Page 3 of 3

Posted: Thu Aug 19, 2004 9:47 am
by darko
şimdi scythe çım ne o öyle her zamanki gibi uzakmışım felan?sana karşı kasıtlı bişeyim yoktu valla :D bazılarıyla uzak kaldım o kadar.lütfen yani...

Posted: Thu Aug 19, 2004 8:38 pm
by Azalin
geldim, gördüm, fethettim ve dönüyorum....zuhahahahahahah

herkes bir harikaydı buluşmada. benim için bir sürü iltifatta bulunan bütün arkadaşların hepsi kendileri esas bu iltifatlara layıktırlar...

yorumları izmire dönünce yazacağım....

saygılar...

Posted: Thu Aug 19, 2004 9:04 pm
by scythe
darko wrote:şimdi scythe çım ne o öyle her zamanki gibi uzakmışım felan?sana karşı kasıtlı bişeyim yoktu valla :D bazılarıyla uzak kaldım o kadar.lütfen yani...
yok yani ben sana sitem etmiyorum o kadar kalabalık olmanın neticesi bazılarının uzağında kalmak ... arz-u hal edeyim dedim sadece :)

Posted: Thu Aug 19, 2004 9:26 pm
by fingolfin
Uykum var, evet otobüse binerken tek düşünebildiğim buydu. Hatta bu mahmurluk duygusu 12 saattir bir şey yemediğim gerçeğini bile unutturuyordu. Biraz kitap okuyarak biraz sağa sola bakınarak Harem'e ulaştım. Oradan Ã?sküdar servisi ve de motorla Beşiktaş. Serin boğaz havası uykumu biraz dağıtmıştı ve bu bana bastırılamaz açlığımı hatırlattı. Beşiktaş'ta 3 tane poaça yiyerek taksime yollandım fakat bu poaçalar dişimin kovuğuna bile yetmemişti tabi ki.
Meydan'a geldiğimde İstiklal'in girişine ilerleyen Darko ve Galadlirim'i gördüm. Arkalardınan koşmaya ya da seslenmeye üşendiğimden heykelin gölgesi olması gereken yere oturdum. Zaten onlarda iki dakika sonra geldiler. Sonra ilginç bir şekilde yeminer de erken geldi. Saat 12'ye 10 vardı fakat baya bir kişi toplanmıştı. Fakat Tekirdağ tayfası bizi bir süre (47 dakika 36 saniye) bekletti. Ki bu esnada yağmakta olan yağmur ve sürekli ıslandığını belirten şeker Lich Yeminer dururumumuzu hiç kolaylaştırmıyordu. Nihayet takım toplandığında bir şeyler yemeye ara verip istiklal'e daldık.
MC Domalts'ın önünde 3 dakika mola verdik ve kısa süreli bir tartışma yaşadık. Sonra bi dünya para verip doymadığın bu mekana girmeyerek aklı selim bir iş yaptık. Afacan adlı self servis bir mekana girdik ve adamları zengin ettik. O esnada aramızdan birinin sebep olduğu (artık kim bilmyorum ama) bir dürüm karışıklığı yaşadık. Zavallı garsonun biri yarım saat elinde dürülmüş bir şeyi salllayarak bu kimin bu kimin diye ağladı. Herkes efendi efendi yemeğini yerken Darko'yla Galadlirim sürekli içecek alışverişi yaparak beni rahatsız ediyorlardı. Bir diğer faktörde Dragonfly'dı. Adam'ın yapmadığı kalmadı sanırım... Ghost'da bir yandan bıdır bıdır konuşunca güzelim yemek soğudu. Hayır zaten nasıl uykum varsa çatalı ağzıma götürmeye üşeniyorum, çık çık çık ayıp kardeşim bari yemek yerkene rahat verin! Velhasıl güzelce zıkkımlanıp oradan ayrıldık. Biz çıkarken garson elinde dürüm bir kenara çökmüş ağlıyordu.
Napalım napalım derken beşiktaşa inme niyetiyle yürümeye başladık. Sonra Dilbao boşverin yine tophaneye inelim daha az yürüyelim falan dedi. Yolda yürürken de Scythe yeter tophane galataya gideriz dedi biz de oraya yollandık. Scythe'la grubun önünde ilerleyip geyik yaparken heyecanlı genç Levian geldi. 'Ben ranger'ım önden ben gideyim' diyordu. Ben de tamam abi şöyle 20m önden git de bak bakalım tehlike var mıymış dedim. Yola devam ederken çok sevimli iki kedi yavrusu gördük Scythe abi bakmayın Zümrüt görmesin o manyak falan dedi ama artık çok geçti... Grubun büyük bir kısmı orada duraklarken arkamızdan 'ayhhh' 'yerim ben seniiiiiii' nidaları yükseliyordu. Hızlana yavaşlaya nihayet galataya ulaşıp bir mekana girdik. Orada oturmakta olan bir çifti yerinden kaldırıp yerdeki koltuk-minder-yatak karışımı şeylere yayıldık. Bunlar son derece rahatlatıcı şeylerdi ve ben sızmamak için kendimi zor tuttum.
Orada bissürü şeyler oldu ama benim canım sıkıldı şimdi. Başka zaman yazarım gerisini.

Posted: Thu Aug 19, 2004 9:37 pm
by yeminer
abi ne azim ya.. herkes bu günün her ayrıntısını ayrı ayrı yazmadan duramayacak sanırım.. vay be acaba ben de gitmişmiydim diye soruyorum.. amma çok şey kaçırmışım ya :p

Posted: Thu Aug 19, 2004 11:47 pm
by scythe
kimler kalmıştı yazmadığım...

squan .. ya ben çok uzak kaldım ya o çok uzağımdaydı.. her ikisi de aynı şey gerçi ya pek muhabbetim olamadı...

sonra fingolfin.. taksimden galataya giden yolda başı çektik beraber... gidene kadar devamlı eşlik edenler değişse de :) muhabbetine doyum olmayan ender insanlardan... özellikle tavla oynarken -rakibi bunaltarak - verdiği destekle gönlümde büyük yer tutacak :)


soora ghost... o kadar çok var ki hakkında yazacak.. hangisiyle başlasam acaba :)... fingolfinin dediği gibi giderken kendisinden kediyi saklamaya çalıştık ama başaramadık :( yaw nasıl bir hayvan sevgisidir ki yolda gördüğü fareye bile sulanıyo ... neyse onu geçtik ya tavla oynaması.. yavaş ama öldürücü darbeler.. ve inanılmaz zarlar.. neyse bu konuya fazla değinmeyim :) ghost anlatılmakla bitmez...

yeminer var sırada.. saat dörtten itibaren başımın etini yedi hadi gidelim diye.. ghostun öldürücü bakışlarına bile aldırmadan devam etti ısrarlarına.. sonunda pes edip kalktığımda da abi biraz daha oturalım demez mi?! .. gerçi raistline biraz ayıp oldu ama kaldırdım lichi koltuktan.. o sinirle çıktık yola galata köprüsünden.. bi anlık gaz..
-abi yürüyelim mi...
-nereye kadar yürüyecez olum
-ne biliyim işte ayaklarımız kesilinceye kadar
ve galatada başlayan yolculuk yürüyerek küçükçekmecede son buldu..
yeminerle ertesi günün öğlen ezanına kadar derin bir uyku çektik :)

bugünlük de bu kadar... :roll:

Posted: Fri Aug 20, 2004 3:44 am
by Gorath
Eh Scythe benim gibi bir cüceyi unuttun ya helal olsun:)

Devamı geliyor yazının arkadaşlar:)

Posted: Fri Aug 20, 2004 11:00 am
by Levian
kötü haberi aldık o yeter... :)

Posted: Fri Aug 20, 2004 11:12 pm
by scythe
gorath.. seni nasıl unuturum... ikide bir -abi kaç kaç diyerek oyun psikolojimin içine eden elindeki not defteriyle harbi muhabir moduna geçen arkadaşımı nasıl unuturum :) .. geçen buluşmada ben ne yaptım da gorath a sessiz dedim... 8O ne sessizi adam coştu :D

Posted: Sat Aug 21, 2004 3:40 am
by Gorath
Bekliyorduk yağmur altında (Aslında sadece atıştırıyordu :) ) ve hâla gelmemişti bizmkiler. Szöde dakik Azalin Unholy üzerinde su operasyonu uygulayacağını beyan etmişti ama mâlum bir tanrı bile trafiğe çare bulamıyor.

En sonunda biz tam yine simi evine yola çıkmışken üç kafadarı gördük ve selamladık. Selamlaşırken Unholy il bir an gözgöze geldik ben hemen fıydım alandan en arkaya. Neyseki Arcunanın boyu uzun arkasına saklandım ve orada birde dönüp duran şemsiyenin üzerindeki yağmuru yedim. Her neyse Azalinin gülen suratını görünce şoka uğradım ben ağlayan bişey bekliyordum açıkçası:D Sırıtan ama ağlayan tanrı bu ya. Neyse tanıştık ve yürüyüş moduna geçtik. Bir ara yine takım dağaldı ve ben Senseinin taraf toplama çabaları ile karşı karşıya kaldığımı fark edemeden yeniden karşı karşıyaydım. Ama yine ikna edemedi. Eh kardeşli bir yere girdik(ismi öle garip bişeyi işte) ve herkes yemeğini aldı. Ben vazgeçilmez fantamla üst katta en köşeye kuruldum(Köşeye kurulmadan önce sinsice arkadmdan yaklaşan Unholyden yılın tekmesini yedim) ve zararlı bakışlardan tabiri caizse sinerek oturdum. Ama buna rağmen yanıma oturan Squanın kulaklarını patlattım. Ã?enem biraz düşüktü o gün:D

Tam o sırada ne görelim? Arcuna çantasına elini attı ve devasa bir makine çıkardı. Ben ilk önce çim biçme makinesi sanmıştım ama sonra fotoğraf makinesi diyince hepimiz ağzımız açık makineye bakakaldık. Rusyadan gelmiş sanırım. En ilgi çekici sahneyi çekmek için bile iki saat işlem yapmak gerekiyor. Ã?nce bilgilerin girdisini yapıyorsun sonra... Ehem her neyse...

Arcuna onunla boğuşadursun biz kahkahalar atmaya başladık. Zira bizim Druid Dragonfly elindeki tatlı tabağını avcuna almış kazan dibini karşısında oturan Unholye fırlatmaya çabalıyordu. Ama ne fayda kazan dibinin dibi yapışmıştı:D Kaan dibini elli denemenin sonundada fırlatamayınca pes etti ve tabağı birde ters çevirerek masanın üzerine doğru salladı ama kazan dbi yerinden sadece bir santim oyndı. Eh biraz düşer gibi oldu ama etkisi pek olmadı genede:D

Sonuçta Unholynin kötü bakışları altında boyu fazla uzun olmayan Squanın arkasına saklanmaya çabalıyordum ama Galadlirimin o galad bakışları Squanı bile delip geçiyordu adeta...

En sonunda makineyi kurmayı başaran Arcuna tam resim çekecektiki Firble ile dilbao sırayla geldiler ve en sonundada yoğun kalabalığa ağzı bir karış açık bakan Scythe geldi.

Resim çekildimi anlamadım ama son aldığım duyumlara göre makineden süper keçi resimleri çıkmış. Arcunanın köyde çektiği keçiler:D

Firble geldiği gibi ben firible dedi ve biz ilkönce şoke olduk. Biz bu kişiyi tanımadığımızı düşünürken o bize ayrıntılı bi açıklama yaptı ve bu sefer daha fazla şoke olduk. Ã?ünkü o bizim ozan olamazdı. Bir kere hiç konuşmuyordu:D

Neyse sonuçta ben Firble'ın çenesini açtım biraz ama yinede benden konuşmaya fırsat bulamadı. Onunla konuşacak daha doğrusu ona konuşacak o kadar çok şey vardı ki:D

Ben yemek sırasında Azalinden bir şarkı istedim ve gülümsemenin hiç dinmediğini görünce şoke oldum. Adam şarkı söyliycek sandım bir an açıkçası ve korktuğumu hissettim:D

Neyse birazdan devamıda geliyor:D Hepsini anlatmadan bitirmek yooooooookkkkkkkkkkkkk!!!!!!!!!!!

Posted: Sat Aug 21, 2004 3:57 am
by Sensei
ya bende maçı izleyecem diye erken çıktım işte levianla konuşa konuşa geldiğimiz yoldan geri döndük, böyle olunca da zaman çok çabuk geçti. Ben acayip acıkmıştım, girdik bir dönerciye iki dürüm aldım aslında daha doymadım onunla ama maça 20 dakka vardı hemen tüymek gerekiyordu , bu sırada levian beni ultima hakkında bilgilendiriyordu sağolsun kendisi.İşte zar zor maça zamanında yetiştim, ama karşımda ardarda 5 maç yapmış kadar yorgun bir Beşiktaş vardı valla izlediğime pişman oldum ki sonraki gün yüzüme karton geçirip çıksaydım dışarı daha iyiydi , her tanıdık laf soktu, bjkliler hariç tabi. Neyse gün böyleydi...
Dragonfire: Buluşmada bile daha tam konuşamadık belki hiç konuşamadık şahsen ben hatırlamıyorum, belki yaptığım işkencelerdendir:) Ama herlade kendisi iyi basket oynuyordur, bana böyle bir izlenim verdi, neyse bir daha ki buluşmada konuşuruz inşallah...
Squan: Benim aramıza dahil etmek istediğim kişilerden biri. Muhabbeti bayağı bir sardı ki ben genelde çok konuşmam ama nedense o gün biraz konuştum. Squan olum gel benimle çalış doğru yolu bul!!!
Galadlirim: Yaş gününde hediye aldığı kişi, valla ben hediye almayı şok severim yaş günü olan beni çağırsın. Galadlirim eğer rp de sıkışırsan bana gelebilirsin katıl bana hayatını yaşa bak yeminer de burada :) Daha başka sempatik biri...
Diğerleri sırada...

Posted: Sat Aug 21, 2004 6:24 pm
by Squan
Sensei yok be abi ben memnunum hayatımdam.Beni kimse tanrıma inancımı yitirtemez.Ben caymam öyle.Abi sern bırak gel bize :D daha güzel olur :D ...

Posted: Sat Aug 21, 2004 10:51 pm
by fingolfin
...Bunlar son derece rahatlatýcý þeylerdi ve ben sýzmamak için kendimi zor tuttum.

Fakat zaman zaman başarısız oluyordum ve uyanıyordum. Ben sol köşesindeydim grubun. Garson da ilk bana geldi ve menü uzattı. Baktım önce bira satıldığını görünce gözlerim ışıldadı fakat biranın 4 milyon olduğunu görünce yuh dedim ve protesto ederek soda istedim. garson zor da olsa siparişleri toplayıp gitti. Biz bu arada geyiğe daldık. ARada D.fly tutturdu size oyun oynatıcam. Bak abi süper falan diyordu ama şansına kimsenin oyun oynamak gibi bir arzusu yoktu. Unholy telefonunun bozmuş onla uğraştı, Azalin kahve içti, D.fire Unholy'nin telefonuna baktı, D.fly oyununu oynamayınca küstü öteki köşeye gitti, Raistlin süper muhabbet yaptı. Sonra biraz tavla oynadık. Ben tabi arada uyukluyordum yine; Ghost'da sürekli kızdı bana kalkıp dövcek diye çok korktum. Ã?yle konuşurken kaotik'lik, kaos, ve dolayısıyla Oren hakkında süper bir geyik döndü. Azalin'in sarfettiği 2 kelime bizi kopartmaya yetmişti. Fakat ne yazık ki grubun çoğu bu geyiği kaçırdı, ama eminim Oren'in kulakları çınlamıştır :D. Sonra bir ara gruptan bir kısım ayrıldı. Ben de Scythe'la Rose'un tavlasını izlemeye gittim. Zavallı Scythe oyunu izlemek bile benim için işkenceydi fakat oynayan ve de hezimete uğrayan Scythe için bu tam anlamıyla felaketti. Ben sonra gittim yüzümü falan yıkadım -ki o esnada Scythe'la Yeminer kalkıyordu- açıldım biraz. Sonra birbirimize bişiyler fırlatmaca oynadık -plana göre müessese yetkilileri bizi kovacak biz de hesap ödemekten yırtçaktık- çok gürültü yaptık ama nafileydi. Azalin sinirlendiği bir ara kafasında vızıldayan Gorath'ı karşı camlara fırlatsa kesin tutardı bu plan ama şanssızlık işte. Darko ve galadlirim sessizdi. Levian, Squan, Arcuna, Gorath, Sensei ve Firble'la fazla konuşamadık uzak kaldılar. Zaten ben de pek konuşken değilim dikkat edenlerin görebileceği gibi. Unholy ile D.fly'ın pet şişe geyiği felaketti :P. Hesabı ödeyiip -ki yine O.köy sendromu yaşandı hesap denkleşmedi- Galata'dan Tünel'e yürüdük. Ordan istiklale ve de dağıldık, gayet güzel bir gündü herkese teşekkürler.

Posted: Sun Aug 22, 2004 11:08 pm
by Dragonfly
Peh beee herkes kendı bakıs acısını anlatmıs cok guzel degısık gozlerden ve dıllerden bu gunun değerlendirilmesi güzel takdır ettım.