Page 17 of 67

Posted: Mon Apr 07, 2008 2:32 am
by CLiCKs
Algénia kalkarak "Ben yurduma dönüyorum. Yaşadığımdan haberleri bile olmayan ailemi daha fazla üzmek istemiyorum. Benimle yolculuk edecek olursa da bir şey demem. Eğitimimi tam anlamıyla bitirmeliyim. Daha eksik yanlarım var..." dedi. ETrafındakilere baktı herkes karar vermeye çalışıyordu. Onun kararı kesin ve çabuk olmuştu. En azından şimdi içi rahattı.

Posted: Mon Apr 07, 2008 3:06 am
by Edmond
Huor da Algénia'yı fazla bekletmeden, *Minnä, onu bulmam lazım, ve yalnız kalmak istemeyen birisi varsa, benimle gelebilir.Onsuz geçirdiğim her an, daha da güçsüzleşiyorum, ve inanıyorum ki o da bensiz yapamaz!*

Huor başını öne eğdi.Solaktı, sol eli sırtındaki neyinde, sağ eli ise üzerine bağlanmış yayındaydı.İkisi de, Deniz Elfi yapımıydı.Ney çok koyu kahverendi, yay ise neredeyse bembeyazdı.

Posted: Mon Apr 07, 2008 3:39 am
by Alenthas
"Lydronk, bizim köye gidelim miiiii?! Annem beni çok merak etmiştir! Lütfen lütfen lütfen lütfeeenn!" diye gnomu çekiştirerek bağırıyordu.

Posted: Mon Apr 07, 2008 4:02 am
by catboy
"Senin köyünden bir insanın ve annenin artık yaşamadığını kabullensen iyi olur, evlat" dedi Safir soğuk bir sesle.
"Sen özelsin. Bu yüzden bizden ayrılamazsın. Yoksa goblinler seni buldukları zaman hiç olmayacak senin için. Özgünüm pek sana bu konuda saçme hakkı tanınmayacak." dedi Safir daha da sesini ciddileştirerek.
"Kabul et ya da etme. Esten'e kurban edilmekten daha kötüsü olamaz sonuçta."

Posted: Mon Apr 07, 2008 4:12 am
by Alenthas
"Öldüler mi? Nereden biliyorsun? Bir ilgin mi var yoksa! Sana güvenmiyorum," dedi ve Lydronk ve Deru'ya dönerek "Bir şeyler söyleyin!"

Posted: Mon Apr 07, 2008 4:25 am
by catboy
Safir: "O halde yapılacak tek bir şey var. Bana güvenmiyorsun. haklısın da. Ama artık güvenmelisin." dedi ve asasından aprlak bir ışık çıktı.
Bir süre sonra Safir ve çocuk bir köydeydiler. Ã?ocuk tanımıştı: "Benim köyüm." dedi. Ama sevinci kısa sürmüştü. Köyün hali haraptı. Köy sakinlerinin kafaları mızrakalra geçirirmişti. Küçük çocukların cesetleri yerlerdeydi. Az ilerde de köylerinin en arifi şaman Hutta'yı görmüştü. Kanlar içindeydi ve yardım istiyordu: "Lütfen Hiray! Ã?ocuğu bulmalarına izin verme!" diye bağırıyordu.
Az sonra köye biri gelmişti. Bu bir kırmızı renkli bir büyücüydü. Gerrfer'di: "Ã?ocuk nerde, şaman bozması!"
Ama yaşlı adam çoktan ölmüştü.
Tüm bu olanlar daha Safir goblin köyüyle Avalende'de bir köyü basmadan önce gerçekleşmişti.
Gerrfer çocuğu bulamauınca Safir'in yanına gitmişti. Belki diğer çocuklardan birini bulursa babası onu affedebilirdi.
Safir ile çocuk şimdiki zamana döndüklerinde Safir sordu: "En azından intikamını aldı. Köyünüzü basan ve köydekileri öldüren adamı yendin. Peki şimdi ne diyorsun?"

Posted: Mon Apr 07, 2008 6:04 am
by Edmond
Huor basit bir Bard yeteneğiyle olanları duymuştu, anlamıştı çocuğun başına gelenleri.

*Anlaşıldı durum, görünen o ki, hiçbirimiz ayrılmamalıyız.Hepimiz özel işlerimizi halletmeliyiz, fakat bir arada!

Ben sizin için, işimi sona bırakıyorum.En basit ve çabuk görünen o ki, Algénia'nın işini ilk önce halletmeliyiz, sonra ise Deru'nun işini halletmeliyiz, ardından eğer varsa, küçük amcamızın işini, varsa daha sonra Safir'in işini, en son da benim işimi!*

dedi sonra küçük çocuğa baktı.

*Of, çok özür dilerim, sizin bir işiniz var mı?*

dedi gülümseyerek, aslında olmaması lazımdı, çünkü onun o andaki işi yaşamaktı.

Posted: Mon Apr 07, 2008 6:09 am
by catboy
"Bu akşam burada kamp kuralım. Herkes düşünsün ve kararını versin." dedi Safir sonunda.

Posted: Mon Apr 07, 2008 6:15 am
by Edmond
Huor bakınarak, *Ã?yleyse, bu gecelik ben nöbet tutayım, yarın gece ve sonraki geceler için anlaşabiliriz*

Posted: Mon Apr 07, 2008 6:32 am
by Alenthas
Boğazı düğümlendi. Tüm bu olanlar... ilizyon muydu? Ama hayır... Kendisini kandırmanın zamanı değildi. "Hutta.." diyebildi zorlukla. Bütün şehir katledilmişti, peki Thereon nasıl kurtulmuştu? Aradıkları çocuk kimdi?

Ardından o adamı gördü... Kabzasıyla yüzüne vurduğu adamı... Hutta'ya bir şeyler söylemişti, tam olarak ne dediğini duyamadı. Aslında hiç bir şeyi tam olarak ne görüyor ne de duyuyordu. Hepsi sanki birer rüya gibiydi.

"İntikam gereksiz bir duygu... Ama nedense ruhum bu istekle yanıp tutuşuyor. Beynim bunun sorumlularının hepsini öldürmeyi isterken kalbim hayır diyor.." Ve Thereon arkasını dönerek gruptan biraz uzaklaştı...

Posted: Mon Apr 07, 2008 6:58 am
by ElessarTelemnar
Elessar atinin uzerinde 4 nala yol aliyordu yaklasik 3 gundur durmaksizin yoldaydi
hic durmamisti. Yarasi hala agirdi bu yarayi kendisi tedavi edemiyordu.Yarasina bakarak
" kahtetsin nasil bir zehhh....." lafini tamamlayamamistiki at yorgunlugun neticesinde catlamisti
hemen atin uzerindeki esyalarini aldi yola yayan devam edecekti. Hizli adimlarla ilerlemeye calisirken ileride bi kalabalik gormustu yada halisunasyon oldugunu dusunuyordu ne yapmaliydi. " Bunlar ya onlarsa " daha hizli adimlar atmaya basladi ses cikarmamak istiyordu adimlarini bile dogru duzgun atamiyordu basi donmeye baslamis gordugu goruntuler ciftlesmisti adeta Gozleri gruptan uzaklasan adimlar atiyordu ama gruba yaklastigini hissediyordu artik kendisi bile emin degildi yere dusmeden once son gordugu goruntude gruptan birinin hafifce etrafi kolacan ettigi ve gruptan birazda olsa uzaklastigiydi.

Posted: Mon Apr 07, 2008 7:13 am
by Alenthas
Thereon düşüncelerinine çok yoğun bir şekilde dalmıştı. Etraf o kadar sessizdi ki... Sonra çalılardan bir hışırtı geldi. Sessizliğin ortasında birden duyduğu bu ses onu ürküterek kendisine getirdi. 'Muhtemelen hayvanın tekidir ' diye düşünmüştü fakat bir inleme sesi duyunca o tarafa doğru yürümeye başladı. Gruptaki diğer kişiler görünüşe bakılırsa onu biraz kendi başına, düşünceleriyle baş başa bırakmaya karar vermişlerdi. O da bundan istifade inlemenin geldiği yöne doğru ilerledi. Yerde sırtüstü yatan bir adam görmüştü, yere dümdüz düşmüştü adeta. Adamı çevirdiğinde büyük bir yara gördü. şimdi yas tutmayı ertelemesi gerekiyordu, yardıma muhtaç bir canlı duruyordu karşısında. "Hey! Buraya gelin," diye seslendi arkadaşlarına. Sonra aklındaki bir iyileştirme büyüsü yaptı. Çok güçlü bir büyü değildi ve yarasının çok azını kapatmıştı.

Su vermenin akıllıca bir fikir olucağını düşündü, ama matarası boşalmıştı. Matarasının içerisine korsana yaptığı büyünün aynısını yaparak içini suyla doldurdu. Hatta suyun çoğu yere dökülmüştü. Sonra adamın ağzını açarak değdirmeden mataranın içerisindeki suyun yarısını adama içirdi. O sırada da arkadaşları gelmişti.

Posted: Mon Apr 07, 2008 7:16 am
by catboy
Yaralı bir adam, Safir'i pek ilgilendirmemişti başta. Algenia ve Huor onu ağaç kenarına taşıdılar. Gnom deniz elflerinin onlara hediye ettiği özel içecekten içirdi. Adam bir süre sonra kendine gelmeye başlamıştı. Bir şeyler sayıklıyordu. Ama dediği anlaşılmıyordu.

Posted: Mon Apr 07, 2008 7:23 am
by ElessarTelemnar
Gozleri hala kapaliydi bogazindan yavasca akan siviyi hissediyordu beyni yerine gelmis ama vucudu cok bitkindi. Gozlerini hafifce aralamaya calisti ama cok agirdilar. Hafifce araliyor karsisindakinin yuzunu goremeden goz kapaklari tekrar dusuyordu kilicinin hala elinde oldugundan emin oldu olasi bir durumda hic degilse aralarindan birini goturecekti ama bosyere dusman edinmekte istemiyorudu oldurdugu adamin goruntusu aklindan cikmiyordu ismini soylemeye calisiyordu karsisindakiler eger tanimiyorduysa cok sansli bi gununde olacakti
"Di...luvvv...ann"

Posted: Mon Apr 07, 2008 7:49 am
by catboy
"Diluvan?" dedi Safir. Yanlış duymamıştı galiba. Yavaş yavaş ayılan adamı dikkatlice inceledi:
"Acaba kimden veya neden kaçıyor?" diye düşündü.