Dagoth Ur (RP)

Gölgelerdeki yaşamı bilenler için...
Post Reply
VanwaElen
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 187
Joined: Fri Oct 24, 2003 10:00 am
Location: Istanbul

Dagoth Ur (RP)

Post by VanwaElen »

Balmora'da sessizlik gece ile birleşmişti.şimdi sokaklarda sadece nöbetçilerin ve birkaç gece hayvanın sesi duyuluyordu. Sokaklardaki sessizlik büyük Rahen evini de sarmıştı. Evdeki açık pencerenin birinin önünde bir adam durmuş dışarıya gökyüzüne bakıyor, gümüş ayın ışınlarının yüzüne vurmasına izin veriyordu.
"Ah, ne güzel bir gece.İnsanın içini huzurla kaplıyor onu alıp uzaklara çok uzaklara götürüyor ve insanı....
"Delirtiyor" diye sessizce ama sert bir biçimde azarladı Vien arkadaşı Suar'ı. "Bütün gece yaratıkları adına" ne yaptığını sanıyorsun.Bırak aptallığı da koridoru gözle.Bende şu lanet kapı ile ilgileneyim.
"Tamam Vien. Biliyor musun hiç güzellikten anlamıyorsun." dedi sessizce ve koridoru gözleme işine geri döndü.Vien başını salladı sinirle ve kapıya yoğunlaştı.
"Ah işte oldu" dedi adam ve neredeyse kulaklarını örtecek kadar uzun olan saçlarının arasından kafasını kaşıdı.
Nöbette olan diğeri hızlıca geldi ve "Gene aynı tik mi?" diye cevabını bildiği soruyu gülerek sordu ve karşılık olarakta hafif
bir gülümseme aldı.İkili hızlıca kapıyı açarak odaya daldılar.İlk önce dikkatlice odayı taradılar.Boş olduğunu görünce etrafı
hızlıca ama sessizce aramaya başladılar.
"Suar buraya gel" dedi Vien.Suar adamın yanına gelince elindeki torbayı gördü.Vien hızlıca torbayı açtı ve içinde
bulunanları dışarı çıkardı.5 büyük kan kırmızısı elmas artık ikilinin ellerinde duruyordu.
"Ah hayır yanılıyorsun Suar" dedi Vien."Güzellikten kesinlikle anlıyorum" dedi.Birbirlerinin yüzüne bakıp gülümsediler.
FalcoN
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 1027
Joined: Wed Jul 28, 2004 10:00 am
Location: İstanbul

Post by FalcoN »

Hızlıca odayı terk edip geldikleri gibi dışarı çıktılar ve gecenin sessizliğini bozan tek yer olan Termor'un hanına doğru yola koyuldular. Bu han neredeyse her zaman açık olurdu. Diğer hanların aksine geceleri çok daha kalabalık olurdu. ikili hanın kapısından içeri girdiklerinde bir kaç kişi onları inceledi. Vien 1.80 boylarında bir hırsıza göre uzun boylu idi.Sarı dağılmış saçları ve tıraşlı bir suratı vardı. Suar ise 1.70 boylarında kısa siyah saçlı ve çenesinde sakalı olan esmer biri idi.İkisinin
de üzerinde siyah eski kirlenmiş pardesöler vardı. İkisi de kısa kılıçlar taşıyorlardı ve ikisinin de üzerlerinde dikkat edince görülebilen küçük bıçaklar vardı. İkisi de neredeyse 25 yaşındaydı. Bu iki adamda ilginç bir şey görmeyenler içkilerine ve muhabbetlerine geri döndüler.ikili bir masaya oturdu ve bir süre sonra yanlarında kısa boylu bir adam belirdi." Efendiler
ne arzu eder acaba" diye sordu adam.
"İki şarap ve birazda yiyecek bir şeyler getir." dedi Suar."Hemen efendim" dedi ve yanlarından ayrıldı. Az sonra yemekleri gelmişti. İkili hem konuşuyor hem de yemeklerinin ve içkinin tadını çıkarıyordu.Sohbet dönüp dolaşıp kadınlara gelmişti.
"Biliyor musun bir gün senin karşına da çok iyi bir kadın çıkacak, işte o zaman sende ne demek istediğimi anlayacaksın."
dedi Suar Vien'e.
Only God can Judge me!
VanwaElen
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 187
Joined: Fri Oct 24, 2003 10:00 am
Location: Istanbul

Post by VanwaElen »

"Benim için en iyi kadın gecesi 20 gümüşü geçmeyen ve sabah uyandığımda yanımda olmayandır." dedi Vien ve
şarabından büyük bir yudum aldı."Hem bana diyeceğine kendine bir bak.Neredeyse her şehirde bir aşkın var."
"Ben sadece doğru kadını arıyorum onu bulduğumda da başka birine bakmam.Hem birlikte olduğum tüm kadınlara çok
nazik davrandım" dedi Suar.
"Evet bende.Ã?cretlerini son bakır parasına kadar ödedim." dedi Vien.
"Ah Vien sen adam olmayacaksın!"
İkili konuşurken hanın kapısı sertçe açıldı ve içeriye sayıları 10'nu bulan ağır zırhlara bürünmüş kişiler girdi ve içlerinden- liderleri olduğu belli olan- biri konuştu.
"Ben Rahen evinin bir üyesi ve baş muhafızlarından Alor. Bu gece iki zavallı pislik bizim evimize izinsiz girmiş. şimdi ben
ve adamlarım buradaki herkesi arayacağız. İsterseniz itiraz edip zorluk çıkartabilirsiniz."
FalcoN
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 1027
Joined: Wed Jul 28, 2004 10:00 am
Location: İstanbul

Post by FalcoN »

Rahen evi Morrowind'da söz sahibi idi. Kendi olaylarını ileriye gitmemek kaydı ile kendileri çözerlerdi. Ama gene de ileriye gitmemek durumunu çok defalar bozdukları görülmüştü. Adam suratını kapatan miğferi çıkardığında mor renkli derisi ve
kırmızı gözleri ortaya çıkmış oldu. Rahen evini Dunmerler yani kara-elfler kontrol ederidi. Alor hanı kırmızı gözleri ile
dikkatlice süzdü ve kırmızı gözleri masada oturan ikliye kaydı." Siz ikiniz " dedi ve masaya doğru yaklaştı. " Bu gece
evin etrafında iki suliet gördüklerini söyleyenler var" dedi ikiliye sertçe bakarak.
"Burda,Balmora'da ve diğer yerlerde iki kişi gezen birçok kişi bulabilirsin." dedi Suar.
"O zaman aramamızda bir sakınca yok" dedi ve adamlarına işaret etti. Adamlar hızlıca ikiliyi aramaya başladı."yavaş
beyler alt taraflarda dikkatli olalım" dedi Vien.
"Efendim, temizler" dedi bir adamlardan biri."Hanın geri kalanıda temiz efendim" dedi diğer bir adam gelerek."Pekala
gidiyoruz" dedi Alor." Unutmayın, hırsızı veya hırsızları saklayanlar bizim gazabımızla tanışacaklar" diye ekledi handan ayrılırken.
İkili yorgun bir halde odalarına çekilip yataklarına uzanmıştı." İyi ki ganimeti iyi bir yere sotelemişiz" dedi Suar."Evet" dedi
Vien."Hadi iyi geceler" dedi ve uykuya daldılar.
Only God can Judge me!
VanwaElen
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 187
Joined: Fri Oct 24, 2003 10:00 am
Location: Istanbul

Post by VanwaElen »

Sabah uyandıklarında ikili hemen ganimetini sakladıkları yere gittiler. Dar bir sokak arasında ganimeti sakladıkları yerden
çıkaran ikili dar sokaktan tam çıkarken Vien'in omzunu yeşil bir el yakaldı ve sonra hızlıca karnına bir yumruk yedi. Bir
orc ve bir grup kara-elf ikiliyi yumrukluyordu. İkili yere yığılınca orc elmasların bulunduğu torbayı eline aldı." Sanırım bu
bize ait" dedi kalın bir sesle."Bunları eve götürün, Lordumuz onları sağ istiyor" dedi.
İkili yüzlerine çarpan sular ile uyandılar.
"Ne oluyor burada, sizi piçler nerdeyiz" dedi Vien kendine gelmeye çalışarak.
"Rahen evindesiniz.Dün hızlıca ayrılmışınız size yeterince misafirperverliğimizi gösteremedik.Onun için buraya getirildiniz"
dedi şık elbiseler içindeki bir kara-elf.
"Sende kimsin ve biz niye hala hapishanede yada toprak altında değiliz" dedi Suar.
"Adım Nuhgar ve hayır dostum ne ölmek nede hapiste çürümek için şuanda erken sizin için" dedi uzun saçlı sakallı
kara-elf."O zaman bizden ne istiyorsun" dedi Vien. "sizinle küçük bir iş anlaşması yapmak istiyorum.Bizden bir şey çalmak herkesin yapabileceği hata cesaret edebileceği bir şey değil" dedi elf. "Bana istediğim bir şeyi getirin bende sizi rahat bırakıyım. Buradan kaçsanız bile sizin kim olduğunuzu biliyoruz. Nerde olsanız sizi tanır ve buluruz.Bizim Büyük evimiz Morrowind'ın her yerindedir."
"Nedir bu iş? Nerden ne getireceğiz?" dedi Suar.
FalcoN
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 1027
Joined: Wed Jul 28, 2004 10:00 am
Location: İstanbul

Post by FalcoN »

"Red Mountain'a Dagoth Ur'da ki cücelerin şehrindeki bir şeyi getirmenizi istiyorum" dedi elf
"Ah hadi boşversene dalga geçmeyi bırak ve bize ne yapacaksan yap" dedi Vien sinirli bir şekilde. Derken onu yakalayan
orc yüzüne bir yumruk indirdi.
"Lord Nuhgar sizin gibi pisliklerle boşa vakit harcamaz" dedi orc.
"Evet bu bir şaka değil gitmenizi istediğim yer orası." dedi elf.
"Oraya girmek bir bakıma orada hayatta kalmamız imkansız" dedi Suar.
"İmkansız diye bir şey yoktur" dedi elf gülümseyerek.
"Niye biz? Bizden daha iyilerini bulabilirsin gücünle" dedi Vien.
"Ah başka bir iş için evet ama böle bir iş için adam bulmak çok zor.Bu iş için usta isimleri zorlayamam. Onların loncaları ile olan ilişkimize büyük zarar verir.şimdi cevabınız ne? Ya size sayısız acı çektiririz yada bizim işimiz yaparsınız."
"İş bittikten sonra öldürmeniz çok büyük bir ihtimal değil mi?" diye sordu Suar. Kara-elf ikiliye yaklaştı." O yerden istediğimi getiren kişi harcanmayacak kadar kıymetlidir.Size özgürlüğünüzden de fazlasını sunuyorum.İstediğimi bana getirin ve
bundan sonra çalacağınız tek şey uşak çanı olsun" dedi elf.
"İstediğin nedir?" dedi Vien ve kara-elf sinsice gülümsedi.
Only God can Judge me!
VanwaElen
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 187
Joined: Fri Oct 24, 2003 10:00 am
Location: Istanbul

Post by VanwaElen »

İkli Balmora'dan büyü yolu ile Caldera'ya geçmiş oradan da Ghostgate doğru yola koyulmuştu.Caldera'dan Ghosgate 2
kadar sürüyordu. İkili hedeflerinden bir kaç saat uzaklıktaydı.
"Ghostgate'ten içeri girmekte bir sorun yok onun ilersinde hayatta kalmak sorun.Onu da atlatırız ama ya cüelerin şehrine
nasıl ulaşacağız içeri nasıl gireceğiz. Orasının tuzaklarla dolu olduğunu okumuştum." dedi Suar.Bir hırsız daima bilgili
olmalıdır derdi ustaları.Bu yüzden ikili fırsat buldukça çok okurlardı.
"Bizi de o tuzaklar için tuttu zati" dedi Vien."Peki ya oradaki yaratıklar? Oradaki yaratıkları tutmak için lanet olası garip bir
duvar örmüşler zamanında.Bunu sende çok iyi biliyorsun." diye yüksek sesle söylendi Suar.
"Evet biliyorum Suar.Benim gibi bu bok çukuru adada bulunan herkez de çok iyi biliyor.Yapabileceğimiz başka birşey yok.nereye gitsek bizi bulurlar artık" diye bağırdı Vien.
"O orc pisliği suratlı elf Ghostgate'in önünde bizimle gelecek birkaç kişi olabileceğini söyledi. Kesin değil. Adamları
gönüllü topluyormuş diğer şehirlerde.Ben bizden başka salak bulabileceklerini sanmıyorum." dedi Vien. Kararmış
topraklarda bir kaç saat daha yürüdükten sonra ikili artık Ghostgate'i görebiliyordu.
Titan
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 161
Joined: Wed Dec 22, 2004 10:00 am

Post by Titan »

Altındaki guarı çizmelerinin topuk kısımlarıyla tekmeledi ve gemini sağa doğru asıldı. Dev kuzeylinin ve bir çok ağır silahının ağırlığı altında saatlerdir yorulmuş olan hayvan ise ağzından salyalar saçarak böğürüyordu.
"Hayır o tarafa değil! Pis yaratık!" Siegerich guarı uçurum olduğu taraftan uzaklaştırmaya çalışıyordu, ama kontrolü iyiden iyiye kaybetmeye başlamıştı. Son anda üzerinden atlamasa kendisi de şu an aşağı da paramparça olmuş olacaktı. Uçurumdan şöyle bir baktı, yüzünü buruşturup tükürdü.
"Uysal yaratıklarmış, söz dinlerlermiş, iyi yük taşırlarmış, hızlı giderlermiş. Hepsi palavra! Bir daha guara binersem..." diye söylenerek yürümeye başladı. Ayı postundan çizmelere sıcak ve küllü toprakta kirlenmişti, terlemiş derisine yapışan küller her tarafını sim siyah etmişti, yine sıkıntıyla haykırdı "Lanetli topraklar!.."
Titan
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 161
Joined: Wed Dec 22, 2004 10:00 am

Post by Titan »

Buralarda hava çok sıkıntılıydı, içecek su bulmak imkansız gibi bir şeydi. Adeta her şey canlıları zehirlemeye çalışıyordu. Ama yine de burada da yaşayan yaratıklar vardı ve onları gördükçe Siegerich şaşırdı. Genelde fazla yaklaşmadan yoluna devam ediyordu, ancak zaman zaman saldırgan yaratıklarla da karşılaşıyor ve silahlarını kullanmak zorunda kalıyordu. Bir kaç saat sonra, yani hava kararmaya başladığında, rezil haldeydi. Üstü başı kül, toz ve öldürdüğü yaratıklardan birinin kanlarıyla kirlenmişti. Soğuk iklime alışkın olduğu için burada boğulacak gibi hissediyordu. Suyu ve yiyeceği azalmıştı. Ama kuzeyli azimliydi ve yürümeye devam etti. Bir yandan da geceyi geçirebileceği bir yer bulmak için etrafı tarıyordu. şimdi buralarda kamp kurmuş bir kaç kişi bulsa o kadar sevinecekti ki... Gerçi dost canlısı birileriyle karşılaşmayı umamazdı, ama yinede iyi niyetli bir kaç yolcuyla karşılaşmak büyük şans olurdu doğrusu.
esen
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 809
Joined: Fri Sep 10, 2004 10:00 am

Post by esen »

Daha hızlı koşmalıydı, peşinde onu kovalayan o iki aptalı bir an önce atlatmalıydı. İlerideki kayalık bölgede saklanmayı düşündü. Dikkatle çevresine bakınıp kayaların olduğu yere gitti. Derin derin nefes alıyordu şu an...

Peşindeki askerler onun bırakmaya pek niyetli gözükmüyordu. Nasıl kurtulacaktı şimdi... Bunları düşünürken yaslandığı kayanın üstünden taşlar yuvarlanmaya başlamıştı. Hızla bulunduuğu yerden çıkıp koşmaya başladı. Hişbirşey düşünmeden koşuyor ve koşuyordu. İlerideki gecidi görene kadar koştu. Arkaya doğru baktığında adamların olmadığını gördü...
Eldarin_
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 2636
Joined: Wed Dec 20, 2006 10:00 am
Location: Yolcu

Post by Eldarin_ »

Eldarin west gash ın o ünlü tütüncü dükkanından ayrıldı.yanında bir miktar tütün vardı.bu aralar tütüne pek i merak sarmıştı.
piposunu hemen en dükkandan aldığı en kaliteli tütünle doldurdu.içmeye başladı.bir taraftanda şarkı sözleri mırıldanıyordu.
west gash taki sessizlik pek hoşuna gitmese de şarkı söyleyecek derecede güzel hava onu memnun ediyordu.

yavaş adımlarla o ünlü hana doğru yöneldi.

"ah!kırık bardak hanı...bakalım görmeyeli neler yapıyorsun."
yavaş adımlarla kırık bardağa yöneldi kapıyı hafifçe araladı.içinde garip bir huzursuzluk vardı.
bir anlığına hissetmişti bunu.piposundan bi nefes daha çekti.
"izleyip göreceğiz" dedi dudaklarının kenarından...
Bu kullanıcı siteden ayrılan fakat forum düzeni açısından mesajlarının durması gereken kullanıcılar için ayrılmıÅ?tır. Kullanıcı kesinlikle yoktur. Sorumluluk ve yükümlül&uuml
Dareth
Başbüyücü
Posts: 165
Joined: Fri Nov 19, 2004 10:00 am

Post by Dareth »

Khajit devamlı ayaklarının altından kayan küçük kayalar yüzünden neredeyse yerini belli edecekti. Bir an sallandı , düşecek gibi oldu , kayan çakıllar , kaygan lav tozu , sağa , bira aşağıya , evet , dengesini sağlamıştı , ama...

Bir anda tutunduğu küçük kaya elinde kalan Küçük-göz son anda lav akıntısına saplı kalmış bir kütüğe kuyruğuyla tutunmayı başarmıştı. Elinden geldiğince ses çıkarmamaya çalışarak birkaç metre aşağıdaki patikaya indi. Caldera'dan beri takip ettiği iki adam neredeyse gözden kaybolmak üzereydi. Kedi adımlarıyla , iki büklüm peşlerine takıldı.

"Onları takip edecesin," demişti kara-elf. "Ghostgate'e kadar peşlerinden git. Ve onları gözden kaçırma sakın. Oraya vardığında sana yeni bir görev daha verilecek."
Tedirgince boş sokağı taramıştı iri gözleriyel Küçük-göz. Başı yeterince beladaydı. Ama kara-elfin vereceği küçük kese birazcık daha belaya değerdi. Üstelik ona moon-sugar da getirmişti. Hem de en iyisinden. Bir an önce anlaşmayı tamamlayıp biraz keyif yapmak için sabırsızlanıyordu. Kara elfin sertçe dürtüklemesiyle irkildi.
"Aptal aptal etrafına bakınmayı bırak snei aptal. Hadi , çabuk ol , işte paran , ve şu," diyerek bir başka kese uzattı. Küçük-göz keseden yayılan hafif moon-sugar kokusunu alnca memnuniyetle mırıldandı.
"Sallanma hadi seni zavallı pislik. Adamlar Caldera'dan ayrılmak üzere. Hemen peşlerine takıl. Ve unutma , anlaşmayı bozarsan postundan yer bezi yaparım."
Küçük göz hafifçe başını sallayıp huzursuzca mırıldanmış , ve yaylanıp yan taraftaki sandıkların üzerinde , oradan da yukarıdaki çatıya çıkmıştı. Fosforlu gözleri şehirden yeni çıkmakta olan iki karaltıyı seçmiş ve hemen peşlerine takılmıştı.

Ve epeydir de peşlerindeydi. İçindeki garip bir his her an yakalanacakmış gibi korkmasına neden oluyordu. Moon-sugar iyi giderdi şimdi. Ama adamlar durana kadar mola veremezdi. Adamlar görüş alanının kıyısında yeniden belirince sessizce sağ tarafındaki küçük kayaların üzerine zıpladı , ve öteki tarafa süzülüp ince sırtın arkasına gizlenerek adamları takip etmeye devam etti.
lil'grin'brin'
Titan
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 161
Joined: Wed Dec 22, 2004 10:00 am

Post by Titan »

Vakit geç oluyordu ama henüz sığınacak bir yer bulamamıştı. Yavaş yavaş sıcak bir rüzgar esmeye başladı. Bunun neye işaret olabileceğinin farkındaydı. Sonunda rüzgara karşı siper görevi görebilecek bir kaç iri kayanın arasında durdu, sırtundan çıkardığı kalın bezle de üst ve ön kısmı kapatarak ufak bir barınak hazırladı. El alışkanlığıyla her şeyi bir kaç kısa dakikada hazırlamıştı. Çok geçmeden rüzgar iyice sertleşti ve küller her yeri doldurmaya başladı. şimdi açıkta olsaydı kül fırtınası bütün acımsızlığıyla vuracak, tırmalayacak ve tartaklayacaktı. Adeta etlerini kemiklerinden ayırmak için büyük bir açlıkla saldıracaktı. Gözlerini, kulaklarını, ağzını ve burun deliklerini doldurup sersem edecekti, onu boğmaya çalışacaktı. Açık yerlerden içeri girmeyi başaran küllere rağmen Siegerich şimdi oturduğu yerde haline şükrediyordu. Bir parça kurutulmuş et çıkarıp karanlıkta çiğnemeye başladı...
Titan
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 161
Joined: Wed Dec 22, 2004 10:00 am

Post by Titan »

Aksırıklarla uyandı. Burnu ve ağzı külle dolmuştu, zor nefes alıyordu ve ağzındaki tat berbattı. Değerli suyundan bir kaç yudum alıp ağzını yıkadı, biraz da burnunu ıslattı. Eşyalarını toplayıp tekrar yola düştü.

Uzunca bir süre yürüdü. Bir tepeyi aştığında nihayet karşısında Ghostgate vardı. Bir yandan birbirlerine bir şeyler söyleyen bir yandan da geçide doğru yaklaşan iki kişi dikkatini çekti. İlk önce geri çekilip izlemeyi düşündü. Ama sadece iki kişiydiler. şöyle bir bakmıştı da, bu iki adam düşmanca davransalar bile, gururlu Nordic'e rakip olamazlardı. İşlemeli mızrağını hafifçe elinden atıp tekrar kavradı. Sonra hızlı ama temkinli adımlarla ikiliye yaklaşmaya başladı...
VanwaElen
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 187
Joined: Fri Oct 24, 2003 10:00 am
Location: Istanbul

Post by VanwaElen »

Vien ve Suar hızlı adımlar ile Ghosgate'e doğru ilerliyorlardı.İkili artık kapıyı rahatlıkla görebiliyorlardı.Kapınnın önünde Kısa grip bir sütün duruyordu.Üzerinde cüce rünleri olan sütün üstünde gene yukarlak taştan bir şekle sahipti.
Sütuna dikkatlice yaklaşan ikili bir anda durdular.
"Bu boktan yere sadece ikimizi öldürmek için mi geldin" diye sordu Vien
Post Reply