YER ALTINDA BİR MABED(TANRI:APOCALYPSE)(KAOS, KATLİAM,

Frpworld forumlarındaki eski FRYO(Forum Rol Yapma Oyunu) başlıklarının tutulduğu arşiv.
Post Reply
CHANGES
Başbüyücü
Posts: 754
Joined: Sat Jun 05, 2004 10:00 am
Location: NOWHERE NOW HERE
Contact:

Post by CHANGES »

Kaosun Peygamberi karşısında eğilenlere baktı.Kalkmaları için eliyle işaret etti.
-Bak soytarı tapınağa eğlendirmen için yeterli sayıda insan getirdim.Senin ve yanındakilerin görevi onları içeriye almak.Onlar on kasaba halkının insanları.Onlar burada barınak ve yiyecek bulmak umuduyla geldiler.Umutlarını boşa çıkartmayacağız!
Bu kısımda attığı kahkaha ögrülmeye değerdi.
-Neyse ilk olarak onları koridorda korkmayacakları bölümlerden ilerletip ana salona alın.Onları korkutmayın,özellikle drowlar şimdilik onlara görünmesin.Daha sonra herkes bu eğlenceye katılacak!Aralarında itaat edenleri lejyonumuza alacağız,onlara efendiye dua etmeyi öğreteceğiz,onun için kan akıtmayı.Ve itaat etmeyenler,işe yarayacağını düşündüklerimizi kaos yaratıklarına çevireceğiz ki istemeseler de kaosa bağlansınlar ve işe yaramayacak olanlar...Hahahaha.Onlar kurban odalarının onur konukları olacaklar ve dünyevi zevklerimizin tatminkarları.
Soytarının gözlerinin içine bakarken yavaşça üzerindeki ilüzyonu kaldırdı ve askerlerin onu gerçek formuyla görmesine izin verdi.Kaosun peygamberinin bu formu bir lich idi.Askerlerin gözlerinden bir an için korku rüzgarı esip geçti.
-şimdi askerler onları içeriye alın,doğruca büyük salona toplayın!Rolünü beceremeyen bizzat bana hesap verir.
Kaosun peygamberi sözlerini tamamladıktan sonra koridor boyunca ilerledi,asası yeniden elinde belirmişti.Doğruca merdivenlere yöneldi ve üzerinde kurukafa ve gül olan odaya geldi.Gözleri katliam isteği ile yanıp tutuşuyordu.
"We were young and unexperienced.We were proud and ready to die for justice.But now it is time to break the chains.Long live Chaos Legion"
User avatar
yuceeren
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 52
Joined: Sat Jan 15, 2005 10:00 am
Contact:

Post by yuceeren »

Drinahil de yanındakilerle eğilmişti karşısındaki efendisinin karşısında daha sonra verilen emirle kalktı ve efendisini can kulağıyla dinledi drowlar ortalıkta görünmesin lafının kendisine söylendiğini farketmişti pis pis sırıttı ve kendine saklanacak güzel bir yer aramaya başladı ta ki emir verilinceye ve eğlence başlayıncaya kadar saklanacak yer bakarkende kurbanlarına yapacak güzel işkenceler düşünüyordu ! Yanlızca keyfini kaçıran bir şey vardı oda kafasının içindeki uğultular içinde garip bir korku vardı efendisine ve onun büyük kullarına karşı !
herkes yalnız ölür by donnie darko...
http://turkishengineering.blogspot.com/
Hükümlü
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 1548
Joined: Mon Jun 09, 2003 5:31 am
Location: Ankara
Contact:

Post by Hükümlü »

Gözleri ışıldadı soytarının ama aklına gelen ölüm manzaraları değil hırs ve nefret birden onun gözünü burumuştü...İnsanların mağaralara getirilmesi, barınma numarası ile kesilmesi...bu....
ONUN FİKRİYDİ!!!!
Dudaklarını ısırdı hafiften ama öfkesini içine attı adam xaten başka türlüsünü de yapamazdı. yüzüne o tanıdık vahşi sırıtışı yeniden yerleşti adamın

"Tabii efendim ne kadar parlak bir fikirle gelmişsiniz karşımıza. Derhal söylediklerinizle ilgileneceğim. Soytarı tekrar yerelere kadar eğildi ve yanındakilere onu takip etmesini için işaret etti

şöyle bir baktı ve insanın omzuna çıkmak için eğilmesini söledi. Biraz itip tepmeden sonra adamın omzunda dengede duruyordu.

"Merhaba sevgili konuklar Sevimli Yuvamıza hoş geldiniz. BUrada layığınızla konuk edilmeniz için elimden geleni yapacağım. evet bunu bizzat ben söylüyorum!" Adamın sırtından yere atladı ve "Beni takip edin! Sizlere etrafı göstereyim!" diyerek yürümeye başladı. eninde sonunda çıkacakları yer belliydi
dreamshadow
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 138
Joined: Sat Jan 15, 2005 10:00 am
Location: karÅ?ıyaka
Contact:

Post by dreamshadow »

Thor ne yapması gerektiğine karar vermişti. Bu bir emirdi ve yerine getirilmek zorundaydı. Soytarı konuşmasını bitirip omuzlarından aşağıya atladıktan sonra yavaş yavaş ilerlediğini gören Thor kafilenin sonuna doğru ilerledi. Kafilenin dağılmaması gerekliydi. Gelen insanlara karşı yüzünü saran sahte gülücükler, biliyordu ki zamanı geldiğinde katliamın verdiği hazla oluşan savaş haykırışlarına dönüşecekti. Gelen insanların birkaçıyla ilgilendi ve kafile dağılmadan ilerlemeye devam etti.
...........................S.D.W...........................
CHANGES
Başbüyücü
Posts: 754
Joined: Sat Jun 05, 2004 10:00 am
Location: NOWHERE NOW HERE
Contact:

Post by CHANGES »

Kaosun Peygamberi odasında bir süre zaman geçirdi.Cehennem rünleri kazınmış ikonların önünde O* na güç için yalvardı.Kurbanları için sözler verdi.Daha sonra ayağa kalktı kafasında aşağıda yapacağı konuşmayı tasarladı.Yavaş adımlarla taht odasından geçerken Glasya'nın oturduğu taht gözüne ilişti.şu an da boştu.Ne Glasya ne de başka bir seçilmiş ortalıta yoktu.Yavaşça tahta yaklaştı,içinde o büyük gücü hissetti.Taht kaosun peygamberini çağırıyordu,içinde oturmak için büyük bir istek hissetti.Taht Kaosun Peygamberini çağırıyordu.Sonra yaklaştığında gözlerinin üzerindeki sis perdesi kalktı ve bunun tahtın bir oyunu olduğunu anladı.Yüzlerce bıçak çoktan tahtın içinden çıkmıştı.Taht kan istiyordu,ölüm istiyordu. Ve bunun için Kaosun Peygamberini kullanmak istemişti!
Tahta baktı Kaosun Peygamberi,

-Bir gün benim olacaksın!Sadece benim.O zaman bana itaat edeceksin ve ben de seni besleyeceğim.O zamana dek hoşçakal!

Taht odasından ilerledi kan havuzunun olduğu bölümden geçti merdivenlerden aşağıya indi.İçeride bir uğultu vardı.İçeriye giren kafile kendi aralarında konuşuyordu.Demek ki Kaosun askerleri kafileyi içeri almayı başarmıştı.Doğruca seslere doğru yönelirken üzerine tekrar o yakışıklı sarışın adam ilüzyonunu yerleştirdi.Salonun kapısına geldiğinde soytarının ve insan askerin kafile arasında dolaşıp soruları yanıtladığını gördü.Kapıdan içeriye girdiğinde bir anda sessizlik oldu.

-Dostlarım!Tekrar evinize hoş geldiniz.Burası O* nun kutsaması altında korunan büyük bir tapınaktır.İnananları ona hizmet için gönülden bir bağlılık ile hizmet ederler.Biz inananları ve onun kutsaması üzerimizde olduğu sürece burada güvendeyiz.Yeteri kadar yiyecek ve kalacak yerlerimiz mevcut.Ã?ocuklarınız için eğitim verebilecek inananlarımız var.
Burada hepbirlikte refah içinde olacağız ve bir gün on kasabadakiler de buraya gelecekler.şimdi hep birlikte bizi gözetmesi için O* na dua edelim.

Kalabalık içinde küçük bir uğultu olsa da herkes birer birer dizlerinin üzerine çöktü.Ellerini birbirine kenetleyip alınlarına koydular.Kaosun peygamberi konuştu güruh tekrar etti!

-Ey tapınağın efendisi!

Güruh:

-Ey tapınağın efendisiii!

Kaosun Peygamberi:

-Burada ve heryerde,tek ve en güçlü olan!

Güruh:

-Burada ve heryerde,tek ve en güçlü olan!

Kaosun Peygamberi:

-Sen hakedenleri gözetirsin,bizi de gözet ki sana hizmet edelim!

Güruh:

-Sen hakedenleri gözetirsin,bizi de gözet ki sana daha iyi hizmet edelim!

Kaosun Peygamberi:

-Lecturnus la inferno,de masteroi un solid.Kriath lek victimo,Kriath lek folovvia.Prai de sularit.Katesalud de vic.
(Cehennnemin efendisi ve hakimi.Bu kurbanların ve inananların dualarını duy onları kabul et.Sana onları sunuyorum.)

Güruh birbirine anlamadan baktı ama sözler bitince ne yapmaları gerektiğini biliyorlardı.

-Ameni!

Toplu halde edilen bu dua diyar üzerinde Kaosun Lorduna edilen ilk toplu ibadet olmuştu.Henüz onu tanımasalar da bu insanlar cehennem lorduna dua etmişlerdi.
"We were young and unexperienced.We were proud and ready to die for justice.But now it is time to break the chains.Long live Chaos Legion"
dreamshadow
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 138
Joined: Sat Jan 15, 2005 10:00 am
Location: karÅ?ıyaka
Contact:

Post by dreamshadow »

İnsanlar arasında, yüzündeki sahte gülücükle yürümeye devam etti. İnsanlar ona dokunuyorlardı ve Thor kendisine dokunulmasından nefret ediyordu ama rolünü iyi bir şekilde yapmalıydı yoksa herşey kötü sonuçlanabilirdi.İstenmeyen sonuçlar doğurabilirdi. Bunun olmaması için Thor elinden gelen tüm hünerlerini gösteriyordu. Herşey kaos içindi. Bunu düşündükçe içindeki karanlık büyüyor, büyüdükçe rolüne daha da kaptırıyordı kendini. İnsanların bu dokunuşlarından bir haz duyuyormuş gibi ilerledi. Ve insanlar Thor'a sorular soruyorlardı fakat Thor, insanlarla konuşmayı sevmediğinden onlarla konuşmak istemiyordu. Bu yüzden dilsiz taklidi yapmak geldi aklına. Hemen el kol harektleri yapmaya başladı, çokta güzel oynuyordu oyununu herkes onun gerçekten de dilsiz olduğunu sanmıştı. Ona sorulan soruları el işaretleriyle anlamsız şeyler yaparak yanıtsız bırakıyordu. Ve insanlar birşey anlamadıklarını Thor'un yüzüne vuramıyorlardı, çünkü onun bir engelli olduğunu düşünmelerini sağlamıştı. Bu yüzden anlamış gibi davranıp acıma duygusu dolu gözlerle bakıyorlardı ona. Bu tüm insanlığın zaafıydı ve Thor bu zaaftan yararlanmayı iyi beceriyordu. Bir süre sonra kafasını öne eğerek soytarıya yaklaşmaya başladı. Soytarının yanına kadar gidip, insanları önüne alarak soytarıya döndü. insanlar yeni geldikleri bu yeri merakla incelemekteyken onların bakmadığı bir boşluk bulup duyamayacakları bir sesle soytarının kulağuna eğildi ve sordu şimdi ne olucak?

Tam bunu söylediği sırada Chaos"un peygamberi içeriye girdi ve konuşmasına başladı. Her bir ağızdan dua edildi. Ve Thor dua bittikten sonra beklemeye devam etti.
...........................S.D.W...........................
Raistlin
Seçilmiş Savaşçı
Posts: 5819
Joined: Mon May 26, 2003 10:00 am
Location: Cehennem
Contact:

Post by Raistlin »

Dualar dev tapınağın içinde yankılanırken duvarları aydınlatan meşaleler hafifçe titredi, sesler her yükseldiğinde yer hafifçe titremeye başlamıştı. Sonunda Kaos'un peygamberinin sözlerinden sonra gelen "Amen!" ile gök gürültüsüne benzer bir titreşimle deprem olmaya başladı.

Tapınaktaki her cisim tangırdarken ana salonun tabanı kızıl bir ışıkla yanarak garip bir işaret oluşturmaya başladı. Bu, başka bir boyutla bu boyutu iç içe geçirmek için kullanılan bir bağlama büyüsüydü. Rün yerde oluştuğunda dehşet içerisindeki kasaba halkının nefesini keserek yerin altına doğru inen bir merdiven hiçten var olmaya başladı... Merdiveni oluşturan taşlar keskin ve mükemmel hatlara sahipti, adeta insanüstü bir işçilikle işlenmişti. Merdivenlerin aşağısında garip sembollerle kaplı bir kapı kirişinin içi tamamen karanlık görünüyordu.

___________________________________________________________________________________

RP DIşI:

- Aşağı inen merdivenler yerde duran büyülü bir kapı ile gizlenmektedir. Kaos Tanrısına bağlılığını kanıtlamış ve ona hizmet edenler dua ederek ya da herhangi biri bir insan kurban edilerek bu kapıyı açılabilir ve aşağı inebilir. Merdivenlerin sonundaki kapı kaotik bir realm'dir. Sürekli yeniden yaratılıp, yok olur...

- Boyutun görünümü içerideki toplam insan sayısına göre büyüyen çok geniş ve çok yüksek tavanlı doğal bir mağaraya benzemektedir. Bir yeraltı su kaynağı bulunmaktadır(zehirli... en son maddeye bakınız)

- Balor tarafından işaretlenenler, Kaos'un özüne bağlı bu boyutta *düşünerek* kendilerine özel yeni odalar ya da eşyalar yaratabilirler. Yarattıkları eşyalar bu boyutun dışında yok olurlar... Yarattıklarınızın toplam hacmi level^3 metreküp sınırını geçemez. Ã?rneğin level 7 bir kişi kendine 10 metreye 10 metre büyüklüğünde 3,4 metre yüksekliğinde bir oda yaratabilir ama içine hiç bir eşya koyamaz (toplam hacim 7^3 = 340 metreküp).

- Yeni bir şey yaratmak istediğinde basitçe eski yarattıklarınızın yok olmasını isteyebilirsiniz. Yarattığı şeyin *içinde* birisi varsa yok edemez, ama başka birisi *kullanıyorsa* yok edebilir (Birine verdiğiniz silahı yok edebilirsiniz ama sizin odanıza biri girmişse odanızı yok edemezsiniz)

- Canlı bir şey yaratamazsınız.

- Silah yaratırsanız ve bu tarz bi silahla kaos inananlarına vurursanız silah zarar vermeden yok olur ve kullanıcıyı bir turn stun eder. Odada silah ya da büyü antremanı yapılabilir. Canlı denekler kullanılabilir...

- Chaos Mage mesleğine sahip olanlar *gerçek eşyalar* yaratmak için bu boyutu kullandıklarında checklere +5 alırlar.

- İçeride yiyecek içecek yaratılabilir, tadı normalden daha güzel fakat zehirlidir.

Bu yazılanları RP yaparak keşfederseniz daha çok eğlenirsiniz...
That which doesn't kill you, makes you stronger
Only God should have this power
CHANGES
Başbüyücü
Posts: 754
Joined: Sat Jun 05, 2004 10:00 am
Location: NOWHERE NOW HERE
Contact:

Post by CHANGES »

Kaosun Peygamberi dua sözlerini bitirdikten sonra kalabalık hep bir ağızdan tamamlamıştı bu duayı.Her yer sallanıyor duvardaki meşaleler canlı birer alev yumağı gibi hareket ediyordu.Demek ki dualar kabul görmüştü,demek ki O* nun gözü Kaosun Peygamberi üzerindeydi.Bu Kaosun Peygamberi için büyük bir gurur kaynağı olmuştu."Efendiye layığım." diye düşündü.Bir anda yerde beliren kızıl şekiller,yoktan varolan merdivenler halkı korkutsa da Kaosun Peygamberi onları diz çökmeleri konusunda uyarınca tümü diz çökmüştü.Herkes kendince dualar ediyordu.Ã?ocuklar ağlıyor ebeveynleri ise onları teselli etmeye çalışsa da yüzlerinde dehşetin her ifadesi okunuyordu.Bu gerçekten çok iyiydi.Korku gibi güzel bir his Tapınağı doldurmuştu,sırada intikam,katliam ve dehşet vardı.Hepsi sırayla olacaktı.

Kaosun Peygamberi halka döndü.

-Dostlarım!Dualarımız kabul oldu.Bu yüce güçten korkun ve ona itaat edin ki size merhamet etsin.O* ki itaat etmeyenleri sevmez,O* ki onları bizzat cezalandırır.O* nun dehşetini yaşamak ölümden kötüdür.O* na itaat edin!

Bu sözler Kaosun Peygamberi tarafından verilen ilk vaaz olmuştu.Söylenen sözler ise ileride Kaosun Yolu adlı kutsal kitabın ilk sözleri olacaktı.Halk zaten olanlar karşısında yeterince korkmuştu karşı karşıya oldukları gücün büyüklüğünü hissetmişlerdi.

-O* size mehametini sundu.Bu merhameti hissedin ve şükredin.Bakınız ki ona itaat etmeyenler Dulbırakan da nasıl yok oldular.(KAOSUN BAşLANGICI SURESİ 1.AYET)

Sonra gözleri soytarı ve insana odaklandı.Onlara gelmelerini işaret etmişti.
Kafasında oluşan planlar artık uygulanmalıydı.
"We were young and unexperienced.We were proud and ready to die for justice.But now it is time to break the chains.Long live Chaos Legion"
Hükümlü
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 1548
Joined: Mon Jun 09, 2003 5:31 am
Location: Ankara
Contact:

Post by Hükümlü »

Soytarı peygamberin bakışlarını çevirdiği zaman zaten ona bakıyordu. İşareti alınca yüzünde aynı sırıtışla peygamberin yanına gitti...
dreamshadow
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 138
Joined: Sat Jan 15, 2005 10:00 am
Location: karÅ?ıyaka
Contact:

Post by dreamshadow »

Thor, açılan bu kapı karşısında hayranlığını gizleyememiş ve olan bitenleri büyük bir merakla izlemişti. Bu; O*nun gücünü bir kere daha hatırlatmıştı Thor'a. şimdi, bakışlarını mabeddeki insanlara çevirdi. Herkes paniklemişti. Ã?ocukların ağlayışları, zaten insanları sevmeyen Thor için büyük bir işkence gibi gelmişti ama bu ağlamalarda korkuyu sezdikçe, çektiği işkence hafifliyor, giderek bundan zevk alıyor ve giderek içindeki güç artıyordu. Böyle bir şeyle ilk defa karşılaştığı için bir anlam vermesi hayli zor olmuştu. Bütün bunlar tamamlandıktan sonra Thor, Chaos'un peygamberinin, soytarıyla kendisini yanına çağırdığını gördü. Artık bu olayın sonundaki katliamı beklemek ona zulüm gibi geliyordu. İçindeki kana susamışlığı bastırmak gittikçe zorlaşıyor fakat zamanın henüz erken olduğunu düşünüp, karşılaşacağı manzaraların hayaliyle kurtulabiliyordu bu duygusundan. Hızlı adımlarla ilerledi ve eğilerek selamladı. "Emredin efendimiz" dedi sabırsız ve çatırdayan bir sesle.
...........................S.D.W...........................
CHANGES
Başbüyücü
Posts: 754
Joined: Sat Jun 05, 2004 10:00 am
Location: NOWHERE NOW HERE
Contact:

Post by CHANGES »

Kaosun Peygamberi soytarı ve insanın yaklaşmasını izledi.
-Sen soytarı ve sen insan!Efendinin gözü üzerimizde.Bunu hissediyorsunuz umarım.Bunun O* nun gözünde yükselmek için bir fırsat olduğunu unutmayın.şimdi ben aşağıda neler var neler yok bir bakacağım.
Ve siz benim yokluğumda bu insanlara göz kulak olun.
Kaosun Peygamberi arkasını döndü ve merdivenlere doğru ilerleyecekti. Arkasını dönmeden son sözünü söyledi:
-Onları korkutmayın!
Merdivenlerden aşağı doğru inmeye başladı.Merdivenlerin insanüstü işçiliğini görünce efendiyi yüceltici bir dua mırıldandı.Kaos inananları tarafından görülebilen cehennem rünleri bu merdivenin her yerine işlenmişti.Aşağıya indiğinde burayı aydınlatan kızıl bir ışık duvarlardaki cehennem rünlerinin parlamasıyla oluştu.Işığın aydınlatmadığı tek bölüm ise karanlık kapıydı.Kaosun Peygamberi kapıya yaklaştı ve ondan yayılan Kaosu hissetti.Efendiye bir yakarış duası okudu ve kapıdan içeriye yöneldi.
"We were young and unexperienced.We were proud and ready to die for justice.But now it is time to break the chains.Long live Chaos Legion"
Raistlin
Seçilmiş Savaşçı
Posts: 5819
Joined: Mon May 26, 2003 10:00 am
Location: Cehennem
Contact:

Post by Raistlin »

Kaos'un peygamberi gözleri karanlığı yardığı anda hissettiği müthiş güçle titredi. Burası kaosun özünden yapılmıştı adeta... Efendi'ye olan yakınlığı zihnini dehşet ve heyecanla doldurmuştu. Sürekli değişmekte olan boyut gelecek olan insanların beklentilerini karşılamak için bir mağara görünümüne büründü. Brenne aslında sonsuz bir boşlukta gibi hissediyordu kendini... Fakat ölümlülerin gözlerinin önüne çekilmiş ilüzyon perdesi onların kendilerini rahat hissetmelerini sağlayacaktı kuşkusuz. Kaos'un parlayan özünden oluşmuş bir su kaynağı mağaranın içerisinde doğal bir göl oluşturmuştu. Adeta davetkar bir şekilde temiz görünüyordu, fakat içerisinde ne kadar korkunç bir gizem taşıdığı Kaos'un peygamberinin bile bilgeliğinin ötesindeydi.

Brenne insanlar için yiyecek ve giysi gibi ayrıntıların buraya getirilmesi gerektiğini düşünürken kaosun şekillenerek önünde arzu ettiği ve düşündüğü şeyleri maddeleştirmeye başladığını farketti... Büyünün gizemi ve sınırları keşfedilmeyi bekliyordu.
That which doesn't kill you, makes you stronger
Only God should have this power
Raistlin
Seçilmiş Savaşçı
Posts: 5819
Joined: Mon May 26, 2003 10:00 am
Location: Cehennem
Contact:

Post by Raistlin »

Alevlerin sıcaklığı Brenne'nin vücudunu bir anda yalamaya başlarken altın zincirden zırhı hafifçe titreşen, altın takıları şıkırdayan Glasya bir anda Brenne'nin arkasında belirdi. Kaos'un peygamberi kadının kırmızı mavi ve yeşil arasında sürekli değişen gözlerinin ona odaklandığını ve bakışlarının adeta ölümsüz ruhunun dünyayı yürümek için kullandığı ölümlü vücudun deri, et ve kemiğini delip içinden geçtiğini hissedebiliyordu.

Kadının altın tırnakları hem muhteşem güzellikte, hem de ölümcül korkunçlukta olan silahları Brenne'nin omuzlarında ve göğsünde nazikçe dolandı. Gerginlik Kaos'un Peygamberinin heyecanını adeta kamçılıyordu. Kadının sesi binlerce sesin ekosu gibi yankılanıyordu:
"Harika bir iş çıkardın peygamberim. Beni memnun etmeye devam edersen elde edemeyeceğin hiç bir şey yok..."

Peygamber boynunda kadının yanan dudaklarını hissetti. Vücuduna akan negatif enerjiyle kendini yenilenmiş ve güçlenmiş hissediyordu.
"Onları çevir ve bize kat... Ã?eviremediklerini katlet, kurban et, köle yap, hastalık bulaştır, diğer insanları da zehirle, cehenneme gönder, deney yap, yaratıklara çevir... Canın hangisini isterse... Ã?ocukları da iyi kullan. Körpe zihinler daha kolay dize getirilir. Kararı sana bırakıyorum..."

Kadın vücut temasını koruyarak yakışıklı adamın önüne geçti ve dişlerini boynuna batırdı. Kadının ısırışı şehvetli ve acılıydı.

"Aklından geçen bir soru varsa, kısa bir zaman ayırabilirim..."

Image
That which doesn't kill you, makes you stronger
Only God should have this power
Hükümlü
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 1548
Joined: Mon Jun 09, 2003 5:31 am
Location: Ankara
Contact:

Post by Hükümlü »

Peygamber gittikten sonra soytarı önündeki topluluğa baktı burnunu karıştırdı ve çıkarttığı pisliği top yapıp fırlattı...

"Ne yani şimdi biz napıcaz ki? Bunlara soytarılık mı yapıcaz? Zaten inanılmaz tırsmış vaziyette zavallılar ehe-he...neyse bakalım şöyle güzel hatunlar var mı iki kolaçan edelim..."
Adama göz kırptı ve kalabalığın içine doğru yürüdü...
dreamshadow
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 138
Joined: Sat Jan 15, 2005 10:00 am
Location: karÅ?ıyaka
Contact:

Post by dreamshadow »

Thor, Chaos'un peygamberi olağanüstü yapının içinde kaybolur kaybolmaz neler yapması gerektiğini düşünmeye başladı. Bir eli belinde diyeriyse kafasını kaşır vaziyette birşeyler yapması gerektiğine karar verdi. Soytarı'nın önünde ilerlemesiyle birlikte oda harekete geçti. İnsanlar hala onun bir dilsiz olduğunu bildiği için tekrar rolünü yapmaya devam etmek zorundaydı. İnsanların içine daldı ve aralarında gezmeye başladı. İnsanların fazlasıyla korktuğu yüzlerinden okunuyordu. Soytarının onları sakinleştirmek için bir yöntemi olması gerekmiyordu. Zaten içindeki kötülüğe rağmen onun dış görünüşü eğlendirici bir yanının olduğunu kanıtlıyordu. Thor'un tek düşünmesi gereken bu tip yetileri olmamasına rağmen nasıl bir yöntem bulup onları sakinleştireceğiydi. İlerlerken ağlayan bir çocuk gördü. Ã?ocuk sürekli ağlıyordu, Thor çocuğa doğru ilerledi fakat insanlar Thor'dan da korkuyorlardı ve onun her adımında ondan uzaklaşmak için geri adım atıyorlardı. Sonunda sırtları duvara dayandı ve Thor çocuğa yaklaşıp onu kucağına aldı. Tek eliyle çocuğu tutup diğer insanlara sakin olmaları için yukarı aşağa hareket ettirdiği eliyle "sakin olun korkacak birşey yok" izlenimi vermeye çalıştı.

Daha sonra çocuğu kucağından indirmeden sırtını duvara dayadı ve yavaş yavaş eğildi. Biryandan çocuğun sakinleşmesini sağlamak için onu ufak tefek mimikleriyle güldürmeye çalışıyor diğer yandansa içindeki saf kötülüğü verilen bu emri yerine gelmesi için bastırıyordu. içindeki bu arzunun Thor'u bu kadar zor bir durumda bırakıcağı aklının ucundan bile geçmemişti. Ã?ocuk artık ağlamıyordu. Etrafındaki insanların yavaş yavaş Thor'a yaklaşıp onun yanında diz çökmeye başladıklarını gördü. Amacına ulaşmıştı. Ve insanlar iyice yatışana kadar çocuğun saçını okşamaya devam etti. şimdi tek yapması gereken Peygamberin gelip bu işkenceyi bitirmesini beklemekti.

///Edit by Raistlin: Tebrikler +1 Karma
...........................S.D.W...........................
Post Reply

Who is online

Users browsing this forum: No registered users and 1 guest