Page 63 of 67
Posted: Tue May 06, 2008 11:56 pm
by catboy
"Öldür... Onu... Bu ne demek?" diye sordu Gerrfer.
"Veryer Gölüne gidiyoruz. Orda yaşayan ve her işe burnunu sokan yaşlı bir adam varmış. Adı Heres. Onu ölümle buluşturmamız istiyor." diye açıkladı kızıl elf.
"Bu eğlenceli bir görev olacak." dedi Gerrfer.
***
Reven ilerden gözükmüştü. Ama manzara korkunçtu. Reven2in tam ortasında simsiyah bir küre belirmişti. Etrafındaki canlıları öldüren. Ama yüksek elf konseyi tüm büyü güçlerini kullanarak kürenin etrafına büyülü bir kalkan çevirmişlerdi. Ama kalka ne kadar dayanır bu bilinmiyordu. Küre kalkanı yuttuğunda yüksek elfler ana vatanlarından gçö etmek durumunda kalacaklardı aynı yıllar önce orman elflerinin ana vatanları Hostan'dan kaçmak zorunda kaldıkları gibi.
Kartallar grubu yakın bir yerde indirdi.
Safir üstünü başını temizledi. Algenia'ya dönüp: "Evine hoşgeldin, Prenses." dedi.
Posted: Wed May 07, 2008 12:04 am
by CLiCKs
"Bu duruma pek şaşırmadım. Biliyordum..." dedi ciddi bir şekilde sonra kral ailesinin yaşadığı kuleye doğru yürümeye başladı. İçinde bir isteksizlik vardı. Uzun süredir ailesini görmemişti. Onları özlemişmiydi? Hiç bir fikri yoktu. Sadece gitmeliydi. Ona düşen görevlerden biri de buydu.
Posted: Wed May 07, 2008 12:17 am
by Mark
Büyücüye gülümsedi:
" Amaçladıklarımız olduktan sonra hiç bir şeyin önemi yok. "
Sinek sürüleri su kenarına yuva yapmış olmalıydı. Yürürken, suratlarını korumak zorunda kaldılar.
Posted: Wed May 07, 2008 2:02 am
by Alenthas
Thereon'un manzaradan çok saçına vuran rüzgar hoşuna gitmişti. Gözlerini kapatıp yüzüne vuran rüzgar ve güneşi hissetmek inanılmaz bir duyguydu.
Reven'a vardıklarında kalbi burkuldu... Burası ölüm kokuyordu, acı çeken milyonlarca zavallı ruh! Hayır, bu çok fazlaydı. Bu acıya dayanamazdı...bu kadar ölümün sorumlusu olan o tanrıları öldüreceğine dair yemin etmişti. şimdi bunu yapmak için daha büyük bir istek duyuyordu, bunca ölümün intikamını alacaktı...
Yemin etti...ve içindeki intikam büyüdü...
Posted: Wed May 07, 2008 2:16 am
by Edmond
Huor gözleri faltaşı gibi açılmıştı -Minnä'nın da öyle-, teni bembeyaz olmuştu.Sinirleri boşalmıştı.Ayakta duramıyordu.Demek atalarının başına gelenler bir ölüm küresi tarafından öldürülmekti!
Huor hırsla:
*Lanet olsun!*
dedin.
Posted: Wed May 07, 2008 2:26 am
by catboy
"Esten burayı fena halde kutsamış." dedi Safir fısıltıyla.
Hep beraber yüksek kuleye doğru yürüdüler. Ortalık çok sessizdi.
Posted: Wed May 07, 2008 4:01 am
by Lydronk
Lydronk bugünün bir manası olduğunu biliyordu, inat etmişti ve bulacaktı. Belki de kafasını biraz dağıtsa iyi olurdu. Yaşlı adam Heres'e gitti: "Siz bana birini anımsatıyorsunuz, biliyor musunuz? Bu arada yanılmıyorsam yaşıtız! Her neyse, Fujiwara diye bir bilge vardı bir zamanlar grubumuzda, değil mi Deru?" dedi. Deru adamı o kadar tanıyamamıştı ama son anlarında yanındaydı. Bilmem, dedi. "Neyse, Huor'un söylediklerine göre çok garip bir hikayesi varmış. Öldü tabii. Bir şeyler olmuş ama ölmeden önce. Ben göremedim, baygındım o sırada...". Deru gönülsüzce lafa karıştı: "Evet, üzücü bir hikayesi vardı... Yine de Lydronk bence bu Heres'i mutlu edecek bir hikaye değil..." diyerek. Lydronk ilk çenesini kaşıdı: "Haklısın aslında." dedi kısaca.
Posted: Wed May 07, 2008 5:05 am
by Mark
" Bu lanet sinekler bizi takip mi ediyor? "
Baya yürümüşlerdi, yokuş aşağı iniyorlardı, şimdi.
" Bu dağın ardında olduğuna emin misin? "
Posted: Wed May 07, 2008 5:59 am
by ElessarTelemnar
Kuleye gittikce yaklasiyorlardi.Elessar etrafina bakiniyor ama o elflerin herzaman soylenilen o buyuk huzur ve mutlulugundan eser yoktu adeta.Elessar Algénianin yurduna geldiklerinden tedirginlesmis yaninda degil arkasinda yuruyordu.Herkes adeta dehsete kapilmis,sinirlenmis,ofkelenmisti ve kimsenin agizini bicak acmiyordu.Kafalar onde saga sola bile bakis atmdan yuruyorlardi.
Posted: Wed May 07, 2008 6:36 am
by catboy
Yüksek elf Konseyi son kez toplanmıştı. Liderleri Gulthar endişeliydi. Ne yapması gerektiğini bilmiyordu. Ama şafakta bir şey oldu. Umudun ışığı tekrar kendini gösterdi.
Ağaçalrın kovuklarına sığınan elflerden bazıları sabaha doğru bir kaç efsanevi dev kartalalrın bir kaç insan ve elf taşıdığını görmüşlerdi.
Bunlardan birinin Algenia yani Gulthar'ın kızının olduğu iddiası da halk arasında kısa süreli de olsa endişeyi sevince bırakmıştı.
şimdi grup Yüksek Kulenin dev kapısının önündelerdi. Komutan Hendfer onları karşıladı.
"Yüksek Elf Kralı Muhteşem Gulthar sizleri bekliyor."
Posted: Wed May 07, 2008 6:52 am
by ElessarTelemnar
Kapiya vardiklarinda Elessar heyecandan ne yapacagini bilemez duruma gelmisti
fiziksel olarak cok sakin olmasina ramen icinde firtinalar kopuyordu.Algénia ile iliskisini soyleyip soylemeyeceklerini bilmiyordu yani bunu konusmamislardi daha dogrusu bunu algéniaya birakmisti.Ama korktugu eger soylemez ve iliskileri farkedilirseydi.
Posted: Wed May 07, 2008 10:18 pm
by catboy
Gulthar kızına uzun süre sarıldı. "Senin başına bir şey geldi diye çok korkmuştum, Algenai."
Sonra diğerlerine döndü: "Normalde yılın bu zamanlarında şenlikler düzenlenirdi ülkemizde. Keş o zamnları görseydiniz. şimdi maalesef kötü günler geçiriyoruz."
"Kendinizi tanıtırsanız isimlerinizle hitap etmekten mutluluk duyarım." diye de belirtti.
Posted: Wed May 07, 2008 10:25 pm
by ElessarTelemnar
Algéniaya en yakin olan Elessardi.Ve bianda kendini ortaya ati verdi.Hafifce egilerek selam verdikten sonra "Ismim Toledoras Elessar Telemnardir efendim herseye ramen burda bulunmaktan buyuk bir seref duydum" dedi kralin tepkisinide merak ediyordu aslinda normalde insanlar pek iyi karsilanmazdi ama suan nasil davranacakti bilenmiyordu.
Posted: Wed May 07, 2008 11:54 pm
by Edmond
Huor gülümsemeden öne çıktı.Genelde gülümsemeden durduğu nadir görülürdü.Fakat bu kez, ne gülümsüyor, ne somurtuyordu, ciddiyet her yerinden akıyordu.
*Ben Huor Tinehtelë.Orman Elf Prensi.*
Ciddi olmalıydı ki o da öyle yapıyordu.Minnä da bir adım öne çıkarak:
*Ben Minnä Ikkala.Orman Elf Prensesi.*
Kral şaşırmıştı, prens ve prenses ölümüne bir görevde bir aradaydı.
Ve Huor kralın zihnini okumuştu.
Posted: Thu May 08, 2008 12:21 am
by catboy
"Bu dağın ardı bu ardındaki dağın ardında olması lazım." dedi Gerrfer. İyice yorulmuştu.
"şu bataklıktan kurtulunca bir yerde dinlensek fena olmaz hani. Çok yoruldum. Hiç adım atacak halim kalmadı."