Page 66 of 67

Posted: Mon May 12, 2008 7:00 am
by catboy
"Gelsinler bakalım." dedi Teemieri heyecan içinde.
"Bu ölümün gerçekliğine açılan bir kapı gibi olacak. İşte bu!é dedi essun ve parmaklarını şıklatı. Topraktan bir sürü zombi çıktı.
"Ölülerle beraber savaşacağım hiç aklıma gelmezdi." dedi Gerrfer.

Posted: Mon May 12, 2008 7:02 am
by ElessarTelemnar
Grup iyice hizlanmisti.Ilerde kara kara dumanlar gokyuzunu kaplamisti bile kotuluk icin birebir bir ortam olusturuldugu belliydi.Koca kartallar uzerlerinde gelmis ve gruba katilmislardi bile.Elessar atina birseyler soyledi ve bi anda at sahlanarak dahada hizlandi ve tum grubun onune gecti adeta Elessar arkasina donerek haykirdi.
"Haydi daha hizli gitmeliyiz"

Posted: Mon May 12, 2008 7:02 am
by Edmond
Huor ve atlılar, kendilerine katılan Dryad ve Druid ordularıyla oraya varıyorlardı.İçlerine bir kötülük şimdiden çökmüştü bile.Huor'un aklına geçmişi gelmiş, kötülüğü hatırlamıştı.Gökyüzü siyaha çalan bulutlarla kapanıyordu yine.Huor'un yüzündeki gülümseme geçiyordu.Korkmaya başlamıştı.

*Olevia...*

diye mırıldandı.

Posted: Mon May 12, 2008 7:08 am
by catboy
Safir birden ayağa kalktı.
"Ne olursa olsun kismenin benim kötü biri olarak hatırlamasını istemiyorum. Hiç kimsenin benden nefret etmesini istemiyorum. sadece hatırlanmak istiyorum."
Thereon'a döndü: "Beni yalnız bırakma, Hiray'ın simgesi. Lütfen güvendiğim birinin yanımda olmasına ihtiyacım var."

Posted: Mon May 12, 2008 7:17 am
by Alenthas
"Gidelim dostum! Dostlarımızın ve en önemlisi hayatını bu sebepten dolayı kaybetmiş herkes için. İntikam için, gidelim... Ve en önemlisi, korkunla yüzleşmen için. Bunu yapacağını biliyordum, beni hayal kırıklığına uğratmadın..."

Posted: Mon May 12, 2008 7:21 am
by catboy
"Sonsuzluğun ülkesi senin kalbindi Safiel. Tek yapman gerekn ölümün karşısına çıkıp yüreklice safir yüzüğünü gösteremn ve hayatını herkes için öne koymak." diye açıkladı Mikael.
"Ã?ocuklar sadece birer simge. Tanrılar bizim yüreğimizdedir. Onlara ulaşamk için herhangi bir simgeye bakıp tapmaya gerek yok. Sen sadece inan. Bir gün göreceksin ki Tanrılar yanıbaşındaymış başından beri."
"Sadece inanç." dedi Safiel. "İnanç tüm korkuların efendisidir."

Posted: Mon May 12, 2008 7:26 am
by Alenthas
Thereon kafasını salladı. "Yine de," diye mırıldandı gülümseyerek "sanırım biz olmasak bunu başaramazdın...haydi artık gidip şunlara günlerini gösterelim, ne dersin?!"

Posted: Mon May 12, 2008 7:43 am
by catboy
O anda cebindeki nesneyi fark etti: "Par-tesa'nın verdiği taş cebimde kalmış". dedi Safir.
"Dikkatli bak. demişti Par-tesa."
"O taşı Serferal adında bir gezgin bulmuştu." diye açıkladı Gulthar.
"Benim babam?" dedi safir.
"Evet. Senin babam iyi bir insandı." dedi Gulthar.
"Ama kız kardeşimi zorla kaçırdı." diye bağırdı Arferel.
"Hayır, Arferel. Gerçekleri sen de ben de biliyoruz. Sen Serferal'a aşıktın. Ama o seni sadece bir kardeşi gibi gördü. Hatta benim sana olan aşkımdan haberi vardı. Ve sadece bir kaç insanın bildiği bir fedakarlığın altına girdi." diye açıkladı Gulthar.
"Sakın anlatma." diye bağırdı Arferel.
"Neyi anlatmasın?" diye bağırdı Safir.
"Senin kız kardeşini Safir teyzen öldürdü. Ve bunu ben de baban da biliyorduk. Ama annene söyleyemedik. Ã?ünkü yaptığı şeyin onurlu bir davranış olduğunu sanıyordu. Bir yarım-elf yeğeni olduğunu kabullenemiyordu. Başlangıçta senin annen ve baban burada yaşıyorlardı. Ama kızının kaybına dayanamadı ki o sırada annen sana hamileydi. Serferal büyük bir sorumluluk altına girdi ve Revenden ayrıldılar. Misata geri döndüler. Ama orda olan oldu. tapınak Serferal'ı hiç bir insan şehrine girmeme cezası verdi. Annen ve sana da elf kanını silecek akddar aşağılık bir büyü yapıldı." diye devam etti Gulthar.

Posted: Mon May 12, 2008 8:02 am
by ElessarTelemnar
Grup iyice hizlanmis ve ormanin baslangicina varmislardi bulunduklari yer tepelik oldugundan asagida ne var oldukca rahat bir sekilde gorebiliyorlardi.Koca bir zombi ordusu ve baslarinda da 3 kisi birisi kizil elf birisi Safir'in kardesi otekisi ise yarim bir tanri. Guruptaki herkes biran dehsete dusmustu ozellikle yari tanriyi gormelerinin ardindan Heryer dumanlardan kapkara olmustu sanki bir sinir cizgisi varmiscasina atlar daha fazla ilerlemek istemiyorlardi.Gurup biran durmustu.Elessar karsisina bakti ve sole bir gulumsedi su zamana kadar herhangi bir ise giristiginde olum korkusuna kapilmamisti aksine hepsine sonunda olum var diye girerdi ancak olumu siradanlastirarak onu yenebilecegine inan birisiydi.Grubun korktugunu hatta bir kismininda dehsete kapildigini gormustu.Atini sakinlestirmis ve yine grubun onune dogru birkac adim cikmisti.


kardeşlerim Gozlerinizin icinde kalbimde yesermesine izin vermedigim korkuyu goruyorum...Gun gelir,insanlar cesaretlerini yitirebilir ama bugun o gun deil...Dusman bizleri yenip tarihte koca bir zafer sayfasi acabilir ama bugun o gun deil...Bugun savasacagiz...Bu dunyadaki tum sevdikleriniz adına sizlere onurunuzu korumanizi asla geriye bakip kacmamanizi ve savasmanizi emrediyorum.Acimasiz olun cunku onlarin acimasi olmayacak.Bu yuzden simdi olmek icin, yikim icin, ileriiiiiiiiiiiiiii......"diye bagirdi ve arkasina bakmadan atini sahlayarak tepeden asagi dogru inmeye basladi.

Posted: Mon May 12, 2008 8:08 am
by Alenthas
"Safir," dedi Thereon endişeyle. "Biliyorum zorlu bir durum fakat ilerlememiz gerekiyor, hemde hemen!"

Posted: Mon May 12, 2008 8:26 am
by catboy
"Bunu daha sonra konuşacağız." dedi öfkeyle Safir. Sonra Thereon'a: " Haklısın ama onlara nasıl yetişecez." diye sordu.
O sırada bir rüzgar oluştu. İki uçan yaratık önlerine kondu. Griffonlar!
"Bunlarla onlara yetişirsiniz." dedi Gulthar. "Ã?abuk olun!"

Posted: Mon May 12, 2008 3:04 pm
by Edmond
Huor elindeki yayıyla çok ilginç görünüyordu.

*OLEVİA, BİZİ KORU!ZAMANINDA KORUMADIN, şİMDİ KORU!*

Atını aşağıya doğru hızla sürmek yerine, tepeden bir çember çizecek şekilde etraflarından gitmeye başlarken, ilk okunu atmıştı ve zombilerden birisini delip, diğerinin gözüne saplamıştı oku.

Savaş başlamıştı....

Posted: Mon May 12, 2008 7:56 pm
by Mark
Teemieri: " Bana izin verin, Ölü Orduları üzerlerine süreyim. "

Posted: Mon May 12, 2008 11:37 pm
by catboy
Essun bu sefer iki parmağını aynı şıklattı ve göklerden iki kara ejderha peydahlandı. Elfler, dryadlar, druidler ve kartallar birer birer düştüler.
O sırada karanlığı delen bir ışık süzmesi ortaya çıktı. Huor: "Olevia!" diye bağırdı.
Işık süzmesinin ardındna iki tane griffon geldi. Birinde Safir diğerinde Thereon binmişti.
Safir yere inice Minna'ya: "Asaya sahip çıktığın için teşekkür ederim. Ama o asa ben de olduğu sürece asıl gücünü ortaya döker."
Essun gelenleri görünce: "Gerrfer üvey kardeşini hallet." dedi.
Huor: "Dikkat et!" diye bağırdı.
Bir alev topu Safir'in tam tepesindne geçti.
"Hala büyünün yönünü kestiremiyorsun, Gerrfer." diye alay etti Safir.
"Bu 3. karşılaşmamız sevgili kardeşim. Beni yakmıştın en son karşılaşmamızda bu sefer intikamım acı olacak."
"Hala intikamdan bahsediyorsun, Gerrfer. Ama arkandaki tehlikeyi hissetmekten bir habersin hala." dedi Safir.
Gerrfer arkasını hızla döndü. Ama kimse yoktu. Tekrar safire baktığında kısa bir kılıcın kalbine saplanmasıyla yere yığıldı.
"Asıl intikam alması gerekn benim." dedi thereon." Köyümü yaktığın ailemi öldürdüğün o gün bu anın bir gün geleceğini tahmin etmeliydin."

Posted: Mon May 12, 2008 11:51 pm
by Edmond
Huor gülümseyerek:

*SENİN İÃ?İN OLEVİA!*

diye bağırarak ejderlerden birisine nişan aldı.Atmıyordu henüz, yayı geçen her saniye daha çok gerdi, daha çok, daha çok gerdi.Yay dayanıyordu.Büyülü olsa gerek diye düşünürken Huor, yayı germeyi kesmeden gökten bir ateş topunun üzerine geldiğini gördü.Yaklaşıyordu.

Ölüm yaklaşıyordu.Yay daha çok geriliyordu.Ölüm ateş toplarıyla geliyordu.Huor ateş üzerine değmeden kenara atlamayı düşündü fakat onu durduran bir şey vardı.Gerdi yayı.

Ateş topu çok yaklaşmıştı.Huor nerdeyse sıcağını hissediyordu ateşin.Vakit bu kadar uzun muydu?

Çok hızlıydı ateş topu, fakat bir şey vardı, hayatı yavaşlatan.Huor daha çok gerdi.

Ateş ile Huor'un arasındaki mesafe 1 metreden azdı.Huor gözlerini bile kırpmamıştı henüz.Yayı daha çok gerdi.Ölmek, bu kadar çabuk mu?Kral olacaktı daha!

Top ile iki santim kala.Yandığını hissediyor Huor.Gözlerini kırpmıyor, hayat durmuş gibi.Hiçbir şey ama hiçbir şey hareket etmiyor.Bir şey hariç.

Top Huor'u delip geçtiğinde, herkes durdu bir an.Huor'un sözleri çınlıyordu, ateş topu değmeden kendisine, son sözü.Olevia

Yangın çabuk durdu.En azından geldiği hıza göre.Yangına bakıldığında, halen yayını germeye çalışan bir adam.Kıpırdayan şey, yeniden bir şeyler okuyor, her gelen ateş topunda, Huor daha çok germiş oluyor, ama ateş topları zarar vermiyor.Kıpırdayan şey daha çok büyü yapıyor, Huor'u koruyor.

Ve Huor elinde tuttuğu ipi bıraktığında; ok, gelen ateş toplarından daha sıcak, gelen ateş toplarından daha hızlı, gönderen ejderhayı buluyor.

Ejderhanın boynunu altından giren ateş oku, kafasının tepesinden yanarak çıkıyor ve göğe süzülüyor.Göklerdeki kara bulutları delip geçiyor.Ejderha ise ateş topundan güçlü olan ateş okunun etkisiyle yanıyor havada, ve küller, onlar da yanıyor.

Huor göklerdeki kara bulutlara bakıyor, nasıl açıldığını, nasıl bulutlarında dağıldığını seyrediyor ve gülümsüyor.Biliyor o kıpırdayan şeyin kim olduğunu.

Digel, genç ozan