Fırtına... sel... deprem... (RP ZORUNLUDUR)

Frpworld forumlarındaki eski FRYO(Forum Rol Yapma Oyunu) başlıklarının tutulduğu arşiv.
Locked
User avatar
Kharon
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 48
Joined: Wed Oct 13, 2004 10:00 am
Location: Ankara
Contact:

Post by Kharon »

İçinden geçirdiği şeyler ve yaptıkları farklı olmak zorundaydı. Efendisinin dediği şeyi düşündü: "Ona hediyesini ver..".
Kararını vermişti. Babasının onunla beraber devam etmesi için bu şarttı. Kötülük Kharon'a bu emri vermişti.
Babasının yanına sessizce, hiç birşey söylemeden yaklaştı. Melkortr olanlardan bir anlam çıkarmaya çalışıyormuş gibi baktı. Kharon ise cevap olarak warhammerını kaldırarak:
"BUNUN İÃ?İN BANA TEşEKKÃ?R EDECEKSİN, AMA şİMDİLİK ELVEDAAA!!".
Bu sözler Brenne'yi heyecanlandırmıştı fakat sakinliğinden ödün vermiyodu tecrübeli büyücü...
Ve kimse ne olduğunu anlayamayacaktı....
Ölümle başlar yeni hayatın,
Ve elbet 2 sikke verip binersin kayığıma,
seni cennete yada cehenneme götürecek,
sadece benim unutma....
User avatar
melkortr
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 56
Joined: Sat Oct 02, 2004 10:00 am
Location: GAİA
Contact:

Post by melkortr »

oğlunun yaptıklarını anlamadan ayı kemiklerinden yapılmış kalkanını sol omzuna dayayarak olanca gücü ile kharon un göğsüne doğru hamle yaptı. sağ elindeki keskin ve sivri broad sword kharon un boynuna doğru ilerliyordu. oğlu da olsa artık yolları ayrıydı. sivri kemik uçları ile kalkan kharonun göğsüne kılıç kafasını bedenden ayırmak için boynuna ilerliyordu.

vücudu kan pompalıyordu. ateşler içinde kalmış kulakları uğultuyla kaplanmıştı. oğlu kharon un en ufak hareketini fark ediyor diğerlerini artık umursamıyordu. artık kabile şefliği kendi soyundan çıkıyordu .

'' KHARON ARRGGHHH''
MelkorTR
Defender of GAİA
User avatar
Kharon
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 48
Joined: Wed Oct 13, 2004 10:00 am
Location: Ankara
Contact:

Post by Kharon »

"Kharon Arrghh"
Babasının bu çılgın çırpınışlarını yersiz buluyordu Kharon. Eninde sonunda ölüm onu pençelerine alacaktı. Etrafdakiler ise olanları anlayamıyordu.
O hariç....
Ölümle başlar yeni hayatın,
Ve elbet 2 sikke verip binersin kayığıma,
seni cennete yada cehenneme götürecek,
sadece benim unutma....
Türklider
Seçilmiş Savaşçı
Posts: 1308
Joined: Sun Sep 14, 2003 10:00 am
Location: AFYON! Hehehehe...

Post by Türklider »

Bağırarak nehirden dışarı fırladı; "Ã?Ã? ETTİ Ãƒ?Ã?!!"

Kanının çekilişini gördü. Teninin ölününki gibi beyazlamasına baktı. "Fazla zamanım yok... Heh! Beni, Ezakiel'i küçümsemek ne demekmiş göreceksin... Sen bana üç kez vurdun, ben de sana üç kez vuracağım... Sonrasını ise göreceğiz... " Sırıtıyordu bunları düşünerek vücudundaki siyah sıvıya bakarak...

"Bana layıksan!" demişti zihnindeki... Ama o, kendisinin Ezakiel'a layık olmadığını bilmiyordu. İçine yerleştirdiği nefretin, kendisine döneceğini bilmiyordu... Bu düşünceleri ondan saklamalıydı... Ta ki üç darbeye kadar...

Böcayı sırıtarak karanlığa doğru seslendi; "Efendi... Geliyorum... Kan istediysen, kan veririz..." Sırıtışı daha da yayıldı, kötülük rengi kaçmış yeşil gözlerde yayılırken.

"Planım tutmadı" dedi emrahab'a doğru... "Bakalım karşıya geçmeyi becerebilenler olacak mı? Onlarla beraber geçeriz olmadı..."

Geçmeye kalkışanları görmeliydi mutlaka... O'na gidenleri bulmalıydı...

Yere oturdu ve derin derin soludu...

Vezir, gitmeden en az üç piyon götürmeli... Üç!
Saygılarımla...
Türklider...
esen
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 809
Joined: Fri Sep 10, 2004 10:00 am
Contact:

Post by esen »

Yavaşta olsa adımlarını atmaya devam etti. Her adımında biraz daha uzaklaşıyordu bu lanetli handan. Ã?nde giden siyah cübbeli büyücüğle arasında biraz mesafe bıraktı, tam bu sırada Kharonnu büyücüyle konuşurken gördü. Neler anlatıyordu acaba ... Tüm dikkatini bu ikisi üzerinde yoğunlaştırdı. Konuşmaları bitmiş olacakki büyücünün yanından ayrıldı Kharon. şekilsiz yüzündeki ifade çok tuhaftı, babasına doğru gidiyordu hiç bir şey söylemeden elinde tuttuğu warhammerını kaldırdı ve ...
Fallen
Seçilmiş Savaşçı
Posts: 1054
Joined: Sun Jul 04, 2004 10:00 am
Location: İzmir
Contact:

Post by Fallen »

Thlyrotel kara cübbelinin gidişini seyrediyordu...
gene rahatsız edici rüzgar, yüzüne esiyor.. gözlerinin yaşarmasına sebep oluyordu...
"Talon nerde kaldı" diye geçirdi içinden...
Lysana'da aynı şeyi düşünüyor olacaktı ki.. ona şu soruyu sordu..
"Talon nerde? handan en son çıkan sendin onu gördünmü?"
"Geliyor olmalı Lysana.." diyebildi Thlyrotel, ve sonra hanın önünde gördüğü kadının bu tarafa doğru yürüdüğünü gördü.. şu haliyle yolda yürüyen bir direğe benziyordu, o kadar uzun ve inceydi ki elf kadının lanetli olduğunu düşündü, sonra hızla Lysana ve Thlyrotel'in yanına doğru ilerledi, belliki oda burdaki olaylara bir anlam verememişti, tıpkı diğerleri gibi..
"Birileri bana neler olduğunu anlatabilir mi, lütfen anlatın belki benim de bir yardımım olabilir"
Thlyrotel tam ağzını açmış birşeyler diyecekti ki.. hanın olduğu taraftan bir patlama sesi geldi, elf yana doğru uçan kanlı bir et parçasını havada belli belirsiz gördü.. gözleri dehşetle açıldı yeniden, sonra Lysana'ya baktı..
Sessizce "Talon" demişti elf, hızla hana doğru koşmaya başlamadan önce..
Sahi nasıldır yüzü dostunun.. senin yüzündür o pürüzlü ve kusurlu bir aynada...
Türklider
Seçilmiş Savaşçı
Posts: 1308
Joined: Sun Sep 14, 2003 10:00 am
Location: AFYON! Hehehehe...

Post by Türklider »

Görüşü değişiyordu. Sırıttı ukalaca. Yanındaki adama aldırmıyordu; "Bir patlama... Bunun devamı var... Bu tarafa gelecekler... Mecburlar..."

Nehire girmeden önce yaslandığı taşın üzerine oturup baltalarını eline aldı. şansına sırtına aldığı baltaları nehrin içine girmemişti. Bacaklarını sızlatan siyah zifte baktı. Artık bunun için bir şey yapamazdı. Pislik içinde yaşamayı öğrenmişti zaten...

"Yalanlar ve sindirmeler... Adilik... Hepsi yetti artık!" diye düşünüyordu. Düşündükçe, içine çekildiği karanlığa karşı nefret duyuyordu... Karanlığın kendisi tarafından beslenen bir nefret... Karanlığa karşı dönecek bir nefret... Büyüyordu...

Kanı çekilmiş derisi yüzünden açık yeşil gözleri iyice korkunçlaşmıştı. Gözaltı torbaları yeşile çalan mor bir renkteydi. Düşündü böcayı, planlar yaptı. Hem bu karanlığa dersini verecekti, hem de bu yeni laneti üzerinden kaldıracaktı...

"Benim beslenmemi engelleyen laneti isteseydim çoktan kaldırırdım... Fakat içimdeki karanlığa karşı bir mihenk taşım o. Beni sıradan, zihinsiz bir uşaktan daha fazlası yapan şey o... Yalancı hayallerde ışığa ulaşamıyor olabilirim... Fakat lanetim, benim ışığım... O da içimde..."

Sağa sola baktı hışımla, eline geçecek ilk şeyi karanlık nehire fırlatacaktı. Fakat eline bir şey geçmedi. Bu daha da öfkelendirdi böcayıyı. " Kozlarını son oynayan kazanır... şamanın dediği gibi..." Ã?fkesini sırıtarak bastırdı. Hayatta neşeli olmak kadar iyi bir korunma yolu yoktu...
Saygılarımla...
Türklider...
Oren_Dautry
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 2577
Joined: Tue Sep 23, 2003 10:00 am
Contact:

Post by Oren_Dautry »

TAlon artık dayanamıyordu kendini toparladı ve handan dışarı attı, basamaklarda tökezleyerek yere düştü ve yuvarlandı..Kılıçları elinden fırlamıştı..

TAlon düştüğü yerde kaldı, öylece. kalkmak istemiyordu, çünkü kalkınca yeni bir olay olacak yeni bir bela başlayacaktı. Umudunu yitiriyordu elf.
Zaman ona oyun oynuyordu. Bir an yenilmez hissederken bir sonraki sahnede yerde yatıyor gelecek sıcak bir ölüme dua ediyordu ama gelmedi. Onun yerine ayak sesleri yaklaştı... Ritmik kalp atışları gibi..
Bugün için yaşa , yarın için hayatta kal..
Lysana
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 716
Joined: Fri May 28, 2004 10:00 am
Location: Arborea
Contact:

Post by Lysana »

Thlyrotel koşmaya başlamıştı arkasından bağırdı "Hayır gitme" ama duyduğunu pek sanmıyordu.Kendiside peşinden yine lanet han'a koşmaya başladı,Han görüş mesafesine girdiğinde hanın önünde yatan birini gördü,yerde yatan kişinin görüntüsü hiçte yabancı değildi,bu Talonmu? dedi kendi kendine.Thlyrotel aralarındaki mesafeyi açmış çoktan hana yaklaşmıştı,kendiside onlara doğru hızlı adımlarla yürümeye başladı..
Bir şehir,kalesini asla kaybetmez;
eğer onu taçlandıran duvarlar tuğladan
değil de insandan ise..
Fallen
Seçilmiş Savaşçı
Posts: 1054
Joined: Sun Jul 04, 2004 10:00 am
Location: İzmir
Contact:

Post by Fallen »

Elf hana doğru koşuyordu ve endişeliydi....
Thlyrotel oldukça hızlı koşardı, ama bu çamurda koşmak o kadar da kolay değildi, sonra Talon'un kendini handan dışarı attığını gördü.. evet elf kendini resmen dışarı atmıştı, şimdi öylece yere düşmüş, çamurun içinde yatıyordu ve ayağa kalkmamıştı.. bu Thlyrotel'i dahada rahatsız etti, yaralanmış olmalıydı, hızını daha da arttırdı ve kayarak Talon'un yanında durdu, elf sırt üstü yerde yatıyordu.. vücudunu hızla inceledi, yaraya yada yanığa benzer birşey yoktu... belkide patlama afallamasına sebep olmuştu.. eğilip Talon'un elini kavradı...
"Talon sen iyimisin?"
Sahi nasıldır yüzü dostunun.. senin yüzündür o pürüzlü ve kusurlu bir aynada...
Oren_Dautry
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 2577
Joined: Tue Sep 23, 2003 10:00 am
Contact:

Post by Oren_Dautry »

Talon, Thlyrotel'in sesini duydu ve gözlerini açtı..

"Ne yazıkki dostum, ne yazıkki iyiyim"

Hayat elflere verilen bir armağandı ve onlar için kutsaldı, ama bu yaşam artık Tlona işkenceden farksız geliyordu, aldığı her nefese acıyor, yaşadığı her ana , yetersizliğine çaresizliğine lanetler okuyordu...

"Endişelendirdiysem kusura bakmayın...Beni umursayan birilerinin olduğunu bilmek güzel doğrusu, uzun zaman olmuştu."

Sonra sevgilisinin son sözleri aklına geldi.. aklından hiç çıkmayan sözleri, sanki bir şiir gibiydi

Birdaha öp beni,
Son kere,
Ölümün penceleri vücudumu dondururken
Ruhumu sıcak tut
Ã?p ki,
ölülerin nehrini geçerken
dudaklarımda senin tadın sonsuza dek hüküm sürsün..


Sonra Thlyrotel'in sarsmasıyla kendine geldi....

Grup uzaklaşıyordu..

"Hadi dostum yola koyulalım.."
Bugün için yaşa , yarın için hayatta kal..
Lysana
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 716
Joined: Fri May 28, 2004 10:00 am
Location: Arborea
Contact:

Post by Lysana »

Talon ve Thlyrotel'e uzaktan bağırdı "Hadi acele edin" bi yandan grupla olan mesafesini korumaya çalışıyordu.Uzaktan görebildiği kadarıyla talon'a birşey olmamıştı.İki elfide arkasında bırakarak grup'a yetişmeye çalışıyordu.Tabi bu garip çamurda ne kadar hızlı yürüyebilirse.cüppesinin eteklerinin heryanı çamura bulanmıştı,ayaklarına yapışıp sekmesine neden oluyordu.grup'a yaklaşınca adımlarını yavaşlattı.Thlyrotel ve Talonda tam arkasındaydı.Sonunda şu lanet köyden çıkıcaklardı,ama muhtemelen başka lanetli bir yere gidiyorlardı.
Bir şehir,kalesini asla kaybetmez;
eğer onu taçlandıran duvarlar tuğladan
değil de insandan ise..
Fallen
Seçilmiş Savaşçı
Posts: 1054
Joined: Sun Jul 04, 2004 10:00 am
Location: İzmir
Contact:

Post by Fallen »

Elf Talon'un elini kavrayıp, sertçe yukarı çekti, şimdi talon ayaktaydı.. ve üstü başı çamur içinde kalmıştı... Thlyrotel bir iki başarısız temizleme girişiminde bulundu.. ama sonuç kötüydü.. bakışlarını gülümseyerek Talon'a çevirdi..
"Sanırım böyle idare etmen gerekecek dostum ve ne zaman istersen yardıma hazırım, nede olsa hemşeriyiz..."
sonra yerdeki kılıçlarını işaret etti...
Lysana'ya doğru gülümseyerek yaklaşıken elf...
"onları unutmasan iyi olur dostum" diyordu..
Sahi nasıldır yüzü dostunun.. senin yüzündür o pürüzlü ve kusurlu bir aynada...
Oren_Dautry
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 2577
Joined: Tue Sep 23, 2003 10:00 am
Contact:

Post by Oren_Dautry »

TAlon kııçlarını yerden aldı ve kınlarına soktu, sanki kılıçlar huzur bulmuş bir ses çıkardılar kınalrına girerken.

"Farketmez, üstümdeki ne de olsa toprak, daha başka birşey değil..."

Talon şöyle bir sirkelendikten sonra dostunun arkasından koşmaya başladı...

Kendine misyonunu hatırlattı ve bacakları güç kazandı...
Bugün için yaşa , yarın için hayatta kal..
Dragonfly
Kutsanmış Kişi
Posts: 1262
Joined: Thu Mar 25, 2004 10:00 am
Location: Doğu Limerik
Contact:

Post by Dragonfly »

Bir ıslık rüzgarla beraber ilerliyordu kasabada ,içinde gizlediği tabiatın çığlığıydı bu.
Bedenini kasabaya ulaşmak için şartlayan Dragonfly tüm kuvveti ile bacaklarına emir üstüne emir gönderiyor esen rüzgarın uzun saçlarındaki kamçıya benzer çıkarttığı ses ile hızını dahada arttırmak için çabalıyordu.

Anlık geçen görüntüler yerde yatan toz birikintileri insan siluetlerini adırıyordu.Gördükleri karşısında içindeki siniri hala atamamanın verdiği hırs ile bir zamanlar bastığı toprak rengi gözlerinden yaşlar akıyordu.
Gözleri buğulu kasabaya girdiğinde kimseden bir haraket beklemez iken bir yapının önünde bir kaç kişinin yaşadığını !!!! gördü.

Aklından bir anlığına köknar ağacı geçti yeşil yapraklı yüce ağacım benim yuvam beyninde şimşekler çakıyordu en son olarak aklında ağacın yeşil yaprakları kalmıştı ki karşısındaki elfi gördü.Unuttuğu bir şey vardı ama durmak için çoktan ayakları emrine ihanet etmişti.Tökezlemeye başladı toparladı ama tekrar tökezledi bir, iki ,üç ,dört ,adımları artık kontrol edlimez oldu karşısındaki elfin üstüne doğru kontrolsüzce gidiyordu.

Taki bir maymun gibi yere çömelip kendini dengeleyene kadar bu böyle devam etti.Durduğunda karşısında acele ile konuşan varlıklar vardı.Ama gücü o kadar azalmıştıki kanlı gözleri kapanmadan önce tek bir kelime rüzgardan kurumuş dudağından çıktı.Ruhum öldü yardım edin.
Siyah elbisesi ile olduğu yere yığılan bedeni oracıkta hareketsizce kaldı.
Dragonfly ;
Keeper of the Grove, Forest King
<u>Domains</u>:Animal,Earth,Plant,Protection
Doğanın Tapınağı
Locked

Who is online

Users browsing this forum: No registered users and 1 guest