Page 10 of 67

Posted: Tue Apr 01, 2008 3:46 am
by Lydronk
Lydronk derin bir iç çekti, sonra yine Thereon'a döndü ve sırıtarak: "Deli olduğunu söylemiştim!" dedi.

Posted: Tue Apr 01, 2008 3:48 am
by Alenthas
"Hakikattende," dedi gülümseyerek. Sonra büyüyü yapan adama bakarak gnoma doğru fısıldadı "Bu adam bir dersi hak etti, aklında ne var?"

Posted: Tue Apr 01, 2008 3:54 am
by Lydronk
Ã?ocuğun sözlerini duyunca sırıttı, çocukta gerçekten yetenk vardı. Lydronk cevap verdi: "Bence de bir dersi hak etti. Belki de bu işi 'masaya yatırabiliriz'!" dedi gülümseyerek ve devam etti. "şu masayı görüyor musun? Eminim usta işidir... Belki de şu kızıl kadın kılıklı adam daha yi alar? Eminim masayı yakından incelemek isteyecektir, suratı masa sayesinde düzleşince kesin bir değer biçeceğine şüphem yok!" dedi gülerek.

Posted: Tue Apr 01, 2008 3:59 am
by Alenthas
"Planı söyle," dedi sırıtarak. "Sonra onu biraz 'konuştururuz'. Konuştururuz derken yanlış anlama, gerçek manada," dedi. "Benim de bir-iki yeteneğim var o konuda."

Posted: Tue Apr 01, 2008 4:09 am
by Lydronk
Lydronk kahkahalara boğuldu ve gözünden yaşlar geldi, ülkesinden ayrıldığından beri bu kadar kafa dengi birine rastlamamıştı: "İyi ki gemi batmadan önce tahta parçaları ve çivileri almışım. Tek gereken bir ip. Ã?iviyi masanın ortasına saplarız, ipi de etrafından dolayınca masa kolayca çekilebilir bir hale gelir eminim. Sen onun dikkatini dağıtabilirsin umarım. Ya da ben dağıtayım. Neyse, biri dikkatini dağıtırken öbürü ipi çeksin. Sonunda elimizde baygın, bayılmasa bile şakın bir kadın kılıklı adam olacak. Nasıl fikir?" dedi.

Sonra birkaç şey eklemenin fena olayacağını düşünüp: "Belki de ipi çekince kafasına birşey de şu dolaptan aşaı düşse fena olmaz, bayılmasını garantilemiş oluruz!" diye ekledi.

Posted: Tue Apr 01, 2008 4:17 am
by Alenthas
"Sen şu karmaşık işlemleri hallet, ben onun dikkatini dağıtırım," dedi ve bir büyünün sözlerini söylemeye başladı. Aslında aklındaki fikir biraz zararlıydı sanki ama..yeterince oyalardı herhalde. Büyü tamamlandığında ortaya havada uçan bir el çıktı. Adama takip etmesini işaret eden bir el, adam bunun şu büyücülerin işi olduğunu zannedip eli takip etmeye başladı. Ardından adam masayla çocuk arasına geldiğinde Thereon başka bir büyü yaptı. Bu sefer ki Thereon'un elleri arasından çıkan bir ses patlamasıydı. Ve bu öyle bir büyüydü ki adam şaşkınlıkla masanın üzerine düşmüştü.

Thereon gnoma bakıp "şimdi!" dedi.

Posted: Tue Apr 01, 2008 4:27 am
by Lydronk
Gnom ipi sertçe çekti, acaba Thereon 'Ã?ekme!' mi demişti Kulakları tıkanmıştı... Masa birazcık havalandı, birazcık daha çekince ters dönüp kızıl elfin üzerine düştü. Bu sırada dolaptan bir kova da tam kızıl elfin yüzüne isabet etti. Ã?enesinden kanlar süzülüyordu elfin...

Koşarak Thereon'un yanına gitti, kulakları açılmıştı: "İyi iş çıkardık. Uyanıca kızmaz herhalde. Gerçi çenesi de çok kötü, kovanın tam sivri ucu gelmiş. Herhalde kendine gelmesi uzun zaman alır." sırıtarak devam etti: "Acaba neyin nesi?"

Bu sırada barbarla konuşmasnı sağlayan büyünün yarı yarıya dolmuştu zamanı. Bir bu kadar daha konuşabilecekti.

Posted: Tue Apr 01, 2008 4:33 am
by Alenthas
"İyi iş," dedi göz kırparak. "Uyandığında bir büyü daha yapıcam, burası çok büyük olmadığından buradaki çoğu kişiyi etkiler muhtemelen, eğer birisine sorucak sorun varsa şimdiden düşünsen iyi edersin."

Posted: Tue Apr 01, 2008 4:38 am
by Edmond
Huor bütün konuşmaları dinlemiş, bütün olayları seyretmişti.Ancak kızıl elf'i o da fazla sevememişti.Bu da konuşmasına engeldi.Sonra barbar çocuğa baktı.Onun dilinde

*Bak evlat, her ne kadar bizi düşman zannetsen de biz de senin gibi çaresiziz.Ne yazık ki, eşim -ki kendisi orman elflerinin prensesi, yani kız kılıklıların prensesidir, ben de prensi oluyorum-, kayıp onu bulmam gerekiyor.Bu yüzden hapisten kaçtık, eğer düşman zannettiğin bizler olmasaydık, halen o lağamda sıkılıyor olurdun.*

Sonra yine aynı dilde, Gnom'un da duyacağını bilerek

*Bu arada, benim prens olduğumu söylemesenizde olur.*

Ardından unutmuş gibi

*Haa, bir de, maalesef kızıl elf'in sizin dilinizi biliyor olma ihtimali var, sanırım sessiz konuştuğunuz için duymadı.Ã?ünkü inanın bana, en bilge ırktır kızıl elf ırkı.Dikkatli olun, ben ona küçük çapta bir hafıza büyüsü yapacağım.Pek bir şey hatırlayamayacak yaptığınız şakadan, çenesini ise yere düştüğünden zannedecek.Dikkatli olun.*

Sonra büyülü sözleri söylerek bir yandan da ney varmış gibi ellerini boşluğa götürerek, üflemeye başladı, sanki ney varmış gibi ses çıkıyordu, yalnızca kızıl elf etkileniyordu, diğerleri de duysa da pek önemini kavrayamıyorlardı.

Huor Gnom ve çocuğa dönerek göz kırptı.

*Bir de, ben Elf'çe biliyorum ve dilediğiniz şeyleri Dryad'a iletebilirim.O da biliyor.*

Posted: Tue Apr 01, 2008 4:50 am
by catboy
Kızıl elfe yapılan şakadan Safir'in haberi yoktu. O korsan lorduyla tek başına ayrı bir odada konuşuyordu. Barbassa bir kadaeh şarap içiyordu: "Kardeşin için üzgünüm. Haberimiz olsaydı..."
"Anladım Barbasso. şimdi bunları bırakalım. Sizden tek bir şey istiyorum. Tarikatımı görmem lazım. Ondan hızlı bir gemiye ihtiyacım var. Ve sizin bir namı büyük bir geminiz olduğunu biliyorum Onu istiyorum."
"Kantasız Pegasus mu?"
"Aynen öyle."
"O ama benim her şeyim." dedi Barbasso.
"Abimi kurtarabildiniz ama kurtarmadınız. Tarikatıma abimin ölümünden sizin suçlu olduğunuzu söylersem başınız büyük bir derde girer. Anlatabildin mi?"
"Tamam anladım. Ama benim de bir şartım var. Sorun çıkartan kızıl elfle o dryad burada çıkacak. İyi para ederler esir olarak." dedi Barbasso sırıtarak.

Posted: Tue Apr 01, 2008 7:39 am
by catboy
"Tamam kabul ediyorum." dedi Safir bir süre sonra. "Zaten benim sorumluluğum orman elfi, gnom ve çocuğa karşı. Sebepleriyse orman elfinin eşinin şu anki yerini ben biliyorum. Artık hatırladım ondan onun bana ihtiyacı var. Gnom ise bize çok yardımı dokundu ona bunların karşılığını layığıyle vermeden yanımdan ayıramam. İstersen sinirlerimi bozan kendini bilmez ve sözümü dinlemeyen dişi elfi de alabilirsin."
"Anlaştık o halde?"
"Tabi ki de. Ama gemin bizimdir. Unutma."
"Söz verdim bir kere. Caymam merak etme." dedi Barbasso.
"Bize karşı gösterdiğin misafirverliğinden tarikatımıza bahsedeceğim en havalı şekilde, Lord Barbasso." dedi Safir en nazik şekilde.
"Tahmin ederim." dedi Barbasso alay edercesine.

Posted: Tue Apr 01, 2008 8:35 pm
by WeS_DeX
Deru barbar cocukla, Lydronk'un yaptiklarini seyrederken hafifce siritti.Herkez icerdeydi.Biraz etrafa goz gezdirdi.Birisi yoktu.Insan buyucunun olmadigini gorunce korsanla bir seyler konusmaya gitmis olacagini dusundu.Etrafini yoklarken derin bir -uluma- ic cekti.Odada ki herkez duymustu bu sesi.Artik gucunu toplamasi gerekiyordu.Agaclar ve ciceklerle ic ice olmak istiyordu.Her seyi ozlemisti.Ormanda ki hayvanlara en ufak bocege kadar her seyi ozlemisti.Bunlari elinden alan butun kabileleri oldurmek icin tekrar bir intikam duygusuyla buyuk bir uluma cikardi.Derisi parlamayali cok olmustu.Isik sacmayali cok uzun zaman olmustu.Etrafina tekrar bakti bir cok kisi kendisine bakiyordu.Deru digerlerine pek fazla aldirmak istemedi.

Ormanda dolasirken kendisini bir dere yataginda bulmustu.Orada cicekler kendisi icin dans ediyordu.Ziplayarak kosup oynarken gozune bir sey takilmisti.Agacin arkasinda bir hareketlenme vardi.Oraya dogru temkinli bir seikilde giderken yerde bir tuzak oldugunu gormemisti ve ayagini o kapana sikistirmisti.Aciyla feryat atarken agaclarin arasinda ki kisinin bir gnom oldugunu gormustu.Kendisine dogru geliyordu.Tuzagi onun kurdugunu dusunerek sert bir sekilde ona bakti.Icinde ki buyuyu birakmak icin ne kadar ugrassada sol arka bacagi tuzaktan dolayi cok feci bir sekilde aciyordu.Buyu yapamadigini gorunce kendisini birakti.Gnom ona dogru geliyordu.Yavasca anlamadigi dilden bir seyler soyledi.Deru anlamamisti fakat gnomun konusmasindan zarar vermeye niyetli olmadigini anlamisti.Gnom ona dogru gelerek uzun bir ugrastan sonra tuzagi kirip Deru'yu serbest birakmisti.Deru anlamamisti.Neden kendisine yardim ediyordu bu gnom.Cebinden bir kolye cikarip kendisine vermisti gnom.Deru kolyeyi incelerken icinde gercekten bir guc oldugunu anlamisti.Gnoma kendi dilinde tesekkur etti.Gnom anlamayarak kafasini sallamis ve gulmustu.Biraz daha kendisine baktiktan sonra bir seyler diyip oradan uzaklasmisti.

Birden irkildi.Tuzaga kaptirmis olan ayagini elleriyle sivazladi ve tuylu derisinin arasindan yara kapandiktan sonra taktigi kolyeyi cikardi.Iyice inceledi.Sonra gnoma bakarak yanina gitti.Kolyeyi uzatti.Kendi dilinde konustu "Bu senmiydin...? dedi ve gnomun anlamadigini dusunerek birde elfce konustu "Hayatimi kurtarip bu kolyeyi bana veren sen miydin?" dedi hevesli bir sekilde.

Posted: Tue Apr 01, 2008 11:57 pm
by catboy
Safir, geri dönmüştü. Huor ile yalnız konuşmal istedi. "Barbasso bize bir gemi ayarladı. En hızlı bir gemi hem de. Ama bir şartı var." dedi hızlıca. Huor onu dikkatle dinliyordu.
"Dryad ile kızıl elfi istiyor. Ve ben sana sormadan bunu kabul ettim. Yanlış anlama. Kötü bir niyetim yok. Senin eşinin yerini biliyorum. Eğer kabul edersen gemiyi alıp hemen Minna'nın yanına ggötürebilirim seni. Ne diyorsun?"

Posted: Wed Apr 02, 2008 12:07 am
by CLiCKs
Orman elfi ile safirin yaptığı konuşmaya kulak misafiri olmuş ve çılgına dönmüştü.Bıçağını saniyede boğazına götürdü. İnsan büyücü çok şaşırmıştı. Algénia çılgınca bir haldeydi. İçinden onu öldürmek geliyor ama işin aslını öğrenmeden yapmak istemiyordu. Sinirli bir halde:
-"Seni şerefsiz insan. Kimi sattığını düşünüyorsun, daha doğrusu kendini ne sanıyorsun. Ne kadar aşağılıksın o dryadı ne hakla satmaya karar veriyorsun!" dedi. Safir, bu sözlerin ardından çok şaşırmıştı. Ne diyeceğini bilemedi. Bıçağı hala büyücünün boğazındaydı. İsterse hemen şuracıkta öldürebilirdi. Biraz sakinleştikten sonra adamı yere itledi. Adam hala şaşkındı. "Bana işin aslını anlat büyücü siz insanlara ne kadar güvenileceğini daha önceden de görmüştüm. Anlat büyücü, anlat ki yaşamını sürdürebil!"

Posted: Wed Apr 02, 2008 12:12 am
by catboy
Safir ayağa kalktı: "Sakın bir daha o bıçağını bana doğrultma. Ben sadece yapılması gerekeni yaptım." dedi zor nefes alarak.
"O gemiye ihtiyacımız var ve kızıl elf çok sorun çıkartı. Ã?nceki gemimiz patlatan oydu. Hem dryad hiç bir halta yaramıyor. Neden onu yanımızda taşıyalım ki. Ã?yle değil mi?" dedi. Asasını hazır bekletiyordu eğer işler uzarsa Huor'la kendisini ışınlıyacaktı.