fotoğraf ve fotoğrafçılık üzerine

Buyrun huzurumuza ey güzide müdavimler. Eşsiz ve sonsuz dehlizlerinde savrulurken, bırakalım ruhumuzu dinginliğinin tadını çıkarsın...
barabus
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 400
Joined: Tue Oct 18, 2005 10:00 am
Location: istanbul

fotoğraf ve fotoğrafçılık üzerine

Post by barabus »

valla bu giriş yazısını yazmanın bu kadar sıkıntı yapacağını tahmin etmiyordum

neyse mümkün olduğunca kısa bi giriş yapmayı planlıyorum , bu gün itibariyle FOTOğRAF VE FOTOğRAFÃ?ILIKLA İLGİLİ temel bilgileri ağır aksak ama mümkün olduğunca kolay anlaşılır bi biçimde , burdan aktarmaya devam edeceğim , şimdiden sabrınız ve göstereceğiniz merak için teşekkür ederim


bu arada bilgisayarımın belleğinde bulabilirsem fotoğrafın tarihini konu alan bi başlangıç yapacağım , başlar biraz sıkıcı olacaktır ama keyif ve merakla izleyeceğiniz bölümlere çok kısa süre sonra geleceğiz

bu arada bu başlık altında sizin çektiğiniz fotoğraflarıda eklemeniz isterim , beraber yorum yapmaktan son derece keyif duyarım , ancak şu da var ki bu konuda acele etmiyeceğinizi umarım ,

bunun dışında fotoğrafla ilgili bilgileri belli bir sıraya göre yazmayı planlıyorum , dolayısıyla özel bi bilgi merak eder yada bişeyleri atladığımı düşünürseniz bunu bana özel mesajla bildirmenizi rica ederim , şimdilik saygılar sevgiler :):)
Last edited by barabus on Wed Jun 07, 2006 3:53 am, edited 1 time in total.
barabus
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 400
Joined: Tue Oct 18, 2005 10:00 am
Location: istanbul

Post by barabus »

965-1038 Karanlık Kutuyu (Camera Obscura) ilk kullanan, ortaçağda güneştutulması sırasında güneş ışınlarını incelemek isteyen zamanının ünlü optik bilgini Basralı el-Hasan'dır.

Roger Bacon, 13.yüzyıl Arap yazmalarından öğrendiği "Karanlık Kutunun" ayrıntılı bir tanımını yapmış.

1460-1472 döneminde Leon Battista Alberti ve Leonardo da Vinci de Karanlık Kutu dan yararlanarak cisimlerin görüntülerini yansıtmayı başarmışlardır.

1553 Giovanni Battista Della Porta "Magiea Naturalis Libri IV" adlı eserinde Karanlık Kutuyu etraflıca anlatmıştır.(Bu yüzden Karanlık Kutunun ilk mucidi sayılır)

1568'de Danillo Barbaro, karanlık kutunun ışık gören deliğine bir mercek yerleştirmiş ve görüntü kalitesini belirgin bir biçimde artırmıştır.

Bir çok değişiklikler sonrasında; Gerekli yerlere yerleştirilen ayna ve mercek sistemiyle Karanlık Kutuya bir resim masası niteliği kazandırılmış ve saydam yüzeyinde meydana gelen görüntülerin çizilmesinde kullanılmıştır. Daha sonraları görüntülerin kağıt üzerine elle çizilmesi yerine bu tür zorlukları ortadan kaldıracak tespitler aranmaya başlanmıştır.

1727'de Johann Heinrich Schulze gümüş tuzlarının ışığa tutulunca değişikliğe uğramasının nedeninin ışık olduğunu açıkladı.

1777'lerde Scheele, mavi ve mor ışınların kırmızı ışınlardan daha etkin oldukların kanıtladı.

Bu geçen sürede ışığın etkisiyle, duyarlı maddeler üzerinde görüntüleri tespit etmek konusunda bir çok denemeler yapıldı.
1813'de Joseph Nicepore Niepce ışığa duyarlı bir levha üzerinde, kalıcı görüntüler elde etmeyi başardı.

1826'da Joseph Nicephore Niepce aynı işlemi Karanlık Kutuya da uyguladı. 1829'da kendisi gibi Karanlık Kutu da meydana gelen görüntüleri tespit etme yolları üzerinde çalışan Louis-Jacques-Mande Daguerre ile birleşerek bir ortaklık kurdu.

1837'de fizik bilgini Francois Arago tarafından Daguerre'in metodunun (Daguerrotype) esası, bir gümüş levhayı, iyot buharına tutarak, üzerinde bir gümüş iyödür tabakası elde etmek ve bu levhayı karanlık kutuda uzun süre ışığa tuttuktan sonra, civa buharıyla tutarak banyo yaptırmaktan ibaret olduğunu açıkladı. Daguerrotype metodunda kopyası elde edilen tek kopya göeüntü aynadaki görüntünün tersiydi.

1839 ve 1840'larda William Hanry Fox-Talbot gümüş tuzlarına batırılmış bir kağıt kullanarak elde edilen negatif görüntülerden, yine aynı usulle hazırlanmış kağıtlara istenilen sayıda pozitif fotograf basmayı başarmıştır.

1847 Albumin, 1851 Kollodyum ve 1873 Jelatin usulleri duyartabakayı bir cam levha üzerine dayandırdılar ve kağıt yerine de saydam ince bir film kullandılar.

1888'de John Curbult gerçek anlamda (selüloit levha üzerine ışığa duyarlı madde kaplanmış) ilk fotograf filmini hayata geçirdi. Bunu takip eden yıllarda George Eastman roll film kullanan yeni bir kamera tasarladı.

1895 Lumiere kardeşler saniyede 16 kare gösterim kapasitesine sahip sinema makinasını tanıttılar (alıntıdır)

daha sonraki yıllarda makineler o kadar hızlı gelişim göstermiştir ki , 35mm film kullanan makineler dahi günümüzde eskimekte olan bir teknoloji olmuştur

şu an kullanılan dijital fotoğraf makinelerinin prensibi daha karmaşık olmak la beraber yeri geldiğinde bunlardan da kısa kısa bahsedeceğim
mefistofeles
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 481
Joined: Thu May 12, 2005 10:00 am

Post by mefistofeles »

Barbarus Sevgili arkadaşım...
Sonunda bu bölümü hazırladın ilk mesajını attın hayırlı uğurlu olsun...
Benim fotoğrafçılık konusundaki sınırlı ve amatör bilgimi senin gibi biri tarafından tazeleneceğini bilmek bu bölümün moderatörü olarak beni çok mutlu ediyor.
Ayrıca Herkseten bölüm le ilgili soru ve yorumlarını bekliyoruz.Yakında ünlü fotoğrafçıların pozlarını eklemeye de bailayacağız ve sadece fotoğraf çekmeyi değil dünyadaki ünlü fotoğrafçıları da tanıyacaksınız.
İyi eğlenceler.......
butti
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 86
Joined: Wed Jan 18, 2006 10:00 am
Location: Ankara

Post by butti »

Bölüm için Barabus'a (Barbarus :D ) sonsuz minnettarım ve ilgiyle izleyeceğim.

Bu sanatla uğraşmayı istiyorum ama alt yapım gayet sınırlı hatta yok.

şimdi ilk sorum şudur ki; günlük hayatta kafamızı sağa sola çevirdiğimizde sıradışı bir görüntü yakalama ihtimalimiz pek yok. Yakalasak bile o anda bunu kaydedebilecek düzgün bir fotoğraf makinası bulunamıyor ve o sahne de zaten çabucak geçip gidiyor. şimdi zaten fotoğraf sanatının mantığı sanırım günün 24 saati elinde profesyonel bir makina ile ilginç sahnelerin yaşanma ihtimali olan mekanlarda dolaşıp bulduğunu görüntülemek değildir tahminimce. Daha çok günlük hayatımızdan sahneleri gündelik duruş açılarımızdan farklı bir açıyla yakalayıp onu görüntülemek olsa gerek. Bu doğrumudur? Doğruysa, sıradan bir sahnenin hangi bakış açısıyla aslında ne kadar hoş ve farklı görüneceğini nasıl idrak edebilir ve o bakış açısına sahip olmaya nasıl başlayabilirim? şimdiden teşekkür sevgili Barabus... sorular emin ol devam edecek.
Işığa uçan pervaneyim. Sonumu bilir, yine de ışığa giderim.
barabus
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 400
Joined: Tue Oct 18, 2005 10:00 am
Location: istanbul

Post by barabus »

butti wrote:Bölüm için Barabus'a (Barbarus :D ) sonsuz minnettarım ve ilgiyle izleyeceğim.

Bu sanatla uğraşmayı istiyorum ama alt yapım gayet sınırlı hatta yok.

şimdi ilk sorum şudur ki; günlük hayatta kafamızı sağa sola çevirdiğimizde sıradışı bir görüntü yakalama ihtimalimiz pek yok. Yakalasak bile o anda bunu kaydedebilecek düzgün bir fotoğraf makinası bulunamıyor ve o sahne de zaten çabucak geçip gidiyor. şimdi zaten fotoğraf sanatının mantığı sanırım günün 24 saati elinde profesyonel bir makina ile ilginç sahnelerin yaşanma ihtimali olan mekanlarda dolaşıp bulduğunu görüntülemek değildir tahminimce. Daha çok günlük hayatımızdan sahneleri gündelik duruş açılarımızdan farklı bir açıyla yakalayıp onu görüntülemek olsa gerek. Bu doğrumudur? Doğruysa, sıradan bir sahnenin hangi bakış açısıyla aslında ne kadar hoş ve farklı görüneceğini nasıl idrak edebilir ve o bakış açısına sahip olmaya nasıl başlayabilirim? şimdiden teşekkür sevgili Barabus... sorular emin ol devam edecek.
öncelikle çok teşekkürler , şimdi aslında fotoğraf çekmeyi öğrenme işi bi süreçtir ve bu noktada bende yaklaşık olarak 5 yıllık bi fotoğrafçı olduğum için şunu yaparsanız doğru fotoğraf çekmeye başlarsınız diyemem , ama yine de fotoğrafa yeni başlıyacak arkadaşlara bi kaç püf noktasından bahsedebilirim

bi kere fotoğraf çekebilmeniz için iyi bir fataoğraf makinesine ihtiyacınız var ; ben amatör ve yeni başlayan arkadaşlara slr bir makine almalarını tavsiye ediyorum ( detaya girmeden slr = makina içindeki kayıt ortamına düşen görüntüyü gözünüzle görmenizi sağlayan odak uzaklığı sabit yada değişken fotoğraf makinesi bu konuyla ilgili ayrıntılı bilgiler yeri geldikçe anlatıcam )

makine tercihinizi alırken bu yönde kullanırsanız , gelecekte yapmak istediğiniz bazı teknik çekimleri yapmak çok daha kolay olur

diğer taraftan son yıllarda çıkan dijital compact modeller de son derece yetenekli ve başarılıdır , tercih edilmesinde sakınca yok bence ama sen ne tercih edersin derseniz ben slr makineleri tercih ederim


diğer taraftan fotoğraf çekimiyle ilgili olarak haklı olduğun bi nokta var ki , anlık çekilmesi gereken fotoğrafların çekimi zor ve iyi bir gözlem yeteneği gerektirir , ancak şu da var ki bu işi profesyonel anlamda yapmayacağınız için anı kaçırmanız size çok fazla bişey kaybettirmez

örneğin beni ele alırsak , son bi seneye kadar fotoğraf makinemi boynuma asar ve sokakta fotoğraf çekmeye çalışırdım , son bi senedir bu işin böyle yapılırsa yeterince duyarlı sonuçlar vermeyeceğini anladım , şimdi artık (eğer amatör çekimler yapacaksam)
fotoğraf çekimi yapacaksam önce bi konu belirliyorum , sonra en az bi hafta belki daha da
uzun etüt çalışması yapıyorum , çekiceğim yeri ve konuyu gezip nerelerde ne açılardan çekim yapacağıma karar veriyorum, daha sonra eve gelip fotoğrafları kurguluyorum , ışığın nasıl olacağına ve yapay ışık kullanıp kullanmamam gerektiğine karar veriyorum , bu arada fotoğrafını çekeceğim konular eğer insansa , onlarla konuşup fotoğraflarını çekmek için izin istiyorum , ki bu bence en önemlisidir , eğer o gün fotoğraf çekmeye gittiğinizde adam yada konu fotoğraf çekilmesine engel çıkartırsa , yaptığınız tüm hazırlık boşa gider ;
bus ürecin sonunda , eğer kendimi de fotoğraf çekmeye hazır hissediyorsam çekim yapıyorum

şu an itibariyle yazdıklarımın çok karmaşık mış geldiğini düşünebilirsiniz ama ,bu süreçler belli bir birikimin sonunda oluşan şeyler , yani siz bu noktaya gelene kadar , önce bi makine edinin daha sonra o makineyi kullanmayı öğrenin ve bunu fotoğraf çekerek yapın ondan sonra çekim yapma işi çok daha kolay görünecektir gözünüze

butti çok güzel bi noktaya değinmiş "günlük hayatta gelişen sahneleri dikkat çekici kılmak " zaten bu konu fotoğraf sanatçısı olan kişinin derdidir, bunu yapmak için çeşitli kompozisyon ve ışık bilgilerine sahip olmak gerekir bu konulara bi paragraf yada bi kaç sayfada anlatmam pek mümkün değil , bunun la ilgili çok önemli fotoğrafçıların yüzlerce sayfalık kitapları vardır ,
yani ben yinede kısa kısa değinmeye çalışacam ama herşeyden önemlisi amatör fotoğrafçılık egonuzu tatmin etmenizi sağlayan , sonuçlardan memnun olmasanız bile çekim esnasında büyük keyif alabileceğiniz bi hobidir,

herşeyin ötesinde fotağrafçı olmak karşı cinsi etkilemenizi sağlayan önemli bir sıfattır :):):):) şaka bi tarafa , ben meraklı olan herkese eline bi makine alıp sokağa fotoğraf çekmek için çıkmasını öneririm , günün sonunda memnun kalacağınızın garantisini hiç tereddütsüz verebilirim

daha uzun yazmıştım ama bi kısmı daha teknik konulardı onları sildim , ama sorulara cevap vermek son derece keyifli oluyor , yeni soruları ilgilenen tüm arkadaşlardan beklerim :)
butti
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 86
Joined: Wed Jan 18, 2006 10:00 am
Location: Ankara

Post by butti »

şimdi ben konu cahili olarak gidip Teknosa'ya slr makina istiyorum desem bana bunlar slr bunlar değil diye ayrı ayrı gösterirlermi yoksa evde bir adet üstünde 4mp yazan pandora marka dandik bir makina var ve çektiğin resmi sana arkasındaki ekranda gösteriyor olması slr olduğu anlamına zaten geliyor ve yenisine gerek yok mu? Bilemedim. Anladığım kadarıyla optik zoom yapamıyor en azından önünde ileri geri giden bir mercek sistemi yok ama tuşlarla görüntüyü çekmeden önce yakınlaştırıp uzaklaştırabiliyorum. Sanırım buna da dijital zoom deniyor. Bu makina yeterli işi görür mü acaba yoksa gidip taksitle filan şu 1200 ytl filan civarı olan Canon gibi ürünlerden almalımıyım? Alsam tabi ki iyi olur onu biliyorum da :D , almadan da bununla idare edebilirmiyim diye kıvırtıyorum. Gerçi 20 tane fotoğraf çekince pili bitiyor o da ayrı konu ama... saygılar.
Işığa uçan pervaneyim. Sonumu bilir, yine de ışığa giderim.
mefistofeles
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 481
Joined: Thu May 12, 2005 10:00 am

Post by mefistofeles »

butti wrote:şimdi ben konu cahili olarak gidip Teknosa'ya slr makina istiyorum desem bana bunlar slr bunlar değil diye ayrı ayrı gösterirlermi yoksa evde bir adet üstünde 4mp yazan pandora marka dandik bir makina var ve çektiğin resmi sana arkasındaki ekranda gösteriyor olması slr olduğu anlamına zaten geliyor ve yenisine gerek yok mu? Bilemedim. Anladığım kadarıyla optik zoom yapamıyor en azından önünde ileri geri giden bir mercek sistemi yok ama tuşlarla görüntüyü çekmeden önce yakınlaştırıp uzaklaştırabiliyorum. Sanırım buna da dijital zoom deniyor. Bu makina yeterli işi görür mü acaba yoksa gidip taksitle filan şu 1200 ytl filan civarı olan Canon gibi ürünlerden almalımıyım? Alsam tabi ki iyi olur onu biliyorum da :D , almadan da bununla idare edebilirmiyim diye kıvırtıyorum. Gerçi 20 tane fotoğraf çekince pili bitiyor o da ayrı konu ama... saygılar.
Usta sakın barbarus daha iyi bilir ama olay zoom değil sadece alacağın fotoğraf makinesinde diyafram , pozometre, enstantane ayarları olmak zorunda diye biliyorum birde yeni çekmeye başlaycaksan bir tripod pahalı gelirse en azından monopod alman gerekir.Barbarus sana o konuda yardım edecektir. Benim görüşüm iyi bir makine alman gerekir ki mesela çekilen fotoğrafa ve netliğe göre aslında zoom için iyi bir objektif alman gerekir ama zaten profesyonel bir slr makine alırsan bunlar olacaktır ve istediğin parça değişecektir...
barabus
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 400
Joined: Tue Oct 18, 2005 10:00 am
Location: istanbul

Post by barabus »

butti wrote:şimdi ben konu cahili olarak gidip Teknosa'ya slr makina istiyorum desem bana bunlar slr bunlar değil diye ayrı ayrı gösterirlermi yoksa evde bir adet üstünde 4mp yazan pandora marka dandik bir makina var ve çektiğin resmi sana arkasındaki ekranda gösteriyor olması slr olduğu anlamına zaten geliyor ve yenisine gerek yok mu? Bilemedim. Anladığım kadarıyla optik zoom yapamıyor en azından önünde ileri geri giden bir mercek sistemi yok ama tuşlarla görüntüyü çekmeden önce yakınlaştırıp uzaklaştırabiliyorum. Sanırım buna da dijital zoom deniyor. Bu makina yeterli işi görür mü acaba yoksa gidip taksitle filan şu 1200 ytl filan civarı olan Canon gibi ürünlerden almalımıyım? Alsam tabi ki iyi olur onu biliyorum da :D , almadan da bununla idare edebilirmiyim diye kıvırtıyorum. Gerçi 20 tane fotoğraf çekince pili bitiyor o da ayrı konu ama... saygılar.
şimdi slr mekine konusu biraz enteresan bi konu , şöyleki

bi makinenin dijital olması ile slr olmasının hiç bi alakası yok , yani slr olmasına rağmen dijital olmayan makine çeşidi dslr olanlar kadar vardır , yada diğer bi değişle teknosa yada isteyeceğiniz herhengi bir mağaza da alacağınız dijital mekine slr olmayacağı gibi , başka bir mağaza yada fotoğrafçıda isteyeceğiniz herhangi bir slr makine de dijital olmayabilir ,

slr olan makinelerin en önemli özellikleri , objektiflerinin ihtiyaca göre değişebilir olmasıdır , yani örneğin uzak mesafeleri yaklaştırmak için 300mm odak uzaklığına sahip bi objektif kullanabilirsin (mesafeyi 1/6 ya indirir) , yada bir çiçeği fotoğraf kadrajında çok yakın çekmek için bi macro objektif kullanabilirsin ( normal objektifler 15-20cm mesafeden netlik sağlarken makro objektifler 0.2 cm den netlik yapabilir)

ancak şu da varki son yıllarda dijital ve compact olmasına rağmen Deniz in de bahsettiği diyafram enstantane ayarları manuel olarak yapılabilen ve optik zoom özelliğine sahip makineler geliştirilmiş ve son derece başarılı olarak kulanılmaya başlanmıştır , ne varki bunlarında yetenekleri sınırlıdır

bi makinenin dijital zoom yapıyor olması çekilen görüntünün görüntü kalitesini düşürdüğü için kullanılmasını çok tavsiye etmem

son olarak benim tavsiyem , başlangıç için dslr olan makinelerin hemen hemen 1*3 ü fiyatına satılan bi analog slr ( yani bildiğimiz negatif yada pozitif 35mm film kullanan ) bi makine almandır , (yaklaşik fiyatları 290 - 320 euro arasında dır) ancak illaki bi dijital istiyorsan dijital slr olan makineler 900 eurodan başlar (bununla beraber bu az önce bahsettiğim compact makineleri de çeşitli fiyatlarda bulmak mümkündür

bu arada bende fotoğraf çekmeye analog slr bi makineyle başladım emin ol ki , fotoğrafçılığın keyfini çıkarmak için slr bi makine büyük fark yaratıyor ,

şimdiye kadar yazdıklarım fotoğraf makineleriyle ilgili olanlardı , ancak önemli bir başka konu varki iyi fotoğraf makinesi olan herkes iyi fotoğraf çekecektir diye bişey yok , dolayısıyla ben sana da bu hobi ile ilgili olan herkese tavsiye ettiğim gibi bi fotoğraf kursuna gitmeni ve ordaki hocalarla beraber bi makine seçmeni öneririm , fotoğrafı fotoğrafçı çeker , iyi fotoğrafçıda elinde nasıl bi makine olursa olsun doğru fotoğraf çekmeyi bilir
barabus
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 400
Joined: Tue Oct 18, 2005 10:00 am
Location: istanbul

Post by barabus »

Image

arkadaşlar eklemeyi başarabildimmi bilmiyorum ama bu yukarda göstermeyi umduğum fotoğraf tarihin ilk fotoğrafı , Joseph Nicephore Niepce'in penceresinden görünüm, 1827
barabus
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 400
Joined: Tue Oct 18, 2005 10:00 am
Location: istanbul

Post by barabus »

sınavlarımın yoğunluğu nedeniyle bi süredir bişeyler yazamıyorum , ama bi sonraki konumuz fotoğraf makinelerü ve türleri olacak bu konuyla ilgili olacak , bu konuyla ilgili özellikle bi marakınız olursa yazabilirsiniz ,

saygılar
Hükümlü
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 1548
Joined: Mon Jun 09, 2003 5:31 am
Location: Ankara

Post by Hükümlü »

VAy ne çok yazı yazılmış yahu. Boş zamanımda okumak lazım aslında bunları. Benim merak ettiğim şey aslında Barabus'un fotoğrafları. 5 Yıldır çekiyormuşsun sanırım. Senin de bahsettiğin süreci anlayabilmek için aslında 5 yılın özeti fotolarını ve gelişimi görürsek çok yararlı olur. Hem fotoğraflarda kullandığın teknikleri de söylersen de bizlere çok faydan dokunur. =)
--------------------------------------------------
Mutluluğun ve üzüntünün ötesinde...
barabus
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 400
Joined: Tue Oct 18, 2005 10:00 am
Location: istanbul

Post by barabus »

Hükümlü wrote:VAy ne çok yazı yazılmış yahu. Boş zamanımda okumak lazım aslında bunları. Benim merak ettiğim şey aslında Barabus'un fotoğrafları. 5 Yıldır çekiyormuşsun sanırım. Senin de bahsettiğin süreci anlayabilmek için aslında 5 yılın özeti fotolarını ve gelişimi görürsek çok yararlı olur. Hem fotoğraflarda kullandığın teknikleri de söylersen de bizlere çok faydan dokunur. =)
aslında bende çok isterim fotoğraf eklemeyi ama maalesef benim fotoğraflarımın çoğu analog çekim yani , ya dia yada kart baskısı fotoğraf çekim teknikleriyle ilgili ince ip uçlarını az sonra ekliyecem , bunlar bi alıntı ve konu konu benim yorumlamalarımdan oluşacak :)

saygılar ,

umarım bi ara örüşürsek fotoğraflarımı görme şansın olur :)
Hükümlü
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 1548
Joined: Mon Jun 09, 2003 5:31 am
Location: Ankara

Post by Hükümlü »

Aslında iki scan etsen olmaz mı =) valla çok kıyak olur be hocam. =)
Ya bende bir tane Lubitel 2 var ama kullanamıyorum acaba sen bir şeyler biliyor musun? Neydi ya onların özel bir ismi var bak unuttum şimdi. Hay allah
--------------------------------------------------
Mutluluğun ve üzüntünün ötesinde...
barabus
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 400
Joined: Tue Oct 18, 2005 10:00 am
Location: istanbul

Post by barabus »

FOTOğRAFINI Ã?EKTİğİNİZ KİşİNİN GÖZÃ?NÃ?N İÃ?İNE BAKIN


Gerçek yaşamda olduğu gibi, fotoğraf çekerken kişinin gözünün içine bakmak arada bir bağ oluşturur. Birinin fotoğrafını çekerken makineyi kişinin göz seviyesinde tutun. Ã?ocuklar söz konusuysa, bu onların boyuna inmeniz gerekiyor demektir. Ã?ektiğiniz kişinin her zaman makineye bakması gerekmez. Tek başına göz seviyesi açısı sizi resmin içine çeken kişisel ve davetkar bir duygu yaratır.



SADE BİR ARKA PLAN KULLANIN


Sade bir arka plan fotoğrafını çektiğiniz objenin daha iyi görüntülenmesini sağlar. Makinenizin vizöründen bakarken çektiğiniz objenin çevresini inceleyin. En sevdiğiniz yeğeninizin kafasından çıkan antenler, kulaklarından sarkan arabalar olmaması için özen gösterin.


DIş MEKANDA FLAş KULLANIN



Parlak gün ışığı yüzde istenmeyen derin gölgeler oluşturabilir. Yüzü aydınlatmak için flaş kullanarak gölgeleri yok edin. Güneşli havalarda insan resmi çekerken flaşınızı açmayı unutmayın. Dolgu flaşı (fill-flash) modunu ya da tam flaş (full-flash) modunu seçebilirsiniz. Fotoğrafını çektiğiniz kişi en fazla 1,5 metre uzaklıktaysa dolgu flaşı, daha uzaktaysa tam flaş modu gerekebilir. Dijital bir fotoğraf makinesiyle sonuçları incelemek için fotoğraf görüntüleme panelini (LCD ekran) kullanın.

Bulutlu günlerde varsa sürekli flaş modunu seçin. Flaş insanların yüzünü aydınlatır ve yüz hatlarının öne çıkmasını sağlar. Bulutlu günlerin hafif ışığı bazen hoş sonuçlar verebildiğinden, flaşsız olarak da fotoğraf çekmeyi deneyin.


DAHA YAKINA GİDİN



Fotoğrafını çektiğiniz nesne arabadan daha küçük bir objeyse, deklanşöre basmadan bir, iki adım yaklaşıp zoom kullanın. Amacınız fotoğraf karesini fotoğrafını çektiğiniz objeyle doldurmak olmalı. Yakın çekimle, kalkmış bir kaş ya da serpiştirilmiş çiller gibi anlam katacak ifadeler yakalayabilirsiniz.

Ancak fazla yakına giderseniz fotoğrafınız bulanıklaşır. Ã?oğu fotoğraf makinesinin en yakın odak mesafesi yaklaşık 90 cm ya da makinenizden bir adım uzaklıktadır. Fotoğraf makinenizin en yakın odak mesafesinden (emin olmak için makinenizin kullanım kılavuzuna bakın) daha yakına giderseniz fotoğraf bulanık çıkar.


FOTOğRAFINI Ã?EKTİğİNİZ OBJEYİ TAM ORTALAMAYIN



Sahnenin tam ortası, gösteri yapan kişi için bulunmaz bir yerdir. Ancak, fotoğraf karenizin tam ortası için aynı şeyi söylemek doğru değil. Ã?ektiğiniz nesneyi fotoğraf karesinin tam ortasından hafif yana kaydırarak, fotoğrafınıza hayat verin. Vizörünüzde karelerden oluşan bir oyun tahtası olduğunu varsayın. şimdi fotoğrafını çektiğiniz nesneyi tahtadaki karelerden birine yerleştirin.

Otomatik odaklı bir fotoğraf makineniz varsa, bu tür makinelerin çoğu vizörün ortasında bulunan nesneye odaklanacağından, odağı kilitlemeniz gerekir.


ODAğI KİLİTLEYİN


Ã?ektiğiniz obje, fotoğrafın tam ortasında değilse net bir fotoğraf elde edebilmek için odağı kilitlemeniz gerekir. Otomatik odaklı fotoğraf makinelerinin çoğu fotoğrafın merkezinde ne varsa ona odaklanır. Ancak fotoğraf kalitesini artırmak için çoğu zaman çektiğiniz nesneyi tam ortadan hafif yana kaydırmanız gerekir. Bulanık bir fotoğraf çekmek istemiyorsanız, önce çektiğiniz nesne tam ortadayken odağı kilitlemeli, ardından da nesne ortadan yana kayacak şekilde kompozisyonu değiştirmelisiniz.

Odağı genellikle üç adımda kilitleyebilirsiniz. Ã?nce, nesneyi tam ortaya yerleştirin ve deklanşörü yarım basılı halde tutun. İkinci olarak, deklanşör hala yarım basılı halde makinenizi oynatarak nesneyi ortadan yana kaydırın. Üçüncü ve son olarak, fotoğrafı çekmek için deklanşöre tam olarak basın.


FLAşINIZIN ETKİ MESAFESİNİ Ãƒ?ğRENİN




Flaş kullanılırken yapılan en yaygın hata flaşın etki mesafesi dışındaki nesneleri çekmektir. Bu neden yanlış? Flaş etki mesafesinin uzağından çekilen fotoğraflar karanlık olacağı için bu yanlıştır. Birçok fotoğraf makinesinde maksimum flaş etki mesafesi 4,5 metreden (yaklaşık 5 adım) daha kısadır.

Sizin makinenizin flaş etki mesafesi nedir? Makinenizin kullanım kılavuzuna bakın. Bulamadınız mı? O zaman işi şansa bırakmayın. Ã?ekeceğiniz nesneden 3 metreden daha fazla uzaklaşmayın.


IşIğA DİKKAT EDİN




Fotoğrafını çektiğiniz nesneden sonra fotoğrafın en önemli öğesi ışıktır. Işık çektiğiniz fotoğraftaki her şeyin görünümünü etkiler. Anneannenizi çekerken, yandan vuran parlak gün ışığı kırışıklıkları belirginleştirir. Oysa bulutlu bir günün loş ışığı aynı kırışıklıkları gizler.

Ã?ektiğiniz nesne üzerine fazla ışık düşmesini istemiyor musunuz? O halde ya kendiniz yer değiştirin ya da çektiğiniz nesnenin yerini değiştirin. Manzara fotoğrafı çekerken, ışığın kavuniçine çaldığı ve tüm arazi boyunca uzanıp gittiği sabahın erken ya da akşamın geç saatlerini deneyin.


BİRKAÃ? DİKEY RESİM Ã?EKİN




Fotoğraf makineniz dikey duramıyor mu? Dikey fotoğraf çekmek için yana doğru hiç yatırmadıysanız elbette duramaz. Dikey bir fotoğrafta her tür nesne daha iyi görünür. Sarp kayalar üzerindeki bir fenerden Eiffel Kulesine, bebek havuzunda zıplayıp duran 4 yaşındaki yeğeninize kadar her şey. O halde bundan sonraki denemenizde fotoğraf makinenizi yana yatırıp dikey bir iki resim çekmeye özen gösterin.


YÃ?NETMEN GİBİ DÃ?şÃƒ?NÃ?N



Fotoğraf çekerken denetim sizde olsun; fotoğrafların kalitesinin ne kadar arttığını siz de görün. Yalnızca bir fotoğrafçı gibi değil bir film yönetmeni gibi hareket edin. Film yönetmeni her şeyi kontrolünde tutan kişidir. Yer seçimini yönetmen yapar: “Herkes arka bahçeye çıksın.” Aksesuarları yönetmen seçer: “Kızlar, pembe gözlüklerinizi takın.” İnsanları yönetmen organize eder: “şimdi biraz daha yaklaş ve kameraya doğru eğil.”

-ALINTIDIR-
barabus
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 400
Joined: Tue Oct 18, 2005 10:00 am
Location: istanbul

Post by barabus »

bu mesaj bi internet sitesinden alınmadır bunları ben belli aralıklarla yorumlayıp örneklerle açıklayacam :)
Post Reply