Page 5 of 20
Posted: Mon Jun 07, 2004 8:52 pm
by Gorath
Pencereler hızla sonuna kadar açıldılar ve içeriye büyük bir rüzgâr doldu. İnlemeler kapladı tüm hanı. Ã?ığlıklar eşlik ettiler inlemelere. Ateşler fırladılar duvarlardaki yerlerinden.
Cüce Gorath sırtındaki ağır cüce birası ile dolu olan fıçı ile birlikte mahzenden çıktı. Arkasında onunla sohbet etmek için peşine takılmış olan müşteriler vardı.
Posted: Mon Jun 07, 2004 9:15 pm
by Unholy
Etrafına bakındı, gözleri dikkatle masalarda gezerken bir an Cüce'e takıldı. Zamanın Cüce üzerindeki etkisini gördü ve gülümsedi bir an için.
- şarap istiyorum hancı...
Posted: Mon Jun 07, 2004 9:27 pm
by Gorath
Hancı bir an ona baktı. Sonunda kızlardan birisine işaret etti. Kız hızla iatenileni yerine getirmek için koşturdu.
Posted: Mon Jun 07, 2004 10:19 pm
by Unholy
Zamanın koruyucusu yavaşça tapınağın dışına doğru ilerledi. Geriye baktı ve yüzünde anlık bir gülümseme oluştu. Tapınaktan dışarıya çıktı ve dikkatle ardına baktı. Zamanın akışı bir an yavaşladığında Tapınağın Koruyucusu zamanın akışına karıştı ve ardına silik bir ses tonu kaldı.
- Tapınak Hala gözlerimin önünde... Korunması gerektiği anda...
Handaki adam zaman karıştığında ardında küçük bir kutu vardı. Masanın üzerinde duruyordu.
Posted: Mon Jun 07, 2004 10:40 pm
by Gorath
Cüce Gorath kutuya ilerledi ve kutuyu alarak salladı. Sadece iki tarafa vuran tıkırtılar geldi kutudan. Omuzlarını silkti ve açtı kutuyu. Çalı gibi kaşlar çatıldı açması ile birlikte...
Orada ruh emen ziynet duruyordu. Dikkatle kaldırdı ziyneti ve baktı. Unholy öldüğünde yokolan ziynetin aynısıydı. Peki güçleride aynımıydı. Ziyneti hızlıca baltasına yerleştirdi. Aynı anda öldürdüğü elf kızının çığlıklarını duydu. Her gece rüyasında gördüğü elf kıznın çığlıklarını. Azalinin ona lâneti verdiğinden beri rüyalarından hiç çıkmayan o çığlıkları...
Posted: Tue Jun 08, 2004 3:16 am
by high_elf
Vilthas, dinlenmiş bir şekilde uyandı.. Birkaç gündür olduğunun aksine,kabussuz bir uykuydu bu.. Tanrısına, Lord Oren'e bir dua mırıldandı minnettarlığını göstermek için.. Kendini tanrısına adamaya hazırdı.. Yavaş, ama emin adımlarla aşağıya indi..
Posted: Tue Jun 08, 2004 3:34 am
by TheoDorus
vilthas asagıya indiginde hanınn bir kösesinde kırmızılara bürünmüs bir büyücü gördü. büyücü elfe gözlerini dikmis bakıyordu. yanına cagırdı. " seni buralarda hic görmedim. adım theodorus ölümün ve kaosun tapınagındanım. sanırım sende öylesin. bana kendini tanıt "dedi ve hancıdan bir sarap istedi.
Posted: Tue Jun 08, 2004 3:51 am
by Gorath
Kızlardan birisi hızla şarapı getirdi...
Posted: Tue Jun 08, 2004 3:52 am
by high_elf
Adım Vilthas.. Bir büyücüyüm, her ne kadar bir cüppe giymesem de.. dedi ve üstündeki paçavra giysileri gösterdi.. Evet ben de bir Lord Oren inananıyım fakat henüz kendimi adamadım
Posted: Tue Jun 08, 2004 4:11 am
by TheoDorus
theodorus elfin yuzune gülümsedi sanki zafer kazanmıs gibi sırıtıyordu" iste birincisi" dedi icinden . " o zaman seni hemen ölüm tapınagının yüce büyücülerinde olan yeminer e götürecegim. beni takip et"dedi ve handan cıkarken arkadası olan gorath a" görüsürüz dostum "dedi.
Posted: Tue Jun 08, 2004 5:28 am
by Drizzt_Dourden
Theodorus ve Vilthasla beraber tapınaga gitmek üzere yola cıkar...Cıkarken cüce dostuna hoscakal der ve en kısa zamanda tekrar gelecegini söyler
Posted: Tue Jun 08, 2004 2:47 pm
by Gorath
Cüce dışarıya çıkanlara sırıtır ve "Her zaman hanımın kapısı size açıktır!" der.
Posted: Tue Jun 08, 2004 6:35 pm
by high_elf
İşte büyük an geldi der Vilthas ve theodorus'la caradoc'u takip eder.. Ve arkasını döner: "Gorath, herşey için saol.. En kısa zamanda tekrar uğrayacağım.." der.
Posted: Tue Jun 08, 2004 9:15 pm
by winterwolf
Weodner gidenlerin ardından bir süre boş boş baktı. şişedeki şarap artık bitmeye yüz tutmuş, duvarlardan fırlayan ateşler gittikçe kendini garip hissetmesine yol açmıştı. O soğuk mekanlardan gelmişti. ateş bu yarım-elf için hep koruma ve ısı sağlamıştı. Onun gözünde alevlerin anlamı buydu sadece. Ya da en azından bu güne kadar...
Bu handaki ateşler ona işkenceyi çağrıştırıyordu. Bunun nedenini anlayamıyordu Weodner. "Ölü Ruhların Hanı" dedi yarım-elf kısık sesle "Kimse hanına bu adı boşuna vermez."
Yüzünde garip bir tebessüm belirdi. Kimbilir yol arkadaşı olsa bu ateşler için neler düşünürdü...
Korucu sakince ayaklandı. Hanın sahibine doğru yönelip cüceye bir selam verdi "Hanında bulunmak keyifliydi cüce Gorath. Yeniden görüşmek üzere..."
Posted: Tue Jun 08, 2004 9:59 pm
by Gorath
"Hanıma her zaman beklerim yolcu!" dedi Gorath.