<<Limerik Ormanları (Bölüm 1) YEDİ ASA>
Yavaş adımlarla yürüyen adam sonunda karşısındaydı. Pek kendinden emin bir şekilde duruyor ve bakıyordu. Konuşmasınada yansıyordu bu güven sorduğu sorunun cevabını beklerken elini kuşağına sokması biraz rahatsız etmişti.
-" Sanada selam yabancı, burda bulunmam seni neden bu kadar ilgilendirdi anlamadım. Ama sadece konakladığım bir yer olarak bilmen yeterlidir" Bu yabancıyla konuşurken arkadaşını hatırladı ve onun durduğu yere doğru bir bakış attı. Bu bakışı kaçırmamıştı yabancı...
-" Sanada selam yabancı, burda bulunmam seni neden bu kadar ilgilendirdi anlamadım. Ama sadece konakladığım bir yer olarak bilmen yeterlidir" Bu yabancıyla konuşurken arkadaşını hatırladı ve onun durduğu yere doğru bir bakış attı. Bu bakışı kaçırmamıştı yabancı...
Arutha bu üç kişinin içinde sıkılmaya başlamıştı artık, "anlaşılan şu parşömende yazanların dışında başka birşey öğrenemeyeceğim bu üçünden" diye düşündü ve tam etrafına bakınmaya başlamıştıki gözüne tanıdık birisi takıldı.
Gümüş tam karşısında durmuş ihtiyar bir dilenciyi başından savmanın uğraşı içerisindeyken aynı zamandada siyahlara bürünmüş birisi o'na doğru ağır ağır yaklaşıyordu!Arutha Rahip, kara cüppeli adama ve parşömenin getiren kişiye kısa ve özensiz birşekilde "tamam o zaman yarın hepberaber meydanda buluşup neler olduğunu göreceğiz, o zamana kadar kendinize iyi bakın" dedikten sonra hızla Gümüşün yanına doğru ilerlemeye başladı.
Hızlı adımlarla ilerleyerek Gümüşün yanına vardı ve Gümüşün son söylemiş olduğu (-" Sanada selam yabancı, burda bulunmam seni neden bu kadar ilgilendirdi anlamadım. Ama sadece konakladığım bir yer olarak bilmen yeterlidir") cümlesinide işitmesiyle birlikte arkasından yaklaşıp kolundan tuttu ve usulca kendine doğru çevirerek "Selam, şu olay beni şaşkına çevirdi, Handan çıkarken senin orada olmadığını bile farketmemişim, neler yapıyodun?" dedi ve o sırada orada bulunan yabancıyı sert bir bakışla süzdü...
_________________
Gümüş tam karşısında durmuş ihtiyar bir dilenciyi başından savmanın uğraşı içerisindeyken aynı zamandada siyahlara bürünmüş birisi o'na doğru ağır ağır yaklaşıyordu!Arutha Rahip, kara cüppeli adama ve parşömenin getiren kişiye kısa ve özensiz birşekilde "tamam o zaman yarın hepberaber meydanda buluşup neler olduğunu göreceğiz, o zamana kadar kendinize iyi bakın" dedikten sonra hızla Gümüşün yanına doğru ilerlemeye başladı.
Hızlı adımlarla ilerleyerek Gümüşün yanına vardı ve Gümüşün son söylemiş olduğu (-" Sanada selam yabancı, burda bulunmam seni neden bu kadar ilgilendirdi anlamadım. Ama sadece konakladığım bir yer olarak bilmen yeterlidir") cümlesinide işitmesiyle birlikte arkasından yaklaşıp kolundan tuttu ve usulca kendine doğru çevirerek "Selam, şu olay beni şaşkına çevirdi, Handan çıkarken senin orada olmadığını bile farketmemişim, neler yapıyodun?" dedi ve o sırada orada bulunan yabancıyı sert bir bakışla süzdü...
_________________
şaşıran Antimodes şaka yapıp yapmadığını anlamak için çocuğa baktı
Raistlin şaka yapmıyordu.
Tanrının Antimodesin omuzundaki eli bir anda titredi.
Raistlin şaka yapmıyordu.
Tanrının Antimodesin omuzundaki eli bir anda titredi.
Eniualis kendisine parşömeni veren kişiye geri verdi. "Yeterince sorun yaşadım bu gün zaten" diye düşündü. Meydanı bulmak sorun olmazdı. O yüzden parşömeni uzatan kişiye selam verdi ve daha sonra yarın grimasın merkezinde olmak üzere guruptan ayrıldı. Burayau geldiği hana gidecek ve dinlenecekti. Yarın orada olmasını isteyen her kimse onu düşünmek için bolca zamanı olacaktı. Bu arada adamın bu akşam veren kişinin parşömeni geri istediğini duydu. Onu görmek istedi bir ana ama daha sonra bu mesele ile uğraşmak istemeyeceğini düşündü. Bu gün dinlenmek daha uygun olacaktı. Daha sonra guruptan ayırlıp hana doğru yola koyuldu. Etraftaki insanlar koşuşuturup duruyordu. Bu esnada ilginç bir görünütü fark etti. İri bir kadım, muhtemelen bir barbar. Az görünen cinsten birşeydi. Genelde barbar kamplarındaki erkekleri eğlendirmekten öteye çokbirşey yapmayan barbar kadınlarının bu kadar uzağa gittiklerini hiç görmemişti. Belki birkaç laf etmek isterdi bu ilginç kişiyle fakat onu rahatsız edebileceğini düşünüp bu fikrinden vaz geçti. Biraz güç de olsa başka bir yere bakarak oradan uzaklaşmaya çalıştı. Bu gün başka sorun istemiyordu. Denizi kara yapan bir deprem ve nasıl çalıştığını anlayamadığı bir parşömen en azından sabah saatleri için kendisine yeterdi.
Arayışım kutsal ışığı bulana kadar sürecek, karşıma ne çıkarsa çıksın.
-
Dragonfly
- Kutsanmış Kişi
- Posts: 1262
- Joined: Thu Mar 25, 2004 10:00 am
- Location: DoÄ?u Limerik
- Contact:
Parşömeni alan adam ne yapacağın bilemeden en iyisi sabah bu olanların nedenini o adama sorarım dedi kendi kendine.
Evine gidip bir an önce dinlenmek için çok az enerjisi kalmıştı.
Güneş yavaş yavaş denize doğru yaklaşıyordu.Akşam olmak üzereydi bunu fark eder etmez biraz daha hızlandı ve ortamı terk etti.
Evine gidip bir an önce dinlenmek için çok az enerjisi kalmıştı.
Güneş yavaş yavaş denize doğru yaklaşıyordu.Akşam olmak üzereydi bunu fark eder etmez biraz daha hızlandı ve ortamı terk etti.
-
Dragonfly
- Kutsanmış Kişi
- Posts: 1262
- Joined: Thu Mar 25, 2004 10:00 am
- Location: DoÄ?u Limerik
- Contact:
Karşısındaki barbar kadının cevabını akılcı ama bir şavaşçı beyni ile düşünerek cevaplaması onu biraz gülümsetmişti.
Siz barbarlar hep kılıcınız gibi asi ve keskinsiniz dedi.
Cümlesini bitirdiğinde kadının gözlerinin kendinden ayrıldığını ve başka bir tarafa baktığını fark etti.O yöne doğru baktığında karşıdan gelenin hızla kadının kolundan tutup söylediği sözleri dinlememek için kafasını önüne eğdi.
Belliki bu ikisi daha önceden birbirlerini tanıyorlardı.
Bir şeylerin duyulmaması için kendince saygı gösterirken.Ona bakan iki sinirli gözü hissetmişti.
Siz barbarlar hep kılıcınız gibi asi ve keskinsiniz dedi.
Cümlesini bitirdiğinde kadının gözlerinin kendinden ayrıldığını ve başka bir tarafa baktığını fark etti.O yöne doğru baktığında karşıdan gelenin hızla kadının kolundan tutup söylediği sözleri dinlememek için kafasını önüne eğdi.
Belliki bu ikisi daha önceden birbirlerini tanıyorlardı.
Bir şeylerin duyulmaması için kendince saygı gösterirken.Ona bakan iki sinirli gözü hissetmişti.
Dragonfly ;
Keeper of the Grove, Forest King
<u>Domains</u>:Animal,Earth,Plant,Protection
Doğanın Tapınağı
Keeper of the Grove, Forest King
<u>Domains</u>:Animal,Earth,Plant,Protection
Doğanın Tapınağı
Konuşmasını bitirdikten sonra sert bakışlarını devam ettirerek, maskesiyle yüzünü kapatmış bu adama doğru döndü ve kısa bir zaman dilimi içinde konuşup konuşmamak arasında karar vermeye çalışırken birden böyle bir nezaketsizliğin burada hoş karşılanmayabileceğini düşündükten sonra..
"iyi günler,bize isminizi söyleyip, yüzünüzü gösterirmisiniz?, zaten yeterince garip ve sinir bozucu bir gün, daha fazlasını sinirlerinim kaldırabileceğini hiç zannetmiyorum" dedi tok ve kararlı bir ses tonu ve duruşla. Karşısındaki kim olursa olsun gerçekten daha fazla uğraşmak istemiyor, bir an önce GÃ?MÃ?ş ile han'a gidip sabahtan beri guruldayan karnını doyurmak ve olanlar hakkında konuşmak istiyordu.
"iyi günler,bize isminizi söyleyip, yüzünüzü gösterirmisiniz?, zaten yeterince garip ve sinir bozucu bir gün, daha fazlasını sinirlerinim kaldırabileceğini hiç zannetmiyorum" dedi tok ve kararlı bir ses tonu ve duruşla. Karşısındaki kim olursa olsun gerçekten daha fazla uğraşmak istemiyor, bir an önce GÃ?MÃ?ş ile han'a gidip sabahtan beri guruldayan karnını doyurmak ve olanlar hakkında konuşmak istiyordu.
şaşıran Antimodes şaka yapıp yapmadığını anlamak için çocuğa baktı
Raistlin şaka yapmıyordu.
Tanrının Antimodesin omuzundaki eli bir anda titredi.
Raistlin şaka yapmıyordu.
Tanrının Antimodesin omuzundaki eli bir anda titredi.
-
Dragonfly
- Kutsanmış Kişi
- Posts: 1262
- Joined: Thu Mar 25, 2004 10:00 am
- Location: DoÄ?u Limerik
- Contact:
Tabiki kendimi tanıtırım derken arka taraftan elinde üzengisi ile yaklaşan pelerinin sol omuzunda bir arma taşıyan adam efendim atınız dedi.
Sözleri kesilen maskeli adam dönerek orada bırak diyerek pelerinli adama direktif verdi.
Tekrar kaşısındaki kişilere dönerek.
Adım Ruman Grimas Kraliyet ordusu kolcu komutanıyım.
Eğer sizleri misafir etmeem izin verirseniz bir kaç şey açıklamam gerekli.
Sözleri kesilen maskeli adam dönerek orada bırak diyerek pelerinli adama direktif verdi.
Tekrar kaşısındaki kişilere dönerek.
Adım Ruman Grimas Kraliyet ordusu kolcu komutanıyım.
Eğer sizleri misafir etmeem izin verirseniz bir kaç şey açıklamam gerekli.
Dragonfly ;
Keeper of the Grove, Forest King
<u>Domains</u>:Animal,Earth,Plant,Protection
Doğanın Tapınağı
Keeper of the Grove, Forest King
<u>Domains</u>:Animal,Earth,Plant,Protection
Doğanın Tapınağı
Bu yabancı biraz garip olmakla birlikte bulundukları ada hakkında çok şey biliyor olmalıydı. Yüzündeki gülümsemenin nedenini merak etmişti ama hemen ardından
- "Siz barbarlar hep kılıcınız gibi asi ve keskinsiniz ." demesi biraz farklı şeyler hissetmesine neden oldu. Bu duygularının yüzünden okunmaması için bakışlarını başka yere çevirdiğinde, Arutha" ın ona doğru geldiğini gördü"
Arkadaşının yabancıya karşı olan yaklaşımını fazlasıyla tedbirli ve sert bulmuştu. içten içe gülmesine neden olan tavırlarını ise fazlasıyla komikti. Nede olsa kendisini gayet iyi şekilde savuna bilirdi. Ama kendisinin de yabancıya karşı biraz sert davrandığı da gözünden kaçmamıştı. Siyah cübbeli yabancı gayet soğuk kanlı ve kendisine olan güvenini belli edecek şekilde, Arutha" ın fazlaca sert ve korumacı tavırlarını görmezlikten geldi. Kısa süre sonra Arutha"ın yabancıya yönelttiği soruyu duymuştu" Bu konuşmalar ve bakışmalar arasında aklından tamamen çıkan yaşlı adamı hatırladı. Bir anda etrafına bakınmaya başlamıştı ama yaşlı adam ortalıklarda gözükmüyordu" Sonunda umursamaz bir şekilde merak etmeyi ıraktı, zaten pek fazla tekin birisi değildi. Bu arada yabancının adını söylemesini beklerken arkadan gelen başka biri yabancıya atını getirdiğini söylüyordu. Eh işler biraz daha ilginç olmaya başlamıştı, bu adam kimdi ve atı getiren kişi neden ona efendim demişti. Kafasında bu soruların cevabını aramasına gerek kalmadan yabancı kim olduğunu açıklamıştı.
"Adım Ruman Grimas Kraliyet ordusu kolcu komutanıyım." yanlış duymadıysa adam aynen bunları söylemişti. Ve ne geriptir ki yeni tanıştıkları bu insan onları misafir etmek istediğinide söylüyordu. Bir an Arutha ile göz göze geldiler...
- "Siz barbarlar hep kılıcınız gibi asi ve keskinsiniz ." demesi biraz farklı şeyler hissetmesine neden oldu. Bu duygularının yüzünden okunmaması için bakışlarını başka yere çevirdiğinde, Arutha" ın ona doğru geldiğini gördü"
Arkadaşının yabancıya karşı olan yaklaşımını fazlasıyla tedbirli ve sert bulmuştu. içten içe gülmesine neden olan tavırlarını ise fazlasıyla komikti. Nede olsa kendisini gayet iyi şekilde savuna bilirdi. Ama kendisinin de yabancıya karşı biraz sert davrandığı da gözünden kaçmamıştı. Siyah cübbeli yabancı gayet soğuk kanlı ve kendisine olan güvenini belli edecek şekilde, Arutha" ın fazlaca sert ve korumacı tavırlarını görmezlikten geldi. Kısa süre sonra Arutha"ın yabancıya yönelttiği soruyu duymuştu" Bu konuşmalar ve bakışmalar arasında aklından tamamen çıkan yaşlı adamı hatırladı. Bir anda etrafına bakınmaya başlamıştı ama yaşlı adam ortalıklarda gözükmüyordu" Sonunda umursamaz bir şekilde merak etmeyi ıraktı, zaten pek fazla tekin birisi değildi. Bu arada yabancının adını söylemesini beklerken arkadan gelen başka biri yabancıya atını getirdiğini söylüyordu. Eh işler biraz daha ilginç olmaya başlamıştı, bu adam kimdi ve atı getiren kişi neden ona efendim demişti. Kafasında bu soruların cevabını aramasına gerek kalmadan yabancı kim olduğunu açıklamıştı.
"Adım Ruman Grimas Kraliyet ordusu kolcu komutanıyım." yanlış duymadıysa adam aynen bunları söylemişti. Ve ne geriptir ki yeni tanıştıkları bu insan onları misafir etmek istediğinide söylüyordu. Bir an Arutha ile göz göze geldiler...
Lamor meyhaneden aldığı cüce birasını kendin sokaklarında insanların ona pis bir yartatıkmış gibi bakışlarından hiç etkilenmeden doya doya içiyordu.Vücudu her bira içisinde kasılarak tepki veriyordu. İçkinin etkisi artatrken Lamorda duvarlara dayanarak yürümeye başlamıştı.Küçük çocuklar onun yanında geçerken hep onunla dalga geçiyorlar, ellerindeki küçük soparlarla ona vuruyorlardı.Lamor artık bu durum karşısında çok sinirlenmiş ve bir çocuğu boynundan tutarak yolun ortasına kadar fırlattı. Bu küçük arbededen sonra tekrar nereye gitiğini bilmeden yola devam etti.Duvarlara dayanarak yürürken karşısına insanlar ondan zaten uzaklaşıyordu onu görmeyipte yolunun üzerinde duranlar ise Lamor tarafından sertçe itiliyordu. Hatta bir kaçı mkötü bir şekilde yere düşmüştü. Tam karşısında 3 kişi durmuş konuşuyorlar ve onu farketmemişlerdi.Lamor onlara doğru ilerledi ve onlara yaklaştıkça birinin kadın olduğunu farketmişti. Kadını sertçe itti, diğer yanında ağzı açık ona bakan kişinin ayaklarına tükürdü ve oaracıkta bir yudum daha bira içti...
Gitarım Aşkım... My Guitar My Soul...
-
Dragonfly
- Kutsanmış Kişi
- Posts: 1262
- Joined: Thu Mar 25, 2004 10:00 am
- Location: DoÄ?u Limerik
- Contact:
Küçük çocuklar onun yanında geçerken hep onunla dalga geçiyorlar, ellerindeki küçük soparlarla ona vuruyorlardı.Lamor artık bu durum karşısında çok sinirlenmiş ve bir çocuğu boynundan tutarak yolun ortasına kadar fırlattı.
Ã?ocuk sokağın ortasında kendine yapılanlar yüzünden ağlamaya başladı.yakınlardan geçen kadınlar çocuğun ağlaması ile ilgilendiler.Nedenini öğrndiklerinde ise Grimasın güvenlik güçlerine haber verdiler.
Olay yerine gelen korumalar oratalığı araştırdılar ama hiçte tarife uyan bir varlık oratalarda yoktu.
O günki devriye gezen korumaların başında Vargas isimli Grimasta adı bir çok konuya girmiş birisi vardı.
Vargas :
Hemen bir kolcu bulun ve Rumana olanları bildirin benim kralımın sokaları bu kadar pis olamamalı o adamı bulun hemen dediğinde, çoktan bir atlı kolcu ve peşinde 10 atlı süvari daha sokakların içine dalmıştı.
Ã?ocuk sokağın ortasında kendine yapılanlar yüzünden ağlamaya başladı.yakınlardan geçen kadınlar çocuğun ağlaması ile ilgilendiler.Nedenini öğrndiklerinde ise Grimasın güvenlik güçlerine haber verdiler.
Olay yerine gelen korumalar oratalığı araştırdılar ama hiçte tarife uyan bir varlık oratalarda yoktu.
O günki devriye gezen korumaların başında Vargas isimli Grimasta adı bir çok konuya girmiş birisi vardı.
Vargas :
Hemen bir kolcu bulun ve Rumana olanları bildirin benim kralımın sokaları bu kadar pis olamamalı o adamı bulun hemen dediğinde, çoktan bir atlı kolcu ve peşinde 10 atlı süvari daha sokakların içine dalmıştı.
Last edited by Dragonfly on Sun Feb 06, 2005 9:06 am, edited 2 times in total.
Dragonfly ;
Keeper of the Grove, Forest King
<u>Domains</u>:Animal,Earth,Plant,Protection
Doğanın Tapınağı
Keeper of the Grove, Forest King
<u>Domains</u>:Animal,Earth,Plant,Protection
Doğanın Tapınağı
Aslında bu beklenmedik teklif karşısında biraz şaşırmış ve meraklanmıştı. Hiç tanımadığı biri, onları neden davet ediyordu ki? Bu soru kafasını meşgul ediyordu ama Ruman Grimas ' a doğru döndü ve
- " Yabancıları böyle davet etmek gibi alışkanlıkları mı vardır, Kraliyet Ordu Kolcuları'nın?. Yoksa bu sadece size mahsuz bir özellik mi?" Yabancının amacını anlamak için teklifi kabul ederken, ani bir darbe ile ileriye doğru sendelemişti. Elinde tuttuğu silahını onu iten adama doğru döndürmüştü...
- " Yabancıları böyle davet etmek gibi alışkanlıkları mı vardır, Kraliyet Ordu Kolcuları'nın?. Yoksa bu sadece size mahsuz bir özellik mi?" Yabancının amacını anlamak için teklifi kabul ederken, ani bir darbe ile ileriye doğru sendelemişti. Elinde tuttuğu silahını onu iten adama doğru döndürmüştü...
Adamın sorusundan sonra Gümüşün bakışlarını yakalayan Arutha, O"ndan aldığı onay ve boş midesinden gelen yakınmalarında etkisiyle, Ruman"dan aldığı bu daveti Kabul etmemekle, ortaya çıkacak olan hiçte hoş olmayan nezaketsiz durumun kendisini düşürebileceği zor durumu düşündü. Karşısında kim"in ve neyin olduğunu bilememenin vermiş olduğu tedbirli ve sert tavrının yanı sıra, merak, cesaret ve bilinmeyeni çözmek gibi duyguların da kendisini tetiklemesiyle bu daveti Kabul etmeye karar verdi, zaten partneride o"na ap ayrı bir güven duygusu veriyordu, ayrıca o"nun yanında korkak durumuna düşüp daha sonra Gümüşün kendisini alaya almasını hiç kaldıramazdı.
Tüm bu düşünceleri kafasından geçirirken karşısındakilere en ufak bir duygu belirtisi göstermemekte ki ustalığıyla, Arutha karşısındaki adama yüzünü dönüp ince bir tebessümle saygılı bir şekilde başını hafifçe eğip, kendinden emin tavırlarla "arkadaşım ve ben davetinizi memnuniyetle kabul ediyoruz, üstelik anlatacaklarınızıda muhakkak çok mühim şeylerdir" dedi....
Tüm bu düşünceleri kafasından geçirirken karşısındakilere en ufak bir duygu belirtisi göstermemekte ki ustalığıyla, Arutha karşısındaki adama yüzünü dönüp ince bir tebessümle saygılı bir şekilde başını hafifçe eğip, kendinden emin tavırlarla "arkadaşım ve ben davetinizi memnuniyetle kabul ediyoruz, üstelik anlatacaklarınızıda muhakkak çok mühim şeylerdir" dedi....
şaşıran Antimodes şaka yapıp yapmadığını anlamak için çocuğa baktı
Raistlin şaka yapmıyordu.
Tanrının Antimodesin omuzundaki eli bir anda titredi.
Raistlin şaka yapmıyordu.
Tanrının Antimodesin omuzundaki eli bir anda titredi.
Ve tam o sırada sarhoş bir adamın hızla gelip Gümüş"ü ittirdiğini gördü. Daha bu hareketin şaşkınlığını üzerinden atamadan adamın ayağına tükürmesi bardağa düşen son damla olmuştu...
şu ana kadar haddinden fazla sinirleri bozulmuştu bu gün ve artık daha fazlasına katlanamayacağına karar vererek, adam tamda elindeki şişeyi tekrar kafasına dikmişken, Tüm gücüyle adamın üzerine tükürdüğü ayağıyla karnına sağlam bir tekme geçirdi".
şu ana kadar haddinden fazla sinirleri bozulmuştu bu gün ve artık daha fazlasına katlanamayacağına karar vererek, adam tamda elindeki şişeyi tekrar kafasına dikmişken, Tüm gücüyle adamın üzerine tükürdüğü ayağıyla karnına sağlam bir tekme geçirdi".
şaşıran Antimodes şaka yapıp yapmadığını anlamak için çocuğa baktı
Raistlin şaka yapmıyordu.
Tanrının Antimodesin omuzundaki eli bir anda titredi.
Raistlin şaka yapmıyordu.
Tanrının Antimodesin omuzundaki eli bir anda titredi.
-
Dragonfly
- Kutsanmış Kişi
- Posts: 1262
- Joined: Thu Mar 25, 2004 10:00 am
- Location: DoÄ?u Limerik
- Contact:
Ruman eli ile gösterdiği tarafa bakarken hızla yaklaşan bir askeri fark etti halkın arasından o kadar büyük bir ile bu kadar hızla geçebilen tek bir kişinin askeri olabilirdi.
Büyüklüğü ile herkesi şaşkına çeviren atlı yaklaştı ve atından aşağı indi.Rumana selam verdiğinde ne gariptirki atta selamlar gibi başını eğmişti.
Dinliyorum seni asker bukadar acele olan nedir?
-Efendim Komutanım size adada gezen bir serserinin olduğunu ve küçük çocuklar dahil zarar verdiğini haber vermemi istedi.
Hımm anlıyorum asker tarif et bana onu.Dedi ve asker selamladığı başını kaldırdığında şaşırarak tarif etme gerekirse efendim tam arkanızdaki adama banziyordu dedi.
Bu sırada arka tarafta aynı anda itişme seleri geldi.
Dönüp baktığında biraz önce konuştuğu adamın sarhoş olana tekme attığını gördü.Hızlı bir bakış ile etrafını kolladı.
Keskin bir emir sesi ile bağırdı.Benim sokaklarımda siz kimsiniz ki kargaşa çıkarıyorsunuz?
Aradan kısa bir zaman geçmiş neredeyse cülesi ağzında yarımkalan Ruman atlı sesleri ile ortalığa kimin geldiğini anlamıştı.
Bir kez daha emir verdi Sarın etraflarını.
Yaklaşık on atlı ellerinde okları ile grubun etrafını sardılar.
Tüm halk olanları gördüklerinde bir yerlere kaçmadılar aksşne seyretmek için herkes olduğu yerde kaldı.
Büyüklüğü ile herkesi şaşkına çeviren atlı yaklaştı ve atından aşağı indi.Rumana selam verdiğinde ne gariptirki atta selamlar gibi başını eğmişti.
Dinliyorum seni asker bukadar acele olan nedir?
-Efendim Komutanım size adada gezen bir serserinin olduğunu ve küçük çocuklar dahil zarar verdiğini haber vermemi istedi.
Hımm anlıyorum asker tarif et bana onu.Dedi ve asker selamladığı başını kaldırdığında şaşırarak tarif etme gerekirse efendim tam arkanızdaki adama banziyordu dedi.
Bu sırada arka tarafta aynı anda itişme seleri geldi.
Dönüp baktığında biraz önce konuştuğu adamın sarhoş olana tekme attığını gördü.Hızlı bir bakış ile etrafını kolladı.
Keskin bir emir sesi ile bağırdı.Benim sokaklarımda siz kimsiniz ki kargaşa çıkarıyorsunuz?
Aradan kısa bir zaman geçmiş neredeyse cülesi ağzında yarımkalan Ruman atlı sesleri ile ortalığa kimin geldiğini anlamıştı.
Bir kez daha emir verdi Sarın etraflarını.
Yaklaşık on atlı ellerinde okları ile grubun etrafını sardılar.
Tüm halk olanları gördüklerinde bir yerlere kaçmadılar aksşne seyretmek için herkes olduğu yerde kaldı.
Who is online
Users browsing this forum: No registered users and 2 guests
