Page 23 of 67
Posted: Thu Apr 10, 2008 12:33 am
by catboy
"Yeter! Sen ne yaptığını sanıyorsun. Onklar benim ırkımdan. Ben senin akarabalına böyle davransam ne tepki gösterirdin?" diye bağırdı Deru.
Safir: "Siz ikiniz bir de elf olacaksınız. Korsanalrın arasındayken bile daha uysaydınız. Biraz sakinleşmeyi öğrenin. Dryadlar bize zarar vermeyecekler. Ã?ünkü bizim neden burada olduğumuzu biliyorlar. Özel çocuklardan biri dryadlarla beraber kalıyor. Bizi onun yanına götürecekelr. Onun için şimdi uslu olun ve tüm silahlarını teslime din. Ben bile asamı veriyorum. Thereon sen de dahil kılıcını tesli edeceksin." dedi.
Posted: Thu Apr 10, 2008 12:35 am
by Edmond
Huor sinirle *Anlamıyor musun!* diya bağırdı.Artık Safir'den şüphe etmeye başlamıştı.Ama çaresizdi.*Ã?yle olsun!* diye sitem ettikten sonra.Okunu ve neyini yavaşça yere koydu göz yaşlarıyla.Safir'e küsmüştü.
Posted: Thu Apr 10, 2008 12:47 am
by Lydronk
Safir ve Huor arasında gelişen olaylara yüzünü bile çevirmedi. Yüzünü kaldırmaya cüret edemiyordu. Tek yaptığı tornavidasını yere bırakmaktı. Normalde olsa, ortamı yumuşatırdı ama dün gece yaptıkları onu uzun süre rahatsız edecek gibi görünüyorlardı. Zaten bu durumda kim bir şaka isterdi ki beceriksiz gnomun tekinden?
Posted: Thu Apr 10, 2008 12:51 am
by catboy
Sonunda bir kamp yerine varmışlardı. Hepsini yere bıraktılar.
"Yasalarımıza göre bilmeden de olsa ormana giren herkes ölüm cezasıyla çarptırılır. Ama sizi biliyoruz. Bir ay önce bze bırakıralan emaneti almaya geldiniz." dedi sözcü dryad.
"Özel çocuklardan biri." dedi Safir fısıltıyla.
"Evet, bir çocuk. Bir kız çocuğu. Ama üzgünüm. Siz gelemden iki saat önce kız kayboldu. Biz de onu arıyorduk ki sizle karşılaştık. Bir dryadla olduğunuuz fark etmesek sizi haber vermeden öldürürdük."
"Ã?ocuk kayıp mı?" diye bağırdı Safir.
"Gerçekten üzgünüm. Tek bildiğimiz bir büyücünün bu işte parmağı olduğu. Ã?ünkü büyüyü hissederiz."
Huor öfkeyle Safir'e bakmaktaydı.
"Peki trollerin çoğalamsı hakkında ne düşünüyorsunuz?" diye sordu konuyu geçiştiren Safir.
"Trolleri başımıza bela yapan bir büyücü. Böylece çocuğu kaçırmak için bir fırsat yaratmış oldu kendsiine." dedi dryad herkesi tek tek süzerek.
Posted: Thu Apr 10, 2008 1:01 am
by Edmond
Huor çok sinirlenmişti bu son olaya.*Silahlarımızı verin, kızı bulacağız!*
Safir'in yüzüne bakmıyordu.Sinirliydi,
*İsteyen gelir, isteyen gelmez, isteyen burada silahını bırakır, isteyen bırakmaz.Bundan sonra istediğinizi yapabilirsiniz, kızın yeriyle ilgili bir bildiğiniz var mı, yoksa bize dünyayı aratcak mısınız!Silahlarımızı verecek misiniz, yoksa ölelim mi!Ne yapacaksanız çabuk yapın!*
Bağırıyordu Dryad'lara.
Huor lanet okuyordu habire, sebepsiz yere vakit geçirmişlerdi, ellerindeki çocuğu kaybetmişlerdi, üstelik silahlarına el koymuşlardı ve bir işe de yaramıyorlardı!
*Silahlarımızı verin, kızın yerinizi söylemeseniz de olur, biz buluruz!*
Posted: Thu Apr 10, 2008 1:06 am
by ElessarTelemnar
Elf adama dogru dondu yanina yaklasi elini omzuna koydu
"Biraz sakin ol dostum"diye kulagina fisildamisti
Ardindan Dryad'lara dondu "Elf dostumuz hakli gibi gorunuyor ama yinede anlmadigim olaylar var birincisi madem olanlari biliyorsunuz neden silahlari topluyorsunuz ikincisi ise bu kiz nedir ne degildir bilmiyorum ama madem bukadar onemli biri neden bukadar sakinsiniz?" ve gruptakilere bile supheci gozlerle bakiyordu artik
Posted: Thu Apr 10, 2008 1:12 am
by Edmond
Huor adamın elinin sıcaklığını ve dostluğunu hissetmişti.
*BU KIZ TÃ?M DÃ?NYA İÃ?İN GEREKİYOR FAKAT ONU KAÃ?IRMIşLAR!*
diye bağırdı.Ardından sessizce *Sakin olmalıyım!* diye mırıldandı.
Sonra biraz yalvarırcasına, *Ne olur!Ã?abuk olun!Anlamıyor musunuz!*
Posted: Thu Apr 10, 2008 1:13 am
by Alenthas
Huor'un ağaçları yakma çabasını görünce sinirlenip "Ne yapıyorsun! Onlarda canlı!" diyerek hemen bir su oluşturma büyüsü yapıp bir kısmını söndürmeye çalıştı. Neyse ki yangın sonunda sönmüştü.
Kılıcını çıkarttı ve tehditkar bakışlarla yere fırlattı. "Çok bir şey yapıcaz ya sanki!"
"...size haber vermeden öldürürdük.."
"Ne yani? Bu ormana bilmeden bile giren herkesi yargılamadan öldürüyor musunuz!" dedi dryad dilinde. Ne de olsa tüm dilleri öğrenmişti. İçinde bir nefret oluştu bu canlılara karşı "Sizi benciller! Kendinizi buraya hapsedip giren herkesi öldürüyorsunuz. Unutmayın ki dünyadaki hiç bir yer kimsenin değildir. Her canlının her yere girme izni vardır. Ã?ünkü bu dünya bizlere bahşedilmiştir ve bunu başkalarından saklamak bencilliktir," diye ateş kusuyordu dryadların üstüne. Dryadlarsa hiç cevap vermediler. "Bende sizleri bilge sanardım," dedi ve yere tükürdü. "Kılıcımı geri alacağım, eğer öyle olmazsa pişman olursunuz. Sizi temin ederim!" dedikten sonra sinirli bir tavırla susarak dryadları takip etti.
Başka çocuklar... Acaba onlar kim? Ya da nasıl birileri. 'En azından ' diye düşündü 'yalnız kalmayacağım '
Posted: Thu Apr 10, 2008 1:17 am
by Edmond
Huor küçük çocuğun çabalarına destek vermişti.Ondaki cesaret burada çoğu kişide yoktu.
*Tebrikler küçük dostum!*
dedi sırtına büyük birisi gibi vurarken.
*Ee, ne yapıyorsunuz!*
Posted: Thu Apr 10, 2008 1:27 am
by catboy
Ã?nce Safir'le özel olarak konuşmak için izin istediler.
"Demek bu bahsedilen yüzük. Demek ki kehanet doğruymuş." dedi dryad.
"O halde her şey kesinleştiğine göre verin silahlarımızı da gidelim." dedi Safir.
"O zaman bazı şartlarımız var. Asayı alabilirsin. Orman elfi de yayını alacak. Ama diğer silahları daha vermeyeceğiz. Diğer herkes bizle beraber kalacak. Sen ve elf bizim için minik bir görev yapacaksını. Eğer kabul ederseniz tüm silahlarınız geri alacksınız ve grubun tamamı size katılabilecek."
"Ne görevi?"
"İlerdeki tepeden akan şelaleden iki şişe su getireceksiniz."
"Anlamadım."
"Suyun başına bir kaç troll in kurmuş. ondan artık oraya gidemez olduk. Eğer trollerin icabına bakar ve inanmamız için ordaki sudan getirirseniz görev tamamlanmış olru ve güvenimizi kazanırsanız."
"Peki ya çocuk? Kaybolan?"
"Kaybolan çocuk filan yok. O emniyette. Ama kimseye söylemeyeceksin, büyücü. Yoksa hepiniz ölürsünüz." dedi dryad theditkar bir sesle.
Posted: Thu Apr 10, 2008 1:35 am
by Edmond
Huor Safir'in arkasından ona lanetler okuyordu, kötü bir şeyler oluyor ama ne!O sırada Safir elinde bir yayla geldi ve yayı Huor'a verdi.
*Gel benimle!*
Huor sinirle ne olduğunu sordu.
*Tepenin arkasına iki şişe su almaya gidiyoruz, bunu başarabilirsek, tüm grup serbest kalacak.*
Huor lanetler okuyarak:
*Lanet olsun, peki.*
Yayı ve okları aldı, sonra yola çıktılar.
Posted: Thu Apr 10, 2008 1:41 am
by ElessarTelemnar
Safir Once Dryad'larla konusmaya gitmis ardindan geri donup Huor'un yanina gelmis ve kulagina birseyler soylemisti.Elessar Safire guvenmiyordu ama Huor gercekten iyi birine benziyordu.
Posted: Thu Apr 10, 2008 1:42 am
by catboy
Ã?ğlen olmuştu. Ama ağaçlar o kadar sıktı ki güneşin ışınları zor yere iniyordu. Safir iyice terlemişti. Çoka z yürümüşlerdi ki suyun sesini duydular. Hızla ilerlediler. Ve şelaleyi gördüler.
"Bu kadar kolay mıydı?" dedi Huor alay edercesine.
"Dur." dedi Safir birden ve asasıyla ilerisini gösteerdi.
İlerde bir mağara vardı. Ve içinde en az beş ciavrında troll vardı. Ama bilmedikleri tepenin araksında iki mağara daha olduğuydu. Ve orda daha fazla trol vardı.
"Dryadlar bu kadar az trolü tehdit olarak görmezler. Bunda bir hinlik olabilir." dedi Huor kafası karışarak.
Posted: Thu Apr 10, 2008 1:42 am
by Alenthas
"Ne yani!! Ben burada boş boş bekleyecek miyim?! Pöh! Geri zekâlılar!" dedi Thereon hiddetle. Sinirden kıpkırmızı olmuştu.
Posted: Thu Apr 10, 2008 1:49 am
by ElessarTelemnar
Cocuk kipkirmizi yere cokmstu sinirlendigi belliydi yanina ilerledi
"Dun gece verdigim sozu tutamadigim icin uzgunum bak sana cocuk demek istemiyorum ismini soylemek istermisin bana benim adim Toledoras Elessar Telemnar"