"Yaşamı sorguluyorsun görüyorum ki!" dedi Kinisson derin bakışları karşısında ki genç adamın ruhunu delip geçerken... "Birileri senin yanında ve bunu ben bile hissediyorum, ama sen... yaşamı sorguluyorsun. Sorarım sana; yaşama hakkının kimde olduğunu sorgulamak bize mi düşer? Kendinin yaşamasına izin verip vermemek bize mi kalmış?"
Bakışları artık boş olan sokakta gezinen Kinisson yeniden ona döndü. "Bir zamanlar tanıdığım bir adamı -ki o zamanlar çok gençtim- bir ucube olarak görürdüm. Aslında bir ucube demek doğru olmaz ama çok gereksiz birisiydi işte benim gözümde. Yorucu, bıktırıcı ve..." Tam o anda Kinisson bir kahkaha patlattı ve gergin ortam sanki bir anlığına dağıldı. "...ve kel kafalı yaşlı bir bunaktı bu adam..."
Derin bir nefes aldı ve konuşmaya devam etti. "Ama adam -her ne kadar hoşlanmasam ve benimle aynı fikirde olan bir çok kişi olsa da- bir halkı kurtardı ve onların ruhlarını kazanmalarına yardım etti.
Sen burada durmuş kendini sorgularken dünya dönüyor oğlum!" dedi Kinisson. "Eğer yaşıyorsan senin de yaşamaya hakkın vardır. Hakkın olmasaydı asla burada olamazdın!"
Meleran: Kayıp Krallık ***Rp Ekranı***
-
Lord Necros
- Başbüyücü
- Posts: 1916
- Joined: Fri Apr 29, 2005 10:00 am
- Location: Necropolis
- Contact:
Evet...Yanımda gerçekten de birisi var.
Hahahahahaha! Gerçekten de öyle Trias! Görünüşe göre bu Kinisson bir şey bilmeden burnunu sokan tiplerden. İşini bir an önce bitirip ondan kurtulsan iyi olur ha ne dersin?
Trias, Kinisson'a cevap olarak başını esefle iki yana salladı ve "Bilmediğiniz...çok şey var. Ve sanırım bunları anlatmanın ne yeri ne de zamanı." dedi. Hançerleri ellerinde sımsıkı tutuyordu. Sanki biraz gevşetse hançerler elinden düşecekmiş gibi korkuyordu.
Hahahahahaha! Gerçekten de öyle Trias! Görünüşe göre bu Kinisson bir şey bilmeden burnunu sokan tiplerden. İşini bir an önce bitirip ondan kurtulsan iyi olur ha ne dersin?
Trias, Kinisson'a cevap olarak başını esefle iki yana salladı ve "Bilmediğiniz...çok şey var. Ve sanırım bunları anlatmanın ne yeri ne de zamanı." dedi. Hançerleri ellerinde sımsıkı tutuyordu. Sanki biraz gevşetse hançerler elinden düşecekmiş gibi korkuyordu.
All power demands sacrifice...and pain. The universe rewards those willing to spill their life's blood for the promise of power.
Power demands sacrifice.
Power demands sacrifice.
-
Ozan İnulüen
- Kullanıcı

- Posts: 28
- Joined: Mon Jan 02, 2006 10:00 am
- Contact:
- khutai
- Kullanıcı

- Posts: 83
- Joined: Sun Jan 01, 2006 10:00 am
- Location: Barbar Bozkırları(Meleran)
- Contact:
Khutai ne olduğunu düşünecek zaman bulamadan düşmanının boğazını sıkmaya başladı. Aklında tek düşünce eğer Horn bir yerlerden bu dövüşü izliyorsa karşısında iki çıplak savaş tanrısı görüyor olduğuydu.
Khutai çıplaklığının farklında bile değildi artık . Ateş vücuduna zarar vermiyor eski sıcaklığını hissettirmiyordu. Düşmanın boğazına parmaklarıyla yaptığı baskıyı arttırarak üzerine doğru abanmaya başladı ve sıktığı dişlerinin arasından küfür ediyordu.
“Anasını sattığımın piçiiiii..Hıırrrr”
Sözler hırıltı gibi çıkıyordu Khutaiın ağzından.
Khutai çıplaklığının farklında bile değildi artık . Ateş vücuduna zarar vermiyor eski sıcaklığını hissettirmiyordu. Düşmanın boğazına parmaklarıyla yaptığı baskıyı arttırarak üzerine doğru abanmaya başladı ve sıktığı dişlerinin arasından küfür ediyordu.
“Anasını sattığımın piçiiiii..Hıırrrr”
Sözler hırıltı gibi çıkıyordu Khutaiın ağzından.
Horn ölüleri say!!!!!
Who is online
Users browsing this forum: No registered users and 1 guest