>ÖATLAK KAZAN<

Anlatacak komik veya enteresan FRP anıları olanlar için. Geyiğin sınırları burada belirlenecektir...
Ayyaş Porsuk Hanı'nın bu güzide salonu, tüm ziyaretçilerimize açıktır.
VeLKYN_CHaTH
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 14
Joined: Sat Jun 26, 2004 10:00 am
Contact:

Post by VeLKYN_CHaTH »

Salona buralarda daha hiç gözükmeyen biri girdi.Belli ki yeniydi ve bir elfti.Üzerinde büyük bir incelikle işlenmiş zırhı vardı.Zırhının en üst kısmında kırmızı parlayan değerli bir taş vardı.

Elf hemen salonun karanlık bir bölgesine doğru yöneldi.Bir masaya oturdu etrafındaki insanlara baktı ve etrafında soydaşı olup olmadığına baktı
wicked_one
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 595
Joined: Sat Jun 19, 2004 10:00 am
Location: istanbul
Contact:

Post by wicked_one »

"tamam anlaştık"dedi ama andero nun üst kata çıkması onu bozdu 'neyse'diye iç geçirdi...halen eğlenebilecek çok insan vardı...tam kartlarını açıyordu ki birinin içeri girdiğini gördü.elf olduğu yürüyüşünün zerafetinden belliydi...Onun hanın kuytu köşesine geçmesini izledi...'hepsi aynı'diye düşündü...Ona doğru elini kaldırdı...selam verdi...ve bağırdı..KA
<div>De profundis clamavi at de Domine, serva animos nostros...</div><br>
Firble
Forum Yöneticisi
Posts: 6496
Joined: Fri Mar 12, 2004 10:00 am
Contact:

Post by Firble »

Gnom hana geldiğinde gece idi. Ve yüzünden tüm yorgunluğu okunuyordu. Hiç bir şey yapacak güç hissetmiyordu . O nedenle hancıdan hemen kendine odasını göstermesini istedi. Sonra odasına gitti ve yatağa yatto. Birkaç dakika geçmedi uyumuştu.
HARBE GİDEN
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
wicked_one
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 595
Joined: Sat Jun 19, 2004 10:00 am
Location: istanbul
Contact:

Post by wicked_one »

Kafası karışmıştı....hana bir gnom girmişti...ama onu tanıdığını en azından hikayelerini duyduğunu sanıyordu...'bugün çok el kaybedeceğim'diye düşündü...ve öyleydi de...eğer içeri giren kişi tahmin ettiği kişiyse...gerçekten de eğlence başlayacaktı...gnom ozanı bekleyecekti...kafasını elindeki kağıda,ve ayakkabısında onun için bekleyen bir deste kağıda odakladı...
<div>De profundis clamavi at de Domine, serva animos nostros...</div><br>
Firble
Forum Yöneticisi
Posts: 6496
Joined: Fri Mar 12, 2004 10:00 am
Contact:

Post by Firble »

Firble aşağıda bir ozanın duyduğunda inip inmemek konusunda kararsız kaldı.. Onca olayın etkisi hala üzerinde idi.. Sanırım bir süre burada kalacağım demişti kendi kendine. Belki hep burada kalır para kazanırım.
Sonra tekrar aşağı inip inmemeyi düşündü. Sonuda karar verdi inecekti. Kendini zorlaması gerekiyordu biraz. Yaşamaya devam edebilmesi için.
HARBE GİDEN
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
Efla
Site Admin
Site Admin
Posts: 3913
Joined: Sat Apr 10, 2004 10:00 am
Location: Ankara
Contact:

Post by Efla »

Yeni gelen elfe "hoşgeldiniz dedi ve servisini yaptı.
Hana bir ozanın gelmesinden her zaman hoşlanırdı. Bu ozanın eski dostu sayılabilecek biri olması işleri daha iyi yapıyordu. Ozan firble'a da derhal bir oda ayarladı.
İşlerini ayarladıktan sonra masaya rahetça oturabildi. Pek kumar oynamazdı. Ama şansı yaver gidecekti. Bunu şansa bırakmamıştı.
wicked_one
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 595
Joined: Sat Jun 19, 2004 10:00 am
Location: istanbul
Contact:

Post by wicked_one »

Kağıtları dağıtmıştı...birkaç el hile yapmadan oynadı...ama büyücünün her el kazanması onda bir kuşku uyandırdı...bir büyücü kazanabilirdi...ama onun karşısında değil...Oda bildiği bütün büyülere ve hilelere başvurdu...Büyücünün hayatı büyüydü..ama onunki kumar ve müzikti-ve tabi boş zamanlarında kadınlar-
<div>De profundis clamavi at de Domine, serva animos nostros...</div><br>
Efla
Site Admin
Site Admin
Posts: 3913
Joined: Sat Apr 10, 2004 10:00 am
Location: Ankara
Contact:

Post by Efla »

Beklediği gibi şanslıydı. Tabii buna ne kadar şans denirse... Aslında düşündüğünden fazla oynamıştı bir iki elden sonra kalkmayı düşünüyordu. Derken işlerde planlamadığı birşeyler olduğunu farketti. Ozan ilk elini kazanmıştı. sonra söylediği sözler geldi aklına "Ve şunu bil istediğim zaman asla hilemi farkedemezler,ama şuan istemiyorum..." Sırıttı. Size çok fazla oynamayacağımı söylemiştim ayrıca nerde bırakılacağını da bilmek gerekir sanırım şansım DÃ?NDÃ?." cümleyi ozana bakarak ve hafifçe sırıtarak söylemişti.
wicked_one
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 595
Joined: Sat Jun 19, 2004 10:00 am
Location: istanbul
Contact:

Post by wicked_one »

Ozan mesajı almıştı..Glümsedi...'Sen nasıl istersen dostum'dedi...'Sanırım biraz önce içeri giren diyarın en iyi ozanı firble dı...Eğer aşağıya inerse bana haber verebilir misin?' 'Gerçekten tanışmak istediğim bir kişidir o'sonra yeni kartlar dağıtmaya başladı...
<div>De profundis clamavi at de Domine, serva animos nostros...</div><br>
Efla
Site Admin
Site Admin
Posts: 3913
Joined: Sat Apr 10, 2004 10:00 am
Location: Ankara
Contact:

Post by Efla »

Tabii haber veririm bildiğim kadarıyla dinlenmeye ihtiyacı var
wicked_one
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 595
Joined: Sat Jun 19, 2004 10:00 am
Location: istanbul
Contact:

Post by wicked_one »

Elindeki işine yaramayan kartları atıp yerlerine as veya papaz aldıktan sonra'Onun için beklemeye değer'dedi ve elini açtı...Yine kazanmıştı...
<div>De profundis clamavi at de Domine, serva animos nostros...</div><br>
Andero
Seçilmiş Savaşçı
Posts: 758
Joined: Thu Jun 24, 2004 10:00 am
Location: İstanbul
Contact:

Post by Andero »

Andero yataktan kalktı. Daha ne kadar uyuduğunu bilemiyordu. Etraf karanlıktı. Kılıcını ve kalkanını aldı. Kılıcı beline bağladı ve odadan çıktı. Koridor boyunca ilerledi. Etraf yatmaya geldiği zamana oranla daha karanlıktı. Bir an için şaşırdı. Sonra koridorun sonundaki merdivenlerden yukarı gelen ışığı gördü. Oraya doğru ilerledi. Merdivenlerin başına geldi. Aşağıdan konuşan insanların sesleri geliyordu. Merdivenlerden inmeye başladı. Salonu görüyordu artık. Birden hanın kapısı gıcırdadı. Kapıya doğru baktı ve şoka uğradı. Kapıdan orklar giriyordu. Ã?nce bir tane sonra bir tane daha ve bir tane daha... Ucunu kaçırmıştı. Diğerlerinin hemen kendilerini korumak için pozisyon aldığını gördü. Kılıcını çekti ve dragonfire'a dua ederek saldırıya geçti. Merdivenlerden hızla indi. Kendine en yakın orka doğru ilerledi. Ork onu farketmemişti. Andero kılıcı orka yandan sapladı ve onu oraya yığıverdi. Daha sonra erantelin başında başka bir orkun olduğunu gördü. Hemen oraya koştu. Ork anderoyu farketmişti. Hemen arkasını dönüp savunma pozisyonu aldı. Diğer orkları çağırdı. Anderonun etrafını sarmışlardı. Andero solundaki orku kalkanıyla ittirdi ve önündekine kılıcı aşağıdan yukarı savurdu. Ork bu hamleyi karşıladı. Andero arkasından gelen bir ses duydu ve son anda eğilerek başının kesilmesinden kurtuldu. Bu sırada sağındaki orkun karnına kılıcını soktu. Tekrar önüne baktı. Han silah sesleriyle doluydu. Arada bir gelen büyü sesleri ile ufak ışık patlamaları olmaktaydı. Andero tam önündeki orka saldırmak üzereyken sol tarafında büyük bir acı hisseti. Acı o kadar büyüktü ki bir an tüm dünyasının bundan ibaret olduğunu sandı. Soluna baktı ve orada ona sırıtan bir orkla karşılaştı. Dizlerinin üzerine çöktü. Handaki sesler bitmişti. Dünyadaki sesler bitmişti. Ve andero ölümün karanlık kollarına çekildi....................................................................

Andero uykusundan kan ter içinde uyandı. Etrafına bakındı. Söndürmediği şamdan hala yanıyordu. Etrafı dinledi. Aşağıdan ufak sesler geliyordu. Ama savaş sesi olmadıkları barizdi.
-Her şey olması gerektiği gibi dedi kendi kendine. Bu akşam uyuyamayacağını anlamıştı. Ayağa kalktı. Kılıcını alıp beline bağladı. Kalkanına bakarak;
-Sana şu an ihtiyacım olacağını zannetmiyorum eski dost dedi. Odadan çıkıp koridor boyunca ilerleyerek merdivenlere varıp aşağı indi. Efla ve erantelin oynadıklarını gördü. Kalktığı sandalye hala masada ve boştu. Uzak köşede yeni birini gördü. "Yalnız kalmak istiyor galiba" diye düşündü. Efla ve erantelin yanına gitti. İkisini de selamladı ve sandalyeye oturdu. Beyaz tuniğini üzerine sardı.
-Eee, oyun nasıl gidiyor dedi.
wicked_one
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 595
Joined: Sat Jun 19, 2004 10:00 am
Location: istanbul
Contact:

Post by wicked_one »

'Her zamanki gibi'dedi elindeki asları paladin e gösterirken,ama yüzünün üzerindeki ter dikkatini çekmişti erantel in...'Neyin var dostum,yoksa 50 orkla antreman mı yaptın?'Elini yeniden açtı...Ama bu sefer karşısındakinin kazanmasına izin verdi...'Çok kazandın dostum'dedi...Daha önce onun kendi fakirliği hakkında konuştuğunu duymuştu....'Evine git ve ailene bunu söyle...Ve eğer daha fazlasına ihtiyacın olursa beni bul'Sonra kağıt dağıtmaya başladı...karşısındaki adam kalıp gitmişti...
<div>De profundis clamavi at de Domine, serva animos nostros...</div><br>
Andero
Seçilmiş Savaşçı
Posts: 758
Joined: Thu Jun 24, 2004 10:00 am
Location: İstanbul
Contact:

Post by Andero »

Andero gülümsedi.
-Ã?yle de denebilir. dedi erantele. Aaa bu arada diye ekledi. Para kesen ben de kalmış diyerek oynayamadığı (yada oynamadığı) oyunda kullanacağı erantelin parasını geri verdi.
wicked_one
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 595
Joined: Sat Jun 19, 2004 10:00 am
Location: istanbul
Contact:

Post by wicked_one »

'Eğer lazım olacaksa sende kalabilir'dedi paladin'e...Yüzündeki gülümseme,söylerken ciddi olmadığını belirtiyordu...Samimi bir gülümsemeye döndü yüzündeki sırıtış...Kağıtları topladı...'Sanırım bu kadar yeter dostlarım,ama içmek için halen vaktimiz var'...Gözü Efla'yı aradı...Bulduğunda masanın üzerine çıktı ve 'Herkese benden içki'diye bağırdı...Ve özellikle handaki elflerin hoşuna gidecek bir balad söylemeye başlamıştı...Ama onlarla beraber insan ve cücelerde-ve tabi ki kenderlerde-mest oluyor gibiydi...
<div>De profundis clamavi at de Domine, serva animos nostros...</div><br>
Post Reply

Who is online

Users browsing this forum: No registered users and 0 guests