Palisdan omuz silkti, tamam aklıma ilk gelen yemek tarifi iyi olmayabilir. Belki de kabaklı dondurma demeliydim ya da tavuklu. *Yüzüne bakan bakışları takip eder, konuyu biraz değiştirse fena olmayacağını yoksa insanların kusabileceğini anlamıştır.*
Eeee... kem küm... şey yani... *Bir güler* Tavuk demişken aklıma bir şarkı geldi, hehe umarım sizin de hoşunuza gider. *der ve çalmaya başlar.*
Bir zaman bir sınır kalesi varmış barbarlar kuşatmış,
Düşmesi pek kolay tahtaları anca sağlam kadar kamış,
Kuşatma sürünce de azalmış içerde askerlerin sayısı,
E böyle olur ama atılırsa mancınık atarmış gibi kayısı
Bakmış yakında kale kaybedilecek anlamış komutanı,
Artık yardım çağırıp direnmeye zorlamanın zamanı,
Yardım çağırmak için eline almış bir haber güvercini,
"Yardım edin." yazısını takıp salmış çağırır gibi bir cini
Güvercin fırlamış aşmış tepeleri, dağları, ovaları,
Fakat az dinlenirken yakalamış onu bir avcı tuzağı,
Avcı şaşmış görünce yaralı kanatın ayağında bağı,
Gene de açmış okumuş kaldırınca üstünden tel ağı
Gözleri pörtlemiş hayret etmiş nasıl geldi güvercin dile,
Diliyor bu zavallı yaralı kanatlı güvercine yardım edile,
Acımış avcı orda kendinden aman dileyen bu güvercine,
Kulübesine götürüp bakmış, bakar gibi kendi bebeğine
Eğer sorarsanız sınır kalesi ile barbarlara ne oldu diye
Bir süre sonra barbarlar not bağlamış siyah bir şahine;
"Savaş bitti. Sınır kalesine gelsin tüm ordu yerleşmeye."
şans eseri Zhentarim bulmuş notu kendilerne gelmese de,
şahinde keramet var deyip yapmışlar orda her ne dediyse
Palisdan'dan bu kadar, siz düşünün barbarların hali ne?
