Fırtına... sel... deprem... (RP ZORUNLUDUR)

Frpworld forumlarındaki eski FRYO(Forum Rol Yapma Oyunu) başlıklarının tutulduğu arşiv.
Locked
CHANGES
Başbüyücü
Posts: 754
Joined: Sat Jun 05, 2004 10:00 am
Location: NOWHERE NOW HERE
Contact:

Post by CHANGES »

Bu kapı korumasına dikkatlice baktı Brenne,söylemiş olduğu sözlerle Brenne yi ve diğerlerini küçümsüyordu.Brenne göğüs kafesini şişirdi,yaşadığı zamanlarındaki nefes alışı gibi.Sonra intikam diye düşündü,zihninin bir yerlerine bu gardiyanı not etti.şu anda kozlar onun elindeydi ve geçişin tek bir yolu var gibiydi bir ruh ismi vermek.Ölenleri,öldürdüklerini düşündü.İlk ölenler şu yarı ork ile orktu ama isimlerini hiç bilmiyordu,daha sonra şu böcayı.O lanet böcayıyı da tanımıyordu.Yavaş yavaş sinirlendi.Sonra şu ölen iki elf vardı.Evet evet onlar vardı,neydi isimleri.Hatırlamaya çalıştı.Handayken konuşmalarına şahit olmuştu,aynı masadayken birbirlerine seslenmelerini düşündü.
Bir an kırmızı gözlerinde şimşekler çaktı,suratına çarpık bir gülümseme yerleşti.

-Sana istediğini veriyorum gardiyan sana iki elf ruhu veriyorum.Bununla mutlu olmalısın.
Brenne gardiyana bir adım daha yaklaştı ve isimleri fısıldadı.
-Lysana ve Thyrlotel...Sanırım geçiş için yeterli değil mi kapı koruması?
"We were young and unexperienced.We were proud and ready to die for justice.But now it is time to break the chains.Long live Chaos Legion"
Raistlin
Seçilmiş Savaşçı
Posts: 5819
Joined: Mon May 26, 2003 10:00 am
Location: Cehennem
Contact:

Post by Raistlin »

"Onlar senin katliam'ın değil ölümlü... Ama ork-bozması ve goblin-bozmasının ruhlarını önerebilirsin... Bir tanesi yeterli ama daha fazla kurban sana daha çok güç verecek hayatta kalman için... Ve onlar da kendi kaderlerine gidecekler... Cehennemde ruhları için bekleyen..."

Brenne öldürdüklerini içinden düşünmüştü fakat şovalye bir şekilde zihnini mi okumuştu yoksa günahlarını zaten biliyor muydu... emin olamıyordu...

"Ã?fkeni taze tut büyücü... Başaramayıp öleceksin ve cehennemde zayıf vücudunla özel olarak ilgileneceğim... Hahahahaha..."
That which doesn't kill you, makes you stronger
Only God should have this power
Andero
Seçilmiş Savaşçı
Posts: 758
Joined: Thu Jun 24, 2004 10:00 am
Location: İstanbul
Contact:

Post by Andero »

Andero nehrin yanına geldiklerinde köprünün kalkışını şaşkınlıkla izlemişti. Köprünün şekli, onu taşıyanlar her şey ama her şey onu gerçekten etkilemişti. Ama artık bu topraklarda bu tarz olaylara alışmaya başlamıştı. Köprüyü taşıyanlara baktı. Bir an kalbi burkuldu, zira amacı acı çeken insanlara yardım etmekti. Bir zamanlar tabii ki.... Artık onların onun için hedefine ulaşmasını sağlayan piyonlardan farklı olmadığını hissetti. O piyonlar ki oyunu kazanmasını sağlayabilirdi.

Brenne'in, bilmediği dilde konuşmasını ve ardından savaşçının belirmesini dikkatle izledi Andero. Savaşçı onda büyük bir huşu uyandırmıştı. Gücünü anlamak için görmeye bile gerek yoktu. Savaşçının, üstünde yarattığı his bir an Andero'yu sarstı ama buna çabuk uyum sağladı. Korktuğunu hissetmişti... Bu, tanıdık olmadığı bir histi. Savaşçı ve Brenne arasındaki konuşmayı dinledi. "Sonunda" diye düşündü Andero. "Sonunda geldim."

Artık zamanının geldiğini hissedebiliyordu. Elini yavaşça Efla'nın omzundan çekti. Sonra savaşçının elini kaldırışını ve bazı sözler söyleyişini duydu. Eli gözleriyle takip etti. Büyünün, dün handa gördükleri adamı vurmuş olduğunu gördü. Gülümsedi. Ne yapmaya çalışmıştı acaba?

Andero ilerledi ve köprüye geldi. Bu savaşçıya karşı hiçbir ama hiçbir şansı olmadığı gün gibi ortadaydı. İlerledi ve Brenne'in yanına geldi.

-Demek geçiş için ruhlar istiyorsun savaşçı. Öldürdüklerimizin ruhları. Al onları. Majenta, Lysana ve Thylrotel... Üçünü de al. Zira onlar artık benim için bir şey ifade etmiyor. dedi yavaşça.
Sadness is my reward because I hate, because I am alone, because I exist. It is the thing which reveals my rage, my envy. I neither live nor die. I will always pursue her. I am sad, I am angry and, I am waiting my time, because I am it, revenge itself.
Raistlin
Seçilmiş Savaşçı
Posts: 5819
Joined: Mon May 26, 2003 10:00 am
Location: Cehennem
Contact:

Post by Raistlin »

"O zaman Majenta ve Lysana denen elfler senin kurbanların anti-paladin... Mythel'i katletmek için sen yalnızca bir araçtın ve o senin kurbanın değil..."
Cesetlerden biri feryat ederek bağırmaya başladı ve kadın çığlıkları gökyüzünü doldurdu... Uzaktan başka bir çığlık yaklaşıyordu...
Eskiden hanın bulunduğu yerden bir ruh uçarak geldi...
"Neden? Bunu neden yaptın bana?" diye çığıran ruhlar köprünün altına doğru ilerlediler ve diğerlerinin yanında yerilerini aldılar...
Köprüyü taşıyan vücutların içine hapsedilmiş ruhlar işkencenin yoğunluğuyla ve dehşet içerisinde akıllarını yitirmeye başladılar...

şovalyenin sözleri Andero'nun kulağında yeniden çınladı:
"Anti-Paladin... Karanlığın kalbine kapılar senin için açıldı..."
That which doesn't kill you, makes you stronger
Only God should have this power
CHANGES
Başbüyücü
Posts: 754
Joined: Sat Jun 05, 2004 10:00 am
Location: NOWHERE NOW HERE
Contact:

Post by CHANGES »

Brenne kendisiyle aşağılayıcı bir şekilde konuşan gardiyana baktı,gözgöze geldi.İçindeki ateşi gördü katliamın ateşini,sonra o gözlerin kendi ruhuna çevrildiğini hissetti.

-İstediğin gibi olsun kapıcı sen sadece bir hizmetkarsın ve öyle kalacaksın.

Zihnini zorladı Brenne,ilk olarak Lysana nın böcayıya seslenişi geldi aklına evet evet neydi adı.Hatırladı,Ezakiel.Ve sonrasında yarı orka babası seslenmişti neydi adı evet Kharon.Yüzüne büyük bir gülümseme yayıldı.

-şimdilik Ezakiel ve Kharon senin olsun gardiyan ama sen henüz öfkemle yüzleşmedin.İsmimi bir gün öğreneceksin ve önümde af dileyeceksin.
"We were young and unexperienced.We were proud and ready to die for justice.But now it is time to break the chains.Long live Chaos Legion"
Raistlin
Seçilmiş Savaşçı
Posts: 5819
Joined: Mon May 26, 2003 10:00 am
Location: Cehennem
Contact:

Post by Raistlin »

"Gruk'hrots ve Kharon senin katliamların ve kaosun kapısına kurbanların büyücü..."
diye düzeltti kaos şovalyesi...
Bir zamanlar Ezakiel diye bilinen böcayının ölmeyen vücudu korkunç acılar içerisinde yere yığılırken ruhu vücudundan emildi. Kharon diye bilinen yarı-ork da cehennemin kurbanlarından biri oldu. Ruhlar müthiş acıyla çığırırken köprüde acı çeken hapsolmuş ölümlüler de sonsuz işkencelerindeki bu anı anımsayarak inlediler.
İki ruh nefret ve intikam duygusuyla Brenne'ye saldırmaya kalktılarsa da şovalye onları eliyle adeta çeker gibi bir hareket yaparak köprüye sonsuza dek hapsetti. Böcayı ve Kharon vücutlarını canlarını ve ruhlarını emen nehirde çıldırmışçasına inlemeye başladılar...
"Eğer söyleyeceklerini yapabilecek güçteysen acı çekmeye alışığım büyücü... Ve sen de alışmalısın çünkü sonsuz karanlık seni bekliyor... Kapı bundan sonra sana da açık büyücü..."
That which doesn't kill you, makes you stronger
Only God should have this power
Efla
Site Admin
Site Admin
Posts: 3913
Joined: Sat Apr 10, 2004 10:00 am
Location: Ankara
Contact:

Post by Efla »

şovalyeyi gördü. Gücünü iliklerinde hissediyordu. Bir dehşet abidesi gibi. Sözleri de beyninde belirdi. Duymasına gerek olmadığını anladı onu. Etrafındakilerin konuştuğunu gördü. Ama ne söyledikleri bilinmezdi Efla için. Önemli de değildi hoş. Korkmaması gerektiğini de düşünmüyordu. Efla bedeli ödeyecekti. Düşüncelerinin death knightın bilincinde oluştuğunu farketti. "Thlyrotel, Ezakiel ve Kharon in ruhları" diye düşündü. "Benim için önemli değiller. Al onları."

Kara şovalyeye düşünceleri akarken bunun başka kişiler için de yapılabileceğini farketti. Yapması gereken düşünmekti. Ne görmeye ne konuşmaya ihtiyacı vardı artık.

Ruhunun değişimini izledi, bundan zevk aldı ve huzur buldu. şovalyenin gösterdiği yerden geçecekti. Yeni bir yaşama doğru yol alacaktı. Herşey değişiyordu artık. Zaten ona hayat veren bu değişimdi. Değişimde hayat bulmuştu. Kaosta. Eskiden umursadığı şeyler artık umrunda değildi. Gideceği yerin tehlikesini tahmin edebiliyordu. Ama tehlike de pek birşey ifade etmiyordu onun için. Geri dönüş yoktu. Değişiminin onu yönlendirdiği yere gidecekti.
Chaos is the law of nature,
Order is the dream of man.
CHANGES
Başbüyücü
Posts: 754
Joined: Sat Jun 05, 2004 10:00 am
Location: NOWHERE NOW HERE
Contact:

Post by CHANGES »

Brenne acı çeken ruhların inlemelerini dinledi bu sesler Brenne nin salonlarındaki huzursuz ruhlardan çok daha farklıydı.Sanki durmadan işkence görüyor gibiydiler bu huzursuzluktan çok daha fazlasıydı.Sonra gardiyan yolu açtı,acı çekmeye alışmak ta neyin nesiydi...
Brenne bunları düşünecek kadar acelesine hakim olamadı,Andero ve Efla ya kısa bir bakış attı ve kafasıyla bir onay verdikten sonra kapıdan içeriye doğru yöneldi.

-İşte efendi buradayım,ben ve istediklerin.
"We were young and unexperienced.We were proud and ready to die for justice.But now it is time to break the chains.Long live Chaos Legion"
Andero
Seçilmiş Savaşçı
Posts: 758
Joined: Thu Jun 24, 2004 10:00 am
Location: İstanbul
Contact:

Post by Andero »

Andero, gardiyan verdiği kabul edince bir an beklemişti. Evet, artık buradaydı, hayatı için yeni bir yolda. Çok yaklaştığını damarlarında, zihninde, ruhunda hissedebiliyordu. Majenta ve Lysana'nın o hali geldi aklına birden. Gülümsedi. Ona yardım etmek için gelmişlerdi ve pek istedikleri şekilde olmasa da gerçekten yardım etmişlerdi. Hayat ne büyük bir ironiydi böyle.

Brenne'in ruhlarını sunuşunu ve gardiyanın kabulünü izledi. Ardından Efla'ya baktı. O henüz bir şey söylememişti. Ama ne de olsa cevap verirdi. Andero köprünün ortasındaki kapı gibi yere baktı nehrin diğer tarafına açılan. O yöne doğru ilerlemeye başladı.
Sadness is my reward because I hate, because I am alone, because I exist. It is the thing which reveals my rage, my envy. I neither live nor die. I will always pursue her. I am sad, I am angry and, I am waiting my time, because I am it, revenge itself.
Raistlin
Seçilmiş Savaşçı
Posts: 5819
Joined: Mon May 26, 2003 10:00 am
Location: Cehennem
Contact:

Post by Raistlin »

"Mythel ve Kharon da senin kurbanların ölümlü... Mythel'in katledilmesine sen karar verdin... O halde ruhu senin zayıf işe yaramaz bedenine güç versin..."
Eskiden Thylotrel olarak bilinen elf de diğer acı çeken ruhların arasına katıldı "Haksızlık, İhanet!" diye inledi ölümlü dünyaya son nefesini verirken, Kharon'un acılar içerisindeki sesi de artmıştı, adeta onun ruhunu şeytana satan kişiye yaptıklarının sonucunu anlatmak ister gibiydi...
"Anahtar kırıldı, kapı sana da açıldı büyücü..."

Bu sırada hareketsiz şovalyeye bir kez daha baktı dev kaos yaratığı...

"Bu kapıda ve sonrasında... diğerlerinin sonuna siz ölümlüler karar veremezsiniz şovalye... Bu kapıdan geçmek istiyorsan bir cinayetinin ruhunu satacaksın. Ya da artık çıkışı olmayan bu kara topraklarda başarısız olup öleceksin... Eğer *O*nun evinde *O*na sormadan birinin canına kıyarsan köprüdeki ruhlardan biri olmayı dileyeceksin... Eğer *O*na ulaşmayı başarırsan konuşmana izin verebilir..."

Tenthor'un üzerindeki onu donduran güç bir anda kalkmıştı...
That which doesn't kill you, makes you stronger
Only God should have this power
FalcoN
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 1027
Joined: Wed Jul 28, 2004 10:00 am
Location: İstanbul
Contact:

Post by FalcoN »

Bir süre sonra tekrar uyandığında yanı başında yine Romedahl"ı gördü. Tudor"un duyduğu sesler Romedahl"ı öldürmesi için onu zorlamıştı. Brutal sesin etkisiyle, uyanır uyanmaz Romedahl"ın yakasına yapıştı. Tek bir el hamlesiyle bu gencin boynunu kırabilir yada istediği gibi zarar verebilirdi. Fakat hala onu engelleyen bir şeyler vardı. Romedahl"ın korku dolu bakışları dikkatini çekti bir anda ve ellerini yakasından çekti. Ses, Tudor"u bir türlü rahat bırakmıyordu; "Öldür onu! Lanetin yayıldığı bu yerde yanlızca bu şekilde hayatta kalabilirsin!" Söylenenlere boyun eğmemek için kendisiyle savaşıyordu adeta Tudor. Elleriyle kafasını sıkıştırdı sesin etkisini kaybetmesi için ama nafile.. Yankılanan sesin etkisi giderek daha da fazlalaşıyordu. Son bir gayretle bağırdı; "Git buradan Romedahl! Olabildiğince uzaklaş! Ölmek istemiyorsan git! Durma kaç!" Romedahl hala olan biteni izlemekteydi ve kaçmaya da niyeti yok gibiydi; "Hayır kaçmayacağım! Seni bu durumda bırakamam.." Bu sözleri söylerken oldukça soğukkanlıydı Romedahl. Ã?ünkü Tudor'un hala iyi biri olduğunu ve elbet birgün geri döneceğini düşünüyordu. Fakat Tudor'a neler olduğu konusunda en ufak bir fikri yoktu..
Only God can Judge me!
Efla
Site Admin
Site Admin
Posts: 3913
Joined: Sat Apr 10, 2004 10:00 am
Location: Ankara
Contact:

Post by Efla »

Kara şovalyenin gücüne bir kez daha hayret etti. Ruhları kendinden bir parça gibi çekiyordu. Ã?evredekiler hiçbirşey konuşmadığını düşünecek olabilirdi ama kilitler Efla için açılmıştı. Gidiyordu. Geri dönemezdi, dönmezdi de. Bütünleştiği şeye doğru gidiyordu. Kuru toprakta köprüye doğru ilerledi, artık sesini duymadığı adımlarıyla ilerledi. Acelesi yoktu fazla. Zaman sorun değildi. Cübbesinin kapüşonu örtülüydu. Başı biraz öne eğik yürüyordu. Köprüye yaklaştı. Yine bir değişiklik hissetti içinde gücü hissetti. Bir parça da kopuyordu ama gelenin yanında önemsiz bir bedeldi. Ona ihtiyacı olanı veriyordu. Düşünceleri berraklaştı. Kendini daha güçlü hissetti. Ve garip bir huzur buluyordu bunda. Zevk alıyordu. Yavaş adımlarla kaderine yol alıyordu.
Chaos is the law of nature,
Order is the dream of man.
fingolfin
Seçilmiş Savaşçı
Posts: 1636
Joined: Thu Jan 08, 2004 10:00 am
Location: İstanbul
Contact:

Post by fingolfin »

Kudretli gardiyanın varlığı ve yaydığı korku; Tenthor'u iliklerine kadar titretmişti. Bir süre cevap veremeden sakinleşmeye çalıştı. Daha sonra Gardiyan'a baktı. 'Bu kapıdan geçeceğim Gardiyan. Ve ruhunu sana vereceğim cinayeti sen benden daha iyi biliyorsun...'
Raistlin
Seçilmiş Savaşçı
Posts: 5819
Joined: Mon May 26, 2003 10:00 am
Location: Cehennem
Contact:

Post by Raistlin »

"Önemli olan benim ne bildiğim değil *şovalye*... Senin ne yaptığını bilip bilmediğin... O adamı nedensiz yere katlettin fakat onun ruhunu amacına ulaşmak için satmaya razı mısın? Ya da gereksiz gururunun ve amaçsız ahlakının arkasına saklanıp kendini bu diyarda lanetleyerek ölmeyi mi tercih edersin... Soytarı'nın ruhunu kapıdan geçmek için sonsuz işkence, acı ve yok oluşa kurban ediyor musun *şovalye*?"

Kaos şovalyesi umursamaz, aşağılayıcı ve insanı delip içini gören bakışlarını Tenthor'dan ayırmıyordu...

Bu sırada Andero, Brenne ve Efla köprüye doğru ilerlediler. Kemik köprü her adımlarıyla kıpırdayıp sürtünen kemik seslerinin iğrenç sesiyle hareket ediyordu. Attıkları her adım kemik köprüyü tutan ruhların acıyla inlemesine ve çığlık atmasına yol açıyordu. Ağlayan kadın ve inleyen tutsakların sesleri birbirine girerken kara şovalyenin yanından geçtiler ve arkasındaki kapıya yöneldiler...

Kapının üzerindeki yazıtları yalnızca kadim yasak lisanı incelemiş olanlar anlayabilirdi *Abyssal*
"Seçilmiş kişi, eğer bu yazıyı okuyabiliyorsan, ölümü tadmış ve katliamı yaymışsın demektir. Kara Alev'in ve Kaos'un gücüyle kavrulmuş topraklardasın. Sonunun başlangıcındasın. Eğer cesaretin efsaneviyse, eğer kararlılığın çelikten keskinse, ve eğer kalbin buzdan soğuksa bu kapıdan geç..."

"Eğer bu kişi değilsen kendini öldür ve yenilgiyi kabul edip sonsuza dek acı çek... Unutma... *O*nun diyarında başarısız olursan çok daha korkunç bir son seni bekliyor olacak... Ã?ünkü Karanlığın Kalbine giden yoldasın, *O* görmeyen gözlerine rehber olsun..."
That which doesn't kill you, makes you stronger
Only God should have this power
CHANGES
Başbüyücü
Posts: 754
Joined: Sat Jun 05, 2004 10:00 am
Location: NOWHERE NOW HERE
Contact:

Post by CHANGES »

Brenne her adımında duyduğu çığlıklarla kendinde bir yenilenme hissediyordu.Bu çığlıklar mabedinde verdiği onlarca kurbanın çığlıklarından daha da hüzün ve acı doluydu.Kapıya geldi Brenne,kafasını kaldırdı ve yazıya baktı.Bildiği kadim bir dilde yazılmış yazıyı okudu.
"Cesaretim mi,hıh kaybedecek neyim var ki,ayrıca efendi beni bekliyor.Kararlılık mı bunca yolu boşuna gelmedim.Kalbim mi onu hissetmeyeli çok zaman oldu." diye düşündü.
Sonrasındaki yazı ise doğru yolda olduğunu bildiriyordu.O nun diyarında başarısızlık ise çok uzak görünüyordu.En azından şimdilik.Efendisinin kendisine bahşettiği parşömenini kontrol etti.Emin olduktan sonra yavaş adımlarla kapıdan geçmek için adım attı,kendisini bekleyenleri merak ederek.
"We were young and unexperienced.We were proud and ready to die for justice.But now it is time to break the chains.Long live Chaos Legion"
Locked

Who is online

Users browsing this forum: No registered users and 0 guests