KARANLIğA DİRENİş <<<RP>>>
Mendil konusunda Erethanda endişeleniyordu...ama elindeki en iyi seçenekti,belki bir seçenekten çok bir dayanak...bu kasabaya girmek konusunda kararsızdı...Eldarin'in fikrini düşündü,tüm köyü yakmak...hastalığın ilerlemesinden çok belkide kendi güvenlikleri içinde gerekliydi...doğrusu kasabada hala kurtarılacak birilerinin olup olmadığından emin değildi...
"Eldarin dostum haklı olduğunu bilsemde buna benim bile içim el vermez" dedi en sonunda..."Herkes bir meşale hazırlasın,binaları tek tek araştırıp,sonrada yakalım,özellikle cesetleri yakmayı unutmayın,sağ kalanlar bence köyden ne kadar çabuk çıkarılırsa o kadar iyi olacaktır...Eldarin...Tinwé gitsek iyi olacak..."
"Eldarin dostum haklı olduğunu bilsemde buna benim bile içim el vermez" dedi en sonunda..."Herkes bir meşale hazırlasın,binaları tek tek araştırıp,sonrada yakalım,özellikle cesetleri yakmayı unutmayın,sağ kalanlar bence köyden ne kadar çabuk çıkarılırsa o kadar iyi olacaktır...Eldarin...Tinwé gitsek iyi olacak..."
İsim:Erethan Aereos
Irk:insan
Sınıf:Wizard/Evoker
Irk:insan
Sınıf:Wizard/Evoker
-
Logan
- Kullanıcı

- Posts: 1963
- Joined: Thu Apr 29, 2004 10:00 am
- Location: Gölgelerin İçinden,Kan Kusturmaya Geldim
- Contact:
''hastaları toplama işine ne oludu
Logan durdu 2 baş büycününde aynı fikirde olması onu şaşırtmış ve üzmüştü.
Başını yere eydi logan yakmak tüm kasabayı yakmak cesetleri insanları yakmak nasıl yandıklarını düşündü acı içinde kıvrandıklarını düşündü gözlerini önünü geliyordu adeta masum hiçbir suçu olmıyan insanlar ölecek benim uymam gereken 5 kural var loganın yüzünde gittikçe sinirli bir ifade oluşmaya başlamıştı lord OREN in 5 kuralını sıraldı
1- ölüm bir ceza olduğu kadar bir hediyedirde
2-Yaşam size verilmiş birer hediyedir
3- Ölüm rastgele dağıtılmamalıdır
4- Bir savaşcı onurlu olmalıdır, silahsız birine kılıç çekmez ya da kılıcı haksız ve boş yere sallanmaz.
5- Gereksiz savaş yapılmamalıdır...."
Logan çelişiyordu masum insanlar ama ölmeleri lazım acı çekemezler ölüm onlara bir hediye olabilir mi acaba loganın artık bir çıkmazdaydı ne yapacanı bilemiyordu suratında sert ifade hale duruyordu logan gözlerini kapadı ve elfin yanına sokuldu sadece elfin duyabileceği şekilde ""lordum adalet dağıtıcısı ve ölümün tanrısı orene sesleniyorum ""orenin onu duyduğunda emin bir şekilde ""lordum cıkmazdayım çelişiyorum
Bana bir yol gösterin lütfen. Biliyorum bir paladininiz değilim ama size hala inanıyorum.
Loganın yüzündeki sert ifade artık yavaş yavaş siliniyordur.
:melek
Logan durdu 2 baş büycününde aynı fikirde olması onu şaşırtmış ve üzmüştü.
Başını yere eydi logan yakmak tüm kasabayı yakmak cesetleri insanları yakmak nasıl yandıklarını düşündü acı içinde kıvrandıklarını düşündü gözlerini önünü geliyordu adeta masum hiçbir suçu olmıyan insanlar ölecek benim uymam gereken 5 kural var loganın yüzünde gittikçe sinirli bir ifade oluşmaya başlamıştı lord OREN in 5 kuralını sıraldı
1- ölüm bir ceza olduğu kadar bir hediyedirde
2-Yaşam size verilmiş birer hediyedir
3- Ölüm rastgele dağıtılmamalıdır
4- Bir savaşcı onurlu olmalıdır, silahsız birine kılıç çekmez ya da kılıcı haksız ve boş yere sallanmaz.
5- Gereksiz savaş yapılmamalıdır...."
Logan çelişiyordu masum insanlar ama ölmeleri lazım acı çekemezler ölüm onlara bir hediye olabilir mi acaba loganın artık bir çıkmazdaydı ne yapacanı bilemiyordu suratında sert ifade hale duruyordu logan gözlerini kapadı ve elfin yanına sokuldu sadece elfin duyabileceği şekilde ""lordum adalet dağıtıcısı ve ölümün tanrısı orene sesleniyorum ""orenin onu duyduğunda emin bir şekilde ""lordum cıkmazdayım çelişiyorum
Bana bir yol gösterin lütfen. Biliyorum bir paladininiz değilim ama size hala inanıyorum.
Loganın yüzündeki sert ifade artık yavaş yavaş siliniyordur.
:melek
Ã?LÃ?M NEREDEN VE NASİL GELİRSE GELSİN!!! Savas Nağralarmız kulakdan kulaga yayilacaksa ve silahlarimiz elden ele gececekse ve baskalari silah sesleriyle,savas ve zafer narâlariyla cenazelerimize agit yakacaksa Ã?LÃ?M HOS GELDİ SEF
Eldarin yere bakıyordu...toprağın seslenişine kulak veriyordu.
''Eldarin''diyordu toprak.ona sesleniyordu.
''Leydim''dedi Eldarin.''Ne yapmalıyız?''
''bildiğin birşeyi sana söylemem birşey ifade etmez büyücü!''
''bildiğim birşey?''Eldarin başını topraktan kaldırdı.erethan ın sesini duyuyordu.ardından logan ın.Tinwe nin kendisine seslendiğini duydu.
''iyi misin...söz ettiğin görev şimdi mi olacak?'' demişti monk.
''ha ne!''Eldarin Tinwe nin yüzüne odaklanmıştı.yüzünde çocuksu bi ifade vardı.
''hangi görev?'' hafif cüppesi hışırdayarak Tinwe nin önünde yükseldi.bembeyaz cüppe güneşle beraber büyük bir uyumluluk içersindeydi.
logan a döndü büyücü Eldarin.
''paladin.vebayı önleme konusunda başka bir fikrin var mı?ama tabiiki araştıracağız.lakin kendi güvenliğimizden vazgeçmek beni daha çok endişelendirir.''
Eldarin logan ın yüzündeki hüznü ve kararlılığı aynı anda farketti.
''logan seni huzursuz eden birşey mi var?bizim tarafımızdan seni huzursuz eden birşey?''büyücünün hala sert bir ifade takınmıştı fakat logan ı anlayabiliyordu.belki de onun gözünde bir katil gibi gözükmüştü.eğer böyle idiyse ona bunu açık açık söyleyebilirdi.lakin yanlış anlaşılmak en nefret ettiği şeydi.bu yüzden sert yüz ifadesini hiç bozmadı...
öbür taraftan da erethan ın dediklerini onaylarcasına başını salladı.
''Eldarin''diyordu toprak.ona sesleniyordu.
''Leydim''dedi Eldarin.''Ne yapmalıyız?''
''bildiğin birşeyi sana söylemem birşey ifade etmez büyücü!''
''bildiğim birşey?''Eldarin başını topraktan kaldırdı.erethan ın sesini duyuyordu.ardından logan ın.Tinwe nin kendisine seslendiğini duydu.
''iyi misin...söz ettiğin görev şimdi mi olacak?'' demişti monk.
''ha ne!''Eldarin Tinwe nin yüzüne odaklanmıştı.yüzünde çocuksu bi ifade vardı.
''hangi görev?'' hafif cüppesi hışırdayarak Tinwe nin önünde yükseldi.bembeyaz cüppe güneşle beraber büyük bir uyumluluk içersindeydi.
logan a döndü büyücü Eldarin.
''paladin.vebayı önleme konusunda başka bir fikrin var mı?ama tabiiki araştıracağız.lakin kendi güvenliğimizden vazgeçmek beni daha çok endişelendirir.''
Eldarin logan ın yüzündeki hüznü ve kararlılığı aynı anda farketti.
''logan seni huzursuz eden birşey mi var?bizim tarafımızdan seni huzursuz eden birşey?''büyücünün hala sert bir ifade takınmıştı fakat logan ı anlayabiliyordu.belki de onun gözünde bir katil gibi gözükmüştü.eğer böyle idiyse ona bunu açık açık söyleyebilirdi.lakin yanlış anlaşılmak en nefret ettiği şeydi.bu yüzden sert yüz ifadesini hiç bozmadı...
öbür taraftan da erethan ın dediklerini onaylarcasına başını salladı.
Bu kullanıcı siteden ayrılan fakat forum düzeni açısından mesajlarının durması gereken kullanıcılar için ayrılmıÅ?tır. Kullanıcı kesinlikle yoktur. Sorumluluk ve yükümlülü
Vİlthas bekliyordu loganla başbüyücüler arasındaki tartışmanın sona ermesini, onlar konuşadursun.. Ama zamanın geçtiğinin farkındalar mı acaba diye düşündü içinden, kaybettikleri her saniye karanlığın yayılması için en küçük fırsattı.. Kasabadaki vebaya ise şimdiye kadar bir müdahele de bulunmamışlardı.. İçinden 'logan haklı, o insanlar ölmeyi haketmiyor..' dedi, ama biraz düşündükten sonra kendi kararını verdi.. Aslında çok basitti, 'LOrd Orenin hükmünü uygulamak zorundayız, ve bu hükümde ölümün bir ceza olduğu kadar bir hediye olduğu gerçeği..' diye belirtti kendi kendine.. 'O insanları öldürmeyerek daha fazla acı çektirmemiz zaman kaybından başka birşey değildir, ayrıca vebanın başkalarına yayılmasını da bu şekilde önleyebiliriz...'
Kararı belliydi artık vilthasın, lorduna kısa bir dua okudu: 'LOrdum sana minnetarım..' Artık kendi görüşümü diğerlerine belirtme zamanı geldi dedi kendi kendine. Erethanla loganın arasına girmek için ilerlerken eli cüppesine çarptı.. ve de orada sert bir kutu hissetti... BU "Deck of many things"in bulunduğu kutuydu. 'Bütün bu karmaşa içinde aklımdan tamamen çıkmış böyle değerli birşeye sahip olduğumu...' Altın kutuyu cüppesinden çıkaracakken birden aklına kötü bir düşünce geldi, 'Ya çektiğimiz kart bizim sonumuzu getirirse, ya karanlığın rahatça hedefine ulaşacak birşeye neden olursa...' 'HAyır bu riski almalıyım, eğer lordum bana bunu verecek kadar güveniyorsa bunun bir sebebi vardır... Evet belki de bu insanları yakmamızı gerektirmeyecek bir çözüm sağlayabilir bize..' Bakışları kasabaya yoğunlaşmıştı, onun dışında görebildiği şey sadece tepelerinde o cılız ışınlarıyla onları ısıtmaya çalışan güneşti.. Sanki madde boyutundan soyutlanmıştı, sahip olduğu tekşey ruhuydu, ne bir ses duyuyor ne de birşey hissediyordu..
'Evet lordum bana bu sorumluluğu verdi ama ben bunu kabul kaldırabilecek miyim.....'
Kararı belliydi artık vilthasın, lorduna kısa bir dua okudu: 'LOrdum sana minnetarım..' Artık kendi görüşümü diğerlerine belirtme zamanı geldi dedi kendi kendine. Erethanla loganın arasına girmek için ilerlerken eli cüppesine çarptı.. ve de orada sert bir kutu hissetti... BU "Deck of many things"in bulunduğu kutuydu. 'Bütün bu karmaşa içinde aklımdan tamamen çıkmış böyle değerli birşeye sahip olduğumu...' Altın kutuyu cüppesinden çıkaracakken birden aklına kötü bir düşünce geldi, 'Ya çektiğimiz kart bizim sonumuzu getirirse, ya karanlığın rahatça hedefine ulaşacak birşeye neden olursa...' 'HAyır bu riski almalıyım, eğer lordum bana bunu verecek kadar güveniyorsa bunun bir sebebi vardır... Evet belki de bu insanları yakmamızı gerektirmeyecek bir çözüm sağlayabilir bize..' Bakışları kasabaya yoğunlaşmıştı, onun dışında görebildiği şey sadece tepelerinde o cılız ışınlarıyla onları ısıtmaya çalışan güneşti.. Sanki madde boyutundan soyutlanmıştı, sahip olduğu tekşey ruhuydu, ne bir ses duyuyor ne de birşey hissediyordu..
'Evet lordum bana bu sorumluluğu verdi ama ben bunu kabul kaldırabilecek miyim.....'
-
Horcoel_Baator
- Seçilmiş Savaşçı
- Posts: 673
- Joined: Fri Oct 22, 2004 10:00 am
- Location: Boş boş gezindigi Ankara sokaklarından..
- Contact:
Büyücü nihayet büyüsünü sona erdirip göze görünür hale gelmişti.Gözleri yorgun ve bitkin bakan büyücünün sözlerini dikkatle dinledi..Bir yandan hala yaralarıyla uğraştığını gören Horcoel eliyle kendisini daha fazla yormaması gerektiğini belirtmek amacıyla ileri doğru uzattı.
Adının Green oldugunu duyan Paladin Gülümseyerek selam verdi.''Horcoel'' dedi ışıldayan gözlerle.Ardından gene kendi sessizligine gömüldü.''Normalde elimi uzatırdım ama.. Zaten yorgun ..enerjisini toplamalı''Diye belirtti kendi kendine.Gnomenin yanında duruyorlardı şu an.Kendi sessizligini bozarak etrafına baktı.''Kasabada şu an zaman işliyor olmalı..Acaba Vilthasla diğerlerinin durumu iyimidir diye düşüncelere daldı bu sefer.İçi endişe ile doluydu yanlız kendisi için değil,arkadaşları ve zavallı kasaba yerlisi için.Yüzündeki endişe ifadesini silerek gnomeye döndü.Ve içinden Orene dua etti.
''Lordum.. Arkadaşlarımı tüm kötülüklerden koru..
Lordum Arkadaşlarımın karanlıklar tarafından ele geçirilmesine izin verme.Adaletin tekrar sağlanmasını sağla yüce Oren''.Bunu söylerken eli göğsüne asılı olan Kutsal Terazi sembolüne gitti.''Oradaki insanlar böyle bir sonu hakketmediler.Ve arkadaşlarım'' diye belirtti Horcoel.''Onların yollarına çıkacak her türlü engeli aşmalarını sağla..Karanlıgın onlara zarar vermesini engelle..Karanlıgın onların kalplerine işlemesini engelle.Hepsinin kalbini umutla doldur...''
Horcoel Duasını bitirerek etrafına bakındı.Büyücü halen ne yaptıgını anlamaya çalısıyordu.
Gnomenin vücüdunu ufak bir incelemeden geçiren paladin büyücüye doğru dönerek konuşmaya devam etti.
''Tanıstıgımıza gerçekten memnun oldum saygıdeğer büyücü.Nereden geldiğimi bence sormayın.Belki bi ara.. dedi kısa bir süre sonra devam etti konuyu değiştirerek.Kasaba ve olaylara gelince benimde bilgim gerçekten kısıtlıdır..Sonra tekrar gnomeye döndü bakışları..Gnome dostumuz hele bir kendisine gelsin..Beraber akıllıca bir karar almamız lazım..''Zamanımız az biliyorum ama şu anda beklememiz lazım''.''Bazen'' dedi asil bir şekilde '' beklemek en büyük erdemlerden biri olabiliyor.''
''İçinden son bir kez daha Orene dua etti paladin sessizce''
''Lordum size her zaman tüm ruhum ve kalbimle hizmet edecegim.Ã?ğretilerinizi yayacak ve adaletin sağlanması için elimden geleni yapacağım.''Ancak''dedi kendi kendine..''şu an bana güvenen insanlar var.Olabildigince az hata yapmamız''...Bir an duraksadı.Diğerlerinin olası hatasından önce kendi ''olası'' hatalarını düşünüyor olması gerekiyordu..''Olabildigince az hata yapmam gerekiyor.Lütfen yüce Lordum bana doğru yolu gösterin.Hata yapmamam için.Yararlı olabilmem için..''Diyerek ikinci duasınıda bitirdi paladin.
Yüzü bir an için soluk bir ifade alsada sonra normal haline dönmüştü.Güneşin saran ışıklarını yakaladı.Ve içini derin bir huzur kapladı...
Adının Green oldugunu duyan Paladin Gülümseyerek selam verdi.''Horcoel'' dedi ışıldayan gözlerle.Ardından gene kendi sessizligine gömüldü.''Normalde elimi uzatırdım ama.. Zaten yorgun ..enerjisini toplamalı''Diye belirtti kendi kendine.Gnomenin yanında duruyorlardı şu an.Kendi sessizligini bozarak etrafına baktı.''Kasabada şu an zaman işliyor olmalı..Acaba Vilthasla diğerlerinin durumu iyimidir diye düşüncelere daldı bu sefer.İçi endişe ile doluydu yanlız kendisi için değil,arkadaşları ve zavallı kasaba yerlisi için.Yüzündeki endişe ifadesini silerek gnomeye döndü.Ve içinden Orene dua etti.
''Lordum.. Arkadaşlarımı tüm kötülüklerden koru..
Lordum Arkadaşlarımın karanlıklar tarafından ele geçirilmesine izin verme.Adaletin tekrar sağlanmasını sağla yüce Oren''.Bunu söylerken eli göğsüne asılı olan Kutsal Terazi sembolüne gitti.''Oradaki insanlar böyle bir sonu hakketmediler.Ve arkadaşlarım'' diye belirtti Horcoel.''Onların yollarına çıkacak her türlü engeli aşmalarını sağla..Karanlıgın onlara zarar vermesini engelle..Karanlıgın onların kalplerine işlemesini engelle.Hepsinin kalbini umutla doldur...''
Horcoel Duasını bitirerek etrafına bakındı.Büyücü halen ne yaptıgını anlamaya çalısıyordu.
Gnomenin vücüdunu ufak bir incelemeden geçiren paladin büyücüye doğru dönerek konuşmaya devam etti.
''Tanıstıgımıza gerçekten memnun oldum saygıdeğer büyücü.Nereden geldiğimi bence sormayın.Belki bi ara.. dedi kısa bir süre sonra devam etti konuyu değiştirerek.Kasaba ve olaylara gelince benimde bilgim gerçekten kısıtlıdır..Sonra tekrar gnomeye döndü bakışları..Gnome dostumuz hele bir kendisine gelsin..Beraber akıllıca bir karar almamız lazım..''Zamanımız az biliyorum ama şu anda beklememiz lazım''.''Bazen'' dedi asil bir şekilde '' beklemek en büyük erdemlerden biri olabiliyor.''
''İçinden son bir kez daha Orene dua etti paladin sessizce''
''Lordum size her zaman tüm ruhum ve kalbimle hizmet edecegim.Ã?ğretilerinizi yayacak ve adaletin sağlanması için elimden geleni yapacağım.''Ancak''dedi kendi kendine..''şu an bana güvenen insanlar var.Olabildigince az hata yapmamız''...Bir an duraksadı.Diğerlerinin olası hatasından önce kendi ''olası'' hatalarını düşünüyor olması gerekiyordu..''Olabildigince az hata yapmam gerekiyor.Lütfen yüce Lordum bana doğru yolu gösterin.Hata yapmamam için.Yararlı olabilmem için..''Diyerek ikinci duasınıda bitirdi paladin.
Yüzü bir an için soluk bir ifade alsada sonra normal haline dönmüştü.Güneşin saran ışıklarını yakaladı.Ve içini derin bir huzur kapladı...
''No matter what I do, no matter how hard I try,
the ones I love will always be the ones who pay..''
the ones I love will always be the ones who pay..''
Eldarin hafifçe başını önüne eğdi.logan dan öte tarafa döndü.Tinwe ye baktı.
''ah evet görev''dedi.başını olumlu anlamda salladı.
''madem öyle vebalılarla siz ilgilenin dostlarım."
arkadaşlarını birer birer izliyordu.
"ben karanlığın ta kendisiyle yüzleşmeye kararlıyım.zaten yeteri kadar vakit harcadık."
şaşkın yüzler kendisini izliyordu.ama o son derece sakindi.lordunun dediklerini duymuştu.
'yapman gereken şeyi biliyorsun' demişti ona.
''evet yapmam gerekeni biliyorum''dedi kendi kendine.
Erethan ın yüzüne takılmıştı gözleri.Erethan büyük bir kararlılık ifadesi görmüştü gözlerinde.
burada daha fazla zaman geçirmek istemediğini sezmişti.gidecekti.saf kalbinin onu ısrarla götürmek istediği yere...
''ah evet görev''dedi.başını olumlu anlamda salladı.
''madem öyle vebalılarla siz ilgilenin dostlarım."
arkadaşlarını birer birer izliyordu.
"ben karanlığın ta kendisiyle yüzleşmeye kararlıyım.zaten yeteri kadar vakit harcadık."
şaşkın yüzler kendisini izliyordu.ama o son derece sakindi.lordunun dediklerini duymuştu.
'yapman gereken şeyi biliyorsun' demişti ona.
''evet yapmam gerekeni biliyorum''dedi kendi kendine.
Erethan ın yüzüne takılmıştı gözleri.Erethan büyük bir kararlılık ifadesi görmüştü gözlerinde.
burada daha fazla zaman geçirmek istemediğini sezmişti.gidecekti.saf kalbinin onu ısrarla götürmek istediği yere...
Bu kullanıcı siteden ayrılan fakat forum düzeni açısından mesajlarının durması gereken kullanıcılar için ayrılmıÅ?tır. Kullanıcı kesinlikle yoktur. Sorumluluk ve yükümlülü
-
galadlirim
- Seçilmiş Savaşçı
- Posts: 975
- Joined: Tue Mar 23, 2004 10:00 am
- Location: istanbul
- Contact:
Tinwé gözlerine görünmeyen şeyleri görmeye çalışıyordu.Bu onun için çok önemliydi.Karşısında duran adamlara baktı.Onların ne yapmak istediğini ne kadar biliyordu kendisi,onları ne kadar görüyordu..görebiliyordu.
Eldarin, Tinwe soruyu sorduğunda dalgınca irkilmişti.Tinwé gözlerini kapayıp açtı.Bu büyücüde bilinmeyen birşeyler olduğu kesindi.Erethan ın sözlerini duydu.Büyücünün sesinde sabırsızlık ve bir miktar acı bir tat vardı sanki.
Tinwé diğerlerinin kasabaya girmek istediğini biliyordu.Ama hareketlerdeki tereddütler onda birkaç söz söyleme isteği uyandırmıştı.Sonra Eldarin "Artık kötülüklerin kendisiyle yüzleşmeye hazırım.."demişti.Erethanda sonsuzluğu biçebilecek gibi gözleriyle etrafı süzüyor Eldarin in fikrine katılıyordu.Kalbindeki amacı uğruna yapabileceklerini tarttı.şimdiye dek ne yapmıştı?
"Bu kasabadan yükselen çığlıkları duydunuz!"o çığlıklar doğanın çığlıkları dedi kendikendine toprağın ve insan özünün feryatları"Oraya girmeye hazırsanız gidin!Peki ..şuan şunu düşünün orada kasabayı kurtarmak için kendimi feda edermiydim?!"sustu.Bu grubu inceleyecekse eğer artık konuşması bazende kendisi gibi olmamayı öğrenmesi gerekiyordu.Diğerlerinin sözlerine ne tepki vereceğine bağlı olarak Erethan ve Eldarinle kötülüğün peşinden gidecekti.Bir an kulaklarına babasının sözleri geldi:
"Sen sadakat ve disiplinle büyütültün Tinwé,git ve annenin çağrısına sor ve toprak ve ateşten al gücünü!topraktaki sadakati ve bilgeliği,ateşteki görkem ve heyecanı en çok taşıyanı bulmalısın.."Tinwé özünde duyumsadığı bir sıcaklıkla yüzündeki dövmelere dokundu.Toprak ve ateş.birisi burada uyanmak üzere..bu grubun içinde...
Eldarin, Tinwe soruyu sorduğunda dalgınca irkilmişti.Tinwé gözlerini kapayıp açtı.Bu büyücüde bilinmeyen birşeyler olduğu kesindi.Erethan ın sözlerini duydu.Büyücünün sesinde sabırsızlık ve bir miktar acı bir tat vardı sanki.
Tinwé diğerlerinin kasabaya girmek istediğini biliyordu.Ama hareketlerdeki tereddütler onda birkaç söz söyleme isteği uyandırmıştı.Sonra Eldarin "Artık kötülüklerin kendisiyle yüzleşmeye hazırım.."demişti.Erethanda sonsuzluğu biçebilecek gibi gözleriyle etrafı süzüyor Eldarin in fikrine katılıyordu.Kalbindeki amacı uğruna yapabileceklerini tarttı.şimdiye dek ne yapmıştı?
"Bu kasabadan yükselen çığlıkları duydunuz!"o çığlıklar doğanın çığlıkları dedi kendikendine toprağın ve insan özünün feryatları"Oraya girmeye hazırsanız gidin!Peki ..şuan şunu düşünün orada kasabayı kurtarmak için kendimi feda edermiydim?!"sustu.Bu grubu inceleyecekse eğer artık konuşması bazende kendisi gibi olmamayı öğrenmesi gerekiyordu.Diğerlerinin sözlerine ne tepki vereceğine bağlı olarak Erethan ve Eldarinle kötülüğün peşinden gidecekti.Bir an kulaklarına babasının sözleri geldi:
"Sen sadakat ve disiplinle büyütültün Tinwé,git ve annenin çağrısına sor ve toprak ve ateşten al gücünü!topraktaki sadakati ve bilgeliği,ateşteki görkem ve heyecanı en çok taşıyanı bulmalısın.."Tinwé özünde duyumsadığı bir sıcaklıkla yüzündeki dövmelere dokundu.Toprak ve ateş.birisi burada uyanmak üzere..bu grubun içinde...
Gözlerimi kapadım ve geçmişi hatırladım
Bizi biz yapan yıldızların ve denizlerin parıltısını içimde buldum
Söylediğimde şarkımı unutulmadı sözlerim
şarkılara konu olmuş zaferlerim,hatÄ
Bizi biz yapan yıldızların ve denizlerin parıltısını içimde buldum
Söylediğimde şarkımı unutulmadı sözlerim
şarkılara konu olmuş zaferlerim,hatÄ
Onu düşüncelerinden uzaklaştıran, madde boyutuna getiren, tekrar zamana döndüren eldarinin sesiydi "..ben karanlığın ta kendisiyle yüzleşmeye kararlıyım..." diyordu.. Vİlthas tekrar cüppesinin içinde bulunan belki de kendi lanetini getirecek kutuya son kez baktı ve eldarine dönerek konuşmaya başladı: "Gitmeden önce son bir laf etmek istiyorum, bundan sonra eldarin ne görevin varsa onu yap.." yavaşça kutuyu cüppesinin içinden çıkarır ve herkesin görebileceği şekilde önünde tutar.."Evet belki şimdiye kadar size bu harikadan bahsetmem gerekirdi, ama bu karmaşada benim aklımdan da çıkmış.." Derin bir nefese alarak konuşmasına devam etti, her saniyenin değerinin bilerek "Yararlı olduğu kadar tehlikelidir de sizi uyarayım, en son çare olarak kullanmalıyız...." son bir kez etrafındakilere baktı ve eldarine dönerek yavaşça ama deminki çekingenliğinden sıyrılmış bir şekilde "Artık sizi burada tutan yok dostum, ve karanlığın kalbine giden yolda başarılı olmanızı umarım..." dedi ve "Sanırım vebalı herkesi yakmalıyız, tek kurtulma yolu bu vebadan, lakin eğer herkes kabul ederse sahip olduğum aletin gücünü kullanabilirim"Vİlthas bekliyordu loganla başbüyücüler arasındaki tartışmanın sona ermesini, onlar konuşadursun.. Ama zamanın geçtiğinin farkındalar mı acaba diye düşündü içinden, kaybettikleri her saniye karanlığın yayılması için en küçük fırsattı.. Kasabadaki vebaya ise şimdiye kadar bir müdahele de bulunmamışlardı.. İçinden 'logan haklı, o insanlar ölmeyi haketmiyor..' dedi, ama biraz düşündükten sonra kendi kararını verdi.. Aslında çok basitti, 'LOrd Orenin hükmünü uygulamak zorundayız, ve bu hükümde ölümün bir ceza olduğu kadar bir hediye olduğu gerçeği..' diye belirtti kendi kendine.. 'O insanları öldürmeyerek daha fazla acı çektirmemiz zaman kaybından başka birşey değildir, ayrıca vebanın başkalarına yayılmasını da bu şekilde önleyebiliriz...'
Kararı belliydi artık vilthasın, lorduna kısa bir dua okudu: 'LOrdum sana minnetarım..' Artık kendi görüşümü diğerlerine belirtme zamanı geldi dedi kendi kendine. Erethanla loganın arasına girmek için ilerlerken eli cüppesine çarptı.. ve de orada sert bir kutu hissetti... BU "Deck of many things"in bulunduğu kutuydu. 'Bütün bu karmaşa içinde aklımdan tamamen çıkmış böyle değerli birşeye sahip olduğumu...' Altın kutuyu cüppesinden çıkaracakken birden aklına kötü bir düşünce geldi, 'Ya çektiğimiz kart bizim sonumuzu getirirse, ya karanlığın rahatça hedefine ulaşacak birşeye neden olursa...' 'HAyır bu riski almalıyım, eğer lordum bana bunu verecek kadar güveniyorsa bunun bir sebebi vardır... Evet belki de bu insanları yakmamızı gerektirmeyecek bir çözüm sağlayabilir bize..' Bakışları kasabaya yoğunlaşmıştı, onun dışında görebildiği şey sadece tepelerinde o cılız ışınlarıyla onları ısıtmaya çalışan güneşti.. Sanki madde boyutundan soyutlanmıştı, sahip olduğu tekşey ruhuydu, ne bir ses duyuyor ne de birşey hissediyordu..
'Evet lordum bana bu sorumluluğu verdi ama ben bunu kabul kaldırabilecek miyim.....'
-
green_eye_of_devil
- Kullanıcı

- Posts: 407
- Joined: Mon Jul 12, 2004 10:00 am
- Location: Unknown
- Contact:
Green insanların hakkında düşünmesi bırakım Horcoel'ın yanına gitti şaşkılık gördü ama bu şaşkılık güzel bir şaşkınlıktı Horcoel'in durmu tarına inancı tanrısını onu kabul etmesi güneşin yüzüne vurması ve huzur hali bunlar green için zor görünen bir insandı anacak güzeldi.
""Horcoel şimdi kasabay gitmeliyiz yakında birtanesi var benim gittmen gereken yer olrasıydı ama şimdiki durumunu bilemem gnom bereber taşımak zorundayız çünkü dediğin gibi zamanımız yok hem orada daha iyi olur.""
""Bu arda duanı başını duydumsadece lord dedin tanrına güzel sane birgerçeği söliyim hayatın boyunca ne olursa olsun lord diğecek sadece tanrına de başkalarına asla ne olursa olsun.Ve şimdilik beni tek görürüsen bana green demem gerçek adımı söle Hrisskar ama ikimiz tek olduğumuz zamanlarda hadi gnom'kadırıp kasabaya gidelim.
""Horcoel şimdi kasabay gitmeliyiz yakında birtanesi var benim gittmen gereken yer olrasıydı ama şimdiki durumunu bilemem gnom bereber taşımak zorundayız çünkü dediğin gibi zamanımız yok hem orada daha iyi olur.""
""Bu arda duanı başını duydumsadece lord dedin tanrına güzel sane birgerçeği söliyim hayatın boyunca ne olursa olsun lord diğecek sadece tanrına de başkalarına asla ne olursa olsun.Ve şimdilik beni tek görürüsen bana green demem gerçek adımı söle Hrisskar ama ikimiz tek olduğumuz zamanlarda hadi gnom'kadırıp kasabaya gidelim.
hayatın daima görmediğimiz bir yanı vardır. ve hep o yanı görmek isterken asıl kısmını kaçırırız...
-
FreyaImplorer
- Kullanıcı

- Posts: 408
- Joined: Thu Apr 01, 2004 10:00 am
- Location: Bursa
- Contact:
Rp Dışı:Biz;Zerathla gruptan çok uzakta kapıdayız.
Freya kapıya varmıştı ama çok yorulmuştu..Zorlukla nefes alıyordu.Etrafına bakındı hemen,hiç bir gelip geçenin olup olmadığına bakmak için.Derin bir nefes verdi,"Sonunda sorun çıkmadan geldik" dedi..Zerathın geldiğini duydu arkasından da.Kapıdan içeri baktı,şehir gözüküyordu,ve inlemeler duyuluyordu,acı çekenlerin inlemeleri..İçinden biz sona erdireceğiz dedi..İnsanlar sebepsiz yere acı çekiyordu.Sırtındaki sadaktan mızrağını çıkarttı,"İmbulance...Sanırım bu sefer fazla işe yaramayacaksın..Ã?ünkü bunlar sana göre değil" dedi.Mızrağını çevirip çevirip sadağa tekrar koydu.Zerath geldikten sonra normal bir ses tonuyla:
-Zerath.Acele etmeliyiz.Grubun nerede olduğunu bilmiyorum,ama bizim acele etmemiz lazım,büyük ihtimalle kasabada buluşuruz onlarla.Kendi üzerimize düşen görevi yapmalıyız.Hızlı birşey düşün,hızlı birşey düşün dedi..şakaklarını oğuşturarak..Bir veba durumunda ne yapılabilirdi?Sonra aniden hatırladı,buraya gelmeden önceki şehirinde bir köyde bir hastalık belirmişti ve şehir lordu hiç tereddüte düşmeden okçulara emir vermişti.Köyün yakılması için..Durdu,elleri şakaklarında,gözleri Zeratha döndü.
-Ateş bul...Ateş bul Zerath...Yanında meşale ekipmanı var mı?
Freya kapıya varmıştı ama çok yorulmuştu..Zorlukla nefes alıyordu.Etrafına bakındı hemen,hiç bir gelip geçenin olup olmadığına bakmak için.Derin bir nefes verdi,"Sonunda sorun çıkmadan geldik" dedi..Zerathın geldiğini duydu arkasından da.Kapıdan içeri baktı,şehir gözüküyordu,ve inlemeler duyuluyordu,acı çekenlerin inlemeleri..İçinden biz sona erdireceğiz dedi..İnsanlar sebepsiz yere acı çekiyordu.Sırtındaki sadaktan mızrağını çıkarttı,"İmbulance...Sanırım bu sefer fazla işe yaramayacaksın..Ã?ünkü bunlar sana göre değil" dedi.Mızrağını çevirip çevirip sadağa tekrar koydu.Zerath geldikten sonra normal bir ses tonuyla:
-Zerath.Acele etmeliyiz.Grubun nerede olduğunu bilmiyorum,ama bizim acele etmemiz lazım,büyük ihtimalle kasabada buluşuruz onlarla.Kendi üzerimize düşen görevi yapmalıyız.Hızlı birşey düşün,hızlı birşey düşün dedi..şakaklarını oğuşturarak..Bir veba durumunda ne yapılabilirdi?Sonra aniden hatırladı,buraya gelmeden önceki şehirinde bir köyde bir hastalık belirmişti ve şehir lordu hiç tereddüte düşmeden okçulara emir vermişti.Köyün yakılması için..Durdu,elleri şakaklarında,gözleri Zeratha döndü.
-Ateş bul...Ateş bul Zerath...Yanında meşale ekipmanı var mı?
Jacta alea est.
-
Oren_Dautry
- Kullanıcı

- Posts: 2577
- Joined: Tue Sep 23, 2003 10:00 am
- Contact:
Firble yavaş yavaş gözlerini açtı sesler beyninde yankılanıyordu, başında bekleyen 2 silüyet gördü ama azını açıp da konuşamadı..susuzluktan dudakları birbirine yapışmıştıvücudunun her eklemi de kurşundanmış gibi ağır geliyordu.
O sirada Tinwé baktı ve gördü.. veba normal değildi... maddesellikten öteydi ve ele geçirdiğinin içine işliyor onu "veba" nın ta kendisi yapıyordu, yaşayan vebalar...
o sırada zaman iyice harakaetlenmiş köylüler etrafta gezinmeye başlamıştı.... iniltiler iyice artmıştı...
bu köyü kaybetmişlerdi..
O sirada Tinwé baktı ve gördü.. veba normal değildi... maddesellikten öteydi ve ele geçirdiğinin içine işliyor onu "veba" nın ta kendisi yapıyordu, yaşayan vebalar...
o sırada zaman iyice harakaetlenmiş köylüler etrafta gezinmeye başlamıştı.... iniltiler iyice artmıştı...
bu köyü kaybetmişlerdi..
Bugün için yaşa , yarın için hayatta kal..
Gnom nerede olduğunu anlamaya çalıştı. İlk aklına gelen şey müziğin tüm zihnini dolduran sesi idi. Mizği çalıyordu flütle. Ama... bir süre böyle bir mucizeyi tekrarlayamayacağını biliyordu. Flüt ve o çok güç yitirmişti. Kımıldayıp çevresine bakmaya çalıştı. Kim olduklarını anlamadığı iki kişi onu taşıyorlardı. Orenin çağrıını hatırladı . Ve lordunun bu çağrıyı izlemesi isteğini...
Onu taşıyanlarla konuşmaya çalıştı beceremedi. Henüz konuşabilecek durumda değildi. Sonra birden aklına flüt geldi Zamanın Fısıltısı .. En son onu gördüğü yerde olup olmadığını anlamak için ellerine baktı. Flüt orada yoktu. Bir anda tüm gücünü zorlayarak bağırmaya ve onu taşıyanlardan kurtulmak için çırpınmaya başladı. Eğer sesi ona ihanet etmezse şöyle diyecekti. "Flüdüm Zamanın Fısıltısı onu geri almam gerekli. "
RP DIşI: Ã?ırpınma sonucu beni taşıyanlardan kurtulup kurtulamadığımı ve sesimi duyurup duyuramadığımı sana bırakıyorum Oren.
Onu taşıyanlarla konuşmaya çalıştı beceremedi. Henüz konuşabilecek durumda değildi. Sonra birden aklına flüt geldi Zamanın Fısıltısı .. En son onu gördüğü yerde olup olmadığını anlamak için ellerine baktı. Flüt orada yoktu. Bir anda tüm gücünü zorlayarak bağırmaya ve onu taşıyanlardan kurtulmak için çırpınmaya başladı. Eğer sesi ona ihanet etmezse şöyle diyecekti. "Flüdüm Zamanın Fısıltısı onu geri almam gerekli. "
RP DIşI: Ã?ırpınma sonucu beni taşıyanlardan kurtulup kurtulamadığımı ve sesimi duyurup duyuramadığımı sana bırakıyorum Oren.
HARBE GİDEN
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
-
galadlirim
- Seçilmiş Savaşçı
- Posts: 975
- Joined: Tue Mar 23, 2004 10:00 am
- Location: istanbul
- Contact:
Tinwé nefes aldığında dahi havadaki değişimi hissediyordu.Artık yaşam bile farklıydı burada.Gökyüzü karanlık,heryer karanlıktı.Kulağına çığlıklarla gelen titreşimlerde artık biliyorduki bu kasaba lanetlenmişti.Vebanın özünü şimdiden ta içinde hisseetmiş ve yaprakların bile buna tepki verdiğini görmüştü.Veba doğal olmaktan çok uzak,yakan soğutan,kıvrandıran bir hastalığın bir insanın bedenine işlemesinden çok,ruha işleyiş ve onu bozmak gibiydi.herşeyin nedenine varmak,yepyeni bir şey yaratmak:doğanın üstünde bir olguydu bu.ve hernekadar Tinwé daha önce kendine güvenip hastalıklarla mücadeleye inanmış bu mücadelede mükemmel bedeninin dengesinin ruhunada yansıyacağı fikrini benimsesede,buradaki hava onu bile bozuyordu-bozabilirdi.Arkadaşları bunu geçemezdi.
"Orada birşey var..Doğal olmayan,sizin ruhunuza işleyip kendi gibi soğuk yapacak birşey...Yapabileceğimiz birşey yok bence.."
İçlerindeki cesareti görebilmek için,kendilerini feda edip edemeyeceklerinini sormuştu.Artık kesinleşmişti orayagitmek intihar olabilirdi..
"Orada birşey var..Doğal olmayan,sizin ruhunuza işleyip kendi gibi soğuk yapacak birşey...Yapabileceğimiz birşey yok bence.."
İçlerindeki cesareti görebilmek için,kendilerini feda edip edemeyeceklerinini sormuştu.Artık kesinleşmişti orayagitmek intihar olabilirdi..
Gözlerimi kapadım ve geçmişi hatırladım
Bizi biz yapan yıldızların ve denizlerin parıltısını içimde buldum
Söylediğimde şarkımı unutulmadı sözlerim
şarkılara konu olmuş zaferlerim,hatÄ
Bizi biz yapan yıldızların ve denizlerin parıltısını içimde buldum
Söylediğimde şarkımı unutulmadı sözlerim
şarkılara konu olmuş zaferlerim,hatÄ
-
Oren_Dautry
- Kullanıcı

- Posts: 2577
- Joined: Tue Sep 23, 2003 10:00 am
- Contact:
Who is online
Users browsing this forum: Google [Bot] and 1 guest