>ÖATLAK KAZAN<

Anlatacak komik veya enteresan FRP anıları olanlar için. Geyiğin sınırları burada belirlenecektir...
Ayyaş Porsuk Hanı'nın bu güzide salonu, tüm ziyaretçilerimize açıktır.
paldyneey
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 240
Joined: Mon Mar 08, 2004 10:00 am
Location: İstanbul
Contact:

Post by paldyneey »

yaşlı adamın hikayesini dinleyen maeglin bir anda yaptığı işi unuttu.ama nede olsa drow da vardı.hikayenin iyice içine girdi.majentanın gülüşünün farkında değildi.halbuki herkes onun üşüttüğünü düşünüyordu.o dinlemeye devam etti.
Ã?LÃ?M HEPİMİZİN YOLUNUN SONUDUR,EN IYISI ONDAN YANA OLMAK
*MAEGLİN QUEDRETH
Oren_Dautry
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 2577
Joined: Tue Sep 23, 2003 10:00 am
Contact:

Post by Oren_Dautry »

Yaşlı adam hikayeyi anlatırken arada Justarius a bakıp gülümsüyordu.
anlattığı hikaye şöyleydi..


Bundan 91 yıl önce Karanlıkaltı"ndaki drow şehirlerinden Ched Nassad"da doğdu bir drow. Kendisi silah ve hırsızlık eğitimini tamamladıktan sonra Vhaeraun"a bağlılığını sunmadığı için şehirden sürüldü. Bu sırada dövüş stilini ve okçuluğunu inanılmaz decede geliştirdi. Diğer şehirlere gitse hemen öldürülürdü. O da yüzeye çıkmaya karar verdi.
Yüzey yolculuğu sırasında onu bir Menzoberranzan rahibesi bir yaratıkla dövüşürken gördü. Dişi hemen onu sorguladı, yalan büyüsü yaptı ve gerçekten şehirden sürülmüş olduğunu anladı. Stiline ve hızına hayran kalan rahibe onu en şeytani drow şehri olan Menzoberranzan"a götürdü. Kendi evine kabul etti. Ve Menzoberranzan stiline alışması için tekrar onu eğitime soktu.Eğer buna değmeseydi evin anası onun için bu kadar uğraşmazdı. Kısa süre sonra Melee-Margethe"deki hocalar ondan korkmaya başladı.
Bir gün drow oraya ait olmadığını anladı, o daha farklıydı. Daha önce yüzeye gitmeye karar vemekle çok iyi yapmıştı. Menzoberranzan"ın bir tüccar grubunu ayarladı ve onlarla birlikte yüzeye çıktı. Bir daha asla geri dönmemek üzere.
İlk tattığı duygu korku olmuştu, tepesinde devasa bir ateş topu duruyordu ve gözlerine inanılmaz bir acı veriyordu. GÃ?ndüz boyunca yeryüzüne ulaştığı mağradan çıkamadı,gece gelince ise kurtuldum düşüncesi ile dışarı adım atan drow sabah aynı şeyin onu bulacağını bilmiyordu. Sabah yaklaştı ve ateştopu dağların arkasından yükselmeye başladı ama gözlerini acıtmaktan başka bir zarar vermiyordu ona..
İlk yıllarında sabahları yürüyemiyordu bile. Ama yaklaşık on sene sonra güneş onun dostu gibi olmuştu. Karanlıktan çok güneşi tercih etmeye başladı. Kendine edindiği birkaç arkadaşı vardı sadece. Onlar da yabanda gezen -onun gibi- ve kişiyi ırklarına göre değerlendirmeyen saygın kolculardı.
En iyi arkadaşı her zaman için druid Curthans olmuştu. O bir yarım-elfti. Ama kendini beğenmiş bir elf kibiri yoktu. Bu yüzden drowu direk olarak silmemişti. İlk önce onu tanıdı ve sonra çok iyi dostlar oldular.
Curthans"ın ölümü drowa hayatında yaşamadığı bir hissi öğretmişti: hüzün. Onun ölümünden sonra hayat ne kadar boştu. O da yalnız kalamayacağını anladıktan sonra bir şehre yollandı. Para kazanması gerekiyordu ve o da yeteneklerini kullanabileceği bir işe girdi.
gündoğumları birbirini takip etti ve Drow hareketten yoksun olmayan ama huzurlu hayatına devam etti..
( bir sessizlik oldu)
Taa ki büyük savaşa kadar, inanılmaz bir katliam oldu ve drow da bu savaşa katılmak zorunda kaldı...
Savaş bitti ortalık dinginleşti ama o savaştan sonra drowa ne olduğunu duyan gören ya da bilen çıkmadı...
Bugün için yaşa , yarın için hayatta kal..
Oren_Dautry
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 2577
Joined: Tue Sep 23, 2003 10:00 am
Contact:

Post by Oren_Dautry »

Hikayesi biten adam
" şimdi izninizle"
dedi ve yemekleri yemeye başladı...
Bugün için yaşa , yarın için hayatta kal..
Gorath
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 2057
Joined: Mon Mar 22, 2004 10:00 am
Location: Meleran
Contact:

Post by Gorath »

Cüce bir Drowa birde adama baktı ve içinin neden bu kadar tuhaf bir duygu ile dolduğunu merak etti.Cüceler öyle kolay kolay duygulanmazlardı.Ama bu hikayede onu duygulandıran birşeyler vardı.Bu duyguları açığa çıkarmamak için çok uğraşıyordu.
Justarius
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 346
Joined: Fri Apr 02, 2004 10:00 am
Contact:

Post by Justarius »

Drow inanamıyordu. Tamamen ağzı açık kalmıştı. Yaşlı adamdan gözlerini ayıramıyordu. 'Nasıl?' dedi yine. 'nereden bilebilir'. Bu adanmda normal olmayan bir şey vardı. Ve drowun büyük saygısını kazanmıştı.
majenta
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 633
Joined: Sat Mar 06, 2004 10:00 am
Contact:

Post by majenta »

Duvara dayanmış duruyordu.Yüzündeki gülümseme hiç azalmamıştı.Arkadaşlarına baktı. Hüzünlendiklerini anladığında yüzündeki gülümsemeyi anlayışlı bir ifadeyle değiştirdi. Justariusun gözlerinin içine baktı.Sanki fazla şaşırma der gibiydi. Sonra boşluğa baktı ve bir süreliğine eski gülümsemesi yerine geldi.Toparlandığında işlerine geri döndü.
Sıkıntılarla dolu hayat, yer kalmıyor yaşamaya.
Elrond_Carnesir
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 98
Joined: Fri Apr 02, 2004 10:00 am
Location: İstanbul-Florya
Contact:

Post by Elrond_Carnesir »

Küçük kender o minicik ellerine sığacak kadar yemeği kimse görmeden mutfaktan ödünç almış bir şekilde tuhaf bakışlar altında yaşlı adamın yanına geldi ve büyük bir gürültüyle bütün yiyecekleri masaya bıraktı... Yaşlı adam yemek yemeyi bıraktı ve kendere gülünç bir şekilde baktı...
Ardından kender konuştu;
"Biraz daha hikaye..."
Justarius
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 346
Joined: Fri Apr 02, 2004 10:00 am
Contact:

Post by Justarius »

Drow kenderi masadan uzaklaştırdı. "O yaşlı bir adam. Onu yormayalım tamam mı küçük dostum"
Kender hala hikaye istiyordu "Ay, hikaye dinlemek istiyordum ben ama. Sen bana anlatırsın di mi sonra". Drow kenderi bir masaya oturttu ve, "Hiç bir şey ödünç alma" dedi. Kender mızmızlanarak kabul etti.
Drow daha sonra yaşlı adama döndü ve dehşete düştü. Adam şimdi daha da yaşlı gözüküyordu. Rengi solmuştu. Çok yorgun gözüküyordu. Drow bunun nedenini anladı. Ona bakarak onu görmüştü. Bu çok değişik bir güçtü. Bu yüzden adam yorgun düşmüştü. Ama drow bunu açıklayamıyordu.
Yaşlı adamın yanına gitti, "Solgun görünüyorsun. Bence bir odaya yerleşsen hiç fena olmayacak" dedi. Adamdan biraz korkuyor ve ona saygı duyuyordu.
Sonra kılıçlarından birinin yerinde olmadığını farkedince düşünceleri dağıldı. Koşarak kenderin yanına gitti ve kılcını istedi. Kender "A, ama bende senin kılıcın yok ki..a bu senin miydi? Çok şanslısın ben bulmasaydım kaybolabilirdi. Düşürdün heralde. Ne güzel de parlıyor...Ne? Susayım mı..neden?.." diye devam ederken drow usulca oradan uzaklaştı ve dışarıya çıkıp kendini ilkbahar rüzgarlarına bırakarak rahatladı...
Oren_Dautry
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 2577
Joined: Tue Sep 23, 2003 10:00 am
Contact:

Post by Oren_Dautry »

Yaşlı adam yemeğini bitirdi ve izin isteyerek usulca handan çıktı..
rengi biraz daha yerine gelmişti..

uzaklaşırken drowa bakan ihtiyar tekrar göz kırptı...
Bugün için yaşa , yarın için hayatta kal..
Elrond_Carnesir
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 98
Joined: Fri Apr 02, 2004 10:00 am
Location: İstanbul-Florya
Contact:

Post by Elrond_Carnesir »

Minik kendercik uzaklaştırıldığı adama bakıyordu... Kitlendi kaldı... Adam handan çıktıgı anda harekete geçti ve hoplaya zıplaya mutfaga yoneldi sanırım yaşlı adam yemegi begenmemişti... Mutfaga giderken aniden yere düştü... "Yuh artık" dedi... Cüceler bu kadarda vurdumduymaz olmamalı diye sesli sesli kızdı elrond yanında duran ve kender kadar olan baltasını kenderin keselerinden birise düşürmüş olan cüceye... "Özügünüm cüce ama bunu başka yere düşüremezmiydin! Bıktım senin baltanı bulmaktan!"... Cücenin surat ifadesini görenler kıkırdamaya başlamışlardı ki cüce aniden kendere batlayıverdi! Kender kendi kendine söylenerek mutfaga gitmeye devam etti... Bu hana ne oluyordu böle! Yürüdükçe torbaları ağırlaşıyor sanki herkes eşyalarını kendere ödünç vermek için ekstra bir çaba sarfediyorlardı!... "Ben kayıp dolamıyım ama! Ne kaybolsa torbalarıma giriyor!"... Kender oflaya poflaya mutfaga girdi ve etrafta kaybolmuş olan herhangi bir yemek varmı diye bakınmaya başladı... Yeni pişmiş bir et tabakta servise hazır duruyordu... Kender etrafına bakındı ve kimseyi göremeyince eti torbasına atıverdi... Eger bu eti almasaydı burada bozulabilirdi ve birisi bu eti yiyip hastalanabilirdi diye düündü kender... Yine handa birisinin hayatını kurtarmıstı... Birde bunu handakiler anlasaydı... Neyse dedi kendi kendine kender bunu sonra düşünürdü... Hemen insanların bacaklarının arasından geçe geçe handan çıktı ve yaşlı adamın peşinden koşturdu... Kesinlikle bir hikaye dinlemeliydi...
Oren_Dautry
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 2577
Joined: Tue Sep 23, 2003 10:00 am
Contact:

Post by Oren_Dautry »

Yaşlı adam ağır adımlarla sokak aralarındaki karnlıklardan birine deldı ve yeterinde derine girdiğini düşününce cübbesini kafasına kapattı ve uykuya daldı...tek umudu biraz uyuyip kabus görmemekti..
Bugün için yaşa , yarın için hayatta kal..
Gorath
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 2057
Joined: Mon Mar 22, 2004 10:00 am
Location: Meleran
Contact:

Post by Gorath »

Cüce kenderin arkasından küfürlerini sıralamaya devam ediyordu ve o küfürlerini sıralarken sihirle donatılmış baltası çoktan eline geriye dönmüştü.Baltasını sırtına yerine yerleştirdi ve yeniden küfürleri sıralamaya devam etti.Bu sıradada dışarıya çıkmakta olan adama baktı.Bu adamda garip bir şeyler vardı ve en az kender kadar o da bu adamdan yeni hikayeler dinlemeyi sabırsızlıkla bekliyordu.
paldyneey
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 240
Joined: Mon Mar 08, 2004 10:00 am
Location: İstanbul
Contact:

Post by paldyneey »

maeglinin hikayeyi dinler dinlemez justarius takıldı.neden böyle şaşkın bakıyordu.yoksa o drow omu? diye düşündü.sonra bu düşüncenin aptalca olduğunu düşünüp işinin başına gitti.
Ã?LÃ?M HEPİMİZİN YOLUNUN SONUDUR,EN IYISI ONDAN YANA OLMAK
*MAEGLİN QUEDRETH
Efla
Site Admin
Site Admin
Posts: 3913
Joined: Sat Apr 10, 2004 10:00 am
Location: Ankara
Contact:

Post by Efla »

Mutfakta bir süredir siparişlerle uğraşmaktaydı. Fakat yaşlı adamın hikayesini dinledi. İlginç diye düşündü. Kenderi gördü . Onun için bir süpriz hazırlamaya karar verdi. Elini havaya kaldırdı. Parmaklarını oynattı, birşeyler mırıldandı. Kolay bir büyüydü. Fakat kender ceplerini karıştırmaya kalkarsa onun canını biraz acıtabilirdi. Kenderleri yaptığı şeyler için suçlayamazdı belki ama cezasız da bırakamazdı. Sevimli şeylerdi ama bir o kadar da tehlikeli...
Palisdan
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 654
Joined: Thu Mar 25, 2004 10:00 am
Location: Ankara
Contact:

Post by Palisdan »

Palisdan da kenderler için bir yöntem bulmuştu. Ceplerini tıka basa renkli hoş taşlarla doldurmuştu ve böylece hem sevimli kendere kendince hediyeler vermiş oluyordu hem de kendi can güvenliğini sağlama alıyordu. Ama...taşları cebine koymuştu... koymamış mıydı yoksa? Sanırım koymamıştı çünkü o esnada cebinde yoktu, en iyisi odasından biraz daha taş getirmekti evet evet aynen öyle.
Taşlar unutana dek...
Post Reply

Who is online

Users browsing this forum: No registered users and 1 guest