DERİNSU
DERİNSU
Arkadaşlar avatar üçlemesinin üçüncü kitabı çıktı bazı spekülasyonların aksine bu kitapta kargaşalar zamanı bitecek (ama bunu zaten biliyorduk değil mi ? ) Okuyanların heyecanını kaçırmayacağını düşündüğüm birkaç yorum yapayım... İlk olarak arka kapağı ilk ikisinin aksine etkileyici olmaktan uzak.. Adamlar yeni tanrılar kim olacak diye başlık atmışlar... Bana biraz magazin haberlerini andırdı. Az sonra ile bitenler.. Tanrı oluş sahnesi de beni etkilemedi.. Hani nerdeyse hiçbir değişiklik olmuyor gibi.. Ao siz tanrısınız deyince onlar da tanrı oluyo.. Bu arada kitap hafifçe aodan büyük bir güç olduğu imasına da başvurmuş... Yine de unutulmuş diyarlar fanatikleri kesinlikle okumalı... Sonuçta kötü yazılmış da olsa bu o dünyanın önemli bir olayını andırıyor..
Kitabı tarihe geçecek bir yavaşlıkta okuyarak bitirdim. Yorumlarım şunlar:
İlk iki kitaptaki dövüşler bir yana burada Cyric ile Bhaalın dövüşü bir yana diye bilirim geçekten .. Bhallın yer aldığı tüm sahneler gerçekten çok güzeldi Bhaalın son dövüşü de gerçekten tarihe geçecek bir dövüştü. Okuyan arkadaşlarla bunu tartışırız.
Ölüler ülkesinde geçen bölüm de çok güzeldi . Burası çok güzel tasvir edilmiş. Cyric ile Midnightın tanrı olduğu sahne (her halde bunu biliyordunuz) bana zayıf geldi yani bazı öğelerle ses tüm tanrıların o yana dönmesi Aonun karizmasının tasviri biraz da hayal gücü ile güzel bir şeylere dönüşebiliyor yine de bence daha güzel yapılabilirdi. Yine de ara sıra bu kadar güzel ve orjinal bir konunun daha güzel de anlatılabileceğini düşünsem de kitap yine de fena değildi. Sadece anlattığı efsanevi karakterleri ile değil aynı zamanda sahneleri ile de aklımda kalacak . Özellikle de Kırmızı kılıcın tuzağına düşen kendimle özleştirdiğim hobbit. Sinsi.. Ona yaptığı iyiliği öğrendikten sonra artık büyü tanrıçasını daha fazla seviyorum. Bir de Cyric bence gayet iyi olabilecek bir insandı. Onun yanlış olduğunu düşündüğüm tarafa dönmesi doğrusu beni epey üzdü. Tüm yaptığı kötülüklere rağmen (özellikle ırkıma yaptıkları) yine de onun için duyduğum üzüntü ona karşı duyduğum nefreti bastırıyor.
İlk iki kitaptaki dövüşler bir yana burada Cyric ile Bhaalın dövüşü bir yana diye bilirim geçekten .. Bhallın yer aldığı tüm sahneler gerçekten çok güzeldi Bhaalın son dövüşü de gerçekten tarihe geçecek bir dövüştü. Okuyan arkadaşlarla bunu tartışırız.
Ölüler ülkesinde geçen bölüm de çok güzeldi . Burası çok güzel tasvir edilmiş. Cyric ile Midnightın tanrı olduğu sahne (her halde bunu biliyordunuz) bana zayıf geldi yani bazı öğelerle ses tüm tanrıların o yana dönmesi Aonun karizmasının tasviri biraz da hayal gücü ile güzel bir şeylere dönüşebiliyor yine de bence daha güzel yapılabilirdi. Yine de ara sıra bu kadar güzel ve orjinal bir konunun daha güzel de anlatılabileceğini düşünsem de kitap yine de fena değildi. Sadece anlattığı efsanevi karakterleri ile değil aynı zamanda sahneleri ile de aklımda kalacak . Özellikle de Kırmızı kılıcın tuzağına düşen kendimle özleştirdiğim hobbit. Sinsi.. Ona yaptığı iyiliği öğrendikten sonra artık büyü tanrıçasını daha fazla seviyorum. Bir de Cyric bence gayet iyi olabilecek bir insandı. Onun yanlış olduğunu düşündüğüm tarafa dönmesi doğrusu beni epey üzdü. Tüm yaptığı kötülüklere rağmen (özellikle ırkıma yaptıkları) yine de onun için duyduğum üzüntü ona karşı duyduğum nefreti bastırıyor.
Who is online
Users browsing this forum: No registered users and 1 guest

