GLADYATÖR ARENASI (RP)

Frpworld forumlarındaki eski FRYO(Forum Rol Yapma Oyunu) başlıklarının tutulduğu arşiv.
Türklider
Seçilmiş Savaşçı
Posts: 1308
Joined: Sun Sep 14, 2003 10:00 am
Location: AFYON! Hehehehe...

Post by Türklider »

Sırıtarak olanları izledi rüzgarkılıç. Kendisine gerek kalmamıştı. Askerler zaten göreceklerini görmüştü. Fakat bu kadar kişinin dikkatini çekmeleri içinde önüne geçilmez bir kıskançlık yaratmıştı. Bu barbarları arenada görecekti ve en aşağılayıcı şekilde işlerini bitirecekti.

Barbarı izlemekte geç kalmadığını düşünüyordu. Hep aynı düzmantık dövüş şekli... Sadece bir barbara karşı işe yarayabilirdi. Kendisi gibi eğitimli bir savaşçının tek geçmesi gereken geniş balta darbeleriydi... O da çok büyük bir sorun değildi zira, zaten sivilize askeri eğitimin temeli de hasar vermekten çok hasar almadan indirmeye yöneliktir...

Yüzünde sırıtışı devam ederken barbarların birer birer tutuklanışını izliyordu. Ã?evredekilerin ne kadar dikkatlerini çektiklerini incelemek için şöyle bir göz gezdirdi. Daha çok arenada dövüşmeye gelen silahlı adamların ve/veya kadınların ilgisini toplamışlardı... Dövüşlerini açık ederek büyük bir hata yapmışlardı... Akıllı bir savaşçı asla yeteneklerini gereksiz yere sergileyip karşı hazırlıklara fırsat vermezdi...

Sakince dönüp, yeniden tribünlerin arasına ilerledi... Daha kapması gerken bir hayran kitlesi vardı ve kayıtlardan sonra bir toplantı yapılacağı gibi bir şeyler çalınmıştı kulağına... Her neyse, öncelikli olanlar hayranlardı ne de olsa... Toplantı bekleyebilirdi.
Saygılarımla...
Türklider...
Andero
Seçilmiş Savaşçı
Posts: 758
Joined: Thu Jun 24, 2004 10:00 am
Location: İstanbul
Contact:

Post by Andero »

*Raxas Firesword*

-Lanet ve lanet.... dedi Raxas içinden kendi kendine.

Tekrar başaramamıştı. Hiçbir zaman kaçamayacak mıydı? Bu onun için büyük bir şanstı ama şu lanet bekçiler ona bu şansı tanımamıştı. Göz altından çıktığında bu seferkinin cezasının çok büyük olacağını biliyordu. Koca bedeni elbette bunu kaldıracaktı ama o an çekeceği acı (Raxas'ı bağlıyken döverlerdi ve oda buna karşılık verememenin acısını çekerdi hep) ,diğerleri gibi, içine kazınacaktı.

Muhafızların mızraklarıyla sırtını dürttüklerini hissedince benzer bir sinir dalgası kapladı Raxas'ın bedenini. Bir an onlara uyup uymamayı düşündü. Sonra, elleri ve ayakları bu haldeyken hiçbir şey yapamayacağı düşüncesi geldi aklına. Yarın savaşmak için, bugün yaşamalıydı.

Tehditkar olmadığını belirtecek şekilde, ellerindeki zincirleri de ellerini kullanamayacağını belirtmek için hafifçe ve yavaşça kaldırarak sakince ayağa kalktı oysa içinde fırtınalar kopuyordu.

Az önce Ughtar'la yiğitçe dövüşen barbarın sözleri çalındı kulağına. Çok yiğitti gerçekten.

-Benim için başını bu kadar belaya sokmana gerek yok kardeşim. Nasıl olsa.... Bir gün.... dedi Raxas. Bir gün.....

O günün yakın olmasını umuyordu.
Sadness is my reward because I hate, because I am alone, because I exist. It is the thing which reveals my rage, my envy. I neither live nor die. I will always pursue her. I am sad, I am angry and, I am waiting my time, because I am it, revenge itself.
Andero
Seçilmiş Savaşçı
Posts: 758
Joined: Thu Jun 24, 2004 10:00 am
Location: İstanbul
Contact:

Post by Andero »

*Ughtar*

Daha barbara geçirdiği yumruğun zevkini yaşayamadan barbarın onu bu şekilde geri atışı Ughtar'ı gerçekten şaşırtmıştı. Yumruğunun adamı yere yıkmasını umuyordu.

Geri uçuşu ve yere düşüşüyle birlikte kendinden geçmişti. Hiçbir şey duymuyordu, gözleri kapalıydı ve onları açmak istemiyordu. Hissettiği tek şey, barbara olan öfkesi; istediği tek şeyse biraz dinlenmekti.

*Ughtar*
Sadness is my reward because I hate, because I am alone, because I exist. It is the thing which reveals my rage, my envy. I neither live nor die. I will always pursue her. I am sad, I am angry and, I am waiting my time, because I am it, revenge itself.
Oren_Dautry
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 2577
Joined: Tue Sep 23, 2003 10:00 am
Contact:

Post by Oren_Dautry »

Cellat deliye dönmüştü, kimse hakkı olan zaferin sonucunu ondan alamazdı..KİMSEEEE

"Size söyledim askerler... sizin kurallarınız varsa bizim de kurallarımız var... O artık özgür.. dağılın onun etrafından..."


muhafızların pek çekilmeye niyeti yoktu...

Cellat maskesini çıkarark bir kenara fırlattı. ve kükrediii..

"SİZE Ã?EKİLİN DEDİM YOKSA AYNI DÃ?VÃ?şÃƒ? YÖZLERCENİZLE YAPMAKTAN Ã?EKİNMEM.....DÃ?VÃ?şTÃ?M VE KAZANDIM ZAFERİMİN SONUCU BENİM HAKKIM ONUN HAKKI DA ÖZGÃ?RLÃ?K...HAKKIMI KİMSEYE YEDİRMEM, BOşUNA DÃ?VÃ?şMEDİM BEN...."
Bugün için yaşa , yarın için hayatta kal..
Lysana
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 716
Joined: Fri May 28, 2004 10:00 am
Location: Arborea
Contact:

Post by Lysana »

Yanlarına gelen pis cüppeli adama cevap vericekken saçlarına ve yüzüne çarpan hızlı hava akımını hissetti,birden irkilerek geriledi,birinin kendisine saldırcağını sanarak eli hızla kılıcına gitti ama yerde yatan yarı orku görünce bu düşüncesinin yanlış olduğunu anladı.Yüzünü hem yarı orkun görüntüsünden hemde cüppeliden gelen kokudan buruşturmuştu. Ayağıyla bir kaç dakika önce önünde dikilen ama şimdi yere yığılan adamı dürttü "Hey sen kendine gel diğer savaşçılar tarafından ezilmek istemessin değilmi" adam hiç tepki vermemişti yaşıyormu diye adamın yanına eğilcektiki muhafızlara meydan okuyan gür bir ses işiterek birden doğruldu.Adamın bu cesareti karşısında istemedende olsa kısa bir ıslık çaldı "Anlaşılan burda işler baya kızışıcak" diyerek yanındaki daha yeni tanışmış olan mavi gözlü adama sırıtarak baktı.Meraklı gözler daha sonra muhafızlara ve onlara meydan okuyan barbara çevrildi,ayaklarının dibinde yatan orkla adamı unutmuştu bile. Kendisini karşısında yaşanan kavgaya odakladı belki zevk olsun diye bir kaç muhafız pataklayabilirdi ama ne gerek vardıki daha arena başlamadan başını belaya sokmak istemiyordu.
Bir şehir,kalesini asla kaybetmez;
eğer onu taçlandıran duvarlar tuğladan
değil de insandan ise..
CHANGES
Başbüyücü
Posts: 754
Joined: Sat Jun 05, 2004 10:00 am
Location: NOWHERE NOW HERE
Contact:

Post by CHANGES »

Ivor yerdeki ork dölünün gözlerini kapatıp yattığını görünce gülümsemesine engel olamadı.Böylesine zavallılarla mı dövüşecekti? Bir omuz darbesiyle bayılan ork dölleri,kendilerini kontrol edemeyen gerzek barbarlar,belki de yıllardır yıkanmayan pis serseriler.Henüz dişedokunur bir rakip görememişti.Kadın kendisine doğru baktı ve işlerin kızışacağını söyledi.

-Ork dölleri ile aptal barbarlar.Açıkçası daha iyisini bekliyordum!Bunlar sadece aptalca güç gösterisi yapıyor.

Kadına doğru hafifçe bir reverans yapar;

-Güzel bayan ben Ivor ANDREA, umarım tanışma şerefini bana bağışlarsınız.

Askeri eğitimi sırasında aldığı halka karşı kibarlık derslerini kendine göre yorumlayan Ivor bunu kadınlara karşı kullanmaktan da çekinmezdi.
"We were young and unexperienced.We were proud and ready to die for justice.But now it is time to break the chains.Long live Chaos Legion"
fingolfin
Seçilmiş Savaşçı
Posts: 1636
Joined: Thu Jan 08, 2004 10:00 am
Location: İstanbul
Contact:

Post by fingolfin »

Hanin isminden beklenebilecegi gibi bol baharatla zenginlestirilmis tavsan yahnisi oldukça güzeldi, yaninda gelen sicak ekmek, tereyagi ve peynir de Remy'nin bekledigi ve ümit ettiginin çok üstündeydi. Anlasilan Hanci Jack yeni dostuna özel servis yapmisti. Remy, masrapadaki birayi bitirip gerindi. Bu güzel yemegin üzerine yapilmasi gereken bir temiz uyumakti. Fakat onun bunun için vakti yoktu... Bir an önce arena'ya yollanmasi gerekiyordu...

Kasaba'nin üzerinde bir atmaca gibi duran kolezyumun devasa silüeti, yaklastikça daha bir heybet kazaniyordu. Devasa yapiya ilerleyen kervanlar; yapinin etrafindaki savaçilar, görevli memurlar, askerler ve halkla birlikte etraf bir panayir yerini andiriyordu adeta. Panayir yerine iyice yaklasan Remy etrafini söyle bir süzdü. Igreti bir masada oturmus bir kaç sorumsuz asker kayit isiyle ugrasiyordu; onlarin sorumsuzlugu siraya yansimis olmaliydi ki 30 kisiyi bulan bir kuyruk vardi. Bunun disinda, etraf muhafiz kayniyordu, iri yari bir adam kazandigi bir dövüs hakkinda ve serbest birakmakla ilgili bir seyler bagirirken, bir baskasi ellerinde zincirler oldugu halde askerler tarafindan sarilmis etrafina bakiniyordu. Kayit sirasinin oralarda devasa bir half-orc anlasilan baygin yatmaktaydi. Kalabalik ise heyecanla bu olayi izlemekteydi. Remy'de olanlari izlemeye basladi.
Raistlin
Seçilmiş Savaşçı
Posts: 5819
Joined: Mon May 26, 2003 10:00 am
Location: Cehennem
Contact:

Post by Raistlin »

Turkleader wrote:Sakince dönüp, yeniden tribünlerin arasına ilerledi... Daha kapması gerken bir hayran kitlesi vardı ve kayıtlardan sonra bir toplantı yapılacağı gibi bir şeyler çalınmıştı kulağına... Her neyse, öncelikli olanlar hayranlardı ne de olsa... Toplantı bekleyebilirdi.
Kalabalığın kendisine olan ilgisi ciddi anlamda azalmıştı. Herkes askerler tarafından kuşatılan ve etrafa bağırıp çağıran adamlara bakıyordu. Arena dövüşlerinin başlamasına daha birkaç gün vardı belki ama insanlar geldikleri tiyatro'dan çok dövüşleri konuşacaktı büyük ihtimalle.

Axon Parlakkafa yüksek locasında zevkle gerindi. Bir tiyatro gününde gladyatör kaydı almanın muhteşem bir reklam olacağını biliyordu. Ã?ıkacak olan karmaşa hakkında kasabadaki herkes dövüşlerden bahsedecek ve merak eden herkes gelecekti. Türlü pahalı taşlarla süslü platin ve altın yüzükler kalın parmaklarına istiflenmiştive koca göbeğinin üzerinden yere kadar uzanan inanılmaz gürlükteki sakalları, sağlıkla parlıyorlardı. Adam yine de korkuyla birilerine zarar gelmemesini diledi ve yerinden adeta yuvarlanırcasına kalktı:

"şu işe bir el atsam iyi olacak..." diyerek özel muhafızlarıyla beraber arenadaki locasının arkasındaki odada gözden kayboldu.
That which doesn't kill you, makes you stronger
Only God should have this power
Raistlin
Seçilmiş Savaşçı
Posts: 5819
Joined: Mon May 26, 2003 10:00 am
Location: Cehennem
Contact:

Post by Raistlin »

Andero wrote: -Benim için başını bu kadar belaya sokmana gerek yok kardeşim. Nasıl olsa.... Bir gün.... dedi Raxas. Bir gün.....

O günün yakın olmasını umuyordu.
Fakat o gün, bugün değildi belli ki... Raxas vücudunun bir çok kısmına dokunan mızrakların onu yönlendiren dokunuşuyla ileri doğru yürümeye başlamak zorunda kaldı. Askerler gereksiz yere şiddet yanlısı değil fakat çok nazik de değillerdi.

"Arena dışında kavga çıkarmaktan tutuklusun savaşçı... Gözaltında bir süre kalacaksın ve ifade vereceksin... Zorluk çıkarmazsan sana zarar verilmeyecek..."
That which doesn't kill you, makes you stronger
Only God should have this power
Raistlin
Seçilmiş Savaşçı
Posts: 5819
Joined: Mon May 26, 2003 10:00 am
Location: Cehennem
Contact:

Post by Raistlin »

Oren_Dautry wrote: "SİZE Ã?EKİLİN DEDİM YOKSA AYNI DÃ?VÃ?şÃƒ? YÖZLERCENİZLE YAPMAKTAN Ã?EKİNMEM.....DÃ?VÃ?şTÃ?M VE KAZANDIM ZAFERİMİN SONUCU BENİM HAKKIM ONUN HAKKI DA ÖZGÃ?RLÃ?K...HAKKIMI KİMSEYE YEDİRMEM, BOşUNA DÃ?VÃ?şMEDİM BEN...."
Adamın korkunç çirkin suratı karşısında askerlerin surat ifadesi bir anda değişti ve mızraklar biraz tereddüt edercesine geriledi. Bağırıp çağıran barbarın sesini bastırmaya çalışan çavuş sertçe emir verdi...

"KUşATIN!"

Askerlerin ellerine gelen garip bir kuvvet dalgasıyla bir anda barbarın etrafını mızraklarla kuşattılar. Arkada kalan askerler, uzun mızraklarını önlerindeki askerlerin aralarından tam barbarı karnından ve bel altından şişleyecek şekilde ayarladılar ve önde duranlar da mızraklarını barbarın boğazına, göğsüne ve sırtına dayadılar.

a a a a a
a a a a a
a a C a a
a a a a a
a a a a a

Ã?avuş mızrak denizi içerisinde kalmış celladın suratına iğrenerek baktı: "Sorun çıkartma yoksa paramparça edilirsin savaşçı..."
That which doesn't kill you, makes you stronger
Only God should have this power
Oren_Dautry
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 2577
Joined: Tue Sep 23, 2003 10:00 am
Contact:

Post by Oren_Dautry »

Cellat çevresini saran askerlere şöyle bir baktı.Teslim olamazdı.Az önceki sahneden kalan adrenalin hala damarlarında dolaşırken o da bu kalabalıktan bir çıkış yolu arıyordu.Hızlı bir hareketle elini kılıcına götürdü.


Amacı devasa kılıç ile kendi etrafında dönerek vurabildiği kadar çok kişiye vurmaktı.
Bugün için yaşa , yarın için hayatta kal..
Raistlin
Seçilmiş Savaşçı
Posts: 5819
Joined: Mon May 26, 2003 10:00 am
Location: Cehennem
Contact:

Post by Raistlin »

Barbar silahlarla sarılmış olmasına rağmen kılıcına uzanmaya çalıştı. Mızraklar bütün vücuduna dokunuyordu ve yere saplamış olduğu kılıcına uzandığında sırtından ve böbreğinden mızrakların etine saplandığını hissetti. Ã?nünde duran mızraklar ise onun kılıcına uzanmasını engellemişlerdi. Mızrakların üzerine yüklenmiş olan Cellat adamların çizmelerinin yerde sürünmesine yol açmıştı fakat silahına ulaşamadan arkasındaki saplanan mızrakların acısıyla kontrol edemediği bir çığlıka ttı ve kendinden geçti...

Cellat için bundan sonrası sadece karanlıktı...

Askerler mızraklarına saplanmış olan barbarı umursamazca sırtından tekmeleyerek yere yıktılar ve mızraklarının ucunu kurtardılar. Uzun zamandır sıkılmış olan adamlar kanla ıslanmış mızraklarını çektiler ve yerde yatan adamın üzerine tükürdüler...

"Sana rahat dur demiştik pislik!"

Ã?avuş bu sırada tüm gücüyle bağırıyordu: "Adam ölüyor! Ruhban buraya!"
Ã?avuşun emrini tekrar eden bir kaç sert emir daha duyuldu.
"Ruhban! Hemen buraya!"

Askerler umursamazca yere yığılmış olan yarı ork ve onun üzerine düştüğü adamı kaldırdılar ve adeta bir boğça taşıyor gibi arenanın nöbetçilerle korunan bir girişine doğru ilerlemeye başladılar...
That which doesn't kill you, makes you stronger
Only God should have this power
black272
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 73
Joined: Mon Jan 17, 2005 10:00 am
Location: istanbul
Contact:

Post by black272 »

Lysana wrote:Yanlarına gelen pis cüppeli adama cevap vericekken saçlarına ve yüzüne çarpan hızlı hava akımını hissetti,birden irkilerek geriledi,birinin kendisine saldırcağını sanarak eli hızla kılıcına gitti ama yerde yatan yarı orku görünce bu düşüncesinin yanlış olduğunu anladı.Yüzünü hem yarı orkun görüntüsünden hemde cüppeliden gelen kokudan buruşturmuştu.
CHANGES wrote: Ivor tam anlamıyla kadınla konuşmasına konsantre olmuşken arkasından gelen sesi duydu.Dönüp baktığında karşısında gördüğü sokak serserilerinden farklı olmayan bir tipti.Kokusu neredeyse Ivor un burnunun direğini kıracaktı.Suratını ekşiten adam arkasındakine konuştu;

-Sen hiç banyo yapmazmısın be adam!

Sonra adamın sözlerini duyamadan çok yakınında kopan gümbürrtüyle arkasını döndü.
Her ikisinin yaklaşımını garip bulmuştu ilk başta.Ama üzerindeki cüppesini şöyle bir koklayınca O'nlara hak vermekte gecikmedi.O kadar uzun zamandır aynı şeyi giyiyorduki artık koku o'nu rahatsız etmiyordu.
Üzerindekileride hana gitmeden değiştirmeyi pek düşünmüyordu da.
İyicene hararetlenen kavgadan kendiside rahatsız olmuştu, ama şu kayıt işini halletmeden de buradan ayrılmayı pek düşünmüyordu.Kaydını yaptırıp uzun zamandır hasret kaldığı sıcak bir yemek, banyo ve arkasından da uyumak istiyordu..Ã?evresinde olanlara kayıtsız kalmayı yeğledi, her nekadar acemi bile olsalar burada güvenlik önlemleride gayet iyiydi.Susup beklemek bunca aptal arasında yapılacak en iyi şeydi, vücudundaki adrenalin'i boşuna harcamak istemiyordu.....
şaşıran Antimodes şaka yapıp yapmadığını anlamak için çocuğa baktı
Raistlin şaka yapmıyordu.
Tanrının Antimodesin omuzundaki eli bir anda titredi.
Lysana
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 716
Joined: Fri May 28, 2004 10:00 am
Location: Arborea
Contact:

Post by Lysana »

"Aslına bakarsan bende adını sormuştum ama sanırım beni duymadın neyse artık bir önemi kalmadı" dedi gülerek, göz ucuyla muhafızlar tarafından taşınanan adama baktı artık kavga bitmişti,yaşanan arbedeye ilgisi azalmıştı tekrar mavi gözlü adama bakarak devam etti "Benim adımda Sidall,Asıl ben tanışma şerefine eriştim Ivor"diyerek adamın reveransına başıyla karşılık verdi .
Tekrar sıradaki yerini aldı sürekli önüne düşüp onu rahatsız eden kahküllerini kulağının arkasına attarak sıkkın bir biçimde mırıldandı "Ah sıradaki insanlar azalıyor ama sıra bitmek bilmiyor sanki sonsuz gibi"
Bir şehir,kalesini asla kaybetmez;
eğer onu taçlandıran duvarlar tuğladan
değil de insandan ise..
Andero
Seçilmiş Savaşçı
Posts: 758
Joined: Thu Jun 24, 2004 10:00 am
Location: İstanbul
Contact:

Post by Andero »

*Raxas Firesword*

Raxas mızrak uçlarıyla dürtülerek ve bağlı ayaklarıyla yalpalayarak yürümeye başladığında diğer barbarın hamleye giriştiğini görmüştü göz ucuyla. Ardından da gelen mızrak sesleri ve ruhbanı çağıran çığlıklar... Yüzünü buruşturdu. Bir anda siniri tepesine çıkmıştı. Ona yardım eden bu adama yapılan bu insanlık dışı tepki de neydi böyle? Askerler onun arkasındaydı, çevresinde değil. Bu kadar askerle baş edebilir miydi? "Ellerim ve ayaklarım bağlıyken mi?""Elbette hayır!".

Başını o yana çevirip askerlerin başındaki emri veren adamın ve yerdeki barbarı tekmeleyenlerin yüzlerini aklına kazıdı o kadar zamanda kaç tanesininkini hatırlayacak kadar ezberleyebilirse, özellikle emri verenin üzerinde durdu. İşi bitince başını önüne çevirdi tekrar. Raxas şimdi saldırmayacak kadar zekiydi. Bu askerleri arena sınırları içinde de görmeyi umuyordu. O zaman bu barbara yapılanların hesabını soracaktı.

Mızrakların onu yönettiği bu yürüyüşte yoluna devam etti.

*Raxas Firesword*
Sadness is my reward because I hate, because I am alone, because I exist. It is the thing which reveals my rage, my envy. I neither live nor die. I will always pursue her. I am sad, I am angry and, I am waiting my time, because I am it, revenge itself.
Locked

Who is online

Users browsing this forum: No registered users and 2 guests