>ÖATLAK KAZAN<
Erumollien
Büyücü orkun dikkatinin ona kaydığını ve ona doğru yaklaştığını fark etti. Bir anda yanına yaklaşan bir büyü aurasını hissetti. Hancı... Hancının sesiyle irkilerek adamın doğrudan gözlerine baktı. Genç büyücü ona birşey isteyip istemediğini sormuş olsa gerek ona cevap bekleyen gözlerle bakıyordu. Büyücünün ruhunu iyice tarttıktan sonra konuşmaya karar verdi. Uzun bir süre Erumollien gözlerini Efla'nınkilerden ayırmadı. Sonra kafasını orka çevirip hancıya "Sıcak su..." diye seslendi. Ork gittikçe yaklaşıyordu. Elini palasına attı. Pala cübbenin altında büyünün etkisiyle parlamaya başladı. Gittikçe parlaması artıyordu. Hancının palayı görmesi an meselesiyken cübbesinin bir parça kumaşını üstüne atıverdi. Yaklaşan orka eli hala cübbesinin üzerinden palasını tutarken "Darak Khazor... Tontag darak." diye seslendi.
Khazor Erumollienin üzerine yürürken duyduğu kelimeler üzerine durdu ve "Dagad Khazor Mortansen!" Bu adamın ork dilini bilmesi onu etkilemişti ve etkilediği kadarda tedirgin olmasını sağlamıştı. Bu adam ork dilini nereden biliyor olabilirdi. Yoksa orklarla aynı ruh yapısına mı sahipti. Yine aklına kendi ırkının şeytani yapısı geldi. İçini bir sıkıntı kapladı ve "Dagad ranor?" diye sordu. Halbuki sadece ilgisini çektiği için bu adamın yanına ilerliyordu. Ork dilini ve içindeki nefreti bilen bir adamla karşılaşak en son istediği şeydi.
Hayatın anlamsız oyunlarında anlamlı bir kapı açmak için sadece gözlerini kapat ve... hisset...
Hisset yaşamak için olan savaşını, böylece elde edersin o sonsuz anlamı...
Hisset yaşamak için olan savaşını, böylece elde edersin o sonsuz anlamı...
-
wicked_one
- Kullanıcı

- Posts: 595
- Joined: Sat Jun 19, 2004 10:00 am
- Location: istanbul
- Contact:
Büyücü ona tahmin ettiği cevabı verdi...Morali biraz bozuldu...Ozan dostuna hoşçakal dedi...Kapının önüne geldi...Buraya ilk gelişini hatırladı...Vebadan ölmüş bir ozanı,onu hastalıktan kurtaran rahibi,andero adlı paladin'i...Sonra kapıyı açtı...Güneş gözlerini yakarken o,ağzında türküsüyle yola çıktı...
Bir parça huzur aradım yollarda...
Her an kalbimde umut...
Ruhumda sevgi vardı...
Birer birer yokoldu gitti hepsi...
Yerlerine hüzün gelene kadar...
şimdi yollarda ne aradığımı bilmiyorum...
ARtık içimde nefret,
Kalbimde acı ruhumda hüzün var...
Ve aklımda...
SAdece kaybettiklerim...
Rp dışı-kusra bakmayın birçok rp yi terkediyorum...belki geri dönerim...
Bir parça huzur aradım yollarda...
Her an kalbimde umut...
Ruhumda sevgi vardı...
Birer birer yokoldu gitti hepsi...
Yerlerine hüzün gelene kadar...
şimdi yollarda ne aradığımı bilmiyorum...
ARtık içimde nefret,
Kalbimde acı ruhumda hüzün var...
Ve aklımda...
SAdece kaybettiklerim...
Rp dışı-kusra bakmayın birçok rp yi terkediyorum...belki geri dönerim...
<div>De profundis clamavi at de Domine, serva animos nostros...</div><br>
Dostuna buruk bir şekilde veda etti. Aslında çok uzun süre beraber olmamışları ama çok sevdiği bir dost kazanmıştı. O ise sadece geri döneceğini umabilirdi...
orkla adama arasındaki gerginliği sezdi büyücü. İşte bundan korkuyordu. Hana girenin bir ork olması yüzünden mi olmuştu benlar sadece. Ork lisanı bilmiyordu birbirleriyle birşeyler konuşuyorlardı. Bir anlam veremedi ama bir sürtüşmeye de izin veremezdi. İzlemekle yetindi.
orkla adama arasındaki gerginliği sezdi büyücü. İşte bundan korkuyordu. Hana girenin bir ork olması yüzünden mi olmuştu benlar sadece. Ork lisanı bilmiyordu birbirleriyle birşeyler konuşuyorlardı. Bir anlam veremedi ama bir sürtüşmeye de izin veremezdi. İzlemekle yetindi.
Erumollien
Erumollien soru karşısında orkun gözlerine bakmakla yetindi. Eli hala palasını sıkı sıkı tutuyordu. İkisini aralarına atlamak üzere seyreden hancıya sert bir bakış attıktan "Sıcak su hancı.... Lütfen." diye seslendi ve tekrar orka döndü. Orka attığı bakışın yanında hancınınki hancıya aşkını itiraf ederkenki hali gibi kaldı... Büyücü palasını büyük bir şıngırtıyla çekti. Pala kutsal Anor aleviyle parlıyordu. Orkun arkadaşlarının dikkatini çekti. Erumollien ayağa kalktı ve orkun yanına doğru ilerlemeye başladı. Uzun boyu ve palanın neredeyse tüm hanı göz kamaştırıcı şekilde aydınlatan ışığı gözlerden kaçamazdı. Karanlıklardan üzerinde parlak beyaz bir cübbe , elindede Anor'un kutsal beyaz aleviyle parlayan bir palayla orkun yanına yaklaştı. Tepeden bakarak orka "Erumollien.... Oren müridi Erumollien" diye seslendi.
Khazor eli kılıcına dahi gitmeden aamd doğru ilerledi ve dışarıda Koskasın uluması duyulurken "Goth Oren" isterse" Lataum." dedi. İki dilide birbirine karıştırmıştı ve şimdi sadece lord Oren isterse savaşırım diyordu. O anda yanına ilerleyen adamın söylediklerini duydu ve dışarıda ulumakta olan Koskasın uluması birden kesildi. "Oren müridi mi?" diye sordu ork saygılı bir şekilde. "Bu nasıl olabilir?" Yarım yamalak ortak lisanda sormuştu bu soruyu ve ortam birden durulmuştu. Palası anor alevi ile yanmakta olan Erumolliene baktı ve "Bana kendinden bahset ki dotmu düşman mı olduğunu anlıyayım."
Hayatın anlamsız oyunlarında anlamlı bir kapı açmak için sadece gözlerini kapat ve... hisset...
Hisset yaşamak için olan savaşını, böylece elde edersin o sonsuz anlamı...
Hisset yaşamak için olan savaşını, böylece elde edersin o sonsuz anlamı...
Esrarengiz adamın aniden palalarını çıkarmasıyla birlikte olayı göz ucuyla izleyen İshtarin Hızla ayağa fırladı ve kılıcını çekti. Konuştuklarından birşey anlamamıştı ama garip bir ışıkla parlayan palalar hiç hoş bir görüntü değildi.
"Yanlış yapıyorsun yabancı, oyuncağını yerine sok ve ağzını kullan anlaşmak için. Ã?ünkü biz kavga istemiyoruz."
Adım adım yaklaşmaya başladı.
"Yanlış yapıyorsun yabancı, oyuncağını yerine sok ve ağzını kullan anlaşmak için. Ã?ünkü biz kavga istemiyoruz."
Adım adım yaklaşmaya başladı.
BanKai
Findor uzun zamandır diyarda dolaşıyordu...
Uzun zamandır ona eşlik eden atı gölge yeli ile diyarı baştan başa dolaşmıştı...
ama opnlarda artık yorulmaya başlamışlardı büyücü gecenin karanlığında pekte uzak olmayan bir yerde ışıklar görmüştü ve atını oraya doğru yönlendirdi ışığa yaklaştıkça karşısına bir yapı çıkıyordu ve sonunda kısa bir süre sonra yapının yanınagelmişti anladığı kadarı ile burası bir handı içeriden gürültüler yükseliyordu...
Atını kapının yanına bıraktı ve kulağına bir şeyler mırıldandıktan sonra destanlara konu olan at uzaklaşmaya başladı...
Kapıya geldi üstünde cübbesi elinde asası kapıya yaklaştı ve asasını kapıya vurduğunda kapı açılıverdi hemen ardından içeri daldı...
İçeride bir kargaşa vardı...
buna anlam verememişti ve içeri girdiği gibi şaşırmıştı han karışıktı ve hemen aklına bi fikir geldi asasını havaya kaldırdı ve bir parlama yarattı gözleri kamaşmıştı herkesin ve ona dönmüşlerdi...
seslendi " hey neler oluyor burda "dedi...
Uzun zamandır ona eşlik eden atı gölge yeli ile diyarı baştan başa dolaşmıştı...
ama opnlarda artık yorulmaya başlamışlardı büyücü gecenin karanlığında pekte uzak olmayan bir yerde ışıklar görmüştü ve atını oraya doğru yönlendirdi ışığa yaklaştıkça karşısına bir yapı çıkıyordu ve sonunda kısa bir süre sonra yapının yanınagelmişti anladığı kadarı ile burası bir handı içeriden gürültüler yükseliyordu...
Atını kapının yanına bıraktı ve kulağına bir şeyler mırıldandıktan sonra destanlara konu olan at uzaklaşmaya başladı...
Kapıya geldi üstünde cübbesi elinde asası kapıya yaklaştı ve asasını kapıya vurduğunda kapı açılıverdi hemen ardından içeri daldı...
İçeride bir kargaşa vardı...
buna anlam verememişti ve içeri girdiği gibi şaşırmıştı han karışıktı ve hemen aklına bi fikir geldi asasını havaya kaldırdı ve bir parlama yarattı gözleri kamaşmıştı herkesin ve ona dönmüşlerdi...
seslendi " hey neler oluyor burda "dedi...
Diğerleri acı çektirirse
ben kan kustururum...
Onlar korkutursa ben dehşete düşürürüm.
Ve sizden yada başkasından alınması
gereken bir intikam varsa BEN alırım.
ben kan kustururum...
Onlar korkutursa ben dehşete düşürürüm.
Ve sizden yada başkasından alınması
gereken bir intikam varsa BEN alırım.
Erumollien
Erumollien palasını hala elinde tutuyordu. Handa uzun bir sessizlik oldu. Erumollien hancıya "Sıcak su sakinleşmek içindi hancı..." diye seslendi. Arkada kılıcını çekmiş olan İshtarin adlı genç adamın öfkesi yüzünden okunuyordu. Erumollien "Oren adına kılıcını yerine sok darak.." ork bir süre kıpırtısız kaldı... Fakat Erumollien bu sözü tekrarladığında handa kalan tek ışık paladan çıkandı.... Mumlar söndü... Kapılar rüzgarın sesiyle kapandı. "Orenin adına kılıcını yerine sok darak...."
Erumollien
Işık oyuna gelmez genç paladin... Pala tehdit deyil hediyedir... Anor düşman değil dosttur... Ben saldırgan değil elçiyim.. Kılıç sizin etinize değmez... Ã?ünkü pala zaten sizindir. Pala Khazorundur.. Pala Lordumuz Orenin hediyesidir...
Büyücünün yaptıklarından sonra tetikte beklemişti gelen herhangi bir harekete karşılık verecekti kendini konsantre etti. Fakat işlerin yoluna girdiğini farketti. Bir kavga gibi gözükmüştü ama değildi. Bir hediye vermek için büyücünün neden böyle bir gösteriye gerek duyduğunu anlamadı efla. Büyücü bunları söyleyince artık bu gösteriye son vermek istedi efla zira insanlar tedirgin olmuştu. Elini havaya kaldırdı ve gözlerini kapattı. Kapılar, pencereler tekrar açıldı gün ışıgı içeri girdi yeniden. Ben en iyisi sıcak su getireyim diye ortamın gerginliğini atmaya çalıştı. Ve mutfağa gitti Suyu getirdi.
Khazor elini kaldırarak elfe işaret etti ve sanki bu yeterli bir sözcükmüş gibi "Orene inanıyor!" dedi. Bu onun için en geçerli kavramdı. Yavaş adımlarla ilerledi ve yavaşça parlayan palayı aldı. Bunun bir hediye olduğunu nasıl anlamamıştı ki? Hızla belindeki kılıcı çekti ve elinde duran iki silaha bakarak "Bunlar!" dedi. "Ne kadarda uyumlu bir silah..." dedi. Bir pala ve bir kılıcı rahatlıkla hissedebiliyordu. Kılıçların bir ruhu varmışçasına onlarla bütünleşmişti. Dışarıda Koskas bir daha uludu ve Khazor transtan çıkmış bir şekilde kapıda duran büyücüye baktı. şaşırdı birden... Neler olduğunu anlamadı. O sırada transa girmişti. Gözlerini kırptı ve bakışlarını yeniden Erumolliene çevirerek "Lordum adına sizi selamlıyorum yüce büyücü." dedi. "Neden bir gün benimle tapınakta lorduma dua etmiyorsunuz?"
Hayatın anlamsız oyunlarında anlamlı bir kapı açmak için sadece gözlerini kapat ve... hisset...
Hisset yaşamak için olan savaşını, böylece elde edersin o sonsuz anlamı...
Hisset yaşamak için olan savaşını, böylece elde edersin o sonsuz anlamı...
şaşırdı ishtarin önce .Palaları tehdit addetmişti ama hediye olduğunu öğrendi. Orcu duydu:
" Orene inanıyor"
Kılıcı aşağı eğdi ve kınına soktu. selam verdi yabancıya başıyla. Sonra hancıya özür diler gibi bi bakış ve selamdan sonra yeni giren büyücüye döndü ve onada selam verdi .
"Sadece yanlış anlama dostum."
" Orene inanıyor"
Kılıcı aşağı eğdi ve kınına soktu. selam verdi yabancıya başıyla. Sonra hancıya özür diler gibi bi bakış ve selamdan sonra yeni giren büyücüye döndü ve onada selam verdi .
"Sadece yanlış anlama dostum."
BanKai
Who is online
Users browsing this forum: No registered users and 2 guests
