Page 41 of 67

Posted: Tue Apr 22, 2008 12:52 am
by Edmond
Huor grubun dışında kalmıştı.Gruba uzun bir süre dönmeyecek, fakat liderliğini yine de ortaya koyacaktı.Minnä'ya bunları söyledi.Minnä konuşmaya başladı:

*Huor diyorki, Esod beni bırakınca, Reven'e, simgeyi almaya gidecekmişiz.Kimse itiraz etmeyecekmiş.Fakat benim de onlarla gitmem gerekiyormuş.Huor'un çok önemli bir işi varmış.*

Esod amacına varmıştı, bu yüzden kızı bırakmakta bir sakınca görmüyordu.Konuşmaya başladı:

*Gideceksiniz, Huor ya da başkası, beni ilgilendirmez, gideceksiniz, o çocuğu alıp geleceksiniz.*

Huor ise muhteşem planlar düşünüyordu.Lydronk ve iki çocuk yanındaydı.Lydronk iki çocuğa bakacak Huor ise grubu kurtaracaktı.Ne yapması gerektiğini çoktan planlamıştı o.Minnä boynunu bırakan Esod'a baktı önce, sonra da Safiel'e.

*Bundan sonra, Huor'un emriyle yeni lider benim.Gideceğiz, alacağız, getireceğiz.*

Safir, zaten Huor ile Minnä'nın tek yürek, tek zihin olduğunu bildiği için, pek karşı koymadı.Esod ortadan kaybolurken,

*O çocuğu bana getireceksiniz.*

Posted: Tue Apr 22, 2008 1:12 am
by catboy
Yüce başkan ölmüştü. Yarına cenazesi vardı. Kerrherin nasıl biri olduğu herkes tarafından görülünce herkes başkanın Olren olması konusunda hem fikir oldu.
O gece Olren onları bırakmadı: "Merak etmeyin. Fujiwara arkadaşlınızı bulacağım. Nereye gitti bilemiyorum. yüce başkan tam olarak neler söyledi onu da bilemiyorum." dedi yemekte.
Her birine birer at verdi: "Reven'e yolunuz uzundur. Bu atlar işinize yarayacaktır."
Safir'in atı kahverengiydi: "Brokke! Seni hatırlıyorum."
"Evet. Safiel. O annenin atıydı. Merak etme. Yaşlı olabilir ama hala çok hızlıdır." diye açıkladı Olren.
Algenia da at yabancı gelmemişti. Ama belli etmedi.
Sabaha yola çıkmışlardı. Ã?nlerinde uzun bir yol vardı. Ama Fujiwaradan hala bir iz yoktu.

Posted: Tue Apr 22, 2008 1:12 am
by Lydronk
"Ne yapacaksın Huor?" diye sordu Lydronk merakla. Sonuçta grubun fiziksel manada yanında değildi. Yine de liderdi ama. Tabii Lydrnok'un Minna ve Huor arasındaki bağdan haberi olmadığından biraz telaşlıydı. Eğer Huor birşeyler planlaıyorduysa, çocuklara kim bakacaktı? Yani, tek başına birşeyler yapması zor olurdu herhalde.

"Thereon, pek iyi görünmüyorsun... Neyin var ki? Deru mu yoksa?" dedi Lydronk. Gözü yine Thereon'un sembolüne kaydı. Tanıdıktı sembol de, kimindi?

Posted: Tue Apr 22, 2008 1:24 am
by Alenthas
"Ben iyiyim dostum," dedi Thereon. "Hatta her zamankinden bile daha iyi hissediyorum," dedi gülümseyerek. Ardından Mikael'in elinde bir kaç keseyle dönmekte olduğunu farketti. Kafasını salladı. "Bahse girerim o keseler sana ait değildir?"
Kız telaşla baktı, Thereon'u daha önce farkedemediği için kendisine kızdı "Bunlar? Yeni satın aldım," diye yalan söyledi.
"Bak seen? Hangi parayla?"
"Dryadların verdikleri paraylaa," dedi bilmiş bilmiş.
"Ölü dryadların mı?"
"Ã?ff," dedi kız hatasını farkederek.
"Hemen o eşyaları aldığın kişilere teslim ediyorsun," dedi ciddi bir tavırla.
"Ama-"
"Hemen, ben de seninle geliyorum."
Kız tekrar ve daha sesli bir şekilde "Ã?fff!" dedi ve yola koyulmaya başladı. Thereon ise kız kaçmasın diye arkasından gidiyordu.

Posted: Tue Apr 22, 2008 1:38 am
by Tersyuz
Fujiwara başkanla konuştuktan sonra sessizce arkadaşlarından ayrıldı, başkanın iyi niyetli olduğunu sesmişti, ama Fujiwara'ya göre düşüncesi yanlıştı.
Başkana göre Safir sinirini kontrol edemeyecek ya kendine ya sevdiklerinden birine zarar verecekti, ancak o büyük acıyı yaşadıktan sonra kendini kontrol edebilecek seviyeye gelecekti.
Fujiwara'da gençken gururu yüzünden başkalarına zarar vermişti. Evet erdem bu şekilde de kazanılabilirdi ama en acı yoldan kazanmanın anlamı yoktu.
Kendini dinleyebileceği ormanın kuytusunda bir yer buldu. Arkadaşlarının yanında olması ya da takip etmesi imkansızdı, başkan ve kimbilir daha kimler büyü yoluyla onları gözlüyordu.
Çok önceden kendinden çok farklı bir kültürden bir dervişle tanışmıştı Rah-Ratum. Onun inanılmaz şeyler yaptığını gözlemlemiş uzun yıllar yanında çıraklık yapmıştı. Konsantre oldu meditasyona başladı. Belki saniyeler belki de günler geçti, zamanı algılaması durmuştu.
Birden etrafını parlak bir ışık kapladı, huzur dolmuştu çağrılarına cevap gelmişti.
"Om Mani Padme Hum Fujiwara-San. Beni çağırdığını duydum."
Parlak ışıklar içinde Rah-Ratum'u gördü tam umudunu kaybetmek üzereyken gelmişti.
"Evet bizim sırlarımızdan en üsttekilerden birini Astral yolculuğu göstermemi istiyorsun, aslında bunu biliyorsun Fujiwara-San. Tıpkı beni çağırdığın gibi, sadece onun tam tersi, gitmek istediğin yere odaklanacaksın. Tekrar görüşmek üzere Fujiwara-San."
Rah-Ratum gitmesine rağmen ışık yok olmamıştı. Ruhu vücudundan ayrıldı, ışığın içinde yoğunlaşarak ilerlemeye başladı. Saniyeler içinde belki de saatler zamanı kestirmek zordu, Safir'in yanına ulaşmıştı. Kimse onu göremiyordu ama o olan biteni rahatça izleyebiliyordu.

Posted: Tue Apr 22, 2008 1:48 am
by Edmond
Huor Lydronk'a sırıtarak:

*Bak, Minnä'nın düşündüğü her şeyi, ama her şeyi duyabilme gücüne sahiptim.Bunun için yalnızca onun yüzünü gözlerimin önüne getirmem yeterli.Hapisten kaçtıktan sonra onu bulamadım çünkü yaşadığım şok, onun yüzünü gözlerimin önüne getirmemi engelliyordu, fakat rüyalarımda yine de konuşabiliyordum.Ama şimdi, onunla sürekli konuşma içindeyim.*

Gülerken Lydronk'a baktı:

*Planımı bilmesen iyi olur, Esod zihnini ele geçirebilir, fakat benim sıradan birisi olduğumu zannediyor, ben uzun bir süre çocukların yanında görünmeyeceğim, bu yüzden ne sana bir zarar verecek ne bana.Fakat beni çocuklarla görürse kötü olabilir.Ã?ünkü benim bile zihnimi ondan sakınmam pek mümkün değil!*

Lydronk anlarmış gibi başını sallarken Huor devam etti:

*Artık lider Minnä, yani yine ben, çünkü Minnä her zaman benden emir alıyor.Esod oradakilere bir zarar vermez, çünkü görev için onları kullanıyor, bize gelen bir zararda grup yürümeyi durdurabilir, ve çocuğa asla ulaşamaz.*

Posted: Tue Apr 22, 2008 2:11 am
by catboy
Fujiwara'nın dönüşü gecikince hepsi onu aramaya çıktılar. Fujiwara fazla uzaklaşamamıltı. Bedeni yerdeydi unu tapınağa taşıdılar.
Bir süre sonra Fujiwara'nın ruhu kendi bedenine girince herks şok geçirmişti. Ã?ğleden sonra yüce başkanın cenazesine katıldılar. Cenazede bşakanın isminin Perrser olduğunu öğrendiler. Özellikle Fujiwara çok üzülmüştü.
"Bu katıldığımız 2. cenaze oldu." dedi Safir.
Olren Fujiwara'ya mavi renki bir iksir verdi: "Bunu sana vermem gerekiyor sayın Fujiwara. Bu şişeyi açmama iradesine sahip tek kişinin sen olduğuna inanıyorum. Bu iksir çok ama çok ilerde işinize yarayacak. O vakte kadar açmayın. Ve sana güveniyorum. Senin iradene de."

Posted: Tue Apr 22, 2008 2:11 am
by catboy
Fujiwaranın ne diyeceğini bekliyordu şimdi Olren.

Posted: Tue Apr 22, 2008 2:28 am
by Tersyuz
Fujiwara ne kadar süre geçtiğini algılayamamıştı. Astral yolculuğu başaramamıştı, enerjisi yeterli olamamıştı.
Olren'in verdiği iksiri aldı. Eğilerek selam verdi.
"Güveniniz için teşekkür ederim Olren-San. Sizi mahcup etmeyeceğime emin olabilirsiniz."
Fujiwara iksiri kuşağına güvenli bir yere koydu. "Bir iksir? Bu kadar güçlü ne olabilir içinde? Acaba doğru zamanda açmayı becerebilecek miyim?" diye düşünceler geçti aklında.
Sonra tekrar gülümseyip selam verdi.

Posted: Tue Apr 22, 2008 2:31 am
by CLiCKs
Huor'un bir plan yaptığını sezmişti. Ã?ocuklarla ilgiliydi. Sessiz kalmayı düşünüyor zamanı gelince konuşmayı yeğliyordu. Esod'un gelmesi onu tedirginleştirmişti. Bir ilizyon olabileceğini düşündü. Olabilirdi de, olmayabilirdi de böyle bir tanrıdan her şey beklenirdi...

Posted: Tue Apr 22, 2008 2:31 am
by WeS_DeX
Deru bir agaca tünemişti.Hala karga formunda oldugu icin bir süre dinlenmesi gerekiyordu.Biraz dinlenmisken birden agaclardan aldıgı titresimlerle irkildi.Anladıgı kadarıyla grup suanda bir aradaydı.Titresimler cok güclü geliyordu.Kanatlarını cırparak yükseldi.Sehiri tekrardan tarıyordu iri gözleri.O sırada gözüne bir topluluk carptı.Daha yakından incelemek icin alcaldı.Sonunda bulmustu.İste grup oradaydı.Lydronk ve Thereon'u sag salim bulmus olması onu mutlu etti.Digerleri de oradaydı.Pek fazla dikkat etmeden yere dogru alcaldı fakat son anda bir sehirde oldukları aklına gelince grubun sehirden ayrılmasını beklemenin daha mantıklı olacagını düsündü.Anladıgı kadarıyla birisi ölmüstü.Yakınlarda ki bir binanın tepesine kondu ve grubu izlemeye basladı.

Posted: Tue Apr 22, 2008 3:46 am
by catboy
Yola artık çıkabilirdiler. Atlara bindiler. Tek sorun Fujiwara kör olduğu ata binemezdi. ElessaR'ın arkasına bindi o da.
Minna önde, arkada Algenia, onun arkasında Elessar ve Fujiwara ve en arkada da Safir yola çıktılar.

Posted: Tue Apr 22, 2008 3:56 am
by Edmond
Huor ise, Lydronk ile birlikte şehirde kalmışlardı.Olren'in yanına gittiler.Olren onlara neden burada kaldıklarını sordu.Huor apaçık her şeyi söylemedi.Olren'in zihnine geride kalmaları gerektiğini, bir planı olduğunu söyledi.Olren gülümseyerek, *Pekala, madem öyle bu gece benim yanımda kalın.* demişti.

Posted: Tue Apr 22, 2008 4:19 am
by Lydronk
Bir süre sessizlik oldu. Sonra Olren "Pekala, madem öyle bu gece benim yanımda kalın." demişti. Madem derken? Neye madem diyordu bu adam. Deliydi biraz herhalde. Politikayla kafayı bozmuştu. "Sen ne dersin Thereon? Demin neredeydiniz hem? Yoksa Mikael bir yaramazlık mı yaptı?" dedi Lydronk, Mikael'e göstermeden Thereon'a göz kırparak.

Posted: Tue Apr 22, 2008 4:33 am
by Edmond
Huor Lydronk'un hala neşeli olduğunu gördüğünde gülümsedi.Ã?ünkü Huor çok kötü durumdaydı, eşi zorla bir göreve gönderilmişti.Bir yolunu bulup kurtulmalıydı.

Huor'un aklına sürekli bir tanrıdan, ve özellikle Hiray'dan yardım istemek geliyordu, madem Esod geliyordu, evet, bir yolu vardı.