Yaşlılar ve Kendini Yaşlı Hissedenler
Yaşlılar ve Kendini Yaşlı Hissedenler
Yav, öyle yaşım çok olduğundan falan değil (27 bitti geçen hafta) ama ciddi iletişim problemleri yaşıyorum şöyle 85+ doğumlu arkadaşlarla.
Yav, kullandığımız dil, kültür çok mu değişti yoksa acaba sadece benim zibidiliğim mi.. yada binlerce yıldır olduğu gibi 'yeni nesil şöyle, eskiden böylemiydi' geyiklerine mi giriyorum..?!
Özellikle yazılı iletişimde, bir teşbih kullansam veya telmih falan yapsam yüzde 90 yanlış anlaşılıyor gibi geliyor bana. Hayır, böyle neşeli uslupta bir şey de yazmaktan çekinir oldum. Bazen ciddi bir olay hakkında yazışmak durumda kalınca müthiş zorlanıyorum. (Aiesec'ten yöneticilere e-posta atacaktım bir net projesi için iki satır yazmam 1 saat sürdü yanlış anlaşılma kaygısından.. Sonunda 40 yaş uslubuyla ciddi bir şey yazdım.)
Burock da geçen gün aynı problemden müzdarip olduğundan bahsetti.
Siz?
Yav, kullandığımız dil, kültür çok mu değişti yoksa acaba sadece benim zibidiliğim mi.. yada binlerce yıldır olduğu gibi 'yeni nesil şöyle, eskiden böylemiydi' geyiklerine mi giriyorum..?!
Özellikle yazılı iletişimde, bir teşbih kullansam veya telmih falan yapsam yüzde 90 yanlış anlaşılıyor gibi geliyor bana. Hayır, böyle neşeli uslupta bir şey de yazmaktan çekinir oldum. Bazen ciddi bir olay hakkında yazışmak durumda kalınca müthiş zorlanıyorum. (Aiesec'ten yöneticilere e-posta atacaktım bir net projesi için iki satır yazmam 1 saat sürdü yanlış anlaşılma kaygısından.. Sonunda 40 yaş uslubuyla ciddi bir şey yazdım.)
Burock da geçen gün aynı problemden müzdarip olduğundan bahsetti.
Siz?
(\__/) This is Bunny. Copy and paste bunny into your
(='.'=) signature to help him gain world domination.
(")_(")
(='.'=) signature to help him gain world domination.
(")_(")
86 ve sonrasının kendini ifade konusunda konuda daha fazla zorlandığını düşünüyorum. Bir mesajı atana kadar her cümleyi bir kere daha bir kere daha daha ılıman, yanlış anlaşılmaya daha az meydan verir hale getirmekten imanım gevriyor, mesajın son halini kontrol edecek mecalim kalmıyor ve mesajlarımın çoğunu hatalı yazım ile atıyorum. Bazı kişilerde ise bu sorunun olmayacağını düşünerek daha rahat yazıyorum ve...
Bunun sadece yaşla ilgili değil kişiliklede ilgili olduğu düşüncesindeyim. O kadar dikkatle yazdığım bir yazının tek bir kelimesine takıpta bana laf sokanlar, ard arda saldıranlar oluyor ve bir sonraki mesajımda gözlerimden ateşler çıkarken, pofuduk tavşan kıvamında mesajlarla cevap veriyorum. Başıma ağrılar giriyor.
Yaşlanma sadece o kısımda değil. Ã?rneğin eskiden yazmadan geçemeyeceğim bazı konulara artık hiç bakasım gelmiyor. Soru soran bir başlık gördüğümde cevap vermek bana külfet gibi geliyor ve cevap vermiyorum. Sanki camdan dışarısını seyren ve arada bir dışarıya selam gönderen yaşlı nineler gibi hissettiğimde oluyor.
Neyse tam olarak anlatmak istediklerimi anlatamadım, bunalımamı giriyorum nedir?
İş mesajlarında ise o korkuyu yaşamayınca zaten zor oluyor. Mesela ben büyük patronlara atarken bir e-posta 1 cümle için 10 dakika kıvranıyorum. gönderdiğim 60 yaşında da olabilir 26 yaşında da.
Bunun sadece yaşla ilgili değil kişiliklede ilgili olduğu düşüncesindeyim. O kadar dikkatle yazdığım bir yazının tek bir kelimesine takıpta bana laf sokanlar, ard arda saldıranlar oluyor ve bir sonraki mesajımda gözlerimden ateşler çıkarken, pofuduk tavşan kıvamında mesajlarla cevap veriyorum. Başıma ağrılar giriyor.
Yaşlanma sadece o kısımda değil. Ã?rneğin eskiden yazmadan geçemeyeceğim bazı konulara artık hiç bakasım gelmiyor. Soru soran bir başlık gördüğümde cevap vermek bana külfet gibi geliyor ve cevap vermiyorum. Sanki camdan dışarısını seyren ve arada bir dışarıya selam gönderen yaşlı nineler gibi hissettiğimde oluyor.
Neyse tam olarak anlatmak istediklerimi anlatamadım, bunalımamı giriyorum nedir?
İş mesajlarında ise o korkuyu yaşamayınca zaten zor oluyor. Mesela ben büyük patronlara atarken bir e-posta 1 cümle için 10 dakika kıvranıyorum. gönderdiğim 60 yaşında da olabilir 26 yaşında da.
Göz alıcı tepenin yerinde artık binalar yükseliyor. Büyük, ulu; ama büyüleyici mi? Sislerin ardından ışığı daha net görürdüm, şimdi, kalabalığın içinde, koca bir boşluktayım.
Eskisi ka
Eskisi ka
aslinda dusundumde benimde kendimden cok fazla bi yas farki olmasada iletisim sorunlari oluyo, yeni nesil diyorum geciyorum, cunku cidden yeni nesil ucmus durumda, kendimizi zamaninda biz cilgin sanarken, zamane gencleri diyim, boynuz kulagi asar tadinda gezinir olmuslar, tmm zamaninda biz de asiydik abartiydik(kendim icin diyorum)ama hic bi zmn b.k unu cikarmadik yani, ne biliim ya, belkide cidden yaslandikda bize ondan batio yeni nesil,
Gerçekten yeni nesilde tuhaf birşeyler var nasıl söyleyeyim konuşma biçimleri bile farklı ben hala kendimden 2-3 yaş büyük biriyle muhabbet ederken yanlış birşey dermiyim endişesi taşırken benden 10 yaş küçük birisi sanki kırk yıllık arkadaşımmış gibi muhabbet etmeye kalkması beni oldukça rahatsız ediyor (bu arada yaş 26) über gençlik işte napıcaksın. 
Aynı yaşta olupta anlaşamadığım, benden daha küçük yada büyük olupta anlaşabildiğim çok kişi var. Ama bende yazılı olarak anlaşmakta zorlanıyorum gerçekten.
bu arada sanki 86'lıymışım gibi bir hava vermiş yazım. Yanlış anlaşılma olmasın 81'liyim.
bu arada sanki 86'lıymışım gibi bir hava vermiş yazım. Yanlış anlaşılma olmasın 81'liyim.
Göz alıcı tepenin yerinde artık binalar yükseliyor. Büyük, ulu; ama büyüleyici mi? Sislerin ardından ışığı daha net görürdüm, şimdi, kalabalığın içinde, koca bir boşluktayım.
Eskisi ka
Eskisi ka
-
SacoKhan
- Forum Yöneticisi
- Posts: 2585
- Joined: Thu Mar 10, 2005 10:00 am
- Location: Yalnızlığın hüküm sürdüğü yerden
Walla ben 86'lıyım ve mart ayındaki doğum günümden sonra bir yaşlılık havası çökmeye başladı. Belki olduğum ortamdandır, büyük ihtimal o yüzden olduğunu düşünüyorum, benim etrafım genellikle 88'den başladığı için bi kendini ifade zorluğu çektiğimi söyleyebilirim.
Ama tabi asi ruhum hala benle, yine anlaşılmaz tavırlar içine girip ortalığı kasıp kavurabiliyorum bazen. Gülerek ya da şaşırarak izleniyorum belki ama olsun...
Ama tabi asi ruhum hala benle, yine anlaşılmaz tavırlar içine girip ortalığı kasıp kavurabiliyorum bazen. Gülerek ya da şaşırarak izleniyorum belki ama olsun...
And i still wonder if you ever wonder the same!...
Benimde ortamım tam tersi Sacokhan kendim 86 lıyım ama ev arkadaşlarım 80 li kendi memleketimdeki çevremde büyük heralde onlarda beni yaşlandırıyor 
<div>I am the Alpha and the Omega, the first and the last, the beginning and the end, the A and the Z, the one who is, the one who was, and the one who is coming, the Almighty, the Ruler of All.</div><br>
çok güzel söylemişsin dfunk...aynen öyle valla...yeni neslin müthiş bir güven duygusu var...akıllarından geçeni çekinmeden pat pat söylüyorlar...acaba hayran mı olsak,napsak? :plotting:hala kendimden 2-3 yaş büyük biriyle muhabbet ederken yanlış birşey dermiyim endişesi taşırken benden 10 yaş küçük birisi sanki kırk yıllık arkadaşımmış gibi muhabbet etmeye kalkması beni oldukça rahatsız ediyor
çekiniyorum ama artık küçüklerle konuşurken de çekiniyorum...
ama yine de 80lerin ilk nesli bi başka canım... :evillaugh:
"hiçbirşey net değil bende...belki de bu yüzden hiçkimse net değil benim gözümde..."<br>
Güvenle ukalalıkta farklı şeyler ama. Ã?oğu gençte güvenden çok uklalalık, herşeyi ben bilirim havası var. Aslında ergenlikten dolayı olan bişey bu. Bizde geçtik o dönemden. O zaman bize normal geliyordu, o dönemi atlatınca garip geliyor şimdi.
Bir tek seni bana çok gördü dünya
İyiler bu savaşı kaybetmiş
Peki ben nası büyük adam olucam
Kötü olmak seni geri getirir mi acaba...
İyiler bu savaşı kaybetmiş
Peki ben nası büyük adam olucam
Kötü olmak seni geri getirir mi acaba...
Ben yeni nesili en çok yazlığımızda gözlemledim. 82'liyim. Küçükken yazlıkta abilerimize yarı tanrı gibi bakardık...
Basketi, futbolu hep onlardan öğrendik. Akşamın en güzel saatinde oynadıkları için biz öğlen güneşinde başlardık oynamaya, sonra güneş batmaya başlayınca onların oyununun bitmesini beklerdik. Oyunları bitince, etraf kapkaranlık olana kadar hevesimizi alabilmek için oynamaya devam ederdik.
Bir adam eksikleri olduğunda sahanın kenarında bekleyen bizlere "gel bakiim sen buraya" diyerek oyuna soktuklarında mutluluktan havalara uçardık...
şimdiki gençlik de ise pabuç gibi dil ve uslanmaz arlanmaz bir kibir var...
Abiydiler ama yani, başımız sıkışınca da onlara giderdik... İçki içmeyi, kafamıza ilk aşna fişneyi de onlar soktu ama aynı şekilde bizi onlardan da bu insanlar korumuştu. Arada bir ızdırap çektrip angarya işlerini de yaptırırlardı ama çok iyi geçinip giderdik. Halen de hem sayarız, hem severiz.
Aynı şekilde bizim alt kuşak 86 dan sonra inanılmaz bozulmaya başladı... Burada başkaları da 86 demiş. Gerçekten benim gözlemim de 86... Neden bilmiyorum ama o eşikten sonra gerçekten bir tuhaflaşıyorlar...
Yazlıkta şimdiki genç, 15-16 yaşındaki kuşağa bakıyorum ve inanamıyorum. Hiç bir şeye saygıları yok. Onların altından gelenler daha da beter... Biz saklambaç oynayıp kızların saçını çekerken bunlar dizi filmlerde ki aşk repliklerini söylüyor, bunalıma giriyor ve kavga ediyorlar...
Kuşaklar arasında ki bu yozlaşmayı ben Televizyon'a bağlıyorum. Bizim zamanımızda Cumartesi'den cumartesi'ye, Barış Manço ve 7 den 77'ye- Adam olacak Ã?ocuk, Susam Sokağı gibi bir şeyler öğreten programlar vardı... Televizyon daha saftı. Kan, ölüm dehşet vahşet racon gibi şeyler gösterilmezi... Bizimkiler, Perihan Abla gibi dizilerde komşular arası dayanışmayı öğreten şirin dizilerdi... Ya şimdi?
Ben kendi kuşağımı gerçekten çok seviyorum. İnternetin doğuşuna yetiştik, televizyon'un evrimini gördük, cep telefonları ile tanıştık. Bunların olduğu ve olmadığı zamanı ayırt edebiliyoruz... Tam geçiş dönemine yetiştiğimiz için, bizden önceki ve sonrakiler gibi ikisinden birine bağlı değiliz. Bize kattılklarını ve bizden götürdüklerinin ayrımına varabiliyoruz.
Ben kuşağın yozlaşmasını Televizyon'a bağlıyorum.
Basketi, futbolu hep onlardan öğrendik. Akşamın en güzel saatinde oynadıkları için biz öğlen güneşinde başlardık oynamaya, sonra güneş batmaya başlayınca onların oyununun bitmesini beklerdik. Oyunları bitince, etraf kapkaranlık olana kadar hevesimizi alabilmek için oynamaya devam ederdik.
Bir adam eksikleri olduğunda sahanın kenarında bekleyen bizlere "gel bakiim sen buraya" diyerek oyuna soktuklarında mutluluktan havalara uçardık...
şimdiki gençlik de ise pabuç gibi dil ve uslanmaz arlanmaz bir kibir var...
Abiydiler ama yani, başımız sıkışınca da onlara giderdik... İçki içmeyi, kafamıza ilk aşna fişneyi de onlar soktu ama aynı şekilde bizi onlardan da bu insanlar korumuştu. Arada bir ızdırap çektrip angarya işlerini de yaptırırlardı ama çok iyi geçinip giderdik. Halen de hem sayarız, hem severiz.
Aynı şekilde bizim alt kuşak 86 dan sonra inanılmaz bozulmaya başladı... Burada başkaları da 86 demiş. Gerçekten benim gözlemim de 86... Neden bilmiyorum ama o eşikten sonra gerçekten bir tuhaflaşıyorlar...
Yazlıkta şimdiki genç, 15-16 yaşındaki kuşağa bakıyorum ve inanamıyorum. Hiç bir şeye saygıları yok. Onların altından gelenler daha da beter... Biz saklambaç oynayıp kızların saçını çekerken bunlar dizi filmlerde ki aşk repliklerini söylüyor, bunalıma giriyor ve kavga ediyorlar...
Kuşaklar arasında ki bu yozlaşmayı ben Televizyon'a bağlıyorum. Bizim zamanımızda Cumartesi'den cumartesi'ye, Barış Manço ve 7 den 77'ye- Adam olacak Ã?ocuk, Susam Sokağı gibi bir şeyler öğreten programlar vardı... Televizyon daha saftı. Kan, ölüm dehşet vahşet racon gibi şeyler gösterilmezi... Bizimkiler, Perihan Abla gibi dizilerde komşular arası dayanışmayı öğreten şirin dizilerdi... Ya şimdi?
Ben kendi kuşağımı gerçekten çok seviyorum. İnternetin doğuşuna yetiştik, televizyon'un evrimini gördük, cep telefonları ile tanıştık. Bunların olduğu ve olmadığı zamanı ayırt edebiliyoruz... Tam geçiş dönemine yetiştiğimiz için, bizden önceki ve sonrakiler gibi ikisinden birine bağlı değiliz. Bize kattılklarını ve bizden götürdüklerinin ayrımına varabiliyoruz.
Ben kuşağın yozlaşmasını Televizyon'a bağlıyorum.
<div><strong>Çığlıkta henüz umut vardır, çığlık atmak güç ister. Tehlike, fısıltıdadır. Çünkü fısıltı bir tükenişin ifadesidir.</strong></div>
Hazır laf televizyondan açılmışken eminim 86 aşağısı televizyonla fazla haşırneşir değil eminim buna çünkü bizim bebe zamanımızda televizyon yoktu
acaba daha bebeklikten beri teleizyonla haşırneşir olmaktanmı kaynaklanan bir duurm var ortada (gençler bu genelleme yapılarak vardığım bir sonuç yani herkes aynı olmayabilir)

