Page 32 of 67
Posted: Sun Apr 13, 2008 8:29 pm
by Edmond
Huor, yaşlı adamın haklı olduğunu düşünüyordu, Safir fazla hata yapıyordu ve Fuji'nin dediği gibi, grubu birbirine düşürmüştü.Grup da hain olmadığını söylemeliydi grubun yararı için.
*Beyler, aramızda hain falan yok!Takip edilme ihtimalimiz var, zaten grupta fazla da bir şey yapmıyoruz, yapacağımız her şeyi herkes biliyor şimdilik.Tabi ki tedbirli davranacağız, ancak grup da hiçbir şey değişmeyecek.*
Sonra durup yine ekledi.Hep yapıyordu bunu, durup durup ekliyordu cümlelerini
*Safir, bitti!*
Posted: Sun Apr 13, 2008 8:30 pm
by catboy
Safir birden demin dediklerinden utandı: "Özür dielrim, Fujiwara. Çok ani tepki gösterdim. Belki de sen haklısındır. Huor'un dediği gibi gruptan kimse ayrılmayacak. Ayrılan olursa kendisinin hain olduğunu ispatlamış olur. O halde hemen bir şeyler atıştıralım ve bu ormandan çıkalım." dedi.
Posted: Sun Apr 13, 2008 8:33 pm
by Edmond
Huor durakladı bir an.Ayrılmak.Deru?Fakat olamazdı.Hemen kafasından attı bu düşünceyi.
Safir'e döndü.
*Atıştırıp çıkalım!*
Posted: Sun Apr 13, 2008 10:04 pm
by catboy
Dünden kalan meyvelerden atıştırdılar. Minna ve Thereon'u da yanına alıp etrafı dolaştı. Döndüğünde kucağında bir sürü meyve vardı.
"Bu kadar meyve yemekten bir süre sonra kusacağım ama hadi neyse. Bir büyücünün büyülerini hatırlaması için biraz proteine de ihtiyacı var." diye söylendi Safir.
Posted: Sun Apr 13, 2008 10:07 pm
by Edmond
Huor gülümseyerek Safir'e baktı.*Protein istiyorsan eğer, gel biraz avlanalım!*
Yayını ve oklarını çıkardı.
Posted: Mon Apr 14, 2008 12:07 am
by CLiCKs
Safir'in aralarında hain olduğunu söylemesi delilikti. Bir tanrıdan ne yaptığını gizlemeyi düşünmesi daha da bir delilik. Bunların bilinmesi için aralarında bir hain olmasına gerek yok. Ama bu olayın durulması onlar için gerçekten iyiydi. Zaten birbirlerine karşı olan az güveni tamamen yıkılmamalıydı. "Ne zaman yola devam edicez? diyebildi sonunda.
Posted: Mon Apr 14, 2008 3:22 am
by Lydronk
"şimdi, yüksek elf. Adını hala öğrenemedim ya... Neyse, Huor yayını falan da kullanabilirsin. Ormandan geçiyoruzo Mihat mydı, oraya varana kadar. Sonra senin ülkene falan gideceğiz..." dedi Lydronk
Grup kısa süre içinde toparlanmış, ilerlerken ormandan toynak sesleri duyuldu. Herkes bıkmıştı bu dryadlardan! Zaten "Durun!" diyen bir gürleme de hemen gelmişti... Yine başlıyordu herşey!
Ã?nlerine beş dryad çıktı. Biri öncü olduğunu belli eder şekilde doğanın güzellikleriyle süslenmişti. Ã?ncü bir dişiydi, kibar sesiyle konuşmaya başladı: "Topraklarımıza hoşgeldiniz. Sizi burada durdurmak zorunda kaldık, kabalığımızdan dolayı özür dileriz ama hem insanlık hem de bizim adımıza önemli bir sorun var. Hemen engellenmediği takdirde çok büyük bir tehlike. Bunun için elimizden geleni yaptık, kayıplarımız büyük. Siz, farklısınız. Seçilmiş aranızda, Hiray ve Meher'in gücü de sizi kutsuyor. Bu yapacağınız şey tehlikeli bu yüzden isterseniz çocukları biz alabiliriz..."
"Tamam, kibarlığınızdan memnunum ama eminim yapacağımız şeyi bilmeden birşey yapamayız!" dedi Lydronk, dryad'ın uzun konuşmasına karşı değildi fakat ses tonu uykusunu getirmişti.
"Ah, peki... Misat'a gitmelisiniz. Orada bir mahkemeye katılacaksınız. Buçukluk Hergon'a yöneltilmiş suçlamaları dinleyin. büyük ihtimalle hapse atılacak fakat atılmadan önce konuşabilkirseniz konuşun onunla. Suçlamaların haksız olduğunu düşünyoruz ama emin de değiliz. Gönderdiğimiz adamlar maalesef suçlunun kim olduğunu söyleyecek kadar uzun yaşayamadı. Sadece tahmin yürütebiliyoruz ama suçlunun amacı her neyse, önlenmesi gerek. şimdi, eğer bu iyiliği bizim için yaparsanız öncelikle Misat halkını ve buçukluk Hergon'u kurtarmış olacaksınız. Kabul etmezseniz, şimdiki karanlık derinleşecek..." dedi dryad ve bitirdi. Gruptan bir cevap bekliyordu.
"Eh, ben varım..." dedi Lydronk, esneyerek...
Posted: Mon Apr 14, 2008 3:26 am
by catboy
"Misat'ta karanlık büyüyor. bunu buradan bile hissedebiliyorum. Hemen oraya gitmeliyiz." diye katıldı Safir. Aslında önce bir ava çıkıp Huor'un avladığı şeylerden atıştırabilselerdi güzel olurdu. Ama içinde bir tedirginlik büyüyordu.
"Bu ormadan çıkmak için kısa bir yol var mı acaba?" diye sordu Safir.
Acele etmeliydiler. Büyük bir tehdit büyüyordu içinde. Misat'ta kötülük tohumları ekilmaye başlamıştı.
Posted: Mon Apr 14, 2008 3:37 am
by Lydronk
Dryad yine aynı ses tonuyla cevap verdi: "Ağaçlar sizi en yakın çıkışa yönlendirecektir, en büyük dalın gösterdiği yöne gidin. Görevi kabul ettiğinizi var sayıyorum. Size iyi şanslar."
Gerçekten de grup, en büyük ağaç dallarını takip ettiklerinde bir açıklığa ulaştılar. Hiç bir sorunla karşılaşmadan, durmadan ilerlediler. Zaten az ileride Misat surları görünüyordu. şehir kapısına geldiler. Görevliler herkesi kontrol edip içeri aldı. "Mahkeme salonu nerede?" diye sorabildi Lydronk sert yüzlü korumaya. Adam soğuklukla, ağızını bile açmadan bir yer işaret etti. "Sağolun! Eminim insanlarla aranız çok iyidir!" dedi Lydronk ve salona doğru ilerledi.
İçerisi tamamen tahta döşeliydi. Duvara aslımış küçük bir kara tahtaya mahkeme saatleri yazılmıştı. "Mm... Hergen-Katil. Yok bizimki buçukluktu. Hah bizimkisi bu! Daha varmış mahekemenin başlamasına! Biraz doysak iyi olur bence!" dedi Lydronk, kara tahtaya sırtını dönerek.
Posted: Mon Apr 14, 2008 4:20 am
by ElessarTelemnar
Sehirden problemsiz girmislerdi ve mahkeme salonunun yaninda bulunuyorlardi bu onu oldukca strese sokmustu pek fazla ortaliklarda dolanmak istemiyordu.ayni zamanda sehrin nabzini yoklamaliyi kendisiyle ilgili bilgilerden haberleri olup olmadigini bilmiyordu
Posted: Mon Apr 14, 2008 4:26 am
by catboy
Misat'ı özlemişti. Uzun zaman geçmiş gibiydi. Ama bir ay geçmişti aslında. Etrafta cübbeli insanlar geçiyordu. Bunlar Tarikat üyeleriydi. Acaba Gerrfer'in bana kurduğu tuzaktan haberleri var mı diye düşündü. Belki Gerrfer herkese Safir'in Tarikata ihanet ettiği yalanını herkese yaymıştı. Onun için bir süre kimseye görünmemeye çalıştı.
Birden duvardaki bir rrsim dikkatini çekti. Resim tanıdıktı. Altında aranıyor yazıyordu. Elessar'a döndü: "Ã?abuk söyle bana! Sen neden aranıyorsun?" diye sordu öfkeyle.
Posted: Mon Apr 14, 2008 4:32 am
by Edmond
Huor gülümseyerek baktı Lydronk'a.
*Doyalım öyleyse?*
Safir'e bakarak göz kırptı.
*Ã?ıkaracak mısın yemekleri?*
Posted: Mon Apr 14, 2008 4:33 am
by ElessarTelemnar
Boyle bir soruyu beklemiyordu."Kim, ne diyorsun" derken gozleriyle duvarlari dolasti resmi ilk gordugunde yuz ifadesinin degismesine engel olamadi ardindan sogukkanli bir ifadeyle hicbirsey olmamis gibi tam cevap verecekken Huor yanlarina dogru gelmisti.
Posted: Mon Apr 14, 2008 4:39 am
by Edmond
Huor yine tartışma çıktığını farketmişti.Safir'e susturucu bir bakış attı.
*Unutma ki senin de geçmişin çok kötüydü!*
Ardından durup yine ekledi.
*Sanırım Elessar'ın geçmişi pek iyi değil, ama kimse Esten casusu diye aranmaz!*
Posted: Mon Apr 14, 2008 4:43 am
by catboy
İlerde bir han gördüler ve içeri girdiler. Herkes bir şey şeyler sipariş verdi. Yemeklerini beklerken Safir hala Elessar'a kuşkucu bakışlar atmaktaydı.