NAME:Myrthul
RACE:Human
CLASS:Wizard
WEİGHT:59
RACE:Human
AGE:34
GENDER:Male
LEVEL:10
ALLİGNMENT:Lawful Evil
_BACKGROUND_
Mızrak savaşından 4,5 yıl kadar önce Wayreth kulesi tarafından kendisine kara cüppe verilen Myrthul savaş sırasında ve sonrasında Ergoth taydı.
Ölümlüler çağı sırasında her büyücü gibi ruhundaki büyüsel gücün mını unutan Myrthul;sorcery konusunda araştırmalara başladı.devasa ejderhalar ortaya çıktıktan bir süre sonra büyüsel gücün yeni_ve nispeten daha zayıf_kaynağını keşfetti.
İşte tam bu sırada ruhunun derinliklerinde yepyeni _ve muazzam derecede güçlü_ bir tanrının kendisine seslenişini hissetti.bu bağlamda eski gücüne yeniden kavuşmayı ve yeni güçleriyle birleştirmeyi uman Myrthul hissettiği yeni tanrıya ulaşmak için sahip olduüğu bütün gücü kullanmayı bile göze aldı.
büyücünün içinde barındırdığı güç kulesini temellerinden sarsarken kendisi Ansalon un uzaklarında 10 towns civarında beliriverdi.
Uzun bir arayışın ardından yeraltındaki mabedi keşfeden Myrthul mabedin yalnız sahibi Dhamon ile tanıştı.
Myrthul un şahsi görüşü ruhunun derinliklerine işleyen tanrısal gücün Dhamon un tanrısıyla bir alakası olduğudur.
_APPEREANCE_
nispeten ince bir vücut yapısına sahip Myrthul un saları belli bölgelerinde beyazlaşmıştır ve siyah renktedir.Burnu geniş ve kemane ;kaşları kalıncadır.
Üzerinde Wayreth den aldığı kara cüppe bulunan Myrthul un yanından ayıramadığı bir asası ile beraber ufak bir hançeri vardır.
"Fırtına... sel... deprem... (RP)" ÖZERÄÂ
Adı: Kharon
Irk: Half Orc
Meslegi: Hunter
Yönelim: Cha. Bad
Kabilesi: Kemik İni
Saç Rengi: Bordo uzun
Göz Rengi: Kırmızı
Boy: 2.10cm
Kilo: 134 kg
Yaş: 8
Vücut Yapısı: Kalıplı, yeşil derili, vahşi bir surat ifadesi var karanlık bi tip yani.
Ekipman: WarHammer, Deri zırh
Özgecmis: Bir Orc saldırısına maruz kalan Barbar kabilesi'nin şefi kızına tecavüz eden Vahşi Orc şefinin oglu. Annesi onu dogurduktan sonra, Orclar tarafından öldürüldü ve Kharon Orcların elinde büyüdü. Kalıbı itibariyle diger Orclardan kat kat daha üstündü ve bu onun yeni sef olacagına dair bir belirtiydi. Bu yüzden diger Orclar ondan nefret ediyorlardı. Bir gece kendi nefretine hakim olamayan Kharon diger kardeslerini öldürdü, Babası MELKORTR, onun birdaha Kemik ini kabilesine gitmesine asla musaade etmeyecekti. O da batıya dogru yolculuguna basladı. Hayatta kalmak için avcılık yapıyordu ve boz ayı avlıyordu. Savaş çekici ile göğüs kafesini kırarak ayıyı öldürüyor, derisini yüzerek insan kasabalarına satıyor ve bu şekilde hatyatta kalıyordu. Ama bu yaşam tarzı bile onun nefretini dindiremedi. Batıdaki son durağı ise Dulbırakan köyünün kuzeyindeki Soncenk dağının eteklerindeki bir magaraydı. Köylüleri yakından izliyor ve birgun cıkacak olan savaşın hayalleriyle hiddetini ertelemeye calışıyordu...
Irk: Half Orc
Meslegi: Hunter
Yönelim: Cha. Bad
Kabilesi: Kemik İni
Saç Rengi: Bordo uzun
Göz Rengi: Kırmızı
Boy: 2.10cm
Kilo: 134 kg
Yaş: 8
Vücut Yapısı: Kalıplı, yeşil derili, vahşi bir surat ifadesi var karanlık bi tip yani.
Ekipman: WarHammer, Deri zırh
Özgecmis: Bir Orc saldırısına maruz kalan Barbar kabilesi'nin şefi kızına tecavüz eden Vahşi Orc şefinin oglu. Annesi onu dogurduktan sonra, Orclar tarafından öldürüldü ve Kharon Orcların elinde büyüdü. Kalıbı itibariyle diger Orclardan kat kat daha üstündü ve bu onun yeni sef olacagına dair bir belirtiydi. Bu yüzden diger Orclar ondan nefret ediyorlardı. Bir gece kendi nefretine hakim olamayan Kharon diger kardeslerini öldürdü, Babası MELKORTR, onun birdaha Kemik ini kabilesine gitmesine asla musaade etmeyecekti. O da batıya dogru yolculuguna basladı. Hayatta kalmak için avcılık yapıyordu ve boz ayı avlıyordu. Savaş çekici ile göğüs kafesini kırarak ayıyı öldürüyor, derisini yüzerek insan kasabalarına satıyor ve bu şekilde hatyatta kalıyordu. Ama bu yaşam tarzı bile onun nefretini dindiremedi. Batıdaki son durağı ise Dulbırakan köyünün kuzeyindeki Soncenk dağının eteklerindeki bir magaraydı. Köylüleri yakından izliyor ve birgun cıkacak olan savaşın hayalleriyle hiddetini ertelemeye calışıyordu...
İsim: MelkorTR
Irk: Orc
Mesleği: Kabile şefi
Yönelim: Chaotic bad
Kabilesi: Kemik İni
Saç Rengi: Ziftli Siyah
Göz Rengi: Siyah
Boy: 1.80 cm
Kilo: 90 kg
Yaş: 55
Vücut Yapısı: Tıknaz, yeşil derili
, şekilsiz
Ekipman: Broad sword, Ayı kemiğinden kalkan, Plaka zırh, Sırtında ayı postu, kafayı sıkan siyah demir başlık.
Özgeçmiş: Babası Kemik İni kabilesi şefi Archon öldükten sonra abisi Sauro'yu öldürüp kabilenin başına geçti. Kabilesiyle birlikte etrafa korku salıp akınlar düzenleyen ünlü bir şef oldu. Birgün bir barbar kabilesine düzenlediği saldırıda kaçırdığı bir barbar şefinin kızından oğlu oluncaya kadar hayatı istediği gibiydi.
Oğlu Kharon'un garip davranışları diğer Orclar tarafından beğenilmiyor hatta ondan nefret ediyorlardı. Bunun farkında olan Kharon Kardeşlerini öldürünce onu Kabileden istemesede atmak zorunda kaldı. Orclara yakışmasada bunun pişmanlığıyla tek başına oğlunun peşinden Batıya doğru gitti.
Umudunu yitirmek üzereydi ta ki Dulbırakan isimli bir köye yaklaşıncaya kadar...
Irk: Orc
Mesleği: Kabile şefi
Yönelim: Chaotic bad
Kabilesi: Kemik İni
Saç Rengi: Ziftli Siyah
Göz Rengi: Siyah
Boy: 1.80 cm
Kilo: 90 kg
Yaş: 55
Vücut Yapısı: Tıknaz, yeşil derili
, şekilsiz
Ekipman: Broad sword, Ayı kemiğinden kalkan, Plaka zırh, Sırtında ayı postu, kafayı sıkan siyah demir başlık.
Özgeçmiş: Babası Kemik İni kabilesi şefi Archon öldükten sonra abisi Sauro'yu öldürüp kabilenin başına geçti. Kabilesiyle birlikte etrafa korku salıp akınlar düzenleyen ünlü bir şef oldu. Birgün bir barbar kabilesine düzenlediği saldırıda kaçırdığı bir barbar şefinin kızından oğlu oluncaya kadar hayatı istediği gibiydi.
Oğlu Kharon'un garip davranışları diğer Orclar tarafından beğenilmiyor hatta ondan nefret ediyorlardı. Bunun farkında olan Kharon Kardeşlerini öldürünce onu Kabileden istemesede atmak zorunda kaldı. Orclara yakışmasada bunun pişmanlığıyla tek başına oğlunun peşinden Batıya doğru gitti.
Umudunu yitirmek üzereydi ta ki Dulbırakan isimli bir köye yaklaşıncaya kadar...
MelkorTR
Defender of GAİA
Defender of GAİA
Karakter Adı: Miria Scon
Irk : Elf
Sınıf: Psionicist
Yönelim: N.C
Vatan: Darksun
Yaş: 122
Boy / Kilo :210 cm / 60 kg.
Dış Görünüm:
Uzun düz siyah saçları vardır Miria"nın ve yemyeşil gözlere sahiptir. Beyaz tenine, yakışır siyah deri tulum giyer.
Geçmişi:
Miria geçmişine dair pek fazla bir şey hatırlamaz. Hafızasını kaybetmiştir. Gözlerini açtığında boşluk ve soğukla karşı karşıya kalıyor. Miria"nın tek hatırladığı bunlar oluyor, bir de gözlerini açtığı diyarın mevsiminin kış olduğunu anlıyor. Görmemiş olduğu bir çok bitki ve hayvan var. Miria civardaki köyün avcısı tarafından bulunur. Bir süre o köyde kalıp bilmediği bir dili ve dünyanın özelliklerini öğrenir Miria. Miria"nın adını bu avcı koyar. Öldüğü kızının adını" Avcı ölene kadar bu köyde yaşar ve bu arada birçok şey öğrenir yay kullanmak gibi. En sonunda Avcının gitme vakti geldiğinde Miria daha fazla burada kalmanın bir anlamı olmadığını düşünüp yola koyulur. Tek bir bildiği vardır o da kafasına koyduğunu yapmak intikam almak içindeki kini kusmaktır. Artık yalnız olduğu için kendisini karanlıklara adamıştır. Karanlıklarda rahatlar ve özünü bulmaya çalışır.
Miria yolculuk sırasında barbarların saldırısına uğrar. Fakat Miria"nın yayı tüm barbarları öldürmeye yetmez. Miria o telaş anında zihninin anında keskinleştiğini hisseder. Keskinleşen zihni sanki sadece kendisine saldıracak o yaratıkları algılıyor. Birden zihninde adeta şimşek çaktığını hissediyor ve sonrasında büyük bir yorgunluk. Miria kendisine saldıranlara baktığında bilinçsiz bir şekilde yattıklarını görüyor. Ve kendisini keşfetmeye bu şekilde başlamış oluyor.
Irk : Elf
Sınıf: Psionicist
Yönelim: N.C
Vatan: Darksun
Yaş: 122
Boy / Kilo :210 cm / 60 kg.
Dış Görünüm:
Uzun düz siyah saçları vardır Miria"nın ve yemyeşil gözlere sahiptir. Beyaz tenine, yakışır siyah deri tulum giyer.
Geçmişi:
Miria geçmişine dair pek fazla bir şey hatırlamaz. Hafızasını kaybetmiştir. Gözlerini açtığında boşluk ve soğukla karşı karşıya kalıyor. Miria"nın tek hatırladığı bunlar oluyor, bir de gözlerini açtığı diyarın mevsiminin kış olduğunu anlıyor. Görmemiş olduğu bir çok bitki ve hayvan var. Miria civardaki köyün avcısı tarafından bulunur. Bir süre o köyde kalıp bilmediği bir dili ve dünyanın özelliklerini öğrenir Miria. Miria"nın adını bu avcı koyar. Öldüğü kızının adını" Avcı ölene kadar bu köyde yaşar ve bu arada birçok şey öğrenir yay kullanmak gibi. En sonunda Avcının gitme vakti geldiğinde Miria daha fazla burada kalmanın bir anlamı olmadığını düşünüp yola koyulur. Tek bir bildiği vardır o da kafasına koyduğunu yapmak intikam almak içindeki kini kusmaktır. Artık yalnız olduğu için kendisini karanlıklara adamıştır. Karanlıklarda rahatlar ve özünü bulmaya çalışır.
Miria yolculuk sırasında barbarların saldırısına uğrar. Fakat Miria"nın yayı tüm barbarları öldürmeye yetmez. Miria o telaş anında zihninin anında keskinleştiğini hisseder. Keskinleşen zihni sanki sadece kendisine saldıracak o yaratıkları algılıyor. Birden zihninde adeta şimşek çaktığını hissediyor ve sonrasında büyük bir yorgunluk. Miria kendisine saldıranlara baktığında bilinçsiz bir şekilde yattıklarını görüyor. Ve kendisini keşfetmeye bu şekilde başlamış oluyor.
Do you know the terror of he falls asleep? To the very tors he is terrified. Because the ground gives way under him, And the dream begins...
-
Dragonfly
- Kutsanmış Kişi
- Posts: 1262
- Joined: Thu Mar 25, 2004 10:00 am
- Location: DoÄ?u Limerik
- Contact:
Karakter
Adı : Maximilian
Soyadı : Dragonfly
Doğum Yeri : Doğu Limerik
Yaş : 25
Irk : İnsan
Sınıf : Archdruid
Fiziksel
Özellikler: Boy : 185 cm Kilo : 80 kg Saç : Uzun/Siyah Göz : Kahve
Hikayeleştirilmiş Özgeçmiş :
Yaprakların sararmaya başladığı mevsimde ılık bir sabaha uyandı toros ormanındaki varlıklar. Havadaki değişikliği içgüdüleri ile anlayanlar soğuk günler için hazırlık yapmaya başlamışlardı bile ama hepsinden farklı bir telaş vardı ormanın içlerindeki yüksek bir köknar ağacında. Braham bölgesindeki dengeyi sağlayan ve o bölgeden sorumlu druidin ağaçtan evinde hiçde alışık olunmamamış bir güç vardı.
Ormandaki hava değişmiş bir sessizlik sarmıştı ortamı.Sabahın sessizliği en küçük böcekten en büyük hayvana kadar sarmıştı. Güneşli gökyüzünden bir gürültü duyuldu ve hayvanlar köknarın etrafından kaçışmaya başladılar, ses gökgürültüsünden başka bir şey değildi. Braham düşünceli gözler ile etrafına bakındı ,dudaklarından o güne kadar söylenmemiş bir kelime çıktı.Sana hizmeti için varlığını onunla paylaş.
Köknar içinden bir çığlık sesi tüm ormana yayıldı, uyanmadan ve duymayan varlık kalmamıştı. Bir varlık diyara gelmişti, ocaktaki ateş harladı, rüzgagar şiddetlendi, toprak titredi, sular kabardı. RUH onun varlığını her yerine hissettirmişti.
Sarmaşıklardan yapılmış kapıdan bir ışık süzüldü köknarın içine Aksel kucağında tuttuğu bebeği ile yapraklardan yapılmış yatağındaydı.Işık huzmesi bebeğe yaklaştı ,şekillendi ve insan silueti aldı. Eli ile daha yeni doğmuş olan bebeğin başını okşadı. Zamanı geldiğinde seni tekrar seveceğim Maximilian. Bu isim bebeğe Tabiatın RUH' u tarafından verilmişti. Soyadını da babasına doğduğunda O vermişti. şimdi iki nesilin birleşmesi Maximilian Dragonfly doğmuştu.
Güneş ışıkları köknarın içine girdiğinde herşey bitmiş ve öğlen olmuştu. Braham günlük işlerine bakarken Aksel de oğlu ile ilgileniyordu. Yıllar böyle geçti Maximilian artık ergin bir insan olmuştu ama bunu kanıtlaması gerekliydi. Beklenilen zaman gelmiş ve Maximilian dolunayın olduğu bir akşam babasının altın orağı ile ökse otu toplamaya çıkmıştı.
Yüksek bir çınar ağacının altında ki otları keserken üstündeki dalda hissettiği zayıf enerji dikkatini çekti.Yukarı baktığında minik bir sincap kendisi gibi minik ellerinde kozalak taşırken acı çekiyordu. Orağı beline takarak sincabı takip etti.Biraz ilerde çam ağacındaki yuvasına girdiğini gördü. Yuva yüksekteydi, derin bir nefes aldı ve ağaca çıkmaya başladı.yuvanın seviyesindeki bir dala oturdu ,içeri baktı ama karanlıktan başka birşey görmedi. O güne kadar hiç bir hayvanla konuşmamıştı
içindeki doğal yeteneği bilmeden kendi kendine dalda konuşmaya başladı. Acaba neyi verdı sincabın,keşke yardımcı olabilseydim dediğinde rüzgarın içinden gelen bir ses kulağına fısıldadı, elini içeri sok. şaşkınlık yanında korkuyuda getirmişti. Bilinçsizce elini yuvaya soktu kendince en fazla beni ısırır dedi. Eli içerde avucu açık şakilde iken içine oturan tüylü bir şey farketti. Dışarı çekerken heralde o sincap diye düşündü eli çıktığında düşündüğü şey doğruydu. Farklı olan ise aynı elinin sızladığıydı. Geçer diye düşündü ve sincaba baktı ilginç olan sincabın da Maximilian ile aynı elini ovalamasıydı. O zaman anlamıştı elindeki acı sincabın acısıydı ama bünyesi sadece sızlama olarak algılıyordu eğer bende sızlıyor ise sende küçük dostum neler yapıyordur. Seni babama götürücem O seni iyileştirir derken teleştan dengesini kaybetti. Yüksekten aşağı doğru düşerken avucundaki sincaba birşey olmaması için kendi güvenliğini hiçe sayıp sincabı iki eli ile göğsüne sardı. Yere düştüğünde bütün vücudu acı ile sarsılmış ama içindeki iyileştirme güdüsü sincabı eskisinden daha iyi yapmıştı. Kucağını açtığında minik gözlerile ona bakan sincap sanki teşekkür ediyordu. Hızlı atlamalar ile yuvasına gittiğinde peşinden bir daha elini yaralama dedi Maximilian. Yerden kalkmak için hareketlendi ama bedeni o kadar yukardan dengesizce düşmüştüki en küçük kasında bile hal kalmamıştı. Bir ara farklı bir acı hissetti sağ arka tarafında. Olan kuvvetini elini acıyan yerine götürmek için kullandı. İnleyerek acaba düşündüğüm şeymi oldu derken babasının altın orağının olduğu yerden farklı bir yerde ve en kötüsü sırtına battığını anladı. O anki acıyı hissettiğinde haykırdı. Gözleri karardı ve olduğu yerde başını toprağa koyup bayıldı.
Adı : Maximilian
Soyadı : Dragonfly
Doğum Yeri : Doğu Limerik
Yaş : 25
Irk : İnsan
Sınıf : Archdruid
Fiziksel
Özellikler: Boy : 185 cm Kilo : 80 kg Saç : Uzun/Siyah Göz : Kahve
Hikayeleştirilmiş Özgeçmiş :
Yaprakların sararmaya başladığı mevsimde ılık bir sabaha uyandı toros ormanındaki varlıklar. Havadaki değişikliği içgüdüleri ile anlayanlar soğuk günler için hazırlık yapmaya başlamışlardı bile ama hepsinden farklı bir telaş vardı ormanın içlerindeki yüksek bir köknar ağacında. Braham bölgesindeki dengeyi sağlayan ve o bölgeden sorumlu druidin ağaçtan evinde hiçde alışık olunmamamış bir güç vardı.
Ormandaki hava değişmiş bir sessizlik sarmıştı ortamı.Sabahın sessizliği en küçük böcekten en büyük hayvana kadar sarmıştı. Güneşli gökyüzünden bir gürültü duyuldu ve hayvanlar köknarın etrafından kaçışmaya başladılar, ses gökgürültüsünden başka bir şey değildi. Braham düşünceli gözler ile etrafına bakındı ,dudaklarından o güne kadar söylenmemiş bir kelime çıktı.Sana hizmeti için varlığını onunla paylaş.
Köknar içinden bir çığlık sesi tüm ormana yayıldı, uyanmadan ve duymayan varlık kalmamıştı. Bir varlık diyara gelmişti, ocaktaki ateş harladı, rüzgagar şiddetlendi, toprak titredi, sular kabardı. RUH onun varlığını her yerine hissettirmişti.
Sarmaşıklardan yapılmış kapıdan bir ışık süzüldü köknarın içine Aksel kucağında tuttuğu bebeği ile yapraklardan yapılmış yatağındaydı.Işık huzmesi bebeğe yaklaştı ,şekillendi ve insan silueti aldı. Eli ile daha yeni doğmuş olan bebeğin başını okşadı. Zamanı geldiğinde seni tekrar seveceğim Maximilian. Bu isim bebeğe Tabiatın RUH' u tarafından verilmişti. Soyadını da babasına doğduğunda O vermişti. şimdi iki nesilin birleşmesi Maximilian Dragonfly doğmuştu.
Güneş ışıkları köknarın içine girdiğinde herşey bitmiş ve öğlen olmuştu. Braham günlük işlerine bakarken Aksel de oğlu ile ilgileniyordu. Yıllar böyle geçti Maximilian artık ergin bir insan olmuştu ama bunu kanıtlaması gerekliydi. Beklenilen zaman gelmiş ve Maximilian dolunayın olduğu bir akşam babasının altın orağı ile ökse otu toplamaya çıkmıştı.
Yüksek bir çınar ağacının altında ki otları keserken üstündeki dalda hissettiği zayıf enerji dikkatini çekti.Yukarı baktığında minik bir sincap kendisi gibi minik ellerinde kozalak taşırken acı çekiyordu. Orağı beline takarak sincabı takip etti.Biraz ilerde çam ağacındaki yuvasına girdiğini gördü. Yuva yüksekteydi, derin bir nefes aldı ve ağaca çıkmaya başladı.yuvanın seviyesindeki bir dala oturdu ,içeri baktı ama karanlıktan başka birşey görmedi. O güne kadar hiç bir hayvanla konuşmamıştı
içindeki doğal yeteneği bilmeden kendi kendine dalda konuşmaya başladı. Acaba neyi verdı sincabın,keşke yardımcı olabilseydim dediğinde rüzgarın içinden gelen bir ses kulağına fısıldadı, elini içeri sok. şaşkınlık yanında korkuyuda getirmişti. Bilinçsizce elini yuvaya soktu kendince en fazla beni ısırır dedi. Eli içerde avucu açık şakilde iken içine oturan tüylü bir şey farketti. Dışarı çekerken heralde o sincap diye düşündü eli çıktığında düşündüğü şey doğruydu. Farklı olan ise aynı elinin sızladığıydı. Geçer diye düşündü ve sincaba baktı ilginç olan sincabın da Maximilian ile aynı elini ovalamasıydı. O zaman anlamıştı elindeki acı sincabın acısıydı ama bünyesi sadece sızlama olarak algılıyordu eğer bende sızlıyor ise sende küçük dostum neler yapıyordur. Seni babama götürücem O seni iyileştirir derken teleştan dengesini kaybetti. Yüksekten aşağı doğru düşerken avucundaki sincaba birşey olmaması için kendi güvenliğini hiçe sayıp sincabı iki eli ile göğsüne sardı. Yere düştüğünde bütün vücudu acı ile sarsılmış ama içindeki iyileştirme güdüsü sincabı eskisinden daha iyi yapmıştı. Kucağını açtığında minik gözlerile ona bakan sincap sanki teşekkür ediyordu. Hızlı atlamalar ile yuvasına gittiğinde peşinden bir daha elini yaralama dedi Maximilian. Yerden kalkmak için hareketlendi ama bedeni o kadar yukardan dengesizce düşmüştüki en küçük kasında bile hal kalmamıştı. Bir ara farklı bir acı hissetti sağ arka tarafında. Olan kuvvetini elini acıyan yerine götürmek için kullandı. İnleyerek acaba düşündüğüm şeymi oldu derken babasının altın orağının olduğu yerden farklı bir yerde ve en kötüsü sırtına battığını anladı. O anki acıyı hissettiğinde haykırdı. Gözleri karardı ve olduğu yerde başını toprağa koyup bayıldı.
Dragonfly ;
Keeper of the Grove, Forest King
<u>Domains</u>:Animal,Earth,Plant,Protection
Doğanın Tapınağı
Keeper of the Grove, Forest King
<u>Domains</u>:Animal,Earth,Plant,Protection
Doğanın Tapınağı
Karakter adı: Findor
Irkı: Human
Sınıfı: Sorcerer
Yurdu: Kayıp Diyarlar
Yönelim: Chaotic Neutral
Tasvirler:Gözler Mavi Saç Siyah
Yaş : 35
Boyunuz ve kilonuz: 1/70 boy 70 kilo
---------------------------------------Öz Geçmiş----------------------------------
Yıllardır süre gelen savaşlarda büyümüştü pek çok katliam a tanık olmuştu ama hep bir yolunu bulup kurtuldu..
18 senesi kervanlara eşlik ederek şehirler arasında geçti pek çok kişiyi tanıması ona kim yerde avantaj kazandırdığı kadar zarar da veriyordu sonunda olduğu diyarı terk etti ve atını bilinmeyenlere doğru sürdü aldığı son haberlerde diyarda hareketlenmeler olduğunu duymuş ve atını o tarafa yöneltmişti son bilgilere göre "dulbırakan köyü" olayların başlangıç noktası olarak gösteriliyordu..
---------------------------------Ekipman-Hayvanlar------------------------------
Siyah bir At
Bir şahin
Usta yapımı bir dagger işlemeli
Lıght Crosbow ( bölemi yazılıyordu ? )
Scholeer Set ( rob cübbe pelerin asa ve bot )
sırt çantası ( 2 haftalık yiyecek baharat vb )
Giriş Rpsi
Findor Atını köye doğru sürdü ve köyün girişine geldi..
Durdu ve soluklandı ileriye baktığında bir han fark etti ve hemen ileriye doğru yöneldi hanın önüne geldi ve içeri girdi oturdu
Irkı: Human
Sınıfı: Sorcerer
Yurdu: Kayıp Diyarlar
Yönelim: Chaotic Neutral
Tasvirler:Gözler Mavi Saç Siyah
Yaş : 35
Boyunuz ve kilonuz: 1/70 boy 70 kilo
---------------------------------------Öz Geçmiş----------------------------------
Yıllardır süre gelen savaşlarda büyümüştü pek çok katliam a tanık olmuştu ama hep bir yolunu bulup kurtuldu..
18 senesi kervanlara eşlik ederek şehirler arasında geçti pek çok kişiyi tanıması ona kim yerde avantaj kazandırdığı kadar zarar da veriyordu sonunda olduğu diyarı terk etti ve atını bilinmeyenlere doğru sürdü aldığı son haberlerde diyarda hareketlenmeler olduğunu duymuş ve atını o tarafa yöneltmişti son bilgilere göre "dulbırakan köyü" olayların başlangıç noktası olarak gösteriliyordu..
---------------------------------Ekipman-Hayvanlar------------------------------
Siyah bir At
Bir şahin
Usta yapımı bir dagger işlemeli
Lıght Crosbow ( bölemi yazılıyordu ? )
Scholeer Set ( rob cübbe pelerin asa ve bot )
sırt çantası ( 2 haftalık yiyecek baharat vb )
Giriş Rpsi
Findor Atını köye doğru sürdü ve köyün girişine geldi..
Durdu ve soluklandı ileriye baktığında bir han fark etti ve hemen ileriye doğru yöneldi hanın önüne geldi ve içeri girdi oturdu
Diğerleri acı çektirirse
ben kan kustururum...
Onlar korkutursa ben dehşete düşürürüm.
Ve sizden yada başkasından alınması
gereken bir intikam varsa BEN alırım.
ben kan kustururum...
Onlar korkutursa ben dehşete düşürürüm.
Ve sizden yada başkasından alınması
gereken bir intikam varsa BEN alırım.
649 mesaj atılan, 86 mesajın silindiği, 8400+ kez görüntülenen
44 sayfa uzunluğa ulaşan
13 kişinin öldürüldüğü 6 kişinin Rp'den atıldığı
Fırtına Sel Deprem Rp'si sona ermiştir...
Kaos'un Seçilmişi olan 5 kişiden 4'ü aşağıdaki gibidir...
Oren Dautry (Level 11)
Efla(Level 11)
Brenne(Level 9)
Andero(Level 9)
44 sayfa uzunluğa ulaşan
13 kişinin öldürüldüğü 6 kişinin Rp'den atıldığı
Fırtına Sel Deprem Rp'si sona ermiştir...
Kaos'un Seçilmişi olan 5 kişiden 4'ü aşağıdaki gibidir...
Oren Dautry (Level 11)
Efla(Level 11)
Brenne(Level 9)
Andero(Level 9)
That which doesn't kill you, makes you stronger
Only God should have this power
Only God should have this power
Who is online
Users browsing this forum: No registered users and 2 guests
