ben kan kustururum...
Onlar korkutursa ben dehşete düşürürüm.
Ve sizden yada başkasından alınması
gereken bir intikam varsa BEN alırım.
-
wicked_one
- Kullanıcı

- Posts: 595
- Joined: Sat Jun 19, 2004 10:00 am
- Location: istanbul
- Contact:
Ozan yanında kaplanla kasabanın kurulacağı yere doğru koşturmaya başladı... Adımları hızlıydı,dostlarının sonunu düşünmüyordu şuan,sadece kendi sonunu çabuk gettirmek istiyordu...Kaplana orada durmasını söyledi...Beklemiyordu sözünü dinlemesini ama kaplan gerçekten de orada durdu...
Sonra adımlarını daha da hızlandırdı...Dostlarıya arayı iyice açtı,böylece yardıma ihtiyaç duyarsa onlar yetişemeyecekti...Sonra tahminin doğru olduğunu farketti...SAvaştıkları orklar buraya gelmişlerdi...Yayını hazırladı...HEpsine ok atmaya başladı...15 tane ork vardı...Artık zamanının geldiği hissetmeye başladı...
Yayını orkların üzerine attı ve bu şaşkınlıktan yararlandı...Hançerlerini çekti ve orkların arasına daldı...HAnçeri bazen çember bazen de üçgen çiziyordu...BAzen gelen saldırıları engellemek için kalkıyordu bazen de karşı saldırı yapmak için iniyorlardı...
Bu sırada dostları savaşın başladığını anlamış ve ona doğru koşmaya başlamışlardı...
Ayaklarını yere sabitledi ve son saniyelerinde öldürebildiği kadar ork u yanında götürecekti...HAnçeri son bir saplama darbesi yapmak için kalktığında bir ork dengesiz ve paslı kılıcını ozanın kolundaki açıklıktan içeri daldırdı...Ozan paslı kılıcın akciğerlerini deştiğini anladığında son bir buruk mutluluk yaşadı...Ölümün karanlığı onu sararken orkların zafer seslerini duydu...Sonrası ise karanlıktı...
Rp dışı-Size iyi eğlenceler arkadaşlar...
Sonra adımlarını daha da hızlandırdı...Dostlarıya arayı iyice açtı,böylece yardıma ihtiyaç duyarsa onlar yetişemeyecekti...Sonra tahminin doğru olduğunu farketti...SAvaştıkları orklar buraya gelmişlerdi...Yayını hazırladı...HEpsine ok atmaya başladı...15 tane ork vardı...Artık zamanının geldiği hissetmeye başladı...
Yayını orkların üzerine attı ve bu şaşkınlıktan yararlandı...Hançerlerini çekti ve orkların arasına daldı...HAnçeri bazen çember bazen de üçgen çiziyordu...BAzen gelen saldırıları engellemek için kalkıyordu bazen de karşı saldırı yapmak için iniyorlardı...
Bu sırada dostları savaşın başladığını anlamış ve ona doğru koşmaya başlamışlardı...
Ayaklarını yere sabitledi ve son saniyelerinde öldürebildiği kadar ork u yanında götürecekti...HAnçeri son bir saplama darbesi yapmak için kalktığında bir ork dengesiz ve paslı kılıcını ozanın kolundaki açıklıktan içeri daldırdı...Ozan paslı kılıcın akciğerlerini deştiğini anladığında son bir buruk mutluluk yaşadı...Ölümün karanlığı onu sararken orkların zafer seslerini duydu...Sonrası ise karanlıktı...
Rp dışı-Size iyi eğlenceler arkadaşlar...
<div>De profundis clamavi at de Domine, serva animos nostros...</div><br>
findor bu olanlara çok şaşırmıştı bir anda gördüklerine inanamadı ve koşmaya başladı ozan dostu öldürülmüştü hemen onun yanına koşmaya başladı geride kimseyi beklemiyordu kılıcını çekti ve drustaya bağırdı "saldır ve onu koru" koşmaya başladığında wicked in yere düşünüşü izledi ve göz yaşlarına hakim olamadı aşırı derecede öfkelenmişti yaklaştığında kılıcını çekti ve orcların arasına daldı ağlıyordu ve onlarla savaşmaya başladı arada bağırıyordu " ozan dostum gitme sakın "diye kaplan a seslendi " bu kadarmıydı senin koruman "diye kaplan kenarda bir orc u parçalıyordu kılıcı ile bir çok orc u yaralamışken drusta bir it dalışı yaptı ve orclardan birini kaptı findor tam arkasına döndüğü sırada vücuduna bir şeylerin saplandığını hissetti göğsüne ve ayaklarına oklar saplanmıştı yaralanmıştı ve dizinin üstüne çöktü kılıcnı sallamaya devam ediyordu artık çok fazla gücü kalmammıştı orcların 3 ok u saplanmıştı ve yere yığılıverdi kan kaybediyordu ama düşerken arkadan arkadaşlarının geldiğini gördü ve gülümsedi...
Rp Dışı : arkadaşlar wicked öldü ben ise ağır yaralandım..
Rp Dışı : arkadaşlar wicked öldü ben ise ağır yaralandım..
Diğerleri acı çektirirse
ben kan kustururum...
Onlar korkutursa ben dehşete düşürürüm.
Ve sizden yada başkasından alınması
gereken bir intikam varsa BEN alırım.
ben kan kustururum...
Onlar korkutursa ben dehşete düşürürüm.
Ve sizden yada başkasından alınması
gereken bir intikam varsa BEN alırım.
Sesler...
Sesler, sesler, sesler... Savaş sesleri kaplamıştı ormanı. Ormanda savaş sesleri vardı ve Batandor hızla o tarafa koşmaya başlamıştı bile. Ağaçların arasından fırlarken gürzü elindeydi.
Bir taş fırladı ve hayatta kalmış olan iki orktan birisi son vuruşunu yapmak için findora elindeki arbaleti doğrultmuşken kafasına çarpan taşla okunu Findorun yaralı bedeninin yanına toprağa attı. Ok yere saplandı ve aynı anda gürz savrularak orklardan birini arkadaki ağaçlardan birisine savurdu. Batandor gürzünü yeniden geriye çekti ve artık kendisine dönmüş olan arbaletli orka dönerek bir çelme hareketi yaptı. Ork ayağını kıran gürz ile yere düşerken Batondor yeniden gürzünü salladı ve ork çığlıklar arasında ezildi.
Cüce burnundan soluyarak gürzünü yerden kaldırdı ve orkun ölü bedeninin üzerine tükürdü. Hızla arkasını döndü ve yaklaşmakta olanlara aldırmadan hızla Findorun yanına giderek yaralı adama baktı. "Ölüyorsun!" dedi. "Ölüyor!" diye bağırdı ve hızla elini kemerinde duran şişeye götürdü. şişeyi eline alarak Findorun dudaklarına götürdü ve zorlukla içirdi. Bunu ona bir elf vermişti. Her ne kadar elflere güvenmesede bu şişeyi bir hediye olarak almak zorunda kalmıştı. Bakalım elflerin güvenilirlikleri ne kadardı?
Sesler, sesler, sesler... Savaş sesleri kaplamıştı ormanı. Ormanda savaş sesleri vardı ve Batandor hızla o tarafa koşmaya başlamıştı bile. Ağaçların arasından fırlarken gürzü elindeydi.
Bir taş fırladı ve hayatta kalmış olan iki orktan birisi son vuruşunu yapmak için findora elindeki arbaleti doğrultmuşken kafasına çarpan taşla okunu Findorun yaralı bedeninin yanına toprağa attı. Ok yere saplandı ve aynı anda gürz savrularak orklardan birini arkadaki ağaçlardan birisine savurdu. Batandor gürzünü yeniden geriye çekti ve artık kendisine dönmüş olan arbaletli orka dönerek bir çelme hareketi yaptı. Ork ayağını kıran gürz ile yere düşerken Batondor yeniden gürzünü salladı ve ork çığlıklar arasında ezildi.
Cüce burnundan soluyarak gürzünü yerden kaldırdı ve orkun ölü bedeninin üzerine tükürdü. Hızla arkasını döndü ve yaklaşmakta olanlara aldırmadan hızla Findorun yanına giderek yaralı adama baktı. "Ölüyorsun!" dedi. "Ölüyor!" diye bağırdı ve hızla elini kemerinde duran şişeye götürdü. şişeyi eline alarak Findorun dudaklarına götürdü ve zorlukla içirdi. Bunu ona bir elf vermişti. Her ne kadar elflere güvenmesede bu şişeyi bir hediye olarak almak zorunda kalmıştı. Bakalım elflerin güvenilirlikleri ne kadardı?
Hayatın anlamsız oyunlarında anlamlı bir kapı açmak için sadece gözlerini kapat ve... hisset...
Hisset yaşamak için olan savaşını, böylece elde edersin o sonsuz anlamı...
Hisset yaşamak için olan savaşını, böylece elde edersin o sonsuz anlamı...
-
green_eye_of_devil
- Kullanıcı

- Posts: 407
- Joined: Mon Jul 12, 2004 10:00 am
- Location: Unknown
- Contact:
Cığlıklar savaş cığılıkları ork ların yine birilerine saldırıyolardı bu seher biraz faklı idi hrisskar bunun üzerine yadıma ihtiyacı olamlar yardıma ihtiyacı olanlar olmalıyıdı birkaç mazeme ve birkaç ot alarak yola koyuldu.
Birkaç dakika sonra aniden bir ork önüne atladı '' Ölüceksin seni iğreç elf ve bunu ben büyük bir zevkle yapıcam '' ''yanılış hatırlamıyorsam bunu daha öcede denediniz ve her seferşnde başarısız oldunuz sizler nekadar aptalsınız'' orc vahşi bir cığlıkla hrisskarın üzerine atladı tam kılıcı ile kafasın ucuracaktıkı kaskatı kesildi hareket edmiyordu bu lanet büyücü onu büyüsü ile dondurmuştu hrisskar hafif bir sırıtış ve zevkle kılıcı ork'un elinden aldı ve kendi kılcı ile yaratığın başonı bedeninde ayırdı.
Olay yerine geldiğinde eski dostlarından gorath yerde birinin yanıda ona birşeyler veriyordu.''Yüce lunitari adına burada neler oldu eski dostum''yerde bir insanın cansız bedeni ve bir kaç tanede ork cesedi mevcuttu.hirsskar gorath ın yanına giderek yerde duran kişinin tadavisinde yarımcı oldu otlarını cıkarttı ve insanın yaralrını sardı.''Simdi nasılsın insan''?
Birkaç dakika sonra aniden bir ork önüne atladı '' Ölüceksin seni iğreç elf ve bunu ben büyük bir zevkle yapıcam '' ''yanılış hatırlamıyorsam bunu daha öcede denediniz ve her seferşnde başarısız oldunuz sizler nekadar aptalsınız'' orc vahşi bir cığlıkla hrisskarın üzerine atladı tam kılıcı ile kafasın ucuracaktıkı kaskatı kesildi hareket edmiyordu bu lanet büyücü onu büyüsü ile dondurmuştu hrisskar hafif bir sırıtış ve zevkle kılıcı ork'un elinden aldı ve kendi kılcı ile yaratığın başonı bedeninde ayırdı.
Olay yerine geldiğinde eski dostlarından gorath yerde birinin yanıda ona birşeyler veriyordu.''Yüce lunitari adına burada neler oldu eski dostum''yerde bir insanın cansız bedeni ve bir kaç tanede ork cesedi mevcuttu.hirsskar gorath ın yanına giderek yerde duran kişinin tadavisinde yarımcı oldu otlarını cıkarttı ve insanın yaralrını sardı.''Simdi nasılsın insan''?
hayatın daima görmediğimiz bir yanı vardır. ve hep o yanı görmek isterken asıl kısmını kaçırırız...
Findor yavaş yavaş kendine gelemeye başlamıştı içtiği bir şey oan iyi gelmişti ve gözlerini açtığında karşısında iki kişi vardı bunlardan biri cüce idi ve gülümsedi o içkiyi bana kim verdi dedi....
yavaş yavaş ayağa kalktı ve üstünde saplı olan okları bağırabağıra çıardı "lanet olası orclar "dedi ve gülümsedi "diğer dostlarım nerde "dedi ve bir nda yan tarafa baktığında wicked i fark etti ölmüştü ."ölmüş " dedi kendi kendine yanına diz üstüne çöktü halen acı çekiyordu ama ne fayda dostu hayaa gözlerini yummuştu...
yavaş yavaş ayağa kalktı ve üstünde saplı olan okları bağırabağıra çıardı "lanet olası orclar "dedi ve gülümsedi "diğer dostlarım nerde "dedi ve bir nda yan tarafa baktığında wicked i fark etti ölmüştü ."ölmüş " dedi kendi kendine yanına diz üstüne çöktü halen acı çekiyordu ama ne fayda dostu hayaa gözlerini yummuştu...
Diğerleri acı çektirirse
ben kan kustururum...
Onlar korkutursa ben dehşete düşürürüm.
Ve sizden yada başkasından alınması
gereken bir intikam varsa BEN alırım.
ben kan kustururum...
Onlar korkutursa ben dehşete düşürürüm.
Ve sizden yada başkasından alınması
gereken bir intikam varsa BEN alırım.
Adonis Elis'le beraber yürüyor bazen fısıldaşıyordu. Orkların savaş sesleri duyulduğunda Elis ileri fırlayıp koşmaya başlamıştı. Adonis'in ise adımları biraz bile hızlanmadı. Gözleri alayla kısıldı ve yanındakilerin korku ve endeşi ile ileride yaşanan arbedeye doğru koşmalarını izledi.
Ozan kanlar içerisinde yerde yatarken findor da yanında yaralıydı. Adonis arbedeyi umursamadı, sadece Ozan'a doğru ilerledi. Gözleri gaddarca kısılmış cesedin başında dikilmiş son nefesini verirken acıyla çarpılmış yüz hatlarına baktı:
"Aptal çocuk..." dedi kendi kendine... Eğilip cesedin boynunu kavradı ve omzuna yaslayıp sanki ozanın duymasını umarcasına kulağına fısılda: "Değerli olan tek şeyin canındı ve sen onu kaybettin. Cezanı çekeceksin... ya da ödülünü alacaksın..."
Findor ağır yaralı bir şekilde yatarken Adonis ozanın kanlı cesedini kollarına aldı ve yükselmeye başladı: "Yarın geri döneceğim..." dedi Findor'a duyup duymadığını bilmeden. "Yardımcının havada dairler çizmesini sağla..."
Elis'e son kez baktıktan sonra hızla karanlıkta kayboldu...
Adonis elerindeki cesede yeniden baktı:
"Küllerinden yeniden dirileceksin Ozan... Tanrıma ölü olarak da hizmet edebilirsin..." Adonis gaddarca gülümsedi ve Azalin'in tapınağına doğru hızla süzülmeye devam etti.
Ozan kanlar içerisinde yerde yatarken findor da yanında yaralıydı. Adonis arbedeyi umursamadı, sadece Ozan'a doğru ilerledi. Gözleri gaddarca kısılmış cesedin başında dikilmiş son nefesini verirken acıyla çarpılmış yüz hatlarına baktı:
"Aptal çocuk..." dedi kendi kendine... Eğilip cesedin boynunu kavradı ve omzuna yaslayıp sanki ozanın duymasını umarcasına kulağına fısılda: "Değerli olan tek şeyin canındı ve sen onu kaybettin. Cezanı çekeceksin... ya da ödülünü alacaksın..."
Findor ağır yaralı bir şekilde yatarken Adonis ozanın kanlı cesedini kollarına aldı ve yükselmeye başladı: "Yarın geri döneceğim..." dedi Findor'a duyup duymadığını bilmeden. "Yardımcının havada dairler çizmesini sağla..."
Elis'e son kez baktıktan sonra hızla karanlıkta kayboldu...
Adonis elerindeki cesede yeniden baktı:
"Küllerinden yeniden dirileceksin Ozan... Tanrıma ölü olarak da hizmet edebilirsin..." Adonis gaddarca gülümsedi ve Azalin'in tapınağına doğru hızla süzülmeye devam etti.
That which doesn't kill you, makes you stronger
Only God should have this power
Only God should have this power
-
green_eye_of_devil
- Kullanıcı

- Posts: 407
- Joined: Mon Jul 12, 2004 10:00 am
- Location: Unknown
- Contact:
''Ewet insan umarım iysindir senile uğraşacak fazla vaktim yok.Aslında burada ne aradığınızı merak etmiyorum değilim yani burası yeterince tahlikeli bir ormadır burda ne arıyodunuz gezintide olmadığınız kesin.Ve ork lar bu saldırıy planlamış gibi görünüyorlar bukadar organize gemelerinden belli asla bukadar organize olmazlar hele ki değersiz insan için druid ve ozan enteresan sayılır.Bir druidi ormanından bukadar uzaklaştıran nedir bakalım''hrisskar yerde yatan yarılı insanı izler bir anda içinde bir acıma beliri bu ırka karşı içinden ''nekadar budalalar'diye geçirir.
hayatın daima görmediğimiz bir yanı vardır. ve hep o yanı görmek isterken asıl kısmını kaçırırız...
Who is online
Users browsing this forum: No registered users and 1 guest