Tıkandım
Tıkandım
Hiç bir dönem diyarınız hakkında mükemmel kurgulamalarda bulunup sonra haftalarca aklına hiçbir halt gelmediği oldu mu?
Benim oldu.Arkadaşlar resmen tıkandım ne öykü ne birşey yazabiliyorum nasıl kurtulacağım bu ruh halinden...
Ne olur yardım edin...Saygılar...
Benim oldu.Arkadaşlar resmen tıkandım ne öykü ne birşey yazabiliyorum nasıl kurtulacağım bu ruh halinden...
Ne olur yardım edin...Saygılar...
Aslında oldu...
Ne yapmak gerekiyor bilmiyorum ama birkaç şey önerebilirim:
Ã?ncelikler insan kendisini sıktığında "Neden aklıma bişey gelimiyo hadi beee hadii" şeklinde kendini daha fazla kilitlemiş oluyor sanırım. Ã?ncelikle bunu o kadar da dert etmeyerek ve geçici birşey olduğunu düşünerek bağlayabilirsin.
İkinci olarak da Ã?evreyi daha dikkatli gözlemleyebilirsin. En ufak birşey bile zaman zaman oldukça iyi ilham kaynağı oluyor. Bir parka, deniz kenararına gidip öylece bakmak, müzik dinlemek falan işe yarayabiliryor.
Bence bu tür dönemler önemli patlamalardan önce yaşanabilen süreçler yani bu bittiğinde elinde gerçekten güzel birşeyler olabilir buna inan
Ne yapmak gerekiyor bilmiyorum ama birkaç şey önerebilirim:
Ã?ncelikler insan kendisini sıktığında "Neden aklıma bişey gelimiyo hadi beee hadii" şeklinde kendini daha fazla kilitlemiş oluyor sanırım. Ã?ncelikle bunu o kadar da dert etmeyerek ve geçici birşey olduğunu düşünerek bağlayabilirsin.
İkinci olarak da Ã?evreyi daha dikkatli gözlemleyebilirsin. En ufak birşey bile zaman zaman oldukça iyi ilham kaynağı oluyor. Bir parka, deniz kenararına gidip öylece bakmak, müzik dinlemek falan işe yarayabiliryor.
Bence bu tür dönemler önemli patlamalardan önce yaşanabilen süreçler yani bu bittiğinde elinde gerçekten güzel birşeyler olabilir buna inan
Chaos is the law of nature,
Order is the dream of man.
Order is the dream of man.
Bazen benim de aklıma çok güzel konular gelebiliyor, o konuları not alıyorum, ancak daha sonra yazayım diye başına oturduğum zamanda, kafamda yazıp bitirdiğim hikayeyi kelimelere dökemiyorum..Oysa kafamda yazıp bitirmiş oluyorum, sonra dediğim anda kalakalıyorum..
Hakikaten..Bir yazar niye tıkanır?? Efla çok güzel sözler söylemiş..Biraz daha açabilir mi acaba??
Hakikaten..Bir yazar niye tıkanır?? Efla çok güzel sözler söylemiş..Biraz daha açabilir mi acaba??
Vox populi vox dei....
Ben o gibi durumlarda genelde kitap okuyorum, aslına bakarsanız benim yaptığım bir yazarın diğerinden etkilkenmesine sebep olacağı için pek tavsiye edilmeyen birşeydir ama ben uzman bir yazar olmadığım için bunda bir zarar görmüyorum. Kitap okumak insanın zihnini açıyor, ayrıca özellikle etkilenmemeye çalışıp çok kitap okursanız bu sizin yazış yeteneğinizi ve yaratıcılığınızı arttırıyor.
Senin ne seviyede bu işle ilgilendiğini bilemeyeceğim ama benim gibi isen ben kitap oku ve de bol bol gez derim. Efla'nın da dediği gibi çevreyi gözlemlemek insanın ufkunu açar. En az kitap okumak kadar faydalı bir davranıştır.
Serephima ya gelince, bu sorun sanırım çok bildik bir sorun. Hepimiz bu durumu yaşamışızdır ama aşmanın yolu çok kolay
Bolca yazı yaz, ben bu meseleyi forum rp leri sayesinde aşmıştım. Her gün beş altı sayfa yazı yazınca düşüncelerini yazıya dökme meselesi kolaylaşıveriyor. Bir tür alışma meselesi diyebilirim.
---------------------------
Ne kadar doğru, ne kadar yanlışım bilemiyorum ama ; işte ben böyle düşünüyorum.
Senin ne seviyede bu işle ilgilendiğini bilemeyeceğim ama benim gibi isen ben kitap oku ve de bol bol gez derim. Efla'nın da dediği gibi çevreyi gözlemlemek insanın ufkunu açar. En az kitap okumak kadar faydalı bir davranıştır.
Serephima ya gelince, bu sorun sanırım çok bildik bir sorun. Hepimiz bu durumu yaşamışızdır ama aşmanın yolu çok kolay
---------------------------
Ne kadar doğru, ne kadar yanlışım bilemiyorum ama ; işte ben böyle düşünüyorum.
Verdiğiniz yanıtlar için teşekkür ederim.yeminer kitap okuma tavsiyesinde bulunmuş.Aslında güzel bir fikir ama an geliyor ki kitao okurken aklıma fikirler dank etmeye başlıyor bu sefer "Ya kitap okuyarak zaman kaybediyorum oturup bir şeyler çizeyim yazayım" gibi vehimler geliyor.(Ne kadar ilginç)Oturunca da bir halt yazamadığımı görüyorum.Bir şey daha soracağım.Sizce özelden mi genele gitmeli genelden özele mi?Yani mesela önce sadece bir köyde geçen bir olaydan başlayıp devam mı etmeli yoksa en baştan bütün dünyanın her ilinin gelmişini geçmişini yazmalı mı?Bu konuda neler yapmak kolaylaştırıcılık katabilir.
Saygılarımla....
Saygılarımla....
-
FrontsideAir
- Gölge Ustası
- Posts: 1245
- Joined: Tue Aug 03, 2004 10:00 am
- Location: İstanbul (İzmir)
- Contact:
Çok güzel bir soru sormuşsun KKGB. Eğer oluşturduğun dünyayı uzun süre kullanacaksan bence özelden başlaman daha iyi olacaktır. Ã?nce oynattığın oyundaki köyü oluştur, sonra başka bir oyun için başka bir şehir hazırla.. Ancak burada dikkat etmek gereken bir nokta var ki, özelden genele giderken çok hata ve uyuşmazlık çıkabilir. Bunlara da zamanla yama yapmak gerekir ve oyunun zevkini kaçırır. Bu yüzden özelden başlarken genelin de bir taslağını çıkar. Yani oyuna başlarken sadece bir köyü ayrıntılarıyla oluştur ama o köyün nerede olduğu, hangi şehre yakın olduğu ve nasıl bir dünyada olduğu da belli olsun.KKGB wrote:Bir şey daha soracağım.Sizce özelden mi genele gitmeli genelden özele mi?Yani mesela önce sadece bir köyde geçen bir olaydan başlayıp devam mı etmeli yoksa en baştan bütün dünyanın her ilinin gelmişini geçmişini yazmalı mı?Bu konuda neler yapmak kolaylaştırıcılık katabilir.
Bir de eğer oluşturduğun dünyayı bir kez yapayım tam yapayım düşüncesiyle yapıyorsan da genelden özele gitmen daha faydalı olabilir ama bu da çok zaman alacaktır.
Code: Select all
Kör sabahın beşinde,
Sessiz gölge peşinde;
Her soylunun leşinde,
Hançeri saplı Erober'in.
Geçmişin sayfalarına gömülü kullanıcı..Heh işte ben de her halt belli olsun diye olaya bu şekilde - genelden- dalıyorum ama iş iyice bulanıyor.Sanırım özelden hareket etmek biraz daha yaratıcılığımı kamçılayacak.Teşekkür ederim.FrontsideAir wrote:.
Bir de eğer oluşturduğun dünyayı bir kez yapayım tam yapayım düşüncesiyle yapıyorsan da genelden özele gitmen daha faydalı olabilir ama bu da çok zaman alacaktır.
Eğer özelden gideceksen bile dünyayı yavaş yavaş kurmanı öneririm. Bir anda kocaman bir dünya yapma... Dünya yavaş yavaş gelişsin. Aksi taktirde hızla büyütmek ona senden çok daha önce kurulmuş dünyalardan parça katar.
HARBE GİDEN
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
Belki bunları söylemek için oldukça yol katetmem gerekiyor,ama yazdığı 10 korku gerilim hikayesi olumlu not alan biri olarak, her zaman en derin korkularla, en derin hayallerle ve uçabileceğiniz kadar yükseklerde uçmanızı tavsiye etmekle yetineceğim..Eğer ben bir köy tasavvur edeceksem, kesinlikle köyün gizemlerinden ve köyün sırlarından bahsederdim..Ã?nce köy, sonra ahalisi..eğer bir dünya tasavvur edeceksem, önce tarihi ve oluşumu..
Vox populi vox dei....
heh heh benim yazmada dünya kurmada hikaye kurmada hiçbir sorunum yok.. hatta aynı anda birçok şey aklıma gelip farklı hikayeler bazen yeni türler ortaya çıkartıyorum... benim kara kalemim iyidir... resimleri çizerken, kafamda kurduğum karakterleri ilk başta çok kolay kağıda aktarabiliyorum... Ama uzun süre aynı şeyi çizdiğimde gölgesi boyası falandı filandı yapmaya başladığımda beni çok yoruyor.. neredeyse acı çekiyorum çizerken
çok zorlanarak bitirebiliyorum... büyün resimlerim yarımdır.. picasso gibi.. onları bitiremiyorum.. bitirmek istiyorum hatta can atıyorum.. ama yapamıyorum nasıl oluyor bu anlamıyorum... yoksa birileri bana kızgın mı?
If you've got nothing die for... Then you've got nothing live for.. ( She wan't saved... )
-
occultsearcher
- Kullanıcı

- Posts: 368
- Joined: Thu Jun 26, 2003 10:00 am
- Location: Ankara
- Contact:
Arkadaşım şimdi şöyle oluyor:
Ã?nce köylerden kasabalardan başlama. Elinde diyarının kıytırıktan bi haritası olsun (şurada şöyle bir krallık var, şura baronluk, efenime söyleyim şurada birbirine düşman iki imparadorluk var felan fişman). Sonra teker teker teker teker bütün şehirleri yarat(şehirler ekonomi için daa önemli ya, kafanda o bölgenin hem ekonomisi hem bakış açısı oturur). şehirlerden sonra etraftaki diğer küçük yerlere geç. Bütün köyleri tek tek yaratmana gerek yok. Çok özel yerleri yap. Geçmişte büyük bir olaya tanıklık etmiş(büyük kahraman Conrad Slidder'ın doğduğu köy, "Zından Parnaklıkları" zavaşı şu köyün hödö metre yukarsında yapıldıydı, burada teeeeeee anşient bi empayırdan galma bi hadise var-tomb momb işte-) gibi gibi özel yerleri. Geri kalan kasabaları tek tek yaratma. Kafanda ufak tefek bilgileri olsun(buranın yöneticisi şudur, şu kişi önemlidir vb), el altında bir kaç tane de şema olursa köyler için yeter.
Ayrıca ortamlarda bir sürü köy-kasaba-şehir jenere edebilen zımbırtılar var, ara bulursun.
He ilk soruna döncek olursak, evet tıkanmak çok normaldir. İnsan beyni dediğimiz halt MAALESEF öyle tıkır tıkır çalışan bir mekanizma değildir(aslında Allah'tan da öyle değildir ya). O yüzden tıkanırsın, sonra bir şey olur açılırsın filan. Yazmakla uğraşan kişiler genelde böyle ufak maniklik ve tıkanıklık dönemlerine girerler. Takma kafana, geçer.
Ã?nce köylerden kasabalardan başlama. Elinde diyarının kıytırıktan bi haritası olsun (şurada şöyle bir krallık var, şura baronluk, efenime söyleyim şurada birbirine düşman iki imparadorluk var felan fişman). Sonra teker teker teker teker bütün şehirleri yarat(şehirler ekonomi için daa önemli ya, kafanda o bölgenin hem ekonomisi hem bakış açısı oturur). şehirlerden sonra etraftaki diğer küçük yerlere geç. Bütün köyleri tek tek yaratmana gerek yok. Çok özel yerleri yap. Geçmişte büyük bir olaya tanıklık etmiş(büyük kahraman Conrad Slidder'ın doğduğu köy, "Zından Parnaklıkları" zavaşı şu köyün hödö metre yukarsında yapıldıydı, burada teeeeeee anşient bi empayırdan galma bi hadise var-tomb momb işte-) gibi gibi özel yerleri. Geri kalan kasabaları tek tek yaratma. Kafanda ufak tefek bilgileri olsun(buranın yöneticisi şudur, şu kişi önemlidir vb), el altında bir kaç tane de şema olursa köyler için yeter.
Ayrıca ortamlarda bir sürü köy-kasaba-şehir jenere edebilen zımbırtılar var, ara bulursun.
He ilk soruna döncek olursak, evet tıkanmak çok normaldir. İnsan beyni dediğimiz halt MAALESEF öyle tıkır tıkır çalışan bir mekanizma değildir(aslında Allah'tan da öyle değildir ya). O yüzden tıkanırsın, sonra bir şey olur açılırsın filan. Yazmakla uğraşan kişiler genelde böyle ufak maniklik ve tıkanıklık dönemlerine girerler. Takma kafana, geçer.
M - There is indeed such a conspiracy
"When you see filth, call it filth"
"When you see filth, call it filth"
-
occultsearcher
- Kullanıcı

- Posts: 368
- Joined: Thu Jun 26, 2003 10:00 am
- Location: Ankara
- Contact:
Çok iddialı laf yazmışsın ve bu arada etraftaki herkese de laf çakmışsın.
Karşındakiler de insandır, yazdıklarına dikkat et, birader.
Dünyanın en iyi yazarları bile tıkanma durumu geçirirler. Ayrıca bir dibe vuruş olmadan bir çıkış olması da yalandır.
Stephen King gibi sürekli yazan bir insan bile tıkanıklık durumlarına girmiştir ve bundan yazdığı çeşitli yazılarda bahsetmiştir de.
Karşındakiler de insandır, yazdıklarına dikkat et, birader.
Dünyanın en iyi yazarları bile tıkanma durumu geçirirler. Ayrıca bir dibe vuruş olmadan bir çıkış olması da yalandır.
Stephen King gibi sürekli yazan bir insan bile tıkanıklık durumlarına girmiştir ve bundan yazdığı çeşitli yazılarda bahsetmiştir de.
M - There is indeed such a conspiracy
"When you see filth, call it filth"
"When you see filth, call it filth"
Karşımdakinin insan olduğunu ve buranın da "insanların konuşa konuşa anlaştıkları bir platform" olduğunu biliyorum.occultsearcher wrote:Çok iddialı laf yazmışsın ve bu arada etraftaki herkese de laf çakmışsın.
Karşındakiler de insandır, yazdıklarına dikkat et, birader.
Dünyanın en iyi yazarları bile tıkanma durumu geçirirler. Ayrıca bir dibe vuruş olmadan bir çıkış olması da yalandır.
Stephen King gibi sürekli yazan bir insan bile tıkanıklık durumlarına girmiştir ve bundan yazdığı çeşitli yazılarda bahsetmiştir de.
Çok iddialı laf yazdım. çünkü iddialıyım. Ek birşey dememe gerek yok bu 1.
2. si ise Stephen King yada başkası değilim, kitap ta yazmıyorum sadece bir dm im. Böyle bir durumda tek yönlü yaratıcılık değil, oyunun gidişatına göre oyunculardan etkileşim ile aklınıza gelecek sınırsız sayıda olasılık mevcut. Bu olasılıkları görüp görememe konusuna gelince de yine benim söylediğim birikim konusuna geri dönüyoruz.
Yukarıda yazdıklarımı bir daha okursan sen kazanırsın, okumazsan ben!<br>
Who is online
Users browsing this forum: No registered users and 0 guests
