"Ne olduğumu artık biliyorum...."
Horcoel, Sylvos, Rhonin ve Finrod harabeleri araştırmak üzere ayrıldılar. Bence sizlerde burada beklemekten ziyade olan biten üzerine araştırmalar yapsanız fena olmayacak. Lakin 10 kasaba yıkıntılarından uzak durmanızı tavsiye ederim. Hem dostlarımızın başını belaya sokmamış olursunuz orada. Benim ufak bir işim var ve gitmem gerek. şimdilik ne üzerine olduğunu size açıklamak istemiyorum, ama bir şeyler öğrendiğimde bunu gelip sizinle paylaşacağım.
Uğurlar olsun sizlere."
"Usta eldarin nereye gidiyorsunuz ve biz neyi araştıracağız? Bu yanan kasabayı mı?" şimdi tekrar kasabaya bakmak zorundaydı ama artık eskisi kadar etkilemiyordu görüntü onu sadece küçük bir tiksinti ve hiddet. Rahatsız etmemesinin sebebi görüntüye alışmasımıydı yoksa bilmediği başka bir değişimmi? Buna kendisi de cevap veremeyecekti sadece zaman onu gösterirdi.
Sonra Eldarin elini belindeki keselerin olduğu noktaya attı.Buradan bir miktar kav ve çakmaktaşı aldı. İki eliyle hızlıca çakmaktaşını kava çarptı. Ã?akmaktaşının değmesiyle kav bir anda parladı, Eldarin kavın ince tahta kısmını elinden atmadan önce yüzünü kava götürdü ve kavın bir anda ortaya çıkarmış olduğu koyu dumanı ağzının içinde topladı. Bir saniyeden kısa süre ağzında tuttuğu duman boğazına işlemeden büyücü dumanı hemen ellerinin önüne doğru yavaşça püskürttü ve duman silsilesinin bütünleşik durmasını sağladı. Duman hemen ellerinin önünde havaya karışmadan önce Eldarin ellerini dik bir şekilde üst üste geçirdi. Ã?nce tepedeki ellerini belli bir açıyla çevirerek duman silsilesinin birbirinden ayrılmasını sağladı.
Jistrah tagobar ast miorparann kiniagic"
Tam Eldarin'e dönüp sorusunu tekrar edecekt iki Eldarin'in bir büyüye başladığını gördü "Lanet olsun bu büyü sözleri. (Spell craft) Gaz formuna ait!!! Eldarin durun!"
Eldarin bir anda dumana dönüştü ve yükselerek ortadan kayboldu
Sözlerini tamamlayamadan büyü tamamlanmış ve Ak cüppeli büyücü bir gaz bulutuna dönüşerek havada kayboldu ve Yilmax bir kez daha kendini yalnız hissetti. Buradaki kimseyi tanımıyordu. Ne düşünebilirdiki? Bu sırada ilk defa yarı meleğin kendi kendine etrafa baktığını gördü " Demek ki olaylara anlam veremeyen kişi tek ben değilmişim" diye düşündü. Bu sırada Limerik ormanları tarafından gelen sesleri işitti ver arkasına döndü...
Topallayan, hayır o topallamıyordu ki bastonuna yaslana yaslana yürüyordu sadece, bir kadın o tarafa doğru geliyordu. Limerik ormanından çıkmıştı ve sadece yürüyordu. Onlara doğru geliyordu. Bir anda tüm hepsinin bakışları o tarafa döndü. Ã?ünkü kadının sesi artık yanık kokusu iyice artan havada onlara ulaşmıştı. "Neden?" dedi. "Neden yıldızlar bu gün bu kadar duygusuz? Neden çileler toprağın derinliklerini sarmış durumda? Neden güneş küf kokuyor? Neden? Neden?" Kadın bastonuna dayanmadığı sol elini onlara doğru uzatmıştı ve ileriye doğru bastonuna yaslanarak yürürken bir ölü gibi gözüküyordu. Ama ne ölüydü ne de normal bir kadındı.
Kadının söylediği onca anlamsız sözü hiç biri anlamazken bir an sonra kadın onlara ulaşmıştı ve ilk kavrayan Hastlisch oldu. Daha önceden de, yolculukları sırasında böylesine garip bir adamla karşılaşmıştı. Adama çevre halk kahin diyordu. Oysa adam ona deli gibi gözükmüştü. Ama bu kadın... bu kadın o adamdan bile deliydi belli ki...
"Ormanım, evim ve tahtalarım tutuştu... Hayatımın ışığı, dünyanın ateşine karıştı ve beni sardı. Neden? Neden gökyüzü ölü gibi gözüküyor? Neden yıldızlar duygusunu kaybetmiş gibiler?"
Off bir deli daha mı?" diye düşünürken Eldarin'in onlara giderken söyledikleri geldi aklına geldi
"Horcoel, Sylvos, Rhonin ve Finrod harabeleri araştırmak üzere ayrıldılar. Bence sizlerde burada beklemekten ziyade olan biten üzerine araştırmalar yapsanız fena olmayacak. Lakin 10 kasaba yıkıntılarından uzak durmanızı tavsiye ederim. Hem dostlarımızın başını belaya sokmamış olursunuz orada
Belki de araştırmaları gereken şey buydu...
Gümüşyüz kadının yanına gitti elini dostça uzattı
''çünkü kana susamış varlıklar güç ve zevk için bunu yapıyorlar eskinde bende kendime sorardım ama şimidi karşı koymaya ve durdurmaya başladım''
Gümüşyüz arkasında yana kasabadan yükselen ateşler... Gümüşyüzün gölgesinini yaşlı kadının üzerine düşürmüştü dewasa bir gölge idi,bu gölge ne korkutma ne de kötülük anlamını taşıyordu korumayı simgeliyordu.
''Sizin burdan daha güvenli bir yere gitmeniz lazım gide bileceğiniz bir yer varmı? Götürmemizi istermisiniz??''
"Seni buraya birilerimi yönlendirdi yoksa bizi görünce buraya doğru kendin mi geldin?"
" Evet yaşlı bayan yardım edebileceğimiz herhangi birşey varmı? Nereden geliyor ve nereye gidiyorsunuz? Evinizi tutuşturan kim ve eviniz nerede? Ormanım derken..." evet çok soru sorduğunun farkındaydı ama kadında bir gariplik farketmişti
*ormanım*
"Çok garip çok" aklından geçen tam buydu çok garip araştırılması gereken konu ayaklarına kadar gelmişti ve Yilmax kadındaki garipliğin nedenini anlayamasa da çözmek istiyordu...
--------------------------------------------------------------------------------------------
Son bentler de yıkılıyor,
Sonu geliyor, lanet kalkıyor.
100 yıldır süren bilinçsizlik yerini aydınlanmaya, hatırlamaya bırakıyor.
Bir drow geri geliyor.
İyi ya da kötü
Bunu zaman gösterecek.
Ölümlü gözlerden gizlenenler bir bir açığa çıkıyor
Ama sadece bir drow'un aklında...
-------------------------------------------------------------------------------------------------
Kainatta mutlak iyilik ya da mutlak kötülük diye birşey yoktur.
Yalnızca güç vardır.
Güce sahip olan herşeye hükmeder.
Ta ki karşısına daha güçlü birisi dikilene dek...
Yilmax Z'yl Arnen
Red Robe Mage