DİRENİş (RP)
Cüce her ihtimale karşı baltasını elije kaptı ve almiraya zarar gelmesi durumunda grimble kendi ırkdaşına hiç düşünmeden saldıracaktı.Aklından acaba bana da bir elf saldırsa almira da böyle bişi yaparmıydı die düşünmeden edemedi.Daha sonra dikkatini dahada toplayı elf leydisi ile cücenin arasına girdi.
-Sakin ol dostum o elf benim çok iyi bir dostum.Ona zarar gelmesini istemem lütfen olay çıkmadan yeine otur yoksa bu balta yı kendi ırkdaşıma karşı kullanmak istemem.Hadi lütfen yerine otur...
-Sakin ol dostum o elf benim çok iyi bir dostum.Ona zarar gelmesini istemem lütfen olay çıkmadan yeine otur yoksa bu balta yı kendi ırkdaşıma karşı kullanmak istemem.Hadi lütfen yerine otur...
No one hears him cry so he turns to evil...
Elessar birden ayağa zıplamıştı adeta. Nası oluyor da bu cüce bu kadar kaba konuşabiliyor ve bağırıp çağırabiliyordu. Olacbilecek bir duruma karşı pozisyonunu almıştı. Gruplarındaki o cücenin de sözlerini duydu. Beklemediğini iltiraf etti kendine. Doğru olanı yapıyordu. Cücelerle elfler arasındaki sorunun bir "iyilik" meselesi olmadığını anladı. Daha çok farklı düşünüyorlardı. Elfler ve cüceler bile kendi arasında farklı düşünebiliyorken bu n e normaldi oysaki. Karşısındaki cüce yanındakinden farklı mıydı?
Hayır grubundan kimsenin incinmesine izin vermezdi. Almira'nın ise saçının tek teline dokunulmasına. "Kelamına dikkat edesin efendi cüce. Zira sabrımı imtahan ediyorsan son haddine gelmiş bulunuyorum, bilesin..."
Hayır grubundan kimsenin incinmesine izin vermezdi. Almira'nın ise saçının tek teline dokunulmasına. "Kelamına dikkat edesin efendi cüce. Zira sabrımı imtahan ediyorsan son haddine gelmiş bulunuyorum, bilesin..."
Chaos is the law of nature,
Order is the dream of man.
Order is the dream of man.
Grimble elf beyinin ayağa kalktığını gördü ve sarf ettiği sözleri duydu.Bunun üzerine elf beyine dönerek
-Bu benimle o cüce arasında elf beyi işime lütfen karışma.Burdaki kimseye herhangi bir zarar gelmicek tabii o cüce yi kızdır ma ya devam edersen senin ve bizim için kötü sonuçlar doğurabilir...
-Bu benimle o cüce arasında elf beyi işime lütfen karışma.Burdaki kimseye herhangi bir zarar gelmicek tabii o cüce yi kızdır ma ya devam edersen senin ve bizim için kötü sonuçlar doğurabilir...
No one hears him cry so he turns to evil...
"Eğer biri tehtid ediliyorsa alakadar eder." diye yanıtladı. Kısa bir cevaptı. Cücenin söylediklerini düşündü. Cücelerin bile farklı olabileceğini mi düşünmüştü? şimdi ise hepsinin aynı olduğunu düşünüyordu. "Cüceyi kızdırmaya devam edersem mi?" diye geçirdi içinden. Ne kadar karşı karşıya olsalar da bu cüceler birbirlerini tutuyorlardı. Alaycı bir gülümseme takındı suratına. "Ya da benim doğuracağım sonuçları..." diye geçirdi içinden. Sesli söylemiyordu. Cücenin haklı olduğu bir konta vardı. Ortamın kızışması kötü olurdu. Ama cücenin ona yapabilecekleri yüzünden değil. Kavga olabileceği yüzünden. Ortak düşmanları varken bu ırkların birbiriyle mücadele etmesi acıydı.
"Gavga etmeye bayılmıyorum."dedi sakin bir ses tonuyla."SAdece yerine otursun ve uzunkulaklar hakkında yorum yapmayı kessin" "uzunkulaklar" kelimesini alaycı bir vurrguyla söylemişti.
"Gavga etmeye bayılmıyorum."dedi sakin bir ses tonuyla."SAdece yerine otursun ve uzunkulaklar hakkında yorum yapmayı kessin" "uzunkulaklar" kelimesini alaycı bir vurrguyla söylemişti.
Chaos is the law of nature,
Order is the dream of man.
Order is the dream of man.
-Madem öle herşeyi bilen kadim elf beyi (abartarak ve sesini yükselterek söler) buyur olayları sen halled.Grimble artık bu elf den sıkılmaya başlamıştı.Grupta diğer elfle anlaşırken bu çok bilmiş elf e hala güvenemiodu.
-Beni ararsanız dışarda olucam dierek kapıyı çarparak dışarı çıktı....
-Beni ararsanız dışarda olucam dierek kapıyı çarparak dışarı çıktı....
No one hears him cry so he turns to evil...
Almira çok şaşırmıştı. Hiç tanımadığı bir yerdeydi ve hiç tanımadığı bir cüce karşısına dikilmiş neler söylüyordu. Hele ki bu küçük cücnin böyle bir davranışta bulunması Almira'yı çok etkilemişti..
Daha sonra ise Elessar..Nasılda beni düşünüyor diye iç geçirdi ve "sakin ol lütfen kimsenin üzülmesini ya da yara almasını istemeyiz değil mi?" dedikten sonra cüce efendiye döndü.
"Yavaş ol bakalım cüce efendi...Sanırım bizi dinliyordun ve bu da hiç hoş bir davranış değildir bayım. Sizinle bir sorunumuz yok, anlayacağınız üzere sizin ırkdaşınızla iyi bir arkadaşız ve sadece şakalaşıyorduk..şaka!! nedir bilir misiniz?!" dedi ve yüzündeki o gülümseme yavaş yavaş kayboluyor yerini çatık bir yüz ifadesi alıyordu.
Daha sonra ise Elessar..Nasılda beni düşünüyor diye iç geçirdi ve "sakin ol lütfen kimsenin üzülmesini ya da yara almasını istemeyiz değil mi?" dedikten sonra cüce efendiye döndü.
"Yavaş ol bakalım cüce efendi...Sanırım bizi dinliyordun ve bu da hiç hoş bir davranış değildir bayım. Sizinle bir sorunumuz yok, anlayacağınız üzere sizin ırkdaşınızla iyi bir arkadaşız ve sadece şakalaşıyorduk..şaka!! nedir bilir misiniz?!" dedi ve yüzündeki o gülümseme yavaş yavaş kayboluyor yerini çatık bir yüz ifadesi alıyordu.
Do you know the terror of he falls asleep? To the very tors he is terrified. Because the ground gives way under him, And the dream begins...
Almira'nın sakinleştirmesi üzerine birşey söylemedi. Normalde iyi bir diplomattı. Ama sevgisinden kaynaklanan öfkesi bu yeteneğini gölgelemiş gibiydi. Almira'nın diplomatlığını kabul etti. Kavgayı sevmezdi. Eğer başarabilirse halletmesine izin verecekti. Ama birşey olmasına göz yumamazdı. Zaten bir cüce bile olsa bayana el kaldırabileceğini düşünmüyordu. Tetikteydi. Bekledi. Almira'ya güveniyordu. Ama işi şansa bırakamazdı.
Chaos is the law of nature,
Order is the dream of man.
Order is the dream of man.
Almira, Elessar'ın bir şey yapmaması üzerine biraz rahatladı. Olay çıkmasını istemiyordu. Handa bulunan diğer cücelerin ne yaptıklarına baktı; çoğu sadece bakmakla yetiniyordu, kimiyse içtiği biraların etkisinden kurtulamamıştı. Kendine güveni olan cüceler ise oturdukları yerlerden kalkmış, olabilecek bir duruma karşı pozisyona geçmişlerdi.
Tekrar karşısında duran cüceye baktı ve Almira'nın temkinli bekleyişi başladı...
Tekrar karşısında duran cüceye baktı ve Almira'nın temkinli bekleyişi başladı...
Do you know the terror of he falls asleep? To the very tors he is terrified. Because the ground gives way under him, And the dream begins...
Bu tartışmaya bir son vermesi gerektiğini düşündü Falcon. Hiddetlenen cüceye bakarak;
-"Ã?ıkışınız anlamsız değerli cüce. Biz savaşçılar, buraya yaratıkları katletmek için geldik. Aynı amaç uğruna savaşan biriyle savaşmak isteyeceğimiz son şeydir. Elf hanımızın sözleri yanlış anlaşıldı Halbuki o sadece gergin ortamı biraz olsun neşelendirebilmek için bunu yaptı. Tatsızlık çıkmasına lüzum yok. Sizi masamıza davet ediyorum. Buyrun birlikte birşeyler içelim." dedi.
Uzlaşmacı bir tavır izleyen Falcon'un sözleri, bir hışımla ayağı kalkan cüceyi biraz olsun sakinleştirmiş gibi görünüyordu.
-"Ã?ıkışınız anlamsız değerli cüce. Biz savaşçılar, buraya yaratıkları katletmek için geldik. Aynı amaç uğruna savaşan biriyle savaşmak isteyeceğimiz son şeydir. Elf hanımızın sözleri yanlış anlaşıldı Halbuki o sadece gergin ortamı biraz olsun neşelendirebilmek için bunu yaptı. Tatsızlık çıkmasına lüzum yok. Sizi masamıza davet ediyorum. Buyrun birlikte birşeyler içelim." dedi.
Uzlaşmacı bir tavır izleyen Falcon'un sözleri, bir hışımla ayağı kalkan cüceyi biraz olsun sakinleştirmiş gibi görünüyordu.
Only God can Judge me!
Almira, Falcon'un bu davetine bir anlam veremedi. Zaten grup içinde yeterince huzursuzluk vardı. Bir de bu cücenin davet edilmesini anlayamıyordu. Amaç, yaratıkları öldürmek için yandaş toplamaksa buna hiç de gerek yok halbuki diye düşündü. Ya da grup içinde Grimble için bir ırkdaştan çok bir dost edinmesi için mi yapmıştı Fatcon bunu..
Yine kafasında bir sürü soru oluşmuştu hemen kovdu bu düşüncelerini zihni aydınlandı...Zamana bırak dedi içinden, sevdiği adam gibi yaptı; zamana bıraktı...
Yine kafasında bir sürü soru oluşmuştu hemen kovdu bu düşüncelerini zihni aydınlandı...Zamana bırak dedi içinden, sevdiği adam gibi yaptı; zamana bıraktı...
Do you know the terror of he falls asleep? To the very tors he is terrified. Because the ground gives way under him, And the dream begins...
Falcon'un cüceyi davet etmesindeki asıl amacı grubun genişlemesini sağlamaktı. Sonuçta yeni vücutlar varolan güce, güç katacaktı. Önemli olan aynı yola baş koymak, direnişe ortak olacak hem fiziksel hemde beyinsel güce sahip insanları biraraya getirebilmekti Falcon'a göre.
Grup içerisindeki sorunlar mutlaka hallolacaktı. Uyum sorunun çözülmesi, ufkun yolunu açacak ve buda ırkların birbirleriyle çelişmeleri yerine daha fazla kötünün kanının akmasını sağlayacaktı.
Grup içerisindeki sorunlar mutlaka hallolacaktı. Uyum sorunun çözülmesi, ufkun yolunu açacak ve buda ırkların birbirleriyle çelişmeleri yerine daha fazla kötünün kanının akmasını sağlayacaktı.
Only God can Judge me!
Falcon'un el atmasını izledi. Belki de fazla sinirliydi bazı şeyleri düşünmek için. Karışmadı. Cüceyi masaya davet etmişti.Bu ilk önce garip geldi. Ama düşündü akıllıcaydı. Kavgayı önlemek için iyi bir yoldu. Bir itirazı olmayacaktı. Önemli olan kimsenin incinmemiş olmasıydı. Derin bir nefes çekti. Sakinleşmeye çalıştı iyice. Cücenin vereceği yanıtı bekliyordu.
Chaos is the law of nature,
Order is the dream of man.
Order is the dream of man.
Grimbli içerde olanları harfi harfine duyuyordu tabii bazen ağznın soğuktan takırdamasından dolayı bazı cümleleri duyamıyordu.Fakat falcon un gerginlik ortamını düşürmesinden dolayı biraz mutlu oldu.Zira eğer cüce gruba katılırsa güzel bir 2li olacağını düşünüyordu grimble.Daha fazla dayanamayıp hanın kapısını açıp içeri girdi.Hanın yarısndan fazlası cüce yle doluydu.
No one hears him cry so he turns to evil...
Salamone öfkesinden çıldırıyordu.Zaten patlamaya hazırdı.Elf bayanının sözleri onun patlamasını sağlamıştı.şimdi önünde bir kaç kişi vardı. Masadaki cüce dışarı çıkmıştı.Aslında ona ağzının payını vermesi gerekirdi.Bir cücenin şanına yakışmayacak şeylerdi yaptığı hareketler.
Etrafındaki herkes bir şey söylüyordu ama salamone bunların hiçbirini duymadı.Sadece karşısında duran dişi uzunkulağa odaklanmıştı.Dişi uzunkulağın sözleri kafasında yankılanıyordu.'Sadece şakaydı!'.Salamone dişlerinin arasından hırlarmış gibi konuştu;
-Demek bir şakaydı uzunkulak.Sana tavsiyem bundan sonra şaka yaparken dikkatli olmanı tavsiye ediyorum.Buraya neden geldiğinizi bilmiyorum.Ama eğer cücelere hakaretler yağdırmaya geldiyseniz ayağınızı denk almanızı öneririm.Burada hiç kimse uzunkulakları RENCİDE etmiyor!
Salamone son cücmlesini sanki kusuyormuş gibi söylemişti.Daha sonra etrafına bile bakmadan tekrar masasına doğru yöneldi.Artık etrafı algılayabiliyordu.Arkasını döner dönmez başındaki terleri silen hancıyı gördü.Hancı kavga çıkmadığı için mutlu gözüküyordu.Salamone hızla giderek sandalyesini yerden kaldırıp masasına tekrar oturdu.Karşı masadaki herkesin-hatta handaki hemen hemen herkesin-ayakta olduklarını gördü.Omuz silkerek bardağındaki birayı içmeye çalıştı.Ama bardak boşalmıştı.Hancıya "Hey Daniel bana bir bira daha!!"...
Etrafındaki herkes bir şey söylüyordu ama salamone bunların hiçbirini duymadı.Sadece karşısında duran dişi uzunkulağa odaklanmıştı.Dişi uzunkulağın sözleri kafasında yankılanıyordu.'Sadece şakaydı!'.Salamone dişlerinin arasından hırlarmış gibi konuştu;
-Demek bir şakaydı uzunkulak.Sana tavsiyem bundan sonra şaka yaparken dikkatli olmanı tavsiye ediyorum.Buraya neden geldiğinizi bilmiyorum.Ama eğer cücelere hakaretler yağdırmaya geldiyseniz ayağınızı denk almanızı öneririm.Burada hiç kimse uzunkulakları RENCİDE etmiyor!
Salamone son cücmlesini sanki kusuyormuş gibi söylemişti.Daha sonra etrafına bile bakmadan tekrar masasına doğru yöneldi.Artık etrafı algılayabiliyordu.Arkasını döner dönmez başındaki terleri silen hancıyı gördü.Hancı kavga çıkmadığı için mutlu gözüküyordu.Salamone hızla giderek sandalyesini yerden kaldırıp masasına tekrar oturdu.Karşı masadaki herkesin-hatta handaki hemen hemen herkesin-ayakta olduklarını gördü.Omuz silkerek bardağındaki birayı içmeye çalıştı.Ama bardak boşalmıştı.Hancıya "Hey Daniel bana bir bira daha!!"...
Uçurumdan kurtulmanın tek yolu ona bakmak, derinliğini ölçmek ve kendini o boşluğa bırakmaktır.
Hal büyük bir hışımla handan içeri daldı.Hana girdiğinde tökezliyerek yere kapaklanıyordu ama son anda dengesini toparlamayı başarmıştı.Koştura koştura geldiği için soluk soluğa kalmıştı.Handa içeriye bir göz attı.Herkes ayaktaydı.Hal bir anda şaşkına dönmüştü.Kimse onu umursamamıştı. Zaten umursamalarınıda beklemiyordu.Etrafa bakarken masaların bir tanesinde hırsızlık yapan hobiti seçmişti.Hal derin bir oh çekti.Ardından salamone yi aradı handa.Onu en dipteki masada olduğunu gördü.Sakince yanına gitti.Salamone onu yanına gelene kadar fark etmemişti.Hal bir an onun için üzüldü.Çok içki içiyordu.ama enterasan bir şey hiçbir şeyde olmuyordu.
Salamone Hal ı dibine girene kadar görmemişti.Halı görünce ona ters ters baktı.Bu çocuğun bu saat te burada ne işi vadı.Demirhane de olması gerekiyordu.Salamone yavaşça ayağa kalktı.Ã?ocuk sanki onun bakışlarının altında eriyordu.Salamone ayağa kalktığında "Hayırdır Hal niye demirhanede değilsin??".Soruyu gerçekten merak ediyordu.ama ses tonu kızgın değildi.Tam tersi Hal ı herzaman şaşırttığı gibi sakin ve temkinli çıkmıştı.Hal titrek bir sesle "Usta sana söylemem gereken önemli bir şey var.Ama sözümü bitirmeden sakın bana kızma tamam mı??"
Salamone belli bir süre bekledi.Daha sonra tekrar yerine oyurdu ve Hal ı da oturması için davet etti.Hal oturduktan sonra titrek bir sesle "Ussta demirr-hanede hırsızlık oldu".
Salamone bu lafı duyunca beyninden vurulmuşa dönmüştü.Hemen yerinden kalkarak koca salonu inleten bir sesle "NEEE!!!" diye bağırdı.Hal bir an ustasınbın onu oracıkta öldüreceğini sandı.Ama kendisini yoparlıyarak "Usta sakinleş ve otur.Sözümü bitireyim az."
Hal ustasının tekrar yerine oturmasını bekledi.Salamone Hal a sanki onu yiyecekmiş gibi bakıyordu.ama hiç ses çıkarmıyordu.Hatta salamone nin suratı sinirden kıpkırmızı kesilmişti.Hal sözlerine devam etti."Ben ateşi körüklemeye gittiğim sırada olmuş.Tam hırsız çıkarken arkasından gördüm.Duvardaki kısa kılıçlardan birini almış yerinede bir tane bıçak bırakmış.Hırsızı takip ettim."
Salamone meraklı gözlerle "Nerede peki??Onu elime geçirince kılıcın keskin olup olmadığını onun üzerinde denemek istiyorum!!".
Hal derin bir nefes alarak "O şu an bu handa.şu karşı masada oturan hobit".Hal biraz önce salamone nin hakaretlere cevap vermek için gittiği salamone nin deyimiyle uzunkulakların bulunduğu masayı göstermişti.
Salamone gözlerini kısarak o masaya baktı.Daha sonra koca salonu inletecek şekilde böğürdü.Hızla masadan kalkarak o masaya doğru yöneldi...
Salamone Hal ı dibine girene kadar görmemişti.Halı görünce ona ters ters baktı.Bu çocuğun bu saat te burada ne işi vadı.Demirhane de olması gerekiyordu.Salamone yavaşça ayağa kalktı.Ã?ocuk sanki onun bakışlarının altında eriyordu.Salamone ayağa kalktığında "Hayırdır Hal niye demirhanede değilsin??".Soruyu gerçekten merak ediyordu.ama ses tonu kızgın değildi.Tam tersi Hal ı herzaman şaşırttığı gibi sakin ve temkinli çıkmıştı.Hal titrek bir sesle "Usta sana söylemem gereken önemli bir şey var.Ama sözümü bitirmeden sakın bana kızma tamam mı??"
Salamone belli bir süre bekledi.Daha sonra tekrar yerine oyurdu ve Hal ı da oturması için davet etti.Hal oturduktan sonra titrek bir sesle "Ussta demirr-hanede hırsızlık oldu".
Salamone bu lafı duyunca beyninden vurulmuşa dönmüştü.Hemen yerinden kalkarak koca salonu inleten bir sesle "NEEE!!!" diye bağırdı.Hal bir an ustasınbın onu oracıkta öldüreceğini sandı.Ama kendisini yoparlıyarak "Usta sakinleş ve otur.Sözümü bitireyim az."
Hal ustasının tekrar yerine oturmasını bekledi.Salamone Hal a sanki onu yiyecekmiş gibi bakıyordu.ama hiç ses çıkarmıyordu.Hatta salamone nin suratı sinirden kıpkırmızı kesilmişti.Hal sözlerine devam etti."Ben ateşi körüklemeye gittiğim sırada olmuş.Tam hırsız çıkarken arkasından gördüm.Duvardaki kısa kılıçlardan birini almış yerinede bir tane bıçak bırakmış.Hırsızı takip ettim."
Salamone meraklı gözlerle "Nerede peki??Onu elime geçirince kılıcın keskin olup olmadığını onun üzerinde denemek istiyorum!!".
Hal derin bir nefes alarak "O şu an bu handa.şu karşı masada oturan hobit".Hal biraz önce salamone nin hakaretlere cevap vermek için gittiği salamone nin deyimiyle uzunkulakların bulunduğu masayı göstermişti.
Salamone gözlerini kısarak o masaya baktı.Daha sonra koca salonu inletecek şekilde böğürdü.Hızla masadan kalkarak o masaya doğru yöneldi...
Uçurumdan kurtulmanın tek yolu ona bakmak, derinliğini ölçmek ve kendini o boşluğa bırakmaktır.
Who is online
Users browsing this forum: No registered users and 1 guest

