KARANLIğA DİRENİş <<<RP>>>
Firble savaşçıyı beklerken arkadan gelen büyücünün sesini duydu. Bunun üzerine kendini bir defa daha daha yüksek bir sesle tanıttı. Ben Firble ozanım ve Lord Dragonfire ın inanıyım. Devamını da.. Eğer izin verirseniz ilerde bahsetmeyi tercih ederim. Sonra tapınakta gördüğü o adamı tanıdı. Selam bayım dedi sizi burada görmek güzel demek lordumun bir başka inanı da bizimle beraber olacak. Buna gerçekten çok sevindim.
HARBE GİDEN
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
-
Horcoel_Baator
- Seçilmiş Savaşçı
- Posts: 673
- Joined: Fri Oct 22, 2004 10:00 am
- Location: BoÅ? boÅ? gezindigi Ankara sokaklarından..
- Contact:
Horcoel sessizlikle duruyor.Kendisini son durumlara alıştırırken arkasindan bir ses duydu...
Logan.. bana bak... Sen bir paladin değilsin.... Kara topraklarda can verdin.. ve şu anda bir ölüsün... senin savaşın ruhun için olacak....
Horcoel şaşkınlıkla arkasına döndü.Ve boynu bükük şovalyeyle yanında duran Vilthası izledi.Gözleri fal taşı gibi açılmıştı.
Bir şovalye dedi kendi kendine ama ölü.Bu nasıl olabilir diye kendini sorgulamaya başladı.Küçükken büyükannesi ölü savaşçılar hakkında hikayeler anlatırdı.Ama onlar hayaletti logan ise..
Peki ama ne idi ne olmalıydı..Büyün bu sorular kafasını karıştırırken bir gerçegin farkına vardı.
Logan hayatta bir paladinse bile şu haliyle olamazdı...
O sırada Logandan şu sözleri duydu:
''lordum sizi sorgulamak hakım ve cüretim degil ama niye buna niye izin verdiniz niye sadece seyirci kaldınız''
Horcoel içini garip bir hüzün kapladı.Ve loganın ettigi intikam yeminini duyan genç şovalye kendisini farkettirmeden yanlarına dogru yaklastı.Sonra orada duranların dikkatini çekecek bir ses tonuyla sunları söyledi..
Logan.. Sana bunu yapan her ne yada her kimse bilmiyorum.Ancak sana söz veriyorum.Bu savaşında sana destek olmak için elimden ne gelirse yardım edecegim.Kısa kılıcını omzuyla kalbinin oldugu hizaya dik bir şekilde tuttu ve başını egerek yemin duruşuna geçti.
Bu bir şovalyenin sözüdür..
Sonra döndü ve etrafını inceledi.Tam ortaya dalmıştı ve etrafındakiler de şimdi ona bakıyordu sonra hafif bir gülümsemeyle döndü ve kısa kılıcını ustaca bir şekilde yerine,uzun kılıcının çaprazındaki kınına yerleştirdi.Eğilerek selam verdi ve etrafına bakındı.
Horcoel Baator..Sizin de dedi uzun sarı saçlarını arkasına atıp kulaklarını gösterecek şekilde.Bir yarı elfim.Tüm ruhum ve kalbimle kendimi Oren e adadım.Ve dedi bir an duraksadı.O sırada ona bakan gnome yi yeni farketmişti.Loganı dinlerken duydugu sesi hatırladı..
''Ben Firble ozanım ve Lord Dragonfire ın inanıyım''
Dönerek gnome ozanını gülümseyerek selamladı.Size de selamlar bayım.Sonra bir an arkasına dönerek Vilthas la Logana bir bakış attı.''Sanırım'' dedi duraksayarak ''hikayeme gelince...'' bunu söylerken tüm bakışları Vilthas ın üzerindeydi.O görmüştü,biliyordu.''Sadece şöyle diyebilirim kötü zamanlar geçirdim.''Hatırlamak istemeyecegim kadar kötü zamanlar.''Belki dedi.Bir ara anlatırım.
şovalye sessizce etrafından gelecek tepkileri bekledi...
Logan.. bana bak... Sen bir paladin değilsin.... Kara topraklarda can verdin.. ve şu anda bir ölüsün... senin savaşın ruhun için olacak....
Horcoel şaşkınlıkla arkasına döndü.Ve boynu bükük şovalyeyle yanında duran Vilthası izledi.Gözleri fal taşı gibi açılmıştı.
Bir şovalye dedi kendi kendine ama ölü.Bu nasıl olabilir diye kendini sorgulamaya başladı.Küçükken büyükannesi ölü savaşçılar hakkında hikayeler anlatırdı.Ama onlar hayaletti logan ise..
Peki ama ne idi ne olmalıydı..Büyün bu sorular kafasını karıştırırken bir gerçegin farkına vardı.
Logan hayatta bir paladinse bile şu haliyle olamazdı...
O sırada Logandan şu sözleri duydu:
''lordum sizi sorgulamak hakım ve cüretim degil ama niye buna niye izin verdiniz niye sadece seyirci kaldınız''
Horcoel içini garip bir hüzün kapladı.Ve loganın ettigi intikam yeminini duyan genç şovalye kendisini farkettirmeden yanlarına dogru yaklastı.Sonra orada duranların dikkatini çekecek bir ses tonuyla sunları söyledi..
Logan.. Sana bunu yapan her ne yada her kimse bilmiyorum.Ancak sana söz veriyorum.Bu savaşında sana destek olmak için elimden ne gelirse yardım edecegim.Kısa kılıcını omzuyla kalbinin oldugu hizaya dik bir şekilde tuttu ve başını egerek yemin duruşuna geçti.
Bu bir şovalyenin sözüdür..
Sonra döndü ve etrafını inceledi.Tam ortaya dalmıştı ve etrafındakiler de şimdi ona bakıyordu sonra hafif bir gülümsemeyle döndü ve kısa kılıcını ustaca bir şekilde yerine,uzun kılıcının çaprazındaki kınına yerleştirdi.Eğilerek selam verdi ve etrafına bakındı.
Horcoel Baator..Sizin de dedi uzun sarı saçlarını arkasına atıp kulaklarını gösterecek şekilde.Bir yarı elfim.Tüm ruhum ve kalbimle kendimi Oren e adadım.Ve dedi bir an duraksadı.O sırada ona bakan gnome yi yeni farketmişti.Loganı dinlerken duydugu sesi hatırladı..
''Ben Firble ozanım ve Lord Dragonfire ın inanıyım''
Dönerek gnome ozanını gülümseyerek selamladı.Size de selamlar bayım.Sonra bir an arkasına dönerek Vilthas la Logana bir bakış attı.''Sanırım'' dedi duraksayarak ''hikayeme gelince...'' bunu söylerken tüm bakışları Vilthas ın üzerindeydi.O görmüştü,biliyordu.''Sadece şöyle diyebilirim kötü zamanlar geçirdim.''Hatırlamak istemeyecegim kadar kötü zamanlar.''Belki dedi.Bir ara anlatırım.
şovalye sessizce etrafından gelecek tepkileri bekledi...
-
Oren_Dautry
- Kullanıcı

- Posts: 2577
- Joined: Tue Sep 23, 2003 10:00 am
- Contact:
Herkes beni dinlesin....
Sizi bir araya getirdim ve kötülüğün başladığı yere yönlendireceğim.. Onu durdurmak ise size kalmış....
Kötülüğün başladığı yer işte orası
"eliyle bir kasabayı işaret etti..."
Herkes kasabaya baktıında kasabanın görüntüsü yaklaştı ve gördüler..
http://frpworld.com/modules.php?name=Fo ... 21bf#65732
Sizi bir araya getirdim ve kötülüğün başladığı yere yönlendireceğim.. Onu durdurmak ise size kalmış....
Kötülüğün başladığı yer işte orası
"eliyle bir kasabayı işaret etti..."
Herkes kasabaya baktıında kasabanın görüntüsü yaklaştı ve gördüler..
http://frpworld.com/modules.php?name=Fo ... 21bf#65732
Bugün için yaşa , yarın için hayatta kal..
-
FreyaImplorer
- Kullanıcı

- Posts: 408
- Joined: Thu Apr 01, 2004 10:00 am
- Location: Bursa
- Contact:
Freya,etrafına bakarken gnom'u gördü..Gülümsedi,kısa ve hafif bir gülümsemeydi.Ona doğru yürüdü.."Oo" dedi Freya..Açıkçası burada tanrımızın bir inananını göreceğimi sanmıyordum...Sanırım tapınakta çok iyi tanışamadık,lakin ben sizi tanıyorum...Ben Freya Imp'lancer bir hırsızım..Ama gururlu bir hırsız ve size asla zararım olamaz..Hemen sonra reverans yaptı...Freya ayağa kalkarken gerçekten Firbleye saygı duyduğunu hissetti..
Jacta alea est.
Aman tanrım dedi Firble yüksek sesle.. Aman tanrım bu gerçek olamaz?? Karanlık bile nasıl.... Sözü havada asılı kaldı.. Destanında adı geçen savunulması için ne destanlar yazılan onkasaba ölümün eşiğinde idi. Bir şeyler yapılmalı idi hem de hemen... Biraz zaman olsa bir yerlerden yardım istenebilirdi ama yoktu...
Ã?evresine baktı insanlar izliyordu hepsi. İlk konuşan o oldu.. Rahip var mı diye sordu.. Aranızda rahip var mı?
Sonra birden ne dediğini hatırladı. Zaman ... Belki flüt bir işe yarayabilirdi. En azından olanları durdurmak veya yavaşlatmak için.. Ama emin değildi.. Emin değildi. Ã?nce diğerlerinin vereceği cevabı bekledi.
Ã?evresine baktı insanlar izliyordu hepsi. İlk konuşan o oldu.. Rahip var mı diye sordu.. Aranızda rahip var mı?
Sonra birden ne dediğini hatırladı. Zaman ... Belki flüt bir işe yarayabilirdi. En azından olanları durdurmak veya yavaşlatmak için.. Ama emin değildi.. Emin değildi. Ã?nce diğerlerinin vereceği cevabı bekledi.
HARBE GİDEN
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
Firble hala sessiz duran insanlara döndü ve seslendi. Arkadaşlar bir şeyler yapmalıyız... Sonra durdu Belki bir çaresi olabilir ancak.... Yardımınız gerekli..
HARBE GİDEN
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
-
Horcoel_Baator
- Seçilmiş Savaşçı
- Posts: 673
- Joined: Fri Oct 22, 2004 10:00 am
- Location: BoÅ? boÅ? gezindigi Ankara sokaklarından..
- Contact:
Horcoel kısa tanışmalarının ardından.Lordunun da buyrugu üzerine gösterdigi yere bakınca şok geçirdi..
Karşısına mahfolmus bir kasabanın görüntüsü çıktı.İnsanlar garip bir biçimde amaçsızca haraket ediyorlardı.Parçalanmış cesetler gösteriyordu görüntüler.O sırada arkasından konusan gnomeyi duydu.
''Aman tanrım bu gerçek olamaz...Aranızda rahip var mı?''
Horcoel sırtından çifte kılıçlarını çekti,sağ eline uzun,sol eline kısa.Görüntüye dogru yürüdü.''Rahip var mı bilmiyorum ancak bildigim bir şey var bu şey durdurulmali...''
Arkasına bakmadan görüntüye koşan şovalye acı bir gerçegin farkına varmıştı..
Bu sadece bir görüntüden ibaretti ve sanki görüntü yokmuşcasına görüntünün içinden geçmişti.
Yoo dedi Horcoel.Ama sadece dedikleri dudagında kalmıştı.Etrafına döndü ve ''Biri bişeyler yapsın.''dedi.''Birisi bunu engellemeli..
Herkez şok geçirmiş bir halde dehşeti izliyordu...
Karşısına mahfolmus bir kasabanın görüntüsü çıktı.İnsanlar garip bir biçimde amaçsızca haraket ediyorlardı.Parçalanmış cesetler gösteriyordu görüntüler.O sırada arkasından konusan gnomeyi duydu.
''Aman tanrım bu gerçek olamaz...Aranızda rahip var mı?''
Horcoel sırtından çifte kılıçlarını çekti,sağ eline uzun,sol eline kısa.Görüntüye dogru yürüdü.''Rahip var mı bilmiyorum ancak bildigim bir şey var bu şey durdurulmali...''
Arkasına bakmadan görüntüye koşan şovalye acı bir gerçegin farkına varmıştı..
Bu sadece bir görüntüden ibaretti ve sanki görüntü yokmuşcasına görüntünün içinden geçmişti.
Yoo dedi Horcoel.Ama sadece dedikleri dudagında kalmıştı.Etrafına döndü ve ''Biri bişeyler yapsın.''dedi.''Birisi bunu engellemeli..
Herkez şok geçirmiş bir halde dehşeti izliyordu...
Erethan konuşmaları sessizce dinlemişti...'seçildiklerine göre bir sebebi vardır' diye geçirdi içinden,ama sabırsızlanıyordu buraya neden getirildiğini merak ediyordu..."Kranlığa karşı savaşmak için" demişti Lord Oren...'çok yüce bir amaç elbette...ama...' düşüncelerini Lord Oren'in kendilerine gösterdiği görüntü dağıttı...karanlık sanatı tanımıştı...kullanımına karşı olanlardan birisi değildi,hatta kendisi bile zaman zaman başvururdu....'ama bu çok fazla ' diye geçirdi içinden büyü bu şekilde kullanılmamalıydı...
Konuştu,konuştuğunda sesi sakindi öfkesini kimseye belli etmek istemiyordu
"Karanlığın Tapınağından geliyorum...Ã?evresinde bir ordu vardı...Yeminer'in bir savaşa hazırlandığı belliydi,bunun için ork'ları bir araya getirmiş...Ve şimdide bu...Bir ordu toplamayı anlarım ama bu...bu...hayatların anlamsızca harcanmasından başka birşey değil...bu büyüye bir hakarettir...bunu düzeltmek için sizinle birlikteyim...ama bağırıp çağırmanın bir anlamı yok sakin olalım ve ne şekilde hareket edeceğimizi belirleyelim..."
Daha sonra Lord Oren'e döndü,konuştuğunda sesinde saygı vardı..."Lordum yapmamızı istediğiniz bellirli birşey varmı yoksa ne yapmamız gerektiğine kendimizmi karar vermeliyiz?"
Konuştu,konuştuğunda sesi sakindi öfkesini kimseye belli etmek istemiyordu
"Karanlığın Tapınağından geliyorum...Ã?evresinde bir ordu vardı...Yeminer'in bir savaşa hazırlandığı belliydi,bunun için ork'ları bir araya getirmiş...Ve şimdide bu...Bir ordu toplamayı anlarım ama bu...bu...hayatların anlamsızca harcanmasından başka birşey değil...bu büyüye bir hakarettir...bunu düzeltmek için sizinle birlikteyim...ama bağırıp çağırmanın bir anlamı yok sakin olalım ve ne şekilde hareket edeceğimizi belirleyelim..."
Daha sonra Lord Oren'e döndü,konuştuğunda sesinde saygı vardı..."Lordum yapmamızı istediğiniz bellirli birşey varmı yoksa ne yapmamız gerektiğine kendimizmi karar vermeliyiz?"
İsim:Erethan Aereos
Irk:insan
Sınıf:Wizard/Evoker
Irk:insan
Sınıf:Wizard/Evoker
Zerath konuşulanları dikkatlice dinledi kötülük savaş? niye sebep? daha yaşım ufak belkide bu yüzden anlayamıyorum bazı şeyleri ama kötülük için herzaman bir sebep vardır öyle değilmi 'hıh' dedi kendi kendine her ne olursa olsun bununla mücadele etmeye hazırım...
her ne olursa olsun kötülüğün karşısındayım
Zerath hiç kimseyle konuşmadı kendisinden başka...
RP dışı:birde arkadaşlar ben nickimi kullanmıyorum farkındaysanız bir sakıncası olmaz umarım...
her ne olursa olsun kötülüğün karşısındayım
Zerath hiç kimseyle konuşmadı kendisinden başka...
RP dışı:birde arkadaşlar ben nickimi kullanmıyorum farkındaysanız bir sakıncası olmaz umarım...
-
Oren_Dautry
- Kullanıcı

- Posts: 2577
- Joined: Tue Sep 23, 2003 10:00 am
- Contact:
Başbüyücü Erethan, ikna olduğuna sevindim, sensiz yapamazdılar.. aslında hiçbiriniz olmadan hiçbiriniz yapamazdınız..
bundan fazlasına karışmak haddime düşmez hatta fazla bile karıştım...Kılıcınız ve zihniniz keskin olsun...
Lord Oren in görüntüsü yavaş yavaş silindi....
Oren'in sözcüsü cebinde bir ağırlık hissetti... elini cebine attı ve altın kutuda bir deste çıktı... Lordu ona bu bilgiyi bahşetmişti ki bu kutuyu tanıdı...
"DECK OF MANY THİNGS"
bundan fazlasına karışmak haddime düşmez hatta fazla bile karıştım...Kılıcınız ve zihniniz keskin olsun...
Lord Oren in görüntüsü yavaş yavaş silindi....
Oren'in sözcüsü cebinde bir ağırlık hissetti... elini cebine attı ve altın kutuda bir deste çıktı... Lordu ona bu bilgiyi bahşetmişti ki bu kutuyu tanıdı...
"DECK OF MANY THİNGS"
Bugün için yaşa , yarın için hayatta kal..
Firble Lord Orenin yok olan görüntüsünü izledi. İçinde ani bir öfke oluştu.. Bir an tüm bunlar sanki Lord Orenin oyunu gibi geldi ona. Neden olmasındı? Sensei nin zamanında Lord Orenin inananı olduğunu duymuştu. Hatta tüm bunları başlattığı söylenen Lord Yeminer de eski bir Oren müttefiği değil miydi ?
Sonra içinde o duyguyu hissetti. Lord Dragonfire inandığı tanrı onun bu savaşa katılmasını onaylıyordu.. Lord Orenin bir oyunu olsa bile.. şimdi önündeki olayı önündeki olayı düşünmek zorundaydı. Hem de mümkün olduğunca hızlı şekilde..
Kasabaya baktı.. Bir şey bu insanlara o garip büyüyü bulaştırıyordu. Bu olayın tek kasaba ile sınırlı kalıp kalmadığından emin değildi ama.. Görüntülerle.. onkasaba ile ilgili edindiği bilgileri karşılaştırarak kasabanın hangisi olduğunu bulmaya çalıştı. Kasabaları tek tek gözünün önüne getirdi. Evet hangisi olduğunu biliyordu.
Hastalık ya da büyünün geri döndürülebilir olup olmadığını bilmiyordu. Ama bunu öğrenmek için zamana ihtiyaç vardı.. ZAMAN..
Kendisi gibi çağırıya uyanlara baktı hepsi şaşkındı sadece genç bir savaşçı büyük ihtimalle Lord Orenin bir paladini ne olduğunu anlamamış gibiydi.
Yaşlı Oren şovalyesinin özleri kulaklatrında yankılandı Biri bunu durdurmalı.
Sonra da kırmızı cübbeli büyücünün sözlerini işitti. Ne şekilde hareket edeceğimize karar verelim.
Gnom olabildiğince hızlı düşünmeye çalışıyordu.. Elinde o an için kullanabileceği tek bir şey vardı sadece bir şey.. O anda kararını verdi ve kendisi gibi çağrıya uyanlara döndü.
Bir planım var diye tekrarladı. Sonra elf savaşçıya dönerek Tüm bunları durdurmak dedi. Belki yapabilirim. Bir süre için de olsa. Bir süre için kasabadaki zamanı durdurabilirim. Ya da en azından yavaşlatabilirim.
Kendisine şaşkın bakanlara gülümsedi. Söylemiştim galiba Ben bir Dragonfire inanıyım. Zamanın Tanrısı Dragonfire
Oradakilerden biri Zamanın Tanrısı her inanına bu tip güçler veriyor mu diye sorunca. Gnom hayır dedi. Ama bunu sonra açıklarım şimdi hızlı hareket etmemiz gerekiyor. Eğer sadece şu büyülenmiş gibi gözüken insanların çevresinde zamanı durdurursam bu ... Daha kolay olur. Ama bu şekilde yapsam bile en fazla bir saat vakit kazanabileceğiz. Sonra bir süre sessiz kaldı. Gerçi böyle bir gücü kullanmak belki beş altı gün boyunca benim... yine durdu bu sefer sanki bir şeyi söylemekte tereddüt eder gibiydi. Benim beş altı gün boyunca büyü yapamayacak kadar yorgun düşürür. Ama .. sanırım ne yapılıcaksa zaten bir saat içinde yapılması gerekiyor. En azında kasabada sağ olanlar kurtarılmalı.
Sonra büyücüye döndü. Kasabada zaman durduğunda bizi oraya hızla götürmenin bir yolunu bulabilir misin? Bölece dağılıp evleri kontrol edebiliriz.Grubun diğer kasabalara gidişini engellemeye gelince bunu..... Sonra düşünürüz.
Sonra içinde o duyguyu hissetti. Lord Dragonfire inandığı tanrı onun bu savaşa katılmasını onaylıyordu.. Lord Orenin bir oyunu olsa bile.. şimdi önündeki olayı önündeki olayı düşünmek zorundaydı. Hem de mümkün olduğunca hızlı şekilde..
Kasabaya baktı.. Bir şey bu insanlara o garip büyüyü bulaştırıyordu. Bu olayın tek kasaba ile sınırlı kalıp kalmadığından emin değildi ama.. Görüntülerle.. onkasaba ile ilgili edindiği bilgileri karşılaştırarak kasabanın hangisi olduğunu bulmaya çalıştı. Kasabaları tek tek gözünün önüne getirdi. Evet hangisi olduğunu biliyordu.
Hastalık ya da büyünün geri döndürülebilir olup olmadığını bilmiyordu. Ama bunu öğrenmek için zamana ihtiyaç vardı.. ZAMAN..
Kendisi gibi çağırıya uyanlara baktı hepsi şaşkındı sadece genç bir savaşçı büyük ihtimalle Lord Orenin bir paladini ne olduğunu anlamamış gibiydi.
Yaşlı Oren şovalyesinin özleri kulaklatrında yankılandı Biri bunu durdurmalı.
Sonra da kırmızı cübbeli büyücünün sözlerini işitti. Ne şekilde hareket edeceğimize karar verelim.
Gnom olabildiğince hızlı düşünmeye çalışıyordu.. Elinde o an için kullanabileceği tek bir şey vardı sadece bir şey.. O anda kararını verdi ve kendisi gibi çağrıya uyanlara döndü.
Bir planım var diye tekrarladı. Sonra elf savaşçıya dönerek Tüm bunları durdurmak dedi. Belki yapabilirim. Bir süre için de olsa. Bir süre için kasabadaki zamanı durdurabilirim. Ya da en azından yavaşlatabilirim.
Kendisine şaşkın bakanlara gülümsedi. Söylemiştim galiba Ben bir Dragonfire inanıyım. Zamanın Tanrısı Dragonfire
Oradakilerden biri Zamanın Tanrısı her inanına bu tip güçler veriyor mu diye sorunca. Gnom hayır dedi. Ama bunu sonra açıklarım şimdi hızlı hareket etmemiz gerekiyor. Eğer sadece şu büyülenmiş gibi gözüken insanların çevresinde zamanı durdurursam bu ... Daha kolay olur. Ama bu şekilde yapsam bile en fazla bir saat vakit kazanabileceğiz. Sonra bir süre sessiz kaldı. Gerçi böyle bir gücü kullanmak belki beş altı gün boyunca benim... yine durdu bu sefer sanki bir şeyi söylemekte tereddüt eder gibiydi. Benim beş altı gün boyunca büyü yapamayacak kadar yorgun düşürür. Ama .. sanırım ne yapılıcaksa zaten bir saat içinde yapılması gerekiyor. En azında kasabada sağ olanlar kurtarılmalı.
Sonra büyücüye döndü. Kasabada zaman durduğunda bizi oraya hızla götürmenin bir yolunu bulabilir misin? Bölece dağılıp evleri kontrol edebiliriz.Grubun diğer kasabalara gidişini engellemeye gelince bunu..... Sonra düşünürüz.
HARBE GİDEN
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
-
Logan
- Kullanıcı

- Posts: 1963
- Joined: Thu Apr 29, 2004 10:00 am
- Location: Gölgelerin İçinden,Kan Kusturmaya Geldim
- Contact:
logan şokun etkisinde kurtulmaya çalışırken cevredikiler kendilerini tanınıtıyorlardı bir birlerine. lord orenin kayboldunu gören logan üzüldü.başını kaldıran logan ''dostlarım benim adım logan eskiden bir paladindim şimidi bir ölüyüm '' durdu uzun bir nefens aldı ve bıraktı ''artık paladin özeliklerim olmıya bilir ama paladin onurum ve ruhumu kimse alamadı bu yüzden hiç bir şekilde hiç bir şeyde ihanet etmeye yada kölügün sizi kandırmasına izin vermeyin yoksa karşınızda beni bulursunuz'' dedi etrafına baktı herkez onu dinliyordu '' şimidi bir plan yapmalıyız kasabaya girip evleri kontrol etmeliz kasabaya nasıl incez '' diyen logan büyücülere baktı özeliklede baş büyücüye sonradan baktı ''başbüyücüm bir şeyler yapamazmısınız''
Ã?LÃ?M NEREDEN VE NASİL GELİRSE GELSİN!!! Savas Nağralarmız kulakdan kulaga yayilacaksa ve silahlarimiz elden ele gececekse ve baskalari silah sesleriyle,savas ve zafer narâlariyla cenazelerimize agit yakacaksa Ã?LÃ?M HOS GELDİ SEF
Gnom önündeki Paladine bakti. Kendi sozlerini hic duymadan konusan Paladine.... Merak etmeyin diye cevap verdi. Burada onur sahibi tek kisi degilsiniz. Sonra kendisine yapilan hakareti onundeki sorunu dusunerek kafasindan atmaya calisti. Evet Oren in Paladini... Plan demisken sanirim benim planimi duymadiniz. Sizinkini merak ediyorum. Ancak ne yaparsaniz yapin sanirim cabuk olmak gerekecek?
Size zaman kazandirabilirim. Ancak benim kazandiracagim zaman bile hizli ve kararli hareket etmemiz gerektigi gercegini gidermiyor.
Sonra elinden geldigince sesindeki kizginligi bastirmaya calisanlarak ekledi. Her ne kadar zamaninda birbirleri ile mucadele etmis iki tanrinin inananlari da olsak sanirim bir ekip haline gelmemiz gerekli yoksa onkasabayi diyarin varolusundan beri varolmus bu yerlesim yerini kurtaramayacagiz.
Sonra ekledi. sanirim icimizde paladin olanlar var . Bu arkadaslarin bir parca iyilestirme gucleri olsa gerek. Kasabada zamanin yavas aktigi bir onbes dakika ve yarim saati en azindan size kazandirabilirim. Belki bir saate de cikabilir ama emin degilim. Bu sirada da en azindan sag kalanlar kurtulabilir. Daha sonra belki kasabadakilerin disari cikmasini onleyecek bir onlem alabiliriz. Fiziksel ya da buyu yardimi ile olusturulan bir engel. Sanirim icimizdekilerden ikisi buyucu onlarin boyle bir sey yapip yapamayacagini merak ediyorum. Eger bunu basaramazsak. En azindan diger kasbalarin halkini bosaltip onlar icin kucuk de olsa guvenli yani su guruhun giremeyecegi bir alan yaratip onlari orada koruyabiliriz. Daha sonra da su hastalanmis ya da buyulenmis olanlarla ne yapacagimizi dusunuruz.
Evet Oren Paladini sanirim isminiz Logandi. Lord Orenin boyle dedigini hatirliyorum.
Size zaman kazandirabilirim. Ancak benim kazandiracagim zaman bile hizli ve kararli hareket etmemiz gerektigi gercegini gidermiyor.
Sonra elinden geldigince sesindeki kizginligi bastirmaya calisanlarak ekledi. Her ne kadar zamaninda birbirleri ile mucadele etmis iki tanrinin inananlari da olsak sanirim bir ekip haline gelmemiz gerekli yoksa onkasabayi diyarin varolusundan beri varolmus bu yerlesim yerini kurtaramayacagiz.
Sonra ekledi. sanirim icimizde paladin olanlar var . Bu arkadaslarin bir parca iyilestirme gucleri olsa gerek. Kasabada zamanin yavas aktigi bir onbes dakika ve yarim saati en azindan size kazandirabilirim. Belki bir saate de cikabilir ama emin degilim. Bu sirada da en azindan sag kalanlar kurtulabilir. Daha sonra belki kasabadakilerin disari cikmasini onleyecek bir onlem alabiliriz. Fiziksel ya da buyu yardimi ile olusturulan bir engel. Sanirim icimizdekilerden ikisi buyucu onlarin boyle bir sey yapip yapamayacagini merak ediyorum. Eger bunu basaramazsak. En azindan diger kasbalarin halkini bosaltip onlar icin kucuk de olsa guvenli yani su guruhun giremeyecegi bir alan yaratip onlari orada koruyabiliriz. Daha sonra da su hastalanmis ya da buyulenmis olanlarla ne yapacagimizi dusunuruz.
Evet Oren Paladini sanirim isminiz Logandi. Lord Orenin boyle dedigini hatirliyorum.
HARBE GİDEN
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
-
galadlirim
- Seçilmiş Savaşçı
- Posts: 975
- Joined: Tue Mar 23, 2004 10:00 am
- Location: istanbul
- Contact:
Tinwé Oren in gösterdiği On Kasabaya baktı..Karanlıklar içinde On Kasaba..uzun zaman önce bir keşişten haikayelerini dinlediği gerçek kahraman ruhluların yaşadığı On Kasaba...Ã?evredikilerin yüzlerinde ve kalplerinde korku,acı,kederi çok fazla hissediyordu..Ã?ünkü onlarda On Kasabanın düşmesini istemiyorlardı..Yere bağdaş kurdu ve pelerinin cebinden bir bitki çıkardı..ellerini birleştirdi ve kısa bir an sadece ruhunu dinlendirdi..sessiz fakat odadaki herbir kişinin duyduğu bir sesle konuşmaya başladı.."Bu dünyada çok fazla öfke,acı ve yoldan çıkmış mevcut..Peki siz ruhunuzdaki karmaşayı yenmeden onularla nasıl başa çıkacaksınız..Düzensizliği yenmenin ilk yolu kendi içindeki düzensezliği keşfetmek ve onu dize getirmektir..hepinizin içinde bir gıdım dahi olsa bir kötü duygu bulunur..ama birde bu duygulara kapılıp tüm dünyayı kirletenler..geçmişteki hatalarını kabullenmeyip tüm dünyaya öfke duyup kendilerine yalan söyleyenler var..Ã?nce kendi içinizdekileri tartın ve eğer iyiliği savunuyorsanız önce kendi içinizi düzene sokun..korkuya,telaşa kapılmayın ve unutmayın kötülük yıkımla engellenmez..bana göre şimdiki görevimiz diyarı düzene sokmak kabaran kötülüğü dengelemek..burada güçlü yada zayıf diye biri olduğuna inanmıyorun..hepimiz eşitiz..herkesin zaafları var..ama zaaflar denetlenebilir..önce kendinizi dinleyin..ve kalbinizdekilee cevap verin.."keşiş sustu..uzun uzun kötülüğün ne olduğunu kavramaya çalıştığı zamanları anımsadı..
Gözlerimi kapadım ve geçmişi hatırladım
Bizi biz yapan yıldızların ve denizlerin parıltısını içimde buldum
Söylediğimde şarkımı unutulmadı sözlerim
şarkılara konu olmuş zaferlerim,hatÄ
Bizi biz yapan yıldızların ve denizlerin parıltısını içimde buldum
Söylediğimde şarkımı unutulmadı sözlerim
şarkılara konu olmuş zaferlerim,hatÄ
"Bilgece konuşuyorsun keşiş.." dedi Vilthas saygıyla ve sonra firble'a döndü.. "Evet, sanırım sizin planınız uygun, en azından bize yarım saat da olsa fazladan zaman kazandırıyor.. Ayrıca burada iki başbüyücü var.. Sanırım onlar kasabayı çevirecek bir güç alanı yada benzeri birşey oluşturabilirler.." diye yorumladı firble'ın planını.. Sonra cebindeki nesneye tekrar göz attı.. Lordunun sözcüsü olarak Orenin her sözünü gruba iletmek onun göreviydi.. Başarılı olmak zorundayım diye geçirdi içinden.. Ardından firble'ın ve gruptaki diğer herkesin cevabını beklemeye başladı..
Who is online
Users browsing this forum: No registered users and 2 guests