Page 7 of 67

Posted: Sun Mar 30, 2008 3:34 am
by Edmond
Huor hışımla içeriye daldı ve elinde tuttuğu ipi bıraktığı gibi önüne çıkan ilk goblinin kalbini deldi.Sonra hemen bir ok daha aldı ve bir başkasını öldürdü.Sonra Safiel ve küçük gnom da gelmişti.Ortalık kızışmış, dişi elf, bekleyememiş çocuğu deru'ya emanet edip gelmiş ve arkadan gizlice gelmekte olan goblinleri kesmeye başlamıştı.

Posted: Sun Mar 30, 2008 3:41 am
by Alenthas
Herkesin teker teker gobline dönüşmesini izledi. şimdi korkusu daha artmıştı. Sonra gelip dryadı bağladıklarında daha çok sinirlenmişti, bir gün öcünü mutlaka alıcaktı bu goblinlerden. Sonra kapıyı açıp gitmeye başladılar, birden bir izdiham yaşanmıştı. Sonra goblinlerden bir tanesi bir kaç söz söyleyerek hepsinin uyumasına neden oldu. Bu büyü anılarını canlandırmıştı, gülümsedi... Ardından ilerlemeye başladılar.

Bir büyücüyle karşılaştıklarında sevinmişti, şu goblinleri öldürürdü ve o da sonunda serbest kalırdı. Ama tam büyücüye doğru koşacakken dryad onu tuttu ve geriye çekti, neler olduğunu bile anlamadan kendini iskelede bulmuştu...

Posted: Sun Mar 30, 2008 3:48 am
by Lydronk
Gnom bugün büyü haddini aştığını düşünüyordu. Bilmemkaç kişiyi gobline dönüştürmüştü. Zihnini hızlı bir taramadan geçirdiğinde aklına bir büyü geldi. Büyüyü neden daha önce kullanmamıştı acaba? Birkaç kelime söyledi, yanında bir gölge tanıdık bir yaratığın biçimini almıştı. Yoğunlaştı ve sıkı uğraşları sonucunda bir 'gölge' kurt çağırabilmişti. Kurt belirdiği ilk an bir goblinin üzerine atladı ve öldürdü. Bu sırada Lydronk daha fazla büyü yapamayacağını biliyordu. Kurt da birazdan yok olacaktı. Ve işte, tam bir gobline atlayacakken -pop- yok oluvermişti! Cebinden bıçak çıkarmaya yetlendi. Bıçak olarak çektiğini sandığı şey bir tornavidaydı! Eh, bununla idare etmeliyim diye düşündü, başka tornavida bulmak zor olmazdı...

Posted: Sun Mar 30, 2008 4:38 am
by catboy
Arkalarından gelen sinsi bir goblini Algenia öldürmüştü. Başta neden onu dinlemedi diye ona kızacaktı ama geldiği içinde içinden şükretti. Ã?vey abisi yoktu ortada. Ama goblinler etraflarını sarmıştı. Asayı öne doğru uzattı ve alev topu yolladı. Üç goblini yaktıktan sonra Huor'a yaklaştı: "Bu goblinleri hemen halledlim. Abim buralarda bir yerde. Onu hissediyorum ama yakında kaçacaktır. Asa olmadan da iyi bir büyücüdür. Ama o olmadan senin eşinin nerede olduğunu da öğrenemeyiz." dedi.

Posted: Sun Mar 30, 2008 5:10 am
by Mark
Küçük çocuk ilgisini çekmişti, Teemieri Elanessë'nin, ve bu ona ironik geliyordu. Deru diğerlerini beklerken, gemide onu izliyordu, kızıl elf.

" Treille oyuza basavat. " Elfçe konuşmaya başladı. (" Bence yakalandılar.")

Devam etti elfçe.

" Hem onları neden bekliyoruz, belki peşlerinden koca bir orduyu getirecekler. Ormanına asla gidemiceksin, bu çocuk için endişlenmiyormusun? "

Deru'yu keskin bakışlarıyla , küçümseyerek konuşmaya devam etti.

" Riske giriyoruz. Ölmüşlerdir. "

Posted: Sun Mar 30, 2008 7:16 am
by catboy
Huor tamam anlamında başını salladı. Gnom'un büyüleri bayağı işe yarıyordu. Son bir alev topu daha yolladı Safir ve son goblin de yere yıkıldı. Yukarı katlara doğru çıktılar. En tepeye vardıklarında hapishanenin çatısında Gerrfer onları bekliyordu: "Demek geri döndünüz. İntikam için mi yoksa?" dedi sırıtarak. Safir asaını ona tutarak: "Minna nerde?" diye sordu.
"Kendine sorsana üvey kardeşim." "Minna, nerde?"

Posted: Sun Mar 30, 2008 8:15 am
by Edmond
Huor eline yeniden yayı aldı ve oku gerdi, *Son kez soruyorum, Minnä nerede?İnan bana, seni öldürürüm, ve ömrümün sonuna dek ararım!Seç!* Büyücü tam bir büyü okumaya başlamıştı ki, Huor elindeki oku bıraktı ve büyücünün bacağına saplandı, ancak birkaç saniye geç kalmış, göğsüne gelen topları durduramamıştı, yere yığıldı ancak hemen eline yayı ve bir ok aldı.Tekrar koydu.*SEÃ?!* ve büyücü bu kez daha uzun sürebilecek bir büyü yapıyordu ki, önce onu Safiel durdurdu, ardından diğer bacağına bir ok daha yedi.Safiel asanın gücünü kavrıyordu, Huor ise intikamının.Büyücü son bir çabaya daha giriyordu ki, sol koluna da bir bıçak hedef oldu, dişi elf, tedbirliydi ve gülümsüyordu.Huor *Fazla şansın kalmadı!* ve büyücü son bir çabayla oradan yok olmaya çalışırken sağ koluna yediği, büyü topuyla beraber gelen bıçak, onu bayıltmıştı.Huor hemen ip buldu, onu sardı ve dişi elf'in yardımıyla gemiye götürdüler.

Huor intikamı için, türlü türlü işkencelere yapabilirdi.

Posted: Sun Mar 30, 2008 8:19 am
by catboy
Gemiye tekrar vardıklarında diğerleri bıraktıkları gibiydi. Bir en son aralrında katılan kişi birden onların sağ salim geri geldiğini görünce şaşırmış gibi olmuştu. Huor ve Safir büyücüyü yere bıraktılat. Safir: "Böyle olmasını sen istedin." dedi üvey abisine. Huor'a döndü: "Sakinleşmelisin, dostum." dedi. Ama Huor hala öfkeliydi. Huor'u yalnız bırakıp Lydronk'a dönüp: "Yardımların için sağol." dedi ve sonra: "Bu koca gemiyi nasıl kullanacağımıza dair herhangi bir fikri olan var mı?" diye sordu.

Posted: Sun Mar 30, 2008 8:24 am
by Lydronk
Lydronk Safiel'in sorusuna hemen tepki vermişti: "Hiç gerçekten kullanmadım ama teorik olarak bir geminin nasıl çalıştığını söyleyebilirim. şu dönen. şey.. adı neydi? Dümen! Evet, dümen arkadaki bir kuyruğa bağlıdır, bu kuyruk gemiyi sağa-sola yönlendirir. Hareketi de yelkenler sayesinde rüzgarla veya kürek çekerek sağlanır bunların. İşte! şuradaki halatları çekince yelken açılıyor sanırım!"

Halatlara birazcık daha yaklaşıp mekanizmayı çözmeye çalıştı...

Posted: Sun Mar 30, 2008 8:31 am
by Edmond
Huor Lydronk'un çabalarına kahkahayla karşılık verdi, Safiel'in tabiriyle *Küçük dostum, ben zaten gemiciyim.*

Sonra Safiel'e döndü *Sinirlenme mi?Ã?mrümün tam 320 yılı onunla birlikte geçti dostum, anlıyor musun?Ve inan bana, bir çapulcunun onu benden almasına izin vermem, bunu ona ödeteceğim.Kardeşin de olsa!* sinirlenmişti yine.

Posted: Sun Mar 30, 2008 8:36 am
by Lydronk
"Ah, gemici mi? Ne güzel. Ve Huor, emin olmalısın ki değer verilen 'şeylerin' kaybolması gerçekten çok kötü. Bunu çok iyi anlıyorum. Hayır, hayır, kastım mekanik ejderham değil!
Gerçi ona da üzüldüm ya, neyse."

"Yolculuk nereye peki? Bir fikri olan. Bence bu barbar çocuğunu evine ulaştırmak iyi bir fikir. Hem bu sırada barbarları daha yakından tanımış oluruz! Eğer daha iyi bir fikriniz yoksa tabii..."

Posted: Sun Mar 30, 2008 8:40 am
by catboy
"Gel benimle" demişti annesi bir gün Safiel'e. Safiel daha dokuz yaşındaydı. Ona bir kitap göstermişti. B,r ejderhanın öyküsünü anlatıyordu. Babası şehrin en büyük kütüphanesinin başındaydı. Babsına bir gün kitabı gösterip: "Baba ejderhalar hala yaşıyor mu" diye sormjuştu. Babası: "Masallarla beni meşgule tme." demişti sinirle. O sırada abisi Gerrfer içeri girmişti. Kırmızı bir cübbe giriyordu:" Baba, beni tarikata kabule ettiler. Artık ben de bir büyücü olabileceğim." dedi. Babsı gururla:" Aferin, evlat." dedi. Abisi Safiel'e dönüp: "Kıskandın mı?" sdiye sordu. O da: "Beni masallarla meşgule tme." dedi ve hışımla kütüphaneden çıktı.
"Safiel" demişti Gerrfer. Böylece uyanmıştı Safiel. Huor gemiyi ayaralamaya çalışyordu. Lydronk barbar çocuğuyla ilgili birşeylerden bahsediyordu pek onu dinlemiyordu açıkcası.
"Ne oldu, Gerrfer?" "O asa aslında benimdi biliyorsun bunu dimi?" "Ama onu iade eden başta sensin. Babam da bana bu onura verdi. Sonra da onu geri almaya çalıştın."
Safiel ayağa kalktı ve yanından uzaklaştı. "Bi rgün o asayı geri alacağım." diye bağırdı Gerrfer.
Safiel arkasını dönüp: "Beni masallarla uğraştırma!" dedi soğuk bir sesle.

Posted: Sun Mar 30, 2008 8:41 am
by Edmond
Küçük barbar'a onun dilinde, *Adın ne?* diye sordu ve yine onun dilinde, *Ben Huor, sanırım neye uğradığımızı tahmin edebiliyorsundur!* diye ekledi.

Sonra Lydronk'a

*Mekanik ejderhan için ne istersen yapabilirsin, o olmasaydı belki de yaşamıyorduk!*

dedi gülümseyerek.

Posted: Sun Mar 30, 2008 8:56 am
by catboy
"Sen barbarların dilin biliyor musun?" diye sordu Safir. "O zaman sen basit bir gemici filan olamazsın. Sen seçkin bir elf olmalısın."

Posted: Sun Mar 30, 2008 8:56 am
by Lydronk
Huor'un sözlerini duyunca hemen koşuşturmaya başladı Lydronk. Tahta parçası, ya da parçaları bulmalıydı. Gemi zaten bir tahta yığnıydı ya! Gözüne bir fıçı çarptı. Tahtaydı. Kapağının etafında ve fıçının dibinde birer demir şerit vardı. şerit üzerinde de bir sürü çivi! Daha iyi bir kaynak olmazdı. Sorun şuydu ki, denemesine rağmen fıçı kırılacak gibi değildi. Sonra elini alnına vurdu. Neden tornavidasıyla Ã?ivileri çıkartıp, şeritleri kaldırmıyordu?

Hemen işe koyuldu. Birkaç dakika sonra elinde iki demir şerit, iki düzine kadar çivi ve hafir eğimli tahta parçaları vardı. Bir de bıçak bulsaydı, kısa süre içinde ejderha tamamdı! Hemen aşağılara inip bir bıçak ve kese buldu. Bir kesenin içine çivileri dolduruğ ağzını sıkıladı. İkinci keseye de küçültülmüş tahta parçalarını koydu. şimdi biraz dinlense iyi olurdu, bütün büyülerini kullanmıştı.

"Ben dinlenmeye çekiliyorum" diye haber verdi öbürlerine: "Birşey olursa uyandırmaktan çekinmeyin!"