Page 27 of 67

Posted: Fri Apr 11, 2008 2:55 am
by catboy
"İyi o halde gideceğimiz yere kadar gideriz. Orda gece kamp kurarız. Sabaha da kızın olduğu yere varırız. Dryadlar yolu gösterin o halde." dedi Safir aceleyle. Algenia'ya yanıt vermek isterdi ama o çoktan Minna ile konuşmaya başlamıştı.
"Yalnıza kamp yerine kadar gideceğiz sizinle. Sizi dediğimiz tepeye götüreceğiz. Ardından biz geri döneceğiz. şu anda kızın bulunduğu kabileyle aramızda bir savaş var. Deru da o kabiletyi bilir. Hatta onların reisine karşı bir kini de vardır. Ama merak etmeyin. Sizi biliyorlar ve siiz bekliyorlar. Size sorun çıkartmayacaklar. Kızı size teslim edeceklerdir." dedi dryad hızlıca.
"Ama bir tereddüttün var yine de Ya vermezlerse kızı?" diye sordu Safir.
Ama dryad bir süre bir şey diyemedi: "O artık sizin sorununuz." dedi. Sonra da : "Beni takip edin." diye de ekledi.

Posted: Fri Apr 11, 2008 3:08 am
by Alenthas
"Iıı," diye düşünmeye başladı Thereon Lydronk'un kastetmeye çalıştığı şeyi anlayarak. "En azından çocuk olanları sürekli ağlar. Bir de -eee... elf ve dryad olmayanları," dedi derin bir nefes vererek.

Posted: Fri Apr 11, 2008 3:10 am
by Lydronk
"Nasıl bizim sorunumuz, Mardel? Mardel miydi adın, unttum kusuruma bakma. Neyse. Bu sorun bizim değil, dünyanın. Ã?ylece dünyanın kaderini bize yükleyemezsin! Deru, alınma ama ırkının daha 'yardım sever' olduğunu sanıyordum! Ben öyle tanımıştım en azından... Zaten At-adamlardan farkınız yok, aynı onların nahoş tavırları. Sadece sizin saçınza ot falan takılmış!" Biraz ileri gitmişti ama sonuçta dryad onu tanıyordu. Gnomu unutmadıysa hiç birşey yapmazdı...

Posted: Fri Apr 11, 2008 3:18 am
by Edmond
Minnä Algénia'ya gülümsedi.*Boşuna panik yapıyorsun, Dryad'lar beni öyle bir şekilde kurtardılar ki, Dryad'lardan birisini kaçırmak imkansız demekmiş!*

Huor Safir'e yaklaştı, *Dostum, oraya gittiğimizde umarım Deru'nun dostları bize bir şey yapmaz*

Posted: Fri Apr 11, 2008 3:23 am
by catboy
"Onlar benim dostum değil, onlar benim düşmanım." dedi Deru ve uzaklaştı yanlaırndan.
"Deru bize sorun olmaya başladı." diye düşüncesi belirtti Safir, Huor'a Deru'nun uzaklaştığına emin olunca.
Mardel, dryadların sözcüsü: "Hadi beni atkip edin. Tepeye kadar sizi götüreceğim. Biraz yol inişli çıkışlıdır ondan yolu bulmak da zorlanabilrisiniz. Onun için beni geçmeye çalışmayın, yoksa kaybolursunuz." dedi ve ilerlemeye başladı.
Hepsi onu takip etmeye başladı. İki dryad da arkadan grubun eşyalını taşımlarına yardım ediyordu.
"O kadar sandığın kadar kaba biri değiliz, gnom efendi. Yalnızca biz dış dünyanın sorunlarına pek aldırış etmeyiz." dedi Mardel Lydronk'a. İkisi önden gitmekteydi. Arkalrında Algenia ve Elessar, onların arkasında Minna ve Huor, onalrın araksında da Fujiwara ve Safir vardı. Thereon biraz geri kalmıştı. Ã?ünkü pek gitmek konusunda hem fikir değil gibiydi. Ama en arkadan gelen dryadlar onun ilerlemsi yönünde uyarıcı sözler söylüyorlardı.

Posted: Fri Apr 11, 2008 3:32 am
by Lydronk
"Peh, yalan..." dedi Lydronk, Mardel'e. Anıları aklında her geçen an daha net canlanıyordu. Hatırladığı kadarıyla Mardel hep soğuktu... Arkadan Thereon'a bir iki dryad'ın laf ettiğini duydu. Hşımla arkasını döndü. Konuşmak dışında birşey yaptıkları yoktu! "Elbette ki kabasınız, 'dryad efendi'. Ya da yeteri kadar kibar değilsiniz! Gözardı ettiğin nokta, Mardel, şu ki; bu dış dünyanın sorunu değil, bütün dünyanın sorunu. şimdi yani, hepsini boşverip kendi yolunuza gideceksiniz. Binlerce canlının ölmesi va ağaçların yok olması iliginizi bir nebze olsun çekmeyecek. O sebepten, bunu bizim sorunumuz olarak adlandırabiliyorsun, değil mi?"

Posted: Fri Apr 11, 2008 5:44 am
by catboy
"Bu konuda belki daha sonra uzun uzadıya tarşısırız, gnom efendi. Ama şimdi yolumuz uzun ve tehlikeli. Benim önden gidip size yol göstermem lazım. Ondan beni mazur gör." dedi ve biraz daha önden gitmeye başladı Mardel.
Safir durgundu. Fujiwara'yı inceliyordu. Yaşlı adamın olan bitenelrden haberi yoktu. Sonra onun kendisine uyguladığı iğneli tedaviyi hatırladı ve gülümsemedir aldı.

Posted: Fri Apr 11, 2008 7:59 pm
by Edmond
Huor Minnä'yı kaybetmekten hala çok korkuyordu, eline sıkıca yapışmıştı.Sonra birden güldü.Millet ona bakınca, *Daha dün Minnä'nın hapis olduğunu zannediyordum, bugünse elini tutuyorum.* dedi, herkes gülüyordu.

Minnä bütün her şeyi dinlemişti Huor'dan.Algénia'nın memleketine gidiyorlardı şimdi de.Tabi önce kızı alacaklardı.

Deru'nun diyarı çok uzaktan görülmüştü.

Posted: Fri Apr 11, 2008 8:48 pm
by catboy
Geceleyin dryadın bahsettiği tepeye vardılar. Tepenin yakınında kamp kurdular. Huor yine nöbet tutmakta gönüllü olmuştu. Ama bu sefer Elessar da onunla birlikte nöbet tutmaya gönüllü olmuştu.
Safir çok yorgundu. Kimin nöbet tutacağı onu pek ilgilendirmiyordu. Hemen uyudu.
Sabah olduğunda dryadlar çoktan ayrılmışlardı. Mardel, Lydronk ve Safir'e gerekli bilgileri vermişti dün gece yatmadan önce.
"Sadece bir kaç meyve mi bıraktılar kahvaltı için? Ne nazikler gerçekten de..." diye söylnedi Lydronk. Ama meyveleri yemeyi de ihmal etmedi.

Posted: Fri Apr 11, 2008 10:19 pm
by Edmond
Huor gülümseyerek baktı meyvelere, severdi meyveleri.Ã?nce Minnä'ya verdi bir tane.Ardından kendisi aldı.Harika meyvelerdi, yedikleri arasında en güzelleri denebilirdi.Minnä gülümseyerek:

*Acaba kendi kollarında mı yetiştiriyorlar?* diye sordu Deru'ya.

Posted: Fri Apr 11, 2008 11:27 pm
by catboy
Deru durgundu. Aklında başka düşünceler vardı. Onun için Minna'nın sorusunu duymamıştı.
Safir, Huor'un yanına gitti: "Tpenin ardından aşağı ineceğiz. Orası ağaçların sıklaştığı bölge, yani dryadların yaklaşmaya bile korktuğu yer. Onun için çok dikkatli olmalıyız." diye uyardı.

Posted: Fri Apr 11, 2008 11:32 pm
by Edmond
Huor şaşırarak, *Dryad'ların korktuğu bölge mi?* diye sordu, çünkü Dryad'lar eğer kendi bölgelerinden korkuyorlarsa orası gerçekten tehlikeli olabilirdi.

Huor biraz tedirgin bir şekilde, *Bak Safir, sanırım oraya hep birlikte gitmemeliyiz.Sen, ben ve Elessar gidip alıp gelsek, daha iyi olmaz mı?*

Minnä'nın başına bir şey gelmesinden korkuyordu, her ne kadar fazlasıyla zeki de olsa, güçsüz ve dayanıksızdı.Algénia ise tehlikeliydi.Her an yanlış bir şey yapabilirdi.

*Ne dersin?*

Posted: Fri Apr 11, 2008 11:38 pm
by catboy
"Belki haklısındır belki de haksız. Ama bana göre hepimiz birlikte olsak daha güvende oluruz. Özellikle Thereon ve Lydronk için endişeliniyorum. Ancak bunun yanında Deru'nun bizimle olması tehlikeli olabilir. Sonuçta düşmanlarının yakınında olması sorun çıkartabilir." dedi Safir.
Bunu Deru duymuştu. Ama belli etmemişti.

Posted: Fri Apr 11, 2008 11:58 pm
by Edmond
Huor *Birlik olmamız gerekiyor, orası doğru, ancak Thereon'u tehlikeli bir yere sokamayız, burada tek başına da bırakamayız.*

sonra biraz daha sesini kıstı.

*Minnä için de endişeleniyorum.*

Minnä'nın duymadığını zannetmişti fakat Minnä hemen arkasından gülümseyerek.

*Benim için endişelenme, sen kendine bak asıl, sürekli başını belaya sokuyorsun.*

Huor sırıtarak:

*Ben mi!Dünyaya iyiliği yayacağız diye yolculuğa çıkma fikri senden çıkmıştı!*

Minnä hafif sinirle:

*Olabilir, fakat benim kalbime iyilik tohumlarını sen yerleştirdin!*

Huor kahkahayı basarak:

*Her kalbine iyilik tohumu soktuğum kişi dünyaya iyiliği yaymaya gitmiyor.*

Safir kahkahalarla gülüyordu.

Posted: Sat Apr 12, 2008 12:27 am
by Lydronk
Lydronk Safiel'in sözlerini rahatlıkla duyabiliyordu. Zaten aralarında çok mesafe yoktu! "Heh... Sen Thereon'u savaşırken gördüğüne emin misin? Herkesi gölgede bırakır cinsten. Biz burada Thereonla kalırsak güvende oluruz, emin olun. Fakat siz güvende olacak mısınız orada, bilemiyorum..."