Karanlık Mağaranın Gizemi...
"Buna sevindim... İstediğiniz an yola çıkabilirsiniz.... ne zaman isterseniz komutan size yolu gösterecektir" dedi ve odaya yeni girmiş olan miria nın ilk konuştuğu drowu gösterdi.
Drow saygıyla Miria ya baktı ve " Buradan leydim.. size yol gösterebilirim tabi isterseniz" dedi.
Drow saygıyla Miria ya baktı ve " Buradan leydim.. size yol gösterebilirim tabi isterseniz" dedi.
her zaman yalan söyle ki, kimse yalan söylediğini anlayamasın
güç amacın, k
güç amacın, k
Miria dişi drowu tekrar selmalayarak "aslında biraz dinlenmek ve ondan sonra yola çıkmak istiyorum. Konukseverliğiniz için teşekkürler" dedi.
Yol gösteren drowa baktı ve kapıdan çıktı..
Yol gösteren drowa baktı ve kapıdan çıktı..
Do you know the terror of he falls asleep? To the very tors he is terrified. Because the ground gives way under him, And the dream begins...
Findor ve CAlis peşindeki adamlarla hiç durmadan sürekli koştular ve artık
geçen süre zarfının içinde ormanın girişine kadar geldiler.
findor adamlara etrafı gözetmelerini ve dinlenmeleri gerektiğini söyledi...
İkiside biraz da olsa yorulmuşlardı ama bedenleri buna dayanıklı hale gelmişti.
1 saat dinlendikten sonra adamların yemek yemeleri beklendi ve hemen ormanın içine
doğru hızlıca harakete geçildi artık karanlık ormanda daha dikkatli gidiyor
ve sürekli gözlemliyorlardı... Etraflarını gelebilecek her türlü tehlikeye karşı
findor tehlikenin burada olmadığını ve yerin altından geleceğini biliyordu "drowlar"
diye mırıldandı kendi kendine sürekli miria yı düşünüyordu..
geçen süre zarfının içinde mağaranın ağzına kadar geldiler ve findor burda adamlarına
artık onların gitme vakti geldiğini ama buradan fazla uzaklaşmamalarını ürekli tetikte
ve nöbette olmalkarı gerektiğini yoksa ölebileceklerini açıkça söyledi ve tehlikelerden
bahsetti...
Findor ve Calis mağaranin ağzına doğru ilerlediler ve içeriye ilk adımlarını attılar
findor alışkın olduğu o pis kokuyu hissetti yine ama artık etkilenmiyordu ilerlemeye başladılar.
geçen süre zarfının içinde ormanın girişine kadar geldiler.
findor adamlara etrafı gözetmelerini ve dinlenmeleri gerektiğini söyledi...
İkiside biraz da olsa yorulmuşlardı ama bedenleri buna dayanıklı hale gelmişti.
1 saat dinlendikten sonra adamların yemek yemeleri beklendi ve hemen ormanın içine
doğru hızlıca harakete geçildi artık karanlık ormanda daha dikkatli gidiyor
ve sürekli gözlemliyorlardı... Etraflarını gelebilecek her türlü tehlikeye karşı
findor tehlikenin burada olmadığını ve yerin altından geleceğini biliyordu "drowlar"
diye mırıldandı kendi kendine sürekli miria yı düşünüyordu..
geçen süre zarfının içinde mağaranın ağzına kadar geldiler ve findor burda adamlarına
artık onların gitme vakti geldiğini ama buradan fazla uzaklaşmamalarını ürekli tetikte
ve nöbette olmalkarı gerektiğini yoksa ölebileceklerini açıkça söyledi ve tehlikelerden
bahsetti...
Findor ve Calis mağaranin ağzına doğru ilerlediler ve içeriye ilk adımlarını attılar
findor alışkın olduğu o pis kokuyu hissetti yine ama artık etkilenmiyordu ilerlemeye başladılar.
Diğerleri acı çektirirse
ben kan kustururum...
Onlar korkutursa ben dehşete düşürürüm.
Ve sizden yada başkasından alınması
gereken bir intikam varsa BEN alırım.
ben kan kustururum...
Onlar korkutursa ben dehşete düşürürüm.
Ve sizden yada başkasından alınması
gereken bir intikam varsa BEN alırım.
Calis ve Findor mağaraya girdikten sonra mağaranın derinlikleri
ne doğru yol aldılar.Calis mağaranın kötü koktuğunu anladı fakat
bundan hiç wtkilenmemiş gibi findor la yürümeye devam ettiler.
Calis burda olabilecek tehlikeleri adı gibi biliyordu.Yer altının
en kötü ırkı drow lardı.Mutlak a bu ırkdan kendilerini engellemeye
çalışan lar olucaktı fakat calis ve findor buna karşı daima tetikte
olucaklardı.Calis ile findor mağaranın derinlikerine indikçe görüş
mesafaleri düşüyordu.dahada indiklerinde artık tamamenn göremez olmuşladı.Calis elini şaplattı ve elinde bir asa belirdi.Calis asaya
karak içinden bir şeyler söledi ve light büyüsü yaptı.Calisin yaptığı
büyü işe yaraamıştı.Artık önlerini ve etraflerını daha iyi görebiliyor
lardı...
ne doğru yol aldılar.Calis mağaranın kötü koktuğunu anladı fakat
bundan hiç wtkilenmemiş gibi findor la yürümeye devam ettiler.
Calis burda olabilecek tehlikeleri adı gibi biliyordu.Yer altının
en kötü ırkı drow lardı.Mutlak a bu ırkdan kendilerini engellemeye
çalışan lar olucaktı fakat calis ve findor buna karşı daima tetikte
olucaklardı.Calis ile findor mağaranın derinlikerine indikçe görüş
mesafaleri düşüyordu.dahada indiklerinde artık tamamenn göremez olmuşladı.Calis elini şaplattı ve elinde bir asa belirdi.Calis asaya
karak içinden bir şeyler söledi ve light büyüsü yaptı.Calisin yaptığı
büyü işe yaraamıştı.Artık önlerini ve etraflerını daha iyi görebiliyor
lardı...
No one hears him cry so he turns to evil...
Asanın büyüsü bittiğinde ikisi de karanlıkta kalmışlardı ve bir kez daha meşale kullanmaya başladılar.. Zemin oldukça kötüydü ve tehlikelere karşı tetikte olmak için dikkatli bir şekilde ilerliyorlardı. İkisi de ceset oldukları için yorulmuyorlardı. Mağarada kendilerinden daha kötü kokabilecek birşeyin olmaması onları endişelendiriyordu çünkü kokuları düşmanlarına karşı onları ele verebilecek bir şeydi.. Bu şekilde yürümeye devam ediyorlardı. İki cesedin varlığı etfataki hayvanları rahatsız ediyordu ve onlardan uzak durmalarını sağlıyordu ama ikisi de yakında drowların bölgesine gireceklerini ve bu kokunun onlara engel olacağını biliyorlardı... Bir çare bulmalıydılar ama nasıl birşey yapacaklarını daha bulamamışlardı.
Çok az konuşuyor ve hızla ilerlemeye çalışıyorlardı.
Bu arada çilek drow şehrinde biraz daha dinlendikten sonra yola çıktı. Yanına sadece iki kişiyi almıştı o da onu ilk karşılayan drow erkeği ve de bir kutsal rahibeydi. Mağaraların yapıları hakkında bilgiliydiler ve ona rehberlik yapacaklardıı... Ya da başka bir deyişle onu izleyeceklerdi.
"Ayrılırken inançları konusunda ufak problemleri var" demişti drow dişisi ona.. Bunların ne gibi problemler olacağını bilemiyordu. İkisi de çok konuşkan sayılmazlardı fakat uzun süren yolculuk ikisini de bir şekilde konuşmaya mecbur bırakıyordu.
"Leydim o labaratuvarda tam oalrak ne bulmayı düşünüyorsunuz ? " diye sordu Drow erkeği... Bir ismi belki vardı fakat bunu kimse ona söylememişti.. Bu esnada Drow dişisi onlarla ilgilenmiyormuş gibi görünüyordu.
Çok az konuşuyor ve hızla ilerlemeye çalışıyorlardı.
Bu arada çilek drow şehrinde biraz daha dinlendikten sonra yola çıktı. Yanına sadece iki kişiyi almıştı o da onu ilk karşılayan drow erkeği ve de bir kutsal rahibeydi. Mağaraların yapıları hakkında bilgiliydiler ve ona rehberlik yapacaklardıı... Ya da başka bir deyişle onu izleyeceklerdi.
"Ayrılırken inançları konusunda ufak problemleri var" demişti drow dişisi ona.. Bunların ne gibi problemler olacağını bilemiyordu. İkisi de çok konuşkan sayılmazlardı fakat uzun süren yolculuk ikisini de bir şekilde konuşmaya mecbur bırakıyordu.
"Leydim o labaratuvarda tam oalrak ne bulmayı düşünüyorsunuz ? " diye sordu Drow erkeği... Bir ismi belki vardı fakat bunu kimse ona söylememişti.. Bu esnada Drow dişisi onlarla ilgilenmiyormuş gibi görünüyordu.
her zaman yalan söyle ki, kimse yalan söylediğini anlayamasın
güç amacın, k
güç amacın, k
Miria gayet sakin bir ses tonuyla "bırak da o bana kalsın" dedi. İşlerine karışılmasını ve bu konuda yeterince ilgisi olmayanların kendisine sorular sormasını sevmiyordu. Bu konudaki tavrı kesindi ve ne olursa olsun asla taviz veremezdi.
Sadece bu drow erkeğinin merakını geçiştirmek ve yol boyunca bu tarz sorular sormaması için "inan bana hayatta görmek istemeyeceğin bir şeyi" dedi. "Ama ben ve benim gibiler için büyük hayranlık uyandıracak bir şey!"
Sadece bu drow erkeğinin merakını geçiştirmek ve yol boyunca bu tarz sorular sormaması için "inan bana hayatta görmek istemeyeceğin bir şeyi" dedi. "Ama ben ve benim gibiler için büyük hayranlık uyandıracak bir şey!"
Do you know the terror of he falls asleep? To the very tors he is terrified. Because the ground gives way under him, And the dream begins...
Drow dişisi konuşmalara uzaktan seyirci oluyor hiç karışmıyordu. Ama ikisine karşı da bariz bir küçümseme içerisindeydi. Hatta Miria drow erkeğini cevapladığında veridği cevaptan memnun olmuş ve "Gerçekten dişi gibi davranıyor" diye düşünmüştü.
"Elinizde harita ya da ona benzer birşeyler var mı ? " diye sordu Drow dişisi. Bunu ne amaçla sorduğunu anlayamamıştı Miria..
"Elinizde harita ya da ona benzer birşeyler var mı ? " diye sordu Drow dişisi. Bunu ne amaçla sorduğunu anlayamamıştı Miria..
her zaman yalan söyle ki, kimse yalan söylediğini anlayamasın
güç amacın, k
güç amacın, k
RP DIşI : Rp ye yazmıştım ama o rplerinn yok sayılmasını ve undead karakterimin iptal edilmesini yada yeminerin kontrolü altına verilmesini istiyorum...
findor undead savaşçı artık yeminerdedir.
findor undead savaşçı artık yeminerdedir.
Diğerleri acı çektirirse
ben kan kustururum...
Onlar korkutursa ben dehşete düşürürüm.
Ve sizden yada başkasından alınması
gereken bir intikam varsa BEN alırım.
ben kan kustururum...
Onlar korkutursa ben dehşete düşürürüm.
Ve sizden yada başkasından alınması
gereken bir intikam varsa BEN alırım.
Miria bu soruya da gayet sabırlılıkla yanıtlamıştı. "Gideceğim yeri bulmam için harita yada bir pusulaya ihtiyacım yok. Bana bahşedilenler bunu için var." dedi.
Bu konuşmanın amacını bilmiyordu. Gerçi bilmek de istemiyordu. şu anda ki tek düşüncesi üstlenmiş olduğu görevdi. Eğer bu drow dişisi bile daha sonradan bu anlaşmayı gözardı edecek hareketler yapacak olursa; onu ve yanındaki askerlere cezaların en büyüğünü vereceğinden emindi. Ve o gün hayata son kez bakacaklardı. Ve alacakları nefes, son nefes olacaktı.
"Ne amaçla sorduğunuzu öğrenmem de bir sakınca var mı?" dedi kafasındaki hoşnut kaldığı düşüncelerini uzaklaştırarak. "Sadece merakınızı gidermek için mi yoksa sizin bildiğiniz ama benim bilmediğim şeyleri hayata geçirmek için mi?" diye sürdürdü sözlerini.
Bu konuşmanın amacını bilmiyordu. Gerçi bilmek de istemiyordu. şu anda ki tek düşüncesi üstlenmiş olduğu görevdi. Eğer bu drow dişisi bile daha sonradan bu anlaşmayı gözardı edecek hareketler yapacak olursa; onu ve yanındaki askerlere cezaların en büyüğünü vereceğinden emindi. Ve o gün hayata son kez bakacaklardı. Ve alacakları nefes, son nefes olacaktı.
"Ne amaçla sorduğunuzu öğrenmem de bir sakınca var mı?" dedi kafasındaki hoşnut kaldığı düşüncelerini uzaklaştırarak. "Sadece merakınızı gidermek için mi yoksa sizin bildiğiniz ama benim bilmediğim şeyleri hayata geçirmek için mi?" diye sürdürdü sözlerini.
Do you know the terror of he falls asleep? To the very tors he is terrified. Because the ground gives way under him, And the dream begins...
"O sadece bir erkek... Saçmalıyor" dedi elf dişisi önemsemeden.. "Bizim görevimiz sadece size hizmet etmek ve yolda size refakat etmek. Nereye gittiğinizin bizim için bir önemi yok " dedi ve ters bir şekilde drow erkeğine göz attı. Erkek bundan çok etkilenmiş gibi görünmüyordu fakat yine de bir tartışma başlatmadı ve yediği lafları yuttu.
Birkaç yiyecek çıkardı. Miria bunları daha önce hiç görmemişti. Renkleri oldukça garipti. Drow daha sonra bu kuru yiyecekten bir parçayı Miria ya uzattı. Tatmak ister misiniz leydim ?
Birkaç yiyecek çıkardı. Miria bunları daha önce hiç görmemişti. Renkleri oldukça garipti. Drow daha sonra bu kuru yiyecekten bir parçayı Miria ya uzattı. Tatmak ister misiniz leydim ?
her zaman yalan söyle ki, kimse yalan söylediğini anlayamasın
güç amacın, k
güç amacın, k
Miria, dişi drow'un bu sözlerine karşılık olarak sadece gülümsedi ve uzatılan parçayı aldı ve evire çevire her bir rengine kadar inceledi. Hatta kokusunun olup olmadığına bakmak için kokladı da. "Bunu daha önce hiç görmemiştim adının ne olduğunu öğrenebilir miyim?" dedi.
Do you know the terror of he falls asleep? To the very tors he is terrified. Because the ground gives way under him, And the dream begins...
Miria dişi drowun yüzündeki değişimi sadece bir an fark edebildi. Daha sonra belki bunun bir hayal olduğunu düşünebilirdi fakat az önce öyle bir değişim gördüğünden emindi. Sanki dişi bi an endişelenmiş ti.
"İsmi Lxy'et E'eli " dedi dişi. Bu söz ağzından tıslar gibi çıkmıştı. "Çok besleyici bir besindir. Buralarda yitecek çok yetişmiyor. Sadece bu tür yiyecekler ypabilecek meyveler yetişiyor"
Daha sonra Miria ya baktı. Ne kadar zaman yürüyeceğiz leydim. Yolumuz çok mu ? Yoksa yakında dinlenecek miyiz ?
"İsmi Lxy'et E'eli " dedi dişi. Bu söz ağzından tıslar gibi çıkmıştı. "Çok besleyici bir besindir. Buralarda yitecek çok yetişmiyor. Sadece bu tür yiyecekler ypabilecek meyveler yetişiyor"
Daha sonra Miria ya baktı. Ne kadar zaman yürüyeceğiz leydim. Yolumuz çok mu ? Yoksa yakında dinlenecek miyiz ?
her zaman yalan söyle ki, kimse yalan söylediğini anlayamasın
güç amacın, k
güç amacın, k
Drow'un bu sözleri üzerine aldığı yiyeceği yememeye karar verdi. Sadece cebine koymakla yetindi. Yanında ilerleyen gruba göz attı. Gerçekten yorgun görünüyorlardı. Yolda karşılaşabilecek her türlü ihtimali düşünerek dinlenme kararı verdi. "Biraz dinlenmekte bir sakınca görmüyorum. Uygun olan ilk yerde mola verebiliriz." dedi.
Do you know the terror of he falls asleep? To the very tors he is terrified. Because the ground gives way under him, And the dream begins...
Who is online
Users browsing this forum: No registered users and 2 guests
