Etap 1: Dikilitaş'tan Taksime gitmek...
Yürüyerek barbaros caddesine çıkıp taksim otobüsü beklemeye başladık. Fakat arka arkaya geçen 3 eminönüü özel halk otobüsü moralimizi bozmaya başladı. 4. gelen de eminönüydü fakat normal otobüstü bindik b.taşa doğru yollandık. Bu esnada Kirshamor zincirli kuyuya gidip ordan metro yapsaydık daha çabuk olurdu dedi fakat artık çok geçti. 12yi 10 geçe b.taştaydık... 'Summon Taksim Otobüsü' yaptık, ilk gelen otobüs taksim otobüsüydü...
Etap 2: Güruh'la tanışma...
Otobüsten geçerken dahi meydanda anıtın ordaki fantasik insanlar topluluğu gözümüzden kaçmamıştı. Usulca yanaştık ve ilk muhabbeti kurduk:
ben 'Pardon bilader anıtın gölgesi bu mu?'
norticus 'evet
ben 'selam ben fingolfin'
......
Etap 3: Geri kalanları bekleme...
12:20 gibi Anıtın altında olmuştuk. Her ne kadar 12-12:30 arası olsa da 1e çeyrek kalaya kadar falan bekledik anıtın arkasında. Bu arada Norticus'un ordan eçen 'şipşakçı amcaya' FRP world mu diye sorması gözümüzden kaçmadı... Gruba eklenenlerle Simit Sarayına doğru yollandık.
Etap 4: Simit sarayı
Belirtmeden geçemicem ki 'Simit Sarayı'nın' garsonları çok suratsızdı -tabi bunda bizim 15 kişi olup bir katın yarısını işgal etmemiz ve yediklerimizi yedikten sonra da oturup bir süre muhabbet etmemizin ne gibi bir etkisi var bilemiyorum. Simit sarayına girdiğimizde Pyros bana simit ısmarlıyacaktı... Fakat gözlerindeki kederi gördüğümden ocağına incir ağacı dikmekten vazgeçtim :Pp.
Etap 5: Taksim - Tophane Yürüyüşü
Güzel havanın da etkisiyle, deniz (ankaradakiler için açıklama - büyük tuzlu su kütlesi, ayrıntılı bilgi için bakınız tdk.gov.tr) kenarında bir yere gitmeye kara verdik. En uygun yer tophane gibi gözüktü ve oraya doğru yollandık. Yokuş aşağı yaptığımız bu yolculuk geyik yaparak oldukça keyifli geçti. Tabi bu yolculuk bize gösterdi ki; vampir lord olmak karşıdan karşıya geçmeye yardımcı olmuyor...
Etap 6: Tophane
Girdiğimiz mekan gayet güzeldi ama burda da garsonlara sinir oldum. Elemanlar atletle dolaşıyordu ve ikide bir de 'boş bardağı uzatır mısın' gibi salak cümleler kuruyordu; kardeşim müşteri benim gel kendin al - çaı da mı biz demlicez yahu... Ayrıca çalan müzikten son derece iğrençti, çayı da açık getirdiler.. Diyeceksiniz mekanı niye sevdin peki? (dersiniz tabi) Sevdim çünkü içinde biz vardık - yaaaa!
Etap 6: Balık-Ekmek
Tayfa'nın çoğu dağıldıktan sonra. Giden gitti kalan sağlar bizimdir diyerek balıkekmek yemeye karar verrdik. Balık ekmek enfesti; fakat nedense sadece benim balıktan çıkan kolum kadar kılçıklar kafamda soru işaretleri oluşturdu...
Etap 7: Dağılış
Böyle bitti eğleceli bir gün. Bu günden güzel hatıralar ve ayaklarımdaki sızılar kaldı bana...
