Page 42 of 67
Posted: Tue Apr 22, 2008 4:36 am
by WeS_DeX
Deru grubun 2 ye ayrıldıgını görünce kafası karıstı.Safiel ve ekibiyle gitmelimiydi.Yoksa sehirde mi kalmalıydı anlamamıstı.Ne yapacagını bilemeyince o anda aklına ilk gelen secenegi secmenin daha dogru olacagını düsünerek sehirde kalmayı tercih etti.En azından burada Lydronk ve Thereon vardı ve bir sekilde onlarla baglantı kurmalıydı.BEklemeye devam etti.
Posted: Tue Apr 22, 2008 5:03 am
by Alenthas
"Yaramazlık? Heh, bir saniye rahat durmuyor ki! Neyse idare ediyoruz artık mecburen," dedi Mikael'in duyabileceği şekilde.
Mikael ise Thereon'a gözlerini kısarak bakmıştı. "Mecburen demek!"
Thereon ise şaşırmıştı "Ne bekliyodun ki!" dedi. Sonra Lydronk'a dönerek "Ne yaptım ki şimdi?"
Posted: Tue Apr 22, 2008 5:09 am
by Edmond
Huor sırıttı.
*Ne o, iki kişi bir oldunuz, kız diye dalga mı geçiyorsunuz.Sahipsiz mi sandınız siz onu.Minnä duyarsa bütün bunları, inanın çok canınızı yakar.şaka yapmak konusunda sizden geri kalmaz.*
Küçük kız Huor'a doğru sokulurken, bir yandan Thereon'a dil çıkarıyordu.Huor ise Minnä'nın zihninden gönderdiği laflara cevap vermeye çalışıyordu.
*Huor, oraya gelince sana çoook kötü bir şaka yapacağım.*
Huor ise gülümseyerek:
*Buraya gel, canımı al!*
Minnä yine yumuşamıştı.
*Keşke gelmeseydin diyeceksin.*
Huor sırıttı.
*Dedim ya, sen gel, dilersen canımı al, özledim seni.*
Posted: Tue Apr 22, 2008 5:18 am
by Lydronk
"Eh, boşver. Birazcık kaba konuştun, başka birşey yok." dedi Lydronk Thereon!a, sırıtarak.
Sonra da Huor'a bir cevap yetiştirdi hemen: "Kız diye mi? Yok, yok. Biraz da eline sahip çıksa... Tornavidamı aldığını hatırlıyorum. Hem bütün bu çocukları iyi bir espri anlayışı var! Yine de şaka deyince gelip geçen birşey geliyor akla!" diyerek Mikael'e sırıttı.
sonra Huor'un -dolayısıyla Mikael'in- yanına gitti. Mikael'e konuşuyordu: "Biliyor musun, beni de hırsızlıktan suçlayıp hapse atmışlardı! Halbuki ben sadewce bir hancının altınlarını görünmez kılmıştım. Sonra hancı biraz sinirlendi tabii. İri vücudundan faydalanıp beni dışarı fırlattı. Gerçi kibarca isteseydi altınlarını yeniden gösterirdim. Halini hatırlıyorum. Beütün ceplerime bakıp altınları bulamayınca ne sinirlenmişti..." güldü.
Posted: Tue Apr 22, 2008 5:27 am
by Edmond
Huor sırıtarak Lydronk'a baktı.
*Ben o olayı, altınları kaybettiğin halde geri getiremediğin için girdin diye hatırlıyorum hapse?*
Ã?ocuk sırıtırken ağzını tutuyordu.
Posted: Tue Apr 22, 2008 5:31 am
by Lydronk
"Iı, şey... Aslında getirmedim. Yani kibarca isteseydi, ıı, Getirebilirdim ama hancı beni atmayı tercih etti... Ee... şey yani. Yani, Mikael, buradan çıkarılacak ders; birini hanından dışarı atmadan önce kibarca rica etmek daha uygundur! Evet, hayatını bu ilkle üzerine kurmalısın..." sözünü bitirdiğinde derin bir iç çekti. Atlatabildiğini umuyordu.
Posted: Tue Apr 22, 2008 5:38 am
by Alenthas
Thereon sırıttı. "Elimizde adam edilmesi gereken iki tane hırsız var demeek!"
Posted: Tue Apr 22, 2008 5:43 am
by Lydronk
"Evet, evet Thereon katılıyorum. Siz iki çocuğun hırsızlığa yönelmemesi gerek!" dedi Lydronk telaşla. "Yani, ben birşey çalmış olsaydım ben de hırsız olurdum. Ama sanırım birkaç altın parçasını ortadan kaybetmek hırsızlık değil..." diye devam etti. "Sen, Thereon, dürüstlüğü kendine ilke edinmelisin bence! İnsanlar emek harcıyor o para için!" dedi gülerek, sanki kasıtın kendisi olduğunu bilmezmiş gibi...
Posted: Tue Apr 22, 2008 5:54 am
by Alenthas
Thereon bir kahkaha attı. "Haklısın Lydronk. Kendimi biraz kontrol etmem gerekiyor," dedi sırıtarak.
Posted: Tue Apr 22, 2008 6:13 am
by Edmond
Huor gülümseyerek baktı üç kişiye.
*Aslına bakılırsa buradaki tek hırsız benim*
Sırıttı sonra.
Posted: Tue Apr 22, 2008 6:17 am
by Lydronk
"Orman kadın kılıklı adamı prenses kılıklı prensine bak hele!" dedi Lydronk, kahkaha atarak. "Bir hırsız olabilirsin ama Thereon'un hünerli elleriyle yarışamaycağına eminim!"
Posted: Tue Apr 22, 2008 6:26 am
by Alenthas
"Hah! Bahse girerim bir bahçeden çiçek bile çalamazsın," dedi sırıtarak. "Ha Lydronk, bu arada. şakaya vurduk ama hırsızlığın konusuna tekrar döneceğiz," dedi. Hâlâ sırıtıyordu.
Posted: Tue Apr 22, 2008 6:33 am
by Lydronk
"Dönelim bakalım..." dedi Lydronk, iç çekerek. "Bak, sadece adamın altınlarını görünmez yaptım, o kadar! Adam da kaba biriydi. O yüzden de yine görünür yapmadım. Yani altınları almadım, eminim o adam hala bulamamıştır onları.. Keh keh!" dedi, ilk başlarda ciddi olmasına rağmen konuşmayı bitirirken yine gülüyordu. "Ha, ama bahçeden çiçek almıştım, onu inkar edemem. Ama çok lazımdı!" dedi gülerek. Tabii bu söylediği büyük ihtimalle ciddiye alınmayacaktı ama çok lazım olduğu bir gerçekti!
Posted: Tue Apr 22, 2008 6:37 am
by Alenthas
"Ã?içek mi?" dedi Thereon hayretle. İşte şimdi bu muhabbet bir yerlere geliyordu. "Ã?içek...hımmm... Ne için lazımdı dediydin?" şimdi sırıtması iyice genişlemişti. Yoksa..?
Posted: Tue Apr 22, 2008 6:41 am
by catboy
Atları verdiği için bir kez daha Olren'e teşekkür ettiler. Çok yardımı dokunmuştu. Bir hafta sonra Reven'e varabileceklerdi. Safir: "Minna, Huorlar ne yapıyor şu anda. Hala Misattlar mı?" diye sordu.
Elessar dikkatli ata biniyordu. Fujiwaranın düşmemesi için elinden geleni yapıyordu.