>ÖATLAK KAZAN<
-
wicked_one
- Kullanıcı

- Posts: 595
- Joined: Sat Jun 19, 2004 10:00 am
- Location: istanbul
- Contact:
Ã?evresine göz gezdirdikten sonra tek başına masaya oturmuş birini gördü eniolis...gülümsedi,yanındakilere beklemelerini işaret etti...Sonra yanlız oturan adamın yanına gitti...
'Dostum'dedi...'Yanlız oturmak'dedi'Sana sadece hüzün vercektir...Bizimle otur...Soğuk bir bira,biraz anı,biraz hüzün,biraz mutluluk...Dostlar arasına katıl ve doğru kişilerden biriysen onlardan biri ol...'
'Dostum'dedi...'Yanlız oturmak'dedi'Sana sadece hüzün vercektir...Bizimle otur...Soğuk bir bira,biraz anı,biraz hüzün,biraz mutluluk...Dostlar arasına katıl ve doğru kişilerden biriysen onlardan biri ol...'
-
FreyaImplorer
- Kullanıcı

- Posts: 408
- Joined: Thu Apr 01, 2004 10:00 am
- Location: Bursa
- Contact:
-
wicked_one
- Kullanıcı

- Posts: 595
- Joined: Sat Jun 19, 2004 10:00 am
- Location: istanbul
- Contact:
"Tercihi sen yap freya...Ne istersen yanımda var" dedi ve elindeki herşeyi masaya yavaş yavaş yaymaya başladı..."Yalnız"dedi"oyuna başlamak için 1 altın isterim ve şunu da bilin,içinizden birinin parasını bitirmek üzere olduğunu farkedersem...ona oyunu bıraktırırım...eğer evinde onu bekleyen ailesi varsa..."
<div>De profundis clamavi at de Domine, serva animos nostros...</div><br>
Andero kafasını kaldırdı. Kendisine bu kadar çabuk yakınlaşılmasından şaşırmıştı doğrusu. Özellikle efla etrafta yokken. Sahi o nereye kaybolmuştu ki? Neyse... Kendisiyle konuşan adama baktı. şimdi başka bir masadaydı işte. Kendisine bakılacağı umuduyla;
- Merhaba, ben andero. Adınızı öğrenme şerefini bana bahşeder misiniz?(Herkes kibar olsa daha yaşanabilir olurdu hayat)
- Merhaba, ben andero. Adınızı öğrenme şerefini bana bahşeder misiniz?(Herkes kibar olsa daha yaşanabilir olurdu hayat)
-
wicked_one
- Kullanıcı

- Posts: 595
- Joined: Sat Jun 19, 2004 10:00 am
- Location: istanbul
- Contact:
Sonra ona adını soran adama döndü...Gene gülümsedi...Ben-adını değiştirmişti artık bunu kullanacaktı-'erantel galiatnis ben...sanırım sen andero olmalısın...seni başka bir ozandan duymuştum'..elindeki zarları şıklattı...'Bize katılmak ister misin?'
<div>De profundis clamavi at de Domine, serva animos nostros...</div><br>
"Erantel Galiatnis" diye geçirdi aklından. Anderoya bu isim beraber savaştığı bir elfi hatırlatmıştı. şimdi neredeydi acaba?
Kendine edilen teklifi düşündü. Nezaket gereği kabul etmeliydi ve öyle yaptıda... Kalkanını masanın yanından aldı. Zincir zırhının ufak şangırtıları arasında (tuniğinden birazı bile görünmüyordu) erantelin bulunduğu masaya doğru hareketlendi. Masada oturan diğerlerini selamladı. Kalkanını masanın boş bir kısmına dayayıp boş bir sandalyeye oturdu.
-Merhaba. Hepinizi tek tek tanımak isterim. Bir de mazur görün ama fazla param olduğunu söyleyemem o yüzden büyük bir şans sahibi değilsem oyunumun fazla uzun süreceğini sanmıyorum açıkcası.
Kendine edilen teklifi düşündü. Nezaket gereği kabul etmeliydi ve öyle yaptıda... Kalkanını masanın yanından aldı. Zincir zırhının ufak şangırtıları arasında (tuniğinden birazı bile görünmüyordu) erantelin bulunduğu masaya doğru hareketlendi. Masada oturan diğerlerini selamladı. Kalkanını masanın boş bir kısmına dayayıp boş bir sandalyeye oturdu.
-Merhaba. Hepinizi tek tek tanımak isterim. Bir de mazur görün ama fazla param olduğunu söyleyemem o yüzden büyük bir şans sahibi değilsem oyunumun fazla uzun süreceğini sanmıyorum açıkcası.
-
wicked_one
- Kullanıcı

- Posts: 595
- Joined: Sat Jun 19, 2004 10:00 am
- Location: istanbul
- Contact:
Cebinden biraz ağır bir kes çıkarıp andero ya verdi...'Kazanırsan veya kaybedersen sorun değil...Dostlarım için hep yanımda altın bulundururum...'Kesenin içi altın doluydu...Gülümsedi...'Hadi kağııt oynayalım'dedi ve kağıtları dağıtmaya başladı...'şeytanınız bol olsun beyler'
<div>De profundis clamavi at de Domine, serva animos nostros...</div><br>
Büyücü içeriye girdi işler yoluna girmiş gibi gözüküyordu en azından şimdilik. Gözü eski dostunu aradı ve buldu nihayetinde fakat hiç ummadığı bir yerde buldu. Kumar masasındsa bir Paladin. Yanına gitti. "beni güldürmeyi başarıyorsun dostum. Biraz konuşuruz diye düşünmüştüm ama sanırım oyundan sonra " yüzünde garip bir gülümseme vardı. Kafkaha atacakmış gibi duruyordu
-
wicked_one
- Kullanıcı

- Posts: 595
- Joined: Sat Jun 19, 2004 10:00 am
- Location: istanbul
- Contact:
"tanidık bir surat daha"diye düşündü ozan...'Selam dostum'dedi...'Bizimle oynamak ister misin?'Ama sakın işleri bahane etme,burda bunu yapabilcek kadar yardımcın var'Ã?evresinde masaya kumar için yaklaşanlara baktı...'Sanırım tek iş bira ve şarap dağıtımı olacak'...'Kumar oynayacak herkese ilk içkileri benden'dedi ve büyücüye gülümsedi...'Hadi başlayalım'
<div>De profundis clamavi at de Domine, serva animos nostros...</div><br>
-
FreyaImplorer
- Kullanıcı

- Posts: 408
- Joined: Thu Apr 01, 2004 10:00 am
- Location: Bursa
- Contact:
Eflanın sözleri içine oturmuştu anderonun. Aslında içinde haklı olduğunu biliyordu arkadaşının. Yine de tanrısına karşı geldiğini zannetmiyordu. Kendi içine döndü. Düşünceleriyle savaştı. Birden yorgun olduğunu anladı.
-Özür dilerim beyler. Sizinle devam etmeyi çok isterdim ama galiba biraz dinlenmek zorundayım.
Andero ayağa kalkıp masadakileri selamladı. Kalkanını sırtına alıp hanın merdivenlerine doğru ilerledi. Zırhı tuniği altında hala görünmüyordu.
-Özür dilerim beyler. Sizinle devam etmeyi çok isterdim ama galiba biraz dinlenmek zorundayım.
Andero ayağa kalkıp masadakileri selamladı. Kalkanını sırtına alıp hanın merdivenlerine doğru ilerledi. Zırhı tuniği altında hala görünmüyordu.
-
wicked_one
- Kullanıcı

- Posts: 595
- Joined: Sat Jun 19, 2004 10:00 am
- Location: istanbul
- Contact:
Andero hanın merdivenlerinden çıktığında kendini aydınlatılmış bir koridorda buldu. Yavaşça yürüyerek odasına yöneldi. Kapıyı açıp içeri girdi, ardından kapıyı kapattı. Odaya bir göz gezdirdi.
-Sade, dedi kendi kendine. Daha sonra gözü geniş yatağa takıldı.
-Ama rahat, diye ekledi. Duvarda odayı aydınlatan bir şamdan vardı. Söndürebilirdi. Ama yapmadı. Işığa aşıktı. Hayatı boyunca hep böyle olmuştu. Kılıcını kınıyla beraber belinden çözüp yatağa dayadı, kalkanıyla kılıcın üstünü kapatıp onu dengeledi. Bu sayede gerektiğinde kılıcına rahatça ulaşabiliyordu. Böyle huzurlu bir ortamda da olsa eski alışkanlıklardan kurtulmak kolay değildi. Zırhını çıkarmadan yatağa uzandı. Böyle yatmaya alışıktı.
-Rahat, dedi tekrar. Uykunun kollarına çekilmeden önce söylediği son söz de bu oldu.
-Sade, dedi kendi kendine. Daha sonra gözü geniş yatağa takıldı.
-Ama rahat, diye ekledi. Duvarda odayı aydınlatan bir şamdan vardı. Söndürebilirdi. Ama yapmadı. Işığa aşıktı. Hayatı boyunca hep böyle olmuştu. Kılıcını kınıyla beraber belinden çözüp yatağa dayadı, kalkanıyla kılıcın üstünü kapatıp onu dengeledi. Bu sayede gerektiğinde kılıcına rahatça ulaşabiliyordu. Böyle huzurlu bir ortamda da olsa eski alışkanlıklardan kurtulmak kolay değildi. Zırhını çıkarmadan yatağa uzandı. Böyle yatmaya alışıktı.
-Rahat, dedi tekrar. Uykunun kollarına çekilmeden önce söylediği son söz de bu oldu.
Who is online
Users browsing this forum: No registered users and 0 guests
