Yeşeren Umutlar

Baştan aşağı kendi özgün hikayelerinizi yazmak için…
Locked
catboy
Site Yazarı
Site Yazarı
Posts: 3268
Joined: Fri Jan 19, 2007 10:00 am
Location: Izmir
Contact:

Post by catboy »

Loy Adası küçük bir adaydı. Leş gibi bir yerdi. Limanı ve kasabası vardı. Limanı hanlar ve genle evlerle doluydu. Kasabası da farklı değildi ama orası daha seçkin korsanların konakladığı yerlerdi. Kasabanın ortasında büyük bir konak vardı. Tutsaklar oraya götürülürken hala restorasyon çalışması yapılıyordu. Anlaşılan konağın sahibi yeni bir kat çıkm aya karar vermişti.
Kaptaqn Barbasso 56 yaşındaydı. gemisi meşhur Kanatsız Pegasus'du. En hızlı gemi diye bilinirdi. Artık adadan pek ayrılmıyordu eski korsan lordu anlaşılmayan bi şekilde öldürüldüğünden beri o buranın korsan lorduydu. Tüm korsanlar ondan izin alırdı gemileriyle açılma ve kaptanlık rütbelerini almak için. Barbasso en son iki gün önce kırmızı cübbeli bir büyücü tarafından ziyaret edilmişti. Adının Gerrfer olduğuunu söylemişti ki adı pek umrunda değildi. Kötü tarafın kazanması için ellerinde bir fırsat olduğunu ve yardım için kötü tarafa koşulsuz hizmet ettiği gerektiğini söylemişti. Gerekli olan para ve mücevherleri temin edince Barbasso hiç durmadı. Tüm filosunu denizlere dehşet şaçması için yolladı. Sonra da ele geçirdikleri tüm esirleri Polantes Adasındaki büyük hapishaneye yollayacaktı. Am aistediği güzel esirleri almakta serbestti.
şimdiye geldiğimzde Kaptan Barbasso önüne getirilm,ş yeni esirleri incelemekteydi. Dyrad'a baktı: "Bir dyrad... Fena değil...." diye düşündü. Safir'e döndü: "Sen! Bu esirlerin arasında ne işin var? Yoksa tarikatından yeni mesajlar mı getirdin?" diye sordu.
Safir şaşırmıştı. Bir şey diyemedi. Huor'a baktı. Bir şeyler kıpırdandı zihninde birden.
"Minna!" dedi fısıltıyla.
Mark
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 2004
Joined: Thu Aug 31, 2006 10:00 am
Location: Midkemia, portal/istanbul
Contact:

Post by Mark »

Korsan kendisine döndüğünde, Teemieri Elanessë bu salak adamın nasıl korsan olduğunu düşünmekteydi.

" Bizi köle ticaretinde kullanmaktan daha iyi fikirler aklına gelmiyor mu? "
Yanındakilere şöyle bir baktı.

" Dediğin gibi dryad ve satyr değerli mallar senin için. Bizi satmadan önce sana sonsuzluğun armağanını getirdiğimi bilmelisin! "

Geminin kaptanı olduğundan karşısındaki adamın Esten tapınağının şifresini anlayacağını farzederken, aptallık mı ettim diye düşünüyordu.

( Yanımdakiler farketmeden ancak bunu diyebilrim, gerizekalı anlamasa bile ...hımm )
Dudakları kıvrıldı. Gülümsemesini sevecen yapmaya çalışmıştı ama tam tersine , çok korkunç bir hal almıştı.

" Çok değerli armağanlar hemde yalnız konuşalım! "
Kendi doğanı öğren, bütün yanlarını kabul et, egemenlik ancak o zaman başlayabilir. Kendini reddetmek herşeyi reddetmektir.
Edmond
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 5509
Joined: Mon Jul 03, 2006 10:00 am
Location: Ã?anakkale
Contact:

Post by Edmond »

Huor, Kızıl Elf'in kendilerini sattığını görünce.*KES SESİNİ!* diye bağırdı bir anda, sinirden deli oluyordu, bir an köpürük, bir an ağlayabiliyordu.Ağlamak geliyordu içinden, ancak bağırarak bastırıyordu bunu.*Safir, söyler misin, sana güveniyorum, eskiden kötü birisiydin, fakat artık değilsin, lütfen, hatırlamaya çalış!*

Yine ağlamaya başladı.O aynı zamanda bir Bard'dı, arasıra şarkı söyler, ney çalardı, bildiği büyü de fazlaydı.Ancak genelde susardı.
I always knew I was a star And now, the rest of the world seems to agree with me.

The reason we're successful, darling? My overall charisma, of course.

I never thought of myself as the leader. The most important person, perhaps.

-Freddie Mercury
catboy
Site Yazarı
Site Yazarı
Posts: 3268
Joined: Fri Jan 19, 2007 10:00 am
Location: Izmir
Contact:

Post by catboy »

"Tüm köyü yakın! Hiç kimseyi sağ bırakmayın!" diye bağırdı Safiel. Goblinler köyü bastılar. Herkesi türlü işkencelerle öldürürken o babasının verdiği görevi halletmeye çalışıyordu: "Açık mavi gözlü, parmağında safirden bir yüzük olan bir kız arıyoruz beyler ona göre." diye bağırdı.
Bir goblin elinde küçük bir kız getirdi. "Bu olmasın." dedi. Gözleri açık maviydi kızın ama o değildi. "Hayır Kecer. O değil." dedi. Kecer: "Güzel o halde bu küçük kız benim yeni eğlencem olacak." dedi sırıtarak. Küçük kız goblini elinden kurtulup Safiel'e sarıldı: "Lütfen yardım edin. Ailemi gözümün önünde öldürdü. Sen kötü biri değilsin. Nolur bana yardım et."
"Kötü biri değil mi?" dedi Kecerr ve kahkaha atmaya başladı. Safiel'in arkasından biri seslendi: "Burada değil, Safiel." Bu Gerrfer'di. "Abi senin ne işin var burada? Bu görev abana bizzat tarikat tarafından verildi. Lütfen işime karışma."
"Görev senin olsun. O umrumda değil. Ama sana bir sürprizim varç. Korsanlar ne yakalamışlar Hayal bile edemzsin."
"Kimi?" diye sordu Safiel.
"Bir orman elfi ama yüksek bir mevkide olduğu her halinden belli. Kocasını Polentese yolladık bile. Hatuna ne yapılacaına sen karar ver."
Birden Safir şimdiki zamana döndü: "Hatırladım. Minna nerde biliyorum." dedi bağırarak. Korsan lordunu unutmuştu. Kızıl elfin gözlerindeki nefrete dikkat etmedi bile.
CLiCKs
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 1392
Joined: Mon Dec 03, 2007 10:00 am
Location: Bursa
Contact:

Post by CLiCKs »

Kaptanla tartışır gibi bir halleri vardı. Araya kızıl elfde girince gerginlik artmıştı. Orman elfinin eşini arama çabaları takdire değerdi. şimdi aklında bir soru vardı. Burada tutsakmıyız yoksa misafir mi? Zamanla bunu öğreneceğini düşünüyordu. Ama şimdi de aklında yeni bir soru vardı. Bu adam bizi ne yapacak? Çok aldırmıyordu ama kendisini tehlikeye atmayada niyeti yoktu. En azından bu şehirde.

Onları esir olduklarını düşünmeyecekleri bir odaya götürdüler. Algénia çok yorgun değildi ama uyumalıydı. Onlara verilmiş olan odanın köşesine geçti ve oturdu. Rahatlık onun için önemli değildi. Rahatsız edilmesin yeterdi. Ve uykuya daldı.

-"Leydim! Bizi bırakın buradan gitmelisiniz!"
-"Hayır. Ben sizin prensesinizsem sizi bırakmıyacağım!"
-"Çok fazla dayanamayız leydim lütfen gidin buradan!"
-"Hayır dedim asker! Kararıma karşı mı geliyorsun?" dedi çatışma devam ederken. Etraflarında 20 goblin vardı kendileride prenses dahil 7 kişiydiler. Ölen goblinlerin yerini bir yenisi alıyordu. O yzden pekte azalıyor gibi görünmüyorlardı. Komutan olan asker ve prenses kalmıştı en sona.
-"Leydim. Sizinle omuz omuza savaşmak benimiçin bir şerefti!" diyip goblinlerin arasına dalar ve oda kısa sürede ölür. Prenses Algénia komutanının ölüşünü görünce çileden çıkmıştır. Hiç bir elfte bulunamayacak güç ve kudretle etrafına saldırmaya başlar. şansı yok gibidir. Ama goblinler hızla azalmaktadır. Yerine bir yenisi gelirken onlarıda ezip biçiyor çoğalmalarına izin vermiyordu. Sonra arkadan kara bir cüppe içinde biri gelir ve prensese elinin içinden çıkan zehirli bir ok atar. Prenses Algénia'nın başı dönmektedir. Fazla dayanamaz ve bayılır...

Birinin ona dokunmasıyla irkildi ve bıçağının hemen onla temasa geçenin boğazına taşıdı. Ã?nündeki kişi Safirdi. Bu hareketinden dolayı Algénia'dan daha fazla irkilmişti. Sonra Algénia bıçağını indirdi ve yanaklarından süzülen gözyaşlarına hakim olamadı. "Askerlerim bir hiç uğruna öldüler. Bir hiç. Kimliğimi saklamak onların canına değermiydi ha?" diyip gözyaşlarının yanaklarından iyice akmasına izin verir...
Lydronk
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 882
Joined: Fri Feb 10, 2006 10:00 am
Location: Ankara
Contact:

Post by Lydronk »

Lydronk çocuğun hareketlerini dikkatle incelemişti. O korsana yaptığı güzel espri -dryad'ı korumak uğuruna bile olsa- takdire şayandı. şakalarını mekanik düzenekler desteklemiyordu çocuğun ama bu açık kapatılabilirdi. Ã?ocuk bir insan olarak gayet iyi bir komedyendi.

Korsanlar onları götürürken hep bunları düşündü. Dryad'ı da aklından geçirmiyor değildi, belki kendisini tanımıştı dryad fakat çehresini çıkaramamıştı? Elbette Lydronk dryadlarla çok içli dışlıydı. En azından bir dryad tarafından öldürülmeye çok yaklaşana kadar. Deru tanıdık geliyordu ama emin de olamıyordu acaba o tanıdığı dryadlardan mıydı diye? Dryadlara çok yakın olmuşt gerçekten ama haklarında pek şeyler öğrenememişti. Toplumları hakkında konuşmuyorlardı, en azından konuşmamışlardı.

Kendini korsan lordunun önünde buldu. şu kızıl elf hiç tekin değildi. Bir ara korsanla pazarlık yapmaya çalışmıştı ama Huor onu engellemişti. Biraz sonra bir odadalardı.

İşte fırsat bu fırsat, dedi gnom kendi kendine. Korsanlar umrunda değildi. Safiel'in kardeşinden kurtulmuşlardı, korsanlar onlara ne yapabilirlerdi ki?

Kimle konuşmalıydı? Dil çözme büyüsü çok uzun sürmüyordu. Aslında gayet uzundu fakat bu süre hem cryad'a hem çocuğa birşeyleri anlatmasına yetmezdi...Hem dryad hem çocukla konuşamazdı. Düşündü bir süre. İkisiyle de kısaca konuşacaktı. İlk barbar çocuktan başlamayı seçti.

Ã?ocuğa yanaştı, omzuna dostça vurdu. Bir iki kelime mırıldandı ve çocuğun konuştuğu barbar dilinde konuşmaya başladı.

"Hey evlat, müthiş bir espri anlayışın var biliyor musun? Açıkçası çok etkilendim. Sen o savaşçı barbarlardan değilsin değil mi? şaman gibisin daha çok?"

Bütün bunları mükemmel bir aksanla söylemişti, çocuğun söylediklerini de şüphesiz çok net anlayacaktı.
Alenthas
Forum Yöneticisi
Posts: 2670
Joined: Thu Oct 04, 2007 10:00 am
Location: Innsmouth
Contact:

Post by Alenthas »

Ã?ocuk kafasını başka bir yöne çevirdi "Bir şamansam ne olmuş yani, goblinlerle konuşacak hiç bir şeyim yok," dedi ve yumruğunu tehditkâr bir şekilde sallayarak ekledi "hem...savaşçı olmayabilirim ama yumruklarımın tadına bakmak istemezsin."
Image
Lydronk
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 882
Joined: Fri Feb 10, 2006 10:00 am
Location: Ankara
Contact:

Post by Lydronk »

Gnom kıkırdadı: "Madem birer gobliniz, neden seni hapishaneden çıkaralım? Seni hapse atanlar goblinlerdi, unuttun mu? Emin olman gereken birşey varsa o da bizim kesinlikle suçlu olmadığımızdır -gerçi sanırım Safiel'in karmaşık bir geçmişi var-. Hem onlar kötü olsa bile, ben değilim en azından. O bizi gobline dönüştüren şey bir kandırmaca için büyüydü. Belki biliyorsundur, biz gnomlar çok iyi illüzyon büyüleri yaparız. Hapishaneden kaçmak için iyi bir yol bulmamız gerekiyordu, biz de bulduk. Umarım ikna olmuşsundur. Sahi, adın ne senin?"
Alenthas
Forum Yöneticisi
Posts: 2670
Joined: Thu Oct 04, 2007 10:00 am
Location: Innsmouth
Contact:

Post by Alenthas »

"Gnom mu? Haha, böyle isimleri nerden buluyorsunuz anlamıyorum. Sana neden ismimi söyleyecekmişim cüce? Her neyse, adım Thereon. Bu arada iltifat için teşekkür ederim. Diğerleri sürekli komik şeyler söyleyip duruyorlar, ne zaman ben konuşsam kimse cevap vermiyordu. şu kadın kılıklı adam dışında, o da mı sizden?"
Image
Lydronk
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 882
Joined: Fri Feb 10, 2006 10:00 am
Location: Ankara
Contact:

Post by Lydronk »

Lydronk cevap verdi: "Ha evet, Huor o... Eşi kaybolmuş. Bu arada biz kadın kılıklı adamlara elf diyoruz. Her neyse. Kendisi yetenekli bir ozan sanırımç Yani hakkında pek şey bilmiyorum ama büyük ihtimalle öyle. Senin dilini de biliyormuş. Diğerleri sanırım senin dilini bilmiyorlar, ben de bilmiyorum ya... Peki Thereon, neden seni de hapse attılar. Benim yaptığım bir şakayı yanlış anlamışlardı, o yüzden atmışlardı. Senin gibi bir çocuk nasıl bir suç işleyebilir ki?" Yüzündeki ve sesindeki neşe yerini hüzn ve endişeye bırakmıştı...
Alenthas
Forum Yöneticisi
Posts: 2670
Joined: Thu Oct 04, 2007 10:00 am
Location: Innsmouth
Contact:

Post by Alenthas »

"Elf, hmm.. Bizim orada onlarada kadın diyoruz, şarap içip kadın gibi kıvırıyorlar," bir kez daha kahkaha attıktan sonra devam etti "Suç mu? Suç işlediğimi sanmıyorum, açıkçası neden orada olduğumu bile bilmiyorum, ve tüm bu insanlar, ya da elfler, gnomlar, şunlar, bunlar her neyse...kim tüm bu varlıklar?"
Image
Lydronk
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 882
Joined: Fri Feb 10, 2006 10:00 am
Location: Ankara
Contact:

Post by Lydronk »

Gnom başını salladı: " Hepsini tanıdığımı söyleyemem. Ã?oğu şuç işlemediği halde hapisteydi. şu kızıl kadın kılıklı adam -yani elf- dışında. O sanırım deli. Safiel ise -şu büyücü olan- geçmişini hatırlamıyor sanırım. Kaçaken kardeşiyle karşılaştık, hatırladın mı? Hapse tıkılmadan önce kötü haberler duymuştum, tanrı çocukları mı ne, belki bütün bu olanlarla bir ilgisi vardır. O dryad'da Deru, adını anca öğrenebildim. Ah bu arada adımı söylemiş miydim?" yine kızdı kendine, çok fazla şey unutmaya başlamıştı... "Ben Lydronk Lkynt Lher Lex 'Cointrick' Lour. Aslında teyzem bana Luhar derdi ama sanırım vaz geçti... "
Mark
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 2004
Joined: Thu Aug 31, 2006 10:00 am
Location: Midkemia, portal/istanbul
Contact:

Post by Mark »

ETrafına baktı, şimdi tam zamanıydı. Kargaşa zamanı.

İçindeki sınırsız güç adeta ışığı yutarak, doğa ötesi karanlığı getirdi. Herkes kaçışıp çığlık atıyor. Birbirlerine kılıçlarını saplıyorlardı.
Kendi doğanı öğren, bütün yanlarını kabul et, egemenlik ancak o zaman başlayabilir. Kendini reddetmek herşeyi reddetmektir.
Alenthas
Forum Yöneticisi
Posts: 2670
Joined: Thu Oct 04, 2007 10:00 am
Location: Innsmouth
Contact:

Post by Alenthas »

Neler oluyordu, bu karanlık... Hemen bir büyünün sözlerini getirdi aklına, bu büyü sayesinde karanlık yok olacak ve her şey açığa çıkacaktı. Büyüyü yaptı, fakat hiç bir şey olmamıştı, yaptığı büyü anında bu garip karanlık tarafından yutulmuştu adeta. "Bu normal bir büyü değil, gücü benim gücümün ötesinde," dedi daha çok kendi kendine konuşarak. "Buradan çıkmalıyım, ama nasıl, " diye fısıldadı.
Image
catboy
Site Yazarı
Site Yazarı
Posts: 3268
Joined: Fri Jan 19, 2007 10:00 am
Location: Izmir
Contact:

Post by catboy »

Asasını ileri doğru doğrulttu ve asadan muazzam bir ışık yayıldı: "Yeter bu kadar!" diye bağırdı Safir. Kızıl elfe döndü: "Başka büyü yok." dedi. Korkan tayfalardan birine dönüp: "Korsan lorduyla konuşmalıyım yalnız başıma." dedi fısıltı halindeki bir sesle.
Locked

Who is online

Users browsing this forum: No registered users and 0 guests