Page 28 of 67

Posted: Sat Apr 12, 2008 12:33 am
by catboy
"Peki bunu daha fazla uzatmanın bir alemi yok bence." dedi Safir.
Asasına dayandı ve: "Ben tek başıma gideceğim o halde." dedi ciddi bir sesle.
"Orman çok tehlikeli. Yalnız olursam belki de daha iyi olcaktır." diye de ekledi.

Posted: Sat Apr 12, 2008 12:39 am
by Lydronk
"Ah, değil mi, çok daha iyi olur eminim grupta kötü olduğunu düşündüğüm bir tarikata bağı olan ve bize o tarikata karşı gelmemizde yardım edebilecek birinin hayatını kaybetmesi! Bunu daha fazla uzatmanın da alemi var. Nedeen var söyleyeyim; çünkü bizim hayatlarımız söz konusu. Ve grubu bir mekanik ejderhaya benzetirsek, hepimiz çok önemli parçalarız! Makarasını çıkardığı mekani ejderha Gerrfer'in kafasına zar zor konabilmişti, dikkatini çekerim!"

Posted: Sat Apr 12, 2008 12:40 am
by Edmond
Huor sinirle *Saçmalama!* diye çıkıştı.

*Sana ormanın dilini bilen birisi lazım, yanında ben de geliyorum, ve sanırım azcık güce ihtiyacımız olabilir, Elessar gelebilir misin?*

Alacağı cevabı zaten biliyordu, ama yine de sormuştu.

Posted: Sat Apr 12, 2008 1:00 am
by catboy
Safir'i birden bir gülümsemedir aldı: "Peki o zaman ben yola çıkıoyrum. İsteyen peşimden gelebilir." dedi. Bir süre herkesi süzdü ve tepeden aşağı inmeye başladı.
"Bu arada yolu bir ben biliyorum. Bir de gnom dostumuz, Lydronk. Onun için kaybolmak istemiorsanız çabuk olun ve beni takip edin. Ya da Lydronk'u gelmesi yönünde ikna edin." dedi yoluna devam etti.

Posted: Sat Apr 12, 2008 1:09 am
by Lydronk
Lydronk Safiel'in arkasından terdüütle ilerledi. Thereon'u arkada bırakıyordu. Fakat Huor'a, yeni tanıştığı Minna'ya, Fujiwara'ya, Elessar'a ve Deru'ya güveniyordu. Yüksek elfin daha adını bile bilmiyordu! "Eğer Thereon'a birşey olursa, emin olun Huor'u suçlayabilirsiniz. Ne de olsa o bir diplomat, ona acımam için beni ikna edebilir!" dedi gnom, Safiel'in ardından koşarken.

Posted: Sat Apr 12, 2008 1:39 am
by ElessarTelemnar
Huor'a donerek gulumsedi "Tabikide gelirim hadi " diyerek safiri izlemeye koyuldu

Posted: Sat Apr 12, 2008 2:06 am
by catboy
Safir, Huor, Lydronk ve Elessar yola çıkmışlardı. Algenia, Minna, Thereon, Deru ve Fujiwara onları tepede bekliyeceklerdi. Her ne kadar Algenia gemek istese de Elesar onu kalamsı yönünde ikna etti.
Dördü biraz ilerlemişti ki sis bastırtı. Göz gözü görmüyordu. Birden fısıltılar duymaya başladılar:
"Topraklarıma giren de kim?"
Safir fısıltıyla: "Ölü dryadların ruhları! şimdi anladım neden dryadların bu kısma gelemediklerini." dedi

Posted: Sat Apr 12, 2008 2:14 am
by Lydronk
"Ne yani şimdi, o Mardel ve korkak grubu bizi ölü dryadlara mı gönderdiler... Korkaklar işte..." dedi Lydronk. Ölü dryadlar savaşmak zorundalar mı hem, diye düşündü. Huor bir prensti. Bir prensi öldürmek istemezdiler herhalde?

Posted: Sat Apr 12, 2008 2:16 am
by CLiCKs
Algénia bu konuda sabırsızdı ve biraz da alınmıştı. Sanki güçsüz biri olarak gösteriliyordu. Onlar bilemez diye sinirle konuşuyordu içinden. Sinirlenmesi gereken bir şey yoktu. Aslında kaygılanıyordu. Grubun önder üyelerinden ikisi gitmişti. Onların başlarına bir şey gelirse hedeften yoksun kalırlardı. Ama yurduma götürüp orada olacakları düşünebilirim diye düşündü. Sonra saçmaladığını farkederek Fujiwara'ya "Bay Fujiwara burada kalanlara göz kulak olurmusunuz, peşlerinden gitsem iyi olacak? Bunu yaparsanız çok memnun olurum." dedi. Fujiwara'dan da olumlu cevap olunca elf duyularını kullanarak bastıkları izlerden hızlıca ilerledi. Ayak izlerinin daha taze olmaya başlamasıyla grupda gözüktü. İçten gelen bir ses "Topraklarıma giren de kim?" diye seslenmişti. Merak ederek grubun yanında belirdi. Gruptakiler daha onu farketmemişledi ama farkedeceklerdi...

Posted: Sat Apr 12, 2008 2:25 am
by ElessarTelemnar
Elessar sirtindan yavasca kilicini cikarmistiki arkadan bir ses duydu hizla geriye dogru dondugunde karsisinda algénia'yi gormustu.
"Buraya gelmemeliydiniz geridekilerin yaninda yer alacak aksi durumda onlari koruyacaktiniz" sinirli degil saskin bir ifadeyle konusmustu.

Posted: Sat Apr 12, 2008 2:30 am
by CLiCKs
"Ahh, tanrım sende başlama. Birazdan bir arbede olacağından eminim. Fikrin o zaman değişir umarım. Sende beni kendini zor koruyan biri olarak görmeyi bırakmalısın. Bir bayandan beklemeyeceğin şeyler yapabilirim." dedi tebessüm ederek.

Posted: Sat Apr 12, 2008 2:32 am
by ElessarTelemnar
"Katiyen ama sadece... neyse leydim kendiniz icin en iyi olani en iyi siz bilirsiniz saygim sonsuz"
ardindan Buyucunun yanina yaklasti "Simdi ne yapiyoruz?"

Posted: Sat Apr 12, 2008 2:35 am
by catboy
Bir dryad ruhu ortaya çıktı. Etrafında mavi bir pus vardı: "Bu topraklar kanla yaşar. Bu toprakalr nefret ve öfkeyle büyür." dedi. Sesi çok ürkütücüydü.
Safir birden yere yıkıldı. Asası yere düştü. Acıyla bağırmaya baladı.
"Büyücüleri sevmeyiz. Bu toprakalra giremezler. Cezaları ölümdür." diye bağırdı ruh.
Huor yayını çekti: "Bırak onu."
Ama birden yay elinden düştü. Eli acımıştı.
"Hiç bir silah hiç bir büyü bzie zarar veremez." diye inledi dryad ruhu.
"Sen de kimsin?" diye acıyla sordu Safir.
"Seni tanıyorum. Sen Safiel'sin. Günahların çok fazla. Ama yaptığın iyilikler de paha biçilmez. Yine de bu seni affediceğim anlamına gelmiyor. Düşüncelrini okuyabiliyorum. Eğer onları arkadaşlarına söylersem hepsi sana sırtlarını dönecekelrdir." dedi dryad.
"Hayır." diye bağırdı Safir acıyla. Nefes almakta bile zorlanıyordu.

Posted: Sat Apr 12, 2008 2:39 am
by ElessarTelemnar
Once kilicini yerine soktu ruhun gucu oldukca fazla oldugu belli oluyordu.
"Onu birakin, buraya ne dostluk ne de dusmanli duygulariyla geldik sizden almaya geldigimiz biri var burdaki ruhlari rahatsiz etmek degildir amacimiz"

Posted: Sat Apr 12, 2008 2:47 am
by CLiCKs
Algénia'nın içindeki savaşma arzusu güçlenmiş sınırdaydı. Ama önce Safir kurtulmalıydı. Kalkanını sırtında çıkarttı ve bir efsun okudu. Bir laç saniye sonra kalkan parlamaya başlamıştı. Gittikçe daha da parlıyordu. Sonraki söylediği söz onu bir ışık bulutu yapmıştı. Işık bulutu hızla safirin üstüne yol alıyordu. Ölü dryad ruhu dikkatini Safir'e vermişti. Işık bulutu Safir'in üzerine geldiğinde Safirle beraber yok oldu.

Algénia yaptığı efsun yüzünden biraz yorulmuştu. Büyü etkisinden kotuyabilecek bir bulut halini almıştı. Işık saçan. Safir'i oradan kurtardıktan sonra grubun biraz daha arkasında bir yerde belirdiler. Bulutun içindeki Safir eski haline dönmüş, hatta gücünün doruğuna ulaşmıştı. Etrafında parlak bir mavi aura belirmişti. Ã?ndeki grup mavi aurayı farketmişti. Safir olduğunu gördüklerinde ise çok şaşırmışlardı. Algénia'da merak içindeydi. Sonucun nasıl olacağını kestirmek zordu. Bu büyücü ölü dryad ruhlarını alt edebilirmiydi?