Bilgi ve Gücün Işığında

Anlatacak komik veya enteresan FRP anıları olanlar için. Geyiğin sınırları burada belirlenecektir...
Ayyaş Porsuk Hanı'nın bu güzide salonu, tüm ziyaretçilerimize açıktır.
findor
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 2247
Joined: Mon Jun 28, 2004 10:00 am
Location: Bursa
Contact:

Bilgi ve Gücün Işığında

Post by findor »

Findor ve QuelSruk sonunda tapınaktan ayrılmış ve ormanın içinde keşişin arkadaşının olan bi yere gitmişlerdi ve gayet dostça bir karşılama görmüşlerdi findor bundan gayet mutluydu artık konuya geçme zamanı gelmiş geçiyordu bile masaya oturdular ve muhappet başladı bileee....
Diğerleri acı çektirirse
ben kan kustururum...
Onlar korkutursa ben dehşete düşürürüm.
Ve sizden yada başkasından alınması
gereken bir intikam varsa BEN alırım.
QuelSaruk
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 370
Joined: Mon May 31, 2004 10:00 am
Location: Mat-la-Tari

Post by QuelSaruk »

Keşişin suratındaki gülümseme bir anda soğuk bir bakışa dönmüştü.gözlerinde sonsuzluğun acıları ve bilgeliği vardı şimdi.Findor2un suratına yaklaşarak dinle dedi.

Evlat ben yaşı olmayan zamansız bir keşişim .bir çok şey biliyorum bir çok şeyi bilmezden geliyorum.sakın seni korkutmasın ki bilirim korkmazsın.senin içinde beni arayan var.senin içinde seni arayan olduğu gibi.

Bunlar uzun konular.bil ki bilmeden aradığın şeyim ve bil ki bilmeden erişeceğin şeyin bir yansımasıyım.yürü oyalanma küçük amaçlarla.ayakların altında gölgeler olacağım.saklama benden neyin peşinde olduğunu ,biliyorum çünkü içinde yatan arzuyu.ve sana aradığını sunuyorum ve söz veriyorum çelişkilerinin tek gerçeğini sana sunmaya.ve arayanlara bir yol olmaya.

Diyerek gülmeye başlar keşiş.kahkahalarla.seni korkuttum değil mi evlat :D sadece şaka yapıyorum aldırma bana.seni sevdim evlat işin aslı uzun zamandır yürüyorum bu diyarda ama ilk kez senin gibisine rastlıyorum bu diyarda.bana biraz kendinden bahseder misin .

Diyerek devam etti keşiş.bu arada Nin-Dara mutfakta şarkılarla yemekler hazırlıyordu bize.ve keşiş onu çok seviyordu"
kaçacak yer yok, yaratılmışsın bir kere...
findor
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 2247
Joined: Mon Jun 28, 2004 10:00 am
Location: Bursa
Contact:

Post by findor »

"Evet yaşlı keşiş demek bu kadar açık sözlüsün bende sana karşı açık sözlü olacağım...
Bir çok şeyi bildiğin gibi bunuda biliyor olabilirsin ben bir hazine avcısı sayılırım belkide bir savaşçı şimdi peşinde olduğum şey ise Doğu dağlarında peşinde olduğum bir hazine nereden gidildiğini ve nerden girişi olduğunun senin bildiğini biliyorum bu konuda beni durduramazsın...
Yapman gereken ya harita çıkarmak bana yada benimle gelmek ama benim tercihim benimle gelmen yönünde bu uzun yolda senin bilgi ve tecrübelerine ihtiyacım olucaktır bu yolu belki çok sessizce bitirip istediğimize kavuşabiliriz ama diğer tarafıda var tehlikelerle dolu bir yol olabilirde kiminle nerde ne zaman karşılaşacağımız bilinemez buraları aslında iyi bilirim
senin hakkındada bir çok şey biliyorum uzun zamandır peşinde olduğumu bilmeni isterim zaten büyük ihtimalle bunuda biliyorsundur....
İşte keşiş efendi benim amacım budur bu hazinede çok önemli birşey olduğunu düşünüyorum ben ve ailemle ilgili daha doğrusu babam ile ilgili bir sır saklı nerde ve nasıl öldüğü desem umarım yeterli olur keşiş...
Sen bu konuda ne biliyorsan bana anlatsan sevinirim yolculuğa çıkarken yanımıza bir kaç kişi bulmalıyız ama güvenli ve güçlü olmalılar bu tür işlerde yol arkadaşları her zaman iyi olmak zorunda yoksda bir çok şeyi kaybedebiliriz"dedi ve keşişe baktı bu kadar çok şeyi söylemek onu bile şaşırtmıştı...:D
Diğerleri acı çektirirse
ben kan kustururum...
Onlar korkutursa ben dehşete düşürürüm.
Ve sizden yada başkasından alınması
gereken bir intikam varsa BEN alırım.
QuelSaruk
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 370
Joined: Mon May 31, 2004 10:00 am
Location: Mat-la-Tari

Post by QuelSaruk »

pekala dostum dedi keşiş .şakalar bir yana kafanda bir yolculuk olması beni sevindirdi.sana dediğim gibi evlat ben sana istediğini zaten sundum az önce.ayrıca seni durdurmayı asla düşünmem .bu arada keşişin yüzünde gülümsemeler vardı.

Ayrıca benim peşimde olman beni çok sevindiriyor.bunu ileride anlayacaksındır.keşiş şimdi bir kahkaha atıyordu.ayrıca yollar bize yeni arkadaşlar katacaktır eminim.keşiş gözünü kırparak muzur bir bakış attı Findor"a.

Devam etti neşeyle.doğunun dağlarını bilirim evlat çok zaman yürüdüm orda.soğuk bir iklimi var zirvelerinin.yollar desen seni kaybeder tozlarında.ama ben bir keşişim biliyorsun ve bildiğinden çok daha fazlasıyım.


Hazineye gelince evlat .biliyorum ne kadar değerli olduğunu.ve içinde nelerin barındırdığını.ve bilki o yol maceralara gebe olacak.sana yardımım ise inan ölene kadar ve ötesinde de olacak emin ol.

Derken Nin-Dara yüzündeki tüm neşeyle mutfaktan elinde yiyecek dolu bir tepsiyle salona girer.
Keşiş ile göz göze gelerek ciddi bir şekilde sordu.

- yine neler var aklında bilge dostum.gözlerindeki aleve bakarsak büyük bir macera olacak sanırım.

Keşiş Findor"a bakıp sırıtarak devam etti

Evet eski dostum benim büyük bir macera ve büyük bir başlangıç olacak bizim için.

Ha bu arada diyerek Findor"a döner keşiş. bu yolculuktan neler bekliyorsun evlat .geçmiş çoktan unutuldu zaman tarafından.Babam dedin neden arıyorsun artık onu..

Nin-Dara elindeki tepsiyi masanın üzerine koyarken sırıtmaya başlamış devam ediyordu kimseyi sallamayarak.-hiç vaz geçmeyeceksin değilmi yaşlı keşiş .kafasını sallayarak bir sandalye çekti masaya ve oturup bu ikisini dinlemeye başladı büyük bir merakla.

Merak ediyordu bu savaşçının kafasındakileri keşiş ve yola çıkmadan neler düşündüğünü bilmek istedi fazlasıyla.belki biliyordu her şeyi ve belki sadece bir oyun oynuyordu zaman içinde .çok eğlenceli olacak dedi kendi kendine.ve emindi ki bu hazine avcısı bu yolculuğun sonunda en büyük sınavını verecekti.eğer ki yolculuklar son buluyorsa bu diyarda"
kaçacak yer yok, yaratılmışsın bir kere...
findor
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 2247
Joined: Mon Jun 28, 2004 10:00 am
Location: Bursa
Contact:

Post by findor »

Findor keşişin bu sözlerinden sonra sakladığı sırrını açıklamaya karar verdi...
"Bu kadar merka ediyorsun o zaman anlatayım neyin peşinde olduğumu keşiş efendi"dedi ve derin biğr nefes aldıktan sonra söze başladı...
"O dağlarda o sisli ve uzak dağlarda bir hazine saklıdır bunu bilirim bu uzun yolun sonunda efsanelere konu olan bir hazineye ulaşıcaz kocaman bir salona giricez burası benim girmeyi amaçladığım yer ise tam orası işte
orada bir kişinin iskeleti var bunu biliyor ve hissedebiliyorum keşiş efendi"dedi ve yine derin bir nefes alarak sözlerine devanm etti arada bir yutkunuyor konuşmakta zorlanıyordu cümleler ilerledikçe...
"işte o iskelet benim ömrüm boyunca bir kere dahi olsada göremediğim babamın iskeleti Büyük Savaşçı ve Gezgin FİNDORUS un iskeleti...
Onun hayatı ve yaşamı hakkında bir çok kişiden bir çok şeyler duydum onun maceraları hakkında...
İskeletinin olduğu mağarada eski bir arkadaşı tarafından hazineye tercih edilmiş babam ve gaddarca öldürülmüş sırtından vurulmuşş...
biliyorumki onun yanından ayırmadığı bir defter var imiş hayatını bu deftere yazmış yaptığı savaşları kazandıklarını ve kaybettiklerini işte o defteri bulmam lazım dostum keşiş...
bu yolculuk içinde senin gibi bilge güçlü yoldşlara ihtiyacım var senin sayende bunu başaracağıma eminim..." dedi ve keşişe bir baktıktan sonra diğerinede baktı ve yemek yemeğe başladı...




Diğerleri acı çektirirse
ben kan kustururum...
Onlar korkutursa ben dehşete düşürürüm.
Ve sizden yada başkasından alınması
gereken bir intikam varsa BEN alırım.
QuelSaruk
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 370
Joined: Mon May 31, 2004 10:00 am
Location: Mat-la-Tari

Post by QuelSaruk »

şimdi seni daha iyi anlıyorum dedi keşiş düşünceli düşünceli Findorun yüzüne bakarak.uzatmak istemidi muhabbeti keşiş çünkü karnı çok acıkmıştı.eski dostuna göz kırparak başladı yemek yemeye .

her yudum inerken boğazından keşişin midesine aklında geçmişin közleri başladı alev almaya.Findorus dedi cesur maceracı ,bilge insandı dedi. Kendi kendine.düşünüyordu şimdi nasıldı onun hayatı .baştan sona izlemişti oysa onu ama şimdi findorun karşısında atlıyordu hayalleri.findoru anımsadı mı yoksa geçmişin gölgelerinde.kim bilir yine neler geçiyordu keşişin aklından.bakalım dedi zamanla anlayacaktır zamanı Findor.umarım tanrıların tabularına kapılıp gitmez diye düşündü .ah dedi her şey bu kadar elimdeyken neden izlemekle yetiniyorum her şeyi.kafasında çok eskilere gitmişti şimdi.cevabını bildiği halde sormayı unutmuştu bu soruyu.gerek görmüyordu aslında bildiklerini yaşatmayı.önemsemiyordu da aslında bu diyar içinde olanları fakat Findor başkaydı çokkkk başka dedi usulca.findor kafasını kaldırıp keşişe baktı.keşiş dalmıştı bile çoktan düşüncelere görmedi.Nin-Dara ise yemeğini bitirmiş ortama yayılan sessizliğe inat hey dedi ne bu sessizlik .keşiş irkildi bir an.ah afedersin eski dostum bilirsin beni arada gidip geliyorum işte böyle dedi keşiş.

Gece vücud bulurken zaman içinde yemekler yenildi sohbetler ciddileşti.nezaman yola çıkılcağı hakkında planlar yapıldı.saolsun Nin-dara bizim için her şeyi düşünüyordu ve onun hatırı sayılır bir yardımı dokunacaktı bize.
şömine alev almış gölgelerle süslerken odayı salon içinde uyuşturan bir sıcaklık yayılıyordu.burası 6 köşeli bir salondu ve oldukça kalabalık bir yerdi.yani okadar çok eşya vardı ki .sandıklar kitaplıklar,bir büyük masa ki az önce burada yemişlerdi yemeklerini.bir ufak sehpa yerlerde minderler filan sanki dünyanın her bir yerinden bir parça vardı burada.yada gece görünmeyenleri seriyordu gözler önüne.bu nasıl bir büyüydü böyle .
dışarıdan küçük bir ev gibiydi ama geceyarısını geçinde fark edilmez bir şekilde değişiklikler sergilemişti salon.
Findoru düşündü keşiş acaba bu olanlar onu çok şaşırtıyormu diye.güldü gözlerindeki ışık odanın loşluğunda findora yansıyordu.oysa findor salonu inceliyordu.
keşiş elinde şarap kadehiyle şöminenin önünde bir sandalyeye oturdu arkasından Nin-Dara masadan kalkarak sallanan sandalyesine doğru yürümeye başladı bu aradada findor şöyle sesleniyordu .hey evlat gece şimdi başlıyor bizi oradan mı dinleyeceksin
kaçacak yer yok, yaratılmışsın bir kere...
findor
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 2247
Joined: Mon Jun 28, 2004 10:00 am
Location: Bursa
Contact:

Post by findor »

Findor Nin-Dara'nın sorusuna sözle bir karşılık vermedi ama 2 seri hamle ile keşişlerin yanına geliverip kurulmuştu bile ama aniden bir ses duydu hançerinin kınını gevşetti ve bir anda gözlerine inanamadı bu bir KENDER' di tam bir kender davranışıyla geldi ve masaya oturdu Findor bu hareketleri karşısında ne yapacağını şaşırdı onu öldürmesimi gerekiyordu yoksa beklemelimiydi....
Bir an suraksadı ve keşişlerin yüzüne baktı ve gülmeye başladı...
Minik kenderde bu gülüşme hareketine katılarak gülmeye başladı...
Diğerleri acı çektirirse
ben kan kustururum...
Onlar korkutursa ben dehşete düşürürüm.
Ve sizden yada başkasından alınması
gereken bir intikam varsa BEN alırım.
findor
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 2247
Joined: Mon Jun 28, 2004 10:00 am
Location: Bursa
Contact:

Post by findor »

Rp Dışı sevgili kenderimizin mesajı yapılan bi yanlışlık sonucu admin AZALİN tarafından silinmiştir herkesten özür dileriz ama varmış gibi devam edeceğiz yada yeniden yazıcak

Findor yaşlı keşişe bakarak budurumda ne yapmam gerekli bi boşluk içindeyim dei ve gülmeye devam etti
Diğerleri acı çektirirse
ben kan kustururum...
Onlar korkutursa ben dehşete düşürürüm.
Ve sizden yada başkasından alınması
gereken bir intikam varsa BEN alırım.
QuelSaruk
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 370
Joined: Mon May 31, 2004 10:00 am
Location: Mat-la-Tari

Post by QuelSaruk »

keşiş gülmeye devam ederek bırakalım yeni dostumuz bize kim olduğunu ve nerden geldiğini anlatsın ve en kısa zamanda planlarımıza geri dönelim nedersiniz yoldaşlar .der ve kendere bakar sorgularcasına bir gülüşle
kaçacak yer yok, yaratılmışsın bir kere...
QuelSaruk
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 370
Joined: Mon May 31, 2004 10:00 am
Location: Mat-la-Tari

Post by QuelSaruk »

Findora dönerek ban sana söylemiştim dostum yeni yollar yeni arkadaşlıklara gebedir diyerek kendere göz kırpar.ve cevap bekler kenderden.bu arada Nin-Dara gülmemek için hala zor tutuyordu kendini

Sessiz bir gecenin sabahlarına sesler yankılatırken yeni ve eski dostlar düşünüyordu keşiş.kenderler ne kadarda yakın aslında tanrılardan öteye.şu pervazsız cesaretleri ve korkusuz merakları.yer yüzünde tanıdığı en geniş ufuklu ırklardan biriydi bunlar.sevimli ,kuralsız ve meraklıydılar.ve her şeyden öte varlıkların sıfatlarına değil ruhlarına saygı duyarlardı.yani bir tanrı diye karşısındaki farklı davranmazdı.herhalde dedi keşiş egolarından en uzak ırktı bu kenderler.ama neden bu sonsuzluklar ona bir kender çıkartmamıştı karşısına.belki de bilgeliğe yatkın değiller diye güldü kendi kendine.

Keşiş hızla düşünüyordu bunları ki emindi kimsenin bunları bukadar kısa sürede düşünebildiğini bilmediğinden.çünkü yüzündeki ifade dahi değişmemişti ve sadece bir göz kırpmasıydı geçen zaman.
kaçacak yer yok, yaratılmışsın bir kere...
findor
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 2247
Joined: Mon Jun 28, 2004 10:00 am
Location: Bursa
Contact:

Post by findor »

findor sabaha doğru yaklaştıklarını fark etti ve keşiş e "şu durumda ne yapmalıyız yaşlı keşiş"dedi ve gülmeye başladı....
Diğerleri acı çektirirse
ben kan kustururum...
Onlar korkutursa ben dehşete düşürürüm.
Ve sizden yada başkasından alınması
gereken bir intikam varsa BEN alırım.
Elrond_Carnesir
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 98
Joined: Fri Apr 02, 2004 10:00 am
Location: İstanbul-Florya

Post by Elrond_Carnesir »

Minik kender masadaki YENİ arkadaşlarını şöyle bir süzdü... Ve hikayelerini dinlemeye devam etti. Aslında yerli yersiz konuşurdu ve bunu kontrol edemezdi ancak şu an kendine birşeyler olmuştu ve dinlemek konuşmak kadar zevkli geliyordu... Yeni arkadaşlarını sevmeye başlamıştı
"Savaş kendi ülken uğruna ölmek değil, savaştığın kişilerin kendi ülkeleri uğruna ölmelerini sağlamaktır!!!"
QuelSaruk
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 370
Joined: Mon May 31, 2004 10:00 am
Location: Mat-la-Tari

Post by QuelSaruk »

Keşiş ve Nin-Dara birbirine bakarak sustular.konuşmamakta ısrar edermişçesine suskun oturmuş dinliyordu kender bu yoldaşları.keşiş dayanamayarak sordu tekrar kendere dönerek bu sefer yüzünde ciddi bir ifade vardı.

Hey ufak dostum merakımı bağışla ama nerden geldiğini ve kim olduğunu merak ediyoruz.bize kendini tanıtır mısın.yoksa seni tanıyor farz edip sabahın ilk ışıklarında yolculuğumuza mı çıkalım.belki bizimle gelmek istersin yeni maceralara ve yeni coğrafyalara.eğlenceli olucaktır nedersin ?
Keşiş arkadaşlarına göz kırparak kendere döndü ve cevabını beklemeden anlatmaya başladı.

Bak dedi küçük dostum.gözlerindeki merakı ve cesareti görüyorum.uzun ve tehlikeli bir yolculuğa çıkmayı planlıyoruz ve bize yardımcı yoldaşlar diliyoruz .

Zaman ise bizi sallamaz akıyorken bir an önce yola çıkmayı istiyoruz .bu yüzden bize katılmak istersen yani seni tanımak en doğal hakkımız öyle değimli.diyerek güler keşiş. Nin-Dara araya girerek evlat der vakit hızla akıyor .katılmak istermisin bu yoldaşlara yoksa burada benimle kalıp yalnızlıktan kudurucak mısın .
kaçacak yer yok, yaratılmışsın bir kere...
Elrond_Carnesir
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 98
Joined: Fri Apr 02, 2004 10:00 am
Location: İstanbul-Florya

Post by Elrond_Carnesir »

"Ne, uzun bir süre kapalı bir yerde kalmak mı!!!!" kender çıldırmış gözüküyordu...
"Ã?nsezilerim ile buraya geldim. Ve eğer beni kabul ederseniz sizin maceranıza ortak olmak istiyorum" ellerinin etrafı araştırmaması için iki elini birleştirip bacaklarının arasına sıkıştırdı...
"Ben... şey ben... ya benim hafızam pek kuvvetli değildir. Aslında kenderlerin hafızaları iyidir ama bilemiyorum ben şey..." derken üzgün bir şekilde kafasını yere dogru eğdi... 1-2 saniye geçti geçmedi. Sanki hiçbirşey olmamışçasına ağzı kulaklarına varmış bir şekilde kafasını masanın etrafında çevirmeye başladı...
"Görüceksiniz. Ben çok yararlı bir yolarkadası olacagım. Hem, hem.. Fazla yemekte yemem! Uzun süre yürüyebilirim. Ayrıca çokta iyi hikaye anlatırım. Neyse bu özelliğimin maceramızda pek bir işe yarıyacağını zannetmiyorum.........." kender devam etti de etti... hiç yaşamadığı şeyler anlatmaya başladı... Arkadaşlarına ısınmaya başlamıştı. Uzun bir süre çılgın hikayelerine devam ettikten sonra kafasını şöyle bir kaldırdığında onu dinleyen birisi olmadığı görünce hikayeyi sonra anlatmak üzere arada kesti ve büyük bir heyecanla yolculuğa çıkmayı beklerken yolculuk hakkında hayaller kurmaya başladı.... Büyük ejderhalar! Tehlikeli ormanlar! Ölümcül dövüşler... Gerçektende çok zevkli olucaktı....
"Savaş kendi ülken uğruna ölmek değil, savaştığın kişilerin kendi ülkeleri uğruna ölmelerini sağlamaktır!!!"
QuelSaruk
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 370
Joined: Mon May 31, 2004 10:00 am
Location: Mat-la-Tari

Post by QuelSaruk »

Kender konuşmaya başlamışken yoldaşlar zevkle onu izliyordu.keşiş düşündü ki bu kender gerçektende çok sevimli dedi.zevkli bir yolculuk olucağı belliydi.fakat kender susmak bilmiyordu konuştu"konuştu" onu susturmak dahi istemedi keşiş çünkü okadar heycanlı anlatıyordu ki hikayelerini çok hoşuna gitmişti.ama diğerlerinin aynı fikirde olduklarını sanmıyordu.kender anlatmaya devam ederken dalıp gitmişti.keşiş bunu fırsat bilerek yanındakilere göz gezdirdi.findor nerdeyse çıldırmış gözlerle bakıyordu.Nin-Dara ise çoktan uyuklamaya başlamıştı.keşiş sessizce masadan kalkmış diğerlerine bakarak yatmaya gitmişti.onun ardından Findor ve Nin-Dara,da kendere çaktırmadan yataklarına gitmişlerdi.

Vakit okadar ilerlemişti ki sabah tüm muzurluğuyla uyandırırken horozları bizimkiler çoktan uykuya dalmışlardı .keşiş ise uykusunda(ki bu uyku sadece bir meditasyondu)yarın öğlen yola çıkmayı planlıyordu ve emindi ki eski dostu Nin-Dara kalktıklarında kahvaltı ve yolculuk için gerekli olan teşhisatlar hazır onları bekliyor olucaktı.

Fakat kender kimbilir napıyordu .umarım Nin-Dara eşyalarından bir kaçının kaybolduğunu anlamaz biz çıkmadan diye düşünerek gülüyordu kendi kendine
kaçacak yer yok, yaratılmışsın bir kere...
Post Reply