Evrim teorisi

Başka hiçbir yere uymadı dediğiniz mesajlar için.
Daeya
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 2183
Joined: Tue Apr 13, 2004 10:00 am
Location: Karşıyaka
Contact:

Post by Daeya »

şimdi Wizard'ın 5. sorusuna değinmek istiyorum.

Doağl Seçilim, kalıtsal yapısı farklı olan birçok bireyden oluşur. Ayrıca meydana gelen mutasyonlarla, populasyonlardaki gen havuzuna yeni özellikler verilebilecek genler aktarılır. Bunun yanısıra mayoz sırasında oluşan krossing-overler ve rekombinasyonlar, yeni özellikler taşıyan bireylerin ortaya çıkmasını sağlar. İşte bu bireylerin taşıdıkları yeni özellikler ( yani genler ) nedeniyle , çevre koşullarına daha iyi uyum yapabilme yeteneği kazanmaları, onların, doğal seçilimden kurtulma organlarını verir. Yalnız çevre koşulları her yerde ve her zaman ( özellikle jeolojik devirleri düşünürsek ) aynı değildir. Bunun anlamı ise şudur: belirli özellikleri taşıyan bireyler, bilirli çevre koşullarına sahip herhangi bir ortamda, en başarılı tipleri oluşturmalarına karşın, birinci ortamdakilerin farklı çevre koşulları gösteren başka bir ortamda, ya da zamanla çevre koşullarının değiştiği bulundukları ortamda , uyum yeteneklerini ya tamamen ya da kısmen yitirirler. Bu ise onların yaşamsal işlevlerinde güçlüklere ( döllenmelerinde, embriyonik gelişmelerinde, erginliğe kadar ulaşmalarında, üremelerindei besin bulmalarında, korunmalarında...v.s...)neden olur. Böylece erginliğe ulaşanlarının, ulaşsalar dahi fazla miktarda yavru verenlerinin, verseler dahi bu yavruların hayatta kalanlarının sayısında büyük bir azalma görülür. Bu çevre koşulları belirli bir süre ( genellikle uzun bir süre) etkilerin sürdürürse, belirli özelliklere (gen yapısına) sahip bireyler devamlı ayıklanacak ve taşıdıkları genlerin gen havuzundan eksilmesiyle, gen frekanslarında değişmeler ortaya çıkacaktır. Bu seçilim, çoğunluk döller boyunca sürer. Bir zaman sonra da bu gen bileşimindeki bireyler topluluğu tamamen ortadan kalkmış olur ( jeolojik devirlerdeki birçok canlının çevre koşulları nedeniyle soyunun tükendiğini anımsamak lazım :)) Buna karşın, başlangıçtaki populasyonlarda bu çevre koşullarına uyum yapabilecek özelliklere ( gen bileşimlerine ) sahip bireyler korunduğu için ve dolayısıyla taşıdıkları genlerin frekansı gen havuzunda sürekli artar. Böylece, bir zaman sonra, yeni mutasyonların ve rekombinasyonların meydana gelip, uygun olanlarının ayıklanmasıyla da, başlangıçtaki populasyona benzemeyen, tamamen ya da kısmen değişmiş populasyonlar ortaya çıkar.

DOğAL SEÃ?İLİM KURAMININ ANA HATLARI
Bu kuram ana hatlarıyla iki gerçeği, üç varsayımı ortaya çıkartmıştır.

1) Tüm canlılar, ortamdaki sayılarını koruyacak matematiksel oranların üzerinde çoğalma eğilimindedir. Elemine edilen bireylerle bu fazlalık azaltılır ve populasyonların dengede kalması sağlanır. Doğal koşullar sabit kaldıkça bu denge korunur.

2) Bir türe ait populasyondaki bireylerin kalıtsal özelliği birbirinden farklıdır. Yani canlı populasyonlarının hepsi varyasyon gösterir. Darwin ve Wallace, bunun nedenini tam anlayamadılar ve varyasyonların canlıların iç özelliği olduğunu varsaydılar. Bugün bu varyasyonların mutasyonlarla olduğu bilinmektedir.

Varsayımlar;

1) Ayakta kalan bireylerin sayısı, başlangıçta meydana gelenlerden çok daha az olduğuna göre, ayakta kalabilmek için canlılar arasında karşılıklı besin, yer vs. için , savaşım, ayrıca sıcaklık , soğukluk , nem vs. gibi doğal koşullara karşı bir mücadele vardır. Bu savaşım ve mücadele bir ölüm kalım kavgasıdır. Gerek besin ve yer gereksinmesi aynı olan canlı türleri arasında ve gerekse normalden daha fazla sayıda bireyle temsil edilen populasyonlardaki aynı türe bağlı bireyler arasında, yani doymuş populasyonlarda bir yaşam kavgası vardır. Bu görüş ilk defa Malthus tarafından ortaya atılmıştır. "YAşAMAK İÃ?İN SAVAş "

2) İyi uyum yapacak özellikleri (=varyasyonları) taşıyan bireyler, yaşam kavgasında, bu özellikleri taşımayan bireylere karşı daha etkili bir savaşım gücü göstereceğinden , ayakta kalır, gösteremeyenler ise yok olur. Böylece bulunduğu bireye o koşullara en iyi uyum yapabilecek yeteneği veren özellikler, gelecek döllere kalıtılmış olur. Bu varsayımın anahtar cümleciği "BİYOLOJİK OLARAK EN İYİ UYUM YAPAN AYAKTA KALIR "

3) Bir bölgedeki koşullar diğerlerinden farklı olduğundan, özelliklerin seçimi de her bölgede, koşullara göre farklı olur. Ã?evrede meydana gelecek yeni değişiklikler, tekrar yeni uyumların meydana gelmesini sağlar. Birçok döl boyunca meydana gelecek bu tip uyumlar, daha doğrusu doğal seçilim, bir zaman sonra, atasından tamamen değişik yeni bireyler topluluğunun ortaya çıkmasını sağlar "UYUMSAL AÃ?ILIM " Farklılaşmanın derecesi , eskiyle yeni populasyondaki bireyler bir araya getirildiğinde çiftleşemeyecek, çiftleşse dahi verimli döller meydana getiremeyecek düzeye ulaşmışsa, artık bu iki populasyon iki farklı tür olarak değerlendirilir. Bir ata populasyondakibir kısım bireyler, taşıdıkları varyasyon yetenekleriyle herhangi yeni bir ortama uyum yaparken, diğerleri de taşıdıkları farklı varyasyonlar nedeniyle daha değişik bir ortama uyum yapabilir. Böylece uyumsal açılım ortaya çıkar. Bununla beraber bitkiler ve hayvanlar, yaşam kavgasında , bulunduğu koşullarda, yararı ya da zararı olmayan diğer birçok varyasyonu da meydana getirebilir ve onları daha sonraki döllere aktarabilir.(Nötral Mutasyonlar)

şimdi 8. soruya değinmek istiyorum. Yaratılış kuramlarına göre, Evrim kuramı kutsal kitaplara ve dinlere aykırıdır; kutsal kitaplar, insanların ve hayvanların birdenbire yaratıldığını söylemektedirler. Evrim, termodinamiğin ikinci kanununa aykırıdır. Kaosdan düzen oluşamaz ve entropi sürekli artar, enerji boşluğa yayılır. Bu nedenle evrim yanlıştır, çünkü evrimin gerçekleşmesi için, entropinin zıt yönünde hareket eden bir güç gereklidir. Ã?yleyse evrim gerçekleşemez, entropinin ters yönündeki bu etkiyi ancak bir "yaratıcı" gerçekleştirebilir. Atmosferdeki düşük helyum miktarı, dünyanın genç olduğunu gösterir. Eğer dünya 4.5 milyar yaşında olsaydı, daha fazla helyum olması gerekirdi; çünkü helyum, uranyumun bozunmasından ortaya çıkar. Uzaydan dünyaya düşen meteorit kökenli toz, yılda 14 milyon tondur. Eğer dünya ve ay 4.5 milyar yaşında olsalardı, üzerlerinde 30-50 m yüksekliğinde toz olması gerekirdi. Dünya 10 bin yıldan daha yaşlı olamaz, bunu manyetik alanı doğrulamaktadır. Ã?ünkü manyetik alanı her 1400 yılda bir yarılanarak azalır. Halbuki Evrim Kuramı dünyanın 4.5 milyar yaşında olduğunu söylemektedir. Bu yüzden arada fark var birisi kabul ederken birisi de bunun olmadığını savunuyor.

11. soruya gelince valla inkar etmek yada kabul etmek sadece bilgi kazandırır yada kaybettirir. Bu benim düşüncemdir.

Umarım biraz yardımcı olmuşumdur :)
Do you know the terror of he falls asleep? To the very tors he is terrified. Because the ground gives way under him, And the dream begins...
Anchorite
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 435
Joined: Mon Dec 22, 2003 10:00 am
Location: İzmir
Contact:

Post by Anchorite »

Yav, ben matematik okudum. Bir şeyin ihtimali çok düşük diyelim, ama acayip küçük.. Diyelim 1/10 üzeri 100 falan mesala.

Bir olasılık ne kadar küçük olursa olsun sonsuza yakın kadar denenirse mutlaka olur. İşte Galaksi büyük, çoook uzun zamandır var, sonsuza yakın gezegen var, vardı, vs.. O yüzden bana mantıklı geliyor evrim teorisi.

Maymunlara ben amcaoğlu diyorum.

Not: "Çok maymunlara benzediğimden değil!"
(\__/) This is Bunny. Copy and paste bunny into your
(='.'=) signature to help him gain world domination.
(")_(")
Demian
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 181
Joined: Thu Aug 28, 2003 10:00 am
Location: Ankara
Contact:

Post by Demian »

Amcaoglu güzelmis. :D bu arada dedigin dogru sonsuz zamanda ve sonsuz evrende cok düsük ihtimaler gercek olabilir. Kitap arkasi gibi oldu bu arada.
SacoKhan
Forum Yöneticisi
Posts: 2585
Joined: Thu Mar 10, 2005 10:00 am
Location: Yalnızlığın hüküm sürdüğü yerden
Contact:

Post by SacoKhan »

Ya ne bilim çok kurcalamak istemiyorum açıkçası ama kimse de düzgün bir şey dememiş. Eğer aklıma bir şey gelirse kesinlikle düzgün bir şey yazacağım söz!
And i still wonder if you ever wonder the same!...
Firble
Forum Yöneticisi
Posts: 6496
Joined: Fri Mar 12, 2004 10:00 am
Contact:

Post by Firble »

Bu konuyu sanırım daha önce de tartışmıştık frpworld de bir daha tartışmak benim açımdan sorun olmaz. Konu hakkındaki kendi görüş ve bilgilerimi yazayım.

Ã?ncelikle evrime inanmıyorum yanlış bir cümle benim fikrimce evrim dini bir dogma değil bir bilimsel teoridir. Eğer bilimsel zeminde düşünüyorsak o zaman işin içine inanç girmemelidir. Girerse bilimsel zemini kaybederiz. Teoriler yoktan var edilmez bir teori genel kabul görüyorsa onu destekleyen bir çok kanıtın olduğunu söyleyebiliriz. Sadece onun doğru olduğuna olduğuna yüzde yüz emin olmamızı sağlayacak kanıtlar henüz bulunmamıştır. Yine de evrimin doğru olmadığını ve başka bir hipotezin doğruluğunu da savunmak mümkündür. Ama bu durumda evrimin doğru olmadığını düşünüyorum. Ã?ünkü şu şu gerçekler o yönde diye konuşmak daha doğru olacaktır.

Bir noktadan bahsetmek sanırım yararlı olacak. Evrim sadece mevcud canlı türlerinden yenilerinin ortaya çıkışını açıklayan teoridir. Yaşamın oluşumu hakkında görüş belirtmez. Bu konudaki mevcud teori bildiğim kadarıyla Abiogenez teorisi ki söz konusu teori bildiğim kadarıyla son halini 1950lerde aldı.

Evrim ne der? şunu der. Bir hayvan topluluğu düşünün. Bitki ile besleniyorlar geyik gibi. Nasıl biz anne ve babamızın özelliklerini alıyorsak bu hayvanlarda anne babalarının özelliklerini alırlar. Ancak her çocuğun anne veya babasında olmayan özgün bazı özellikleri vardır. Bu ille de örneğin üç ayağının beş kolunun olması şeklinde olmak zorunda değil. Boyu biraz daha uzundur. Bacak kasları daha gelişmiştir daha hızlı koşuyordur. Kalbi biraz daha zayıftır. Bu tip farklar olur. Bu tip farklar örneğin bir vahşi hayvan saldırısında tüm geyiklerin aynı hızda koşmasına değil bazılarının daha hızlı koşabilmesine neden olur. Daha hızlı koşan geyiklerin sağ kalma şansları fazladır. Onların da çocuklarından babalarından biraz da olsa daha hızlı koşanlar sağ kalır. Böylece milyonlarca yıllık bir sürecin sonunda giderek daha hızlı koşan hayvanlar haline gelirler.

Evrimin elle tutulur son derece somut bir kanıtı var mıdır? Vardır. Kanıt bakterilerdir. Bakterilerin bir saat içinde yeniden bölünebildiklerini düşünürsek bir yıl içinde 165*24= 100*25=2500 2500 nesillik bir evrim süreci geçirirler. Bu süre on yıla çıktığında bu 25000 nesil olur ki. Bu bakterilerin en sağlam ilaçlara karşı bile bağışıklık kazanmaları için de yeterlidir. Hepatit A B VE C yanlış bilmiyorsam bu sürecin sonunda oluşmuş hastalıklar. Virüslerin de benzer bir evrimi canlı olmamalarına rağmen yaşayabildiklerini gözleyebiliriz.

Evrime karşı çıkanlardan en azından benim okuduğum dinlediğim herkes bu görüş hoşlarına gitmediği için karşı çıkıyordu. İnsanın tüm hayvanların üstünde hatta tüm canlıların üstünde onlara hükmeden bir konumada olduğu ister istemez pek çok insanın kafasının içinde yer etmiştir. ( Bende de yer ettiğini kabul ederim.) Bu nedenle hayvanlarla aynı soydan gelmek başka bir değişle doğanın sıradan olmamayı ayrı bir yöntemle yaratılma olarak görenler için sıradan bir parçası olmak birçok insanın bir yanı için son derece rahatsız edicidir. Tıpkı Dünyanın sıradan bir yıldızın etrafında dönenen sıradan bir gezegen olması ( sıradan olmamayı her şeyin Dünyanın etrafında dönemsi olarak tanımlayanlar için) gibi. Ancak bilimsel görüşlerde rahatsız eden görüşün geçerli sayılmaması gibi bir durum söz konusu olamaz. Yerçekiminin olmaması bana daha hoş gelebilir. Ama ben istesem de istemesem de yerçekimi vardır.

Yaratılış kuramı diye bir kuram benim okuduğum ve dinlediğim kadarıyla yok. Daha doğrusu söz konusu görüş bilimsel hiçbir nitelik tanımıyor. Yaratılışın bilimsel hiçbir açıklamasını veya kanıtını şu ana kadar okumadım. Bu görüşü "savunan" insanların tamamı kendi görüşlerini doğrulayacak kanıtları bulmak yerine evrimin doğru olduğunu kanıtlayan gerçeklerin yanlış olduğunu ispatlamaya çalışıyorlar. Ancak şu ana kadar yazdıkları ve savundukları beni bu kanıtların yanlışlığına ikna edemedi.

Tüm canlıların cansızlardan oluşmasına gelince ben bu görüşün de doğru olduğunu düşünüyorum. Ama bu apayrı bir tartışma konusu evrimin doğru olduğu hemen hemen bütün bilimsel çevrelerce kabul edildikten sonra bile yıllarca tartışıldı. Bu tartışmayı evrim tartışması ile beraber yapmak evrimin son derece basit gerçeğini gölgeliyor. Sadece Darwinin bildiğim kadarıyla ilk canlının nasıl oluştuğu hakkında hiçbir fikri olmadığını ve bunu açıklmaya çabalayan hiçbir yazısının da bulunmadığını yazmakla yetineyim.
HARBE GİDEN
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
User avatar
milena
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 39
Joined: Sun Dec 10, 2006 10:00 am
Contact:

Post by milena »

öncelikle evrim teorisi bir "teori" değil ispatlanmış bir bilimsel gerçektir. bunu bilip ona göre tartışmak gerekir. bu durumda hipotez ve teori ayrımını bilmek, bilmiyorsak okumak öğrenmek icap eder. bunun dışında evrim'le darwin'i bir tutmayalım arkadaşlar. evrim teorisini darwin ortaya atmıştır ama o zaman 1800'lerdeydi ve ispatlayacak, yaptığı tespitleri halkın gözü önünde gerçek kılıp, inandıracak deliller ki biz bunlara fosil diyoruz bulamamıştır ama sorun bakalım bi niye ? niyeymiş efendim, çünkü o zaman yeterli teknoloji ve teoriye destek vericek kadar eğitimli, ve cesur kişiler yokmuş.

bugün ben darwin'in kitabını okudum adam bile kendi düşüncesinde çelişiyor ben nasıl inanayım diyorsanız yazının gerisini okumanıza lüzum yok fakat ben o kadar aptal olduğunuzu zannetmiyorum. taaa 1800lerde yazılmış bir kitabı 2000liyıllarda kaynak olarak kullanıcak kadar gerikafalı değilsiniz hiçbiriniz.

şimdi türkiye'De bu konu bırakın yeterli destekçi bulmayı, tartışma ortamı bile bulamıyor. dolayısıyla bazı şeylerden habersiz kalıyorlar. fakat amerika!da ingiltere'de bi sürü doğal tarih müzesi var, orada ara tür dediğimiz fosiller sergileniyor. balinanın geçirdiği evrimi sırasıyla görebilirsiniz mesela. hatırlarsanız ice age filminde bir dişli kaplanımız vardı, mesela tür artık yaşamıyor, nesli tükenmiş ama arkeologlar iskeletlerini bulup çıkartıyorlar. kimbilir bunun gibi yerin kaç kat altında böyle kaç fosil var. e hadi bulsunlar o zaman demeyin fosil bu, ağaçta yetişmiyor.

yukarıda hoş bir şekilde evrimin basamakları açıklandığı için onlara değinmiyorum, yaratıcılık hakkında konuşayım ki bu dünyanın en büyük yalanıdır. arkadaşar çevrenize bakın lütfen, hepimiz addem ve havva'dan doğma olsaydık, beyazlar, sarılar, zenciler, çekik gözlüler olur muydu ? hepimiz standart olurduk. ayrıca bi düşünün allah rızası için bırakın 2kardeşi kuzenler evlenince bile doğan çocuk özürlü olabiliyorken adem ve havva'nın çocukları birbiriyle evlenip nasıl bedensel ve zihinsel özürlü olmayan (istisnalar var tabi özürlü insanlarda var ama onlar insanların kendi hatası) çocuklar doğurmuşlar?? ademin belden aşağısı siyah, havva'nın bir gözü çekik miydi ki insanlar bile böyle farklılık gösteriyor ?

harun yahya okuyupta soğumayın bilimden. onu da okuyun tabi, hatta her beraber okuyup gülelim ama inanmayalım. bakın bu evrimciler şöle fosil buldular ama yalan çıktı onlarda ispatlayamıyı dedi diye vazgeçmeyelim. tabi ki evrimi ölümüne savunan, fanatikleşen ve bu uğurda hoş olmayan şeyler yapan, kendi kendine fosil üreten evrimcilerde var onlara inanmayın ama gözünüzün önünde kabak gibi duran gerçeklere de bu hatalar yüzünden burun kıvırmayın. girin internete araştırın. küreselleşme, globalizm diye yırtınıyoruz kullanın bunları hep.

sosyal darwinzme de inanmayın, onun darwin'le hiç alakası yok, delinin biri adancağızın ismini kullanmış o kadar.

lamarksizmle evrimi de karıştırmayın çok rica ediyorum. bir de okumadan etmeden böyle forumlardan benim, bizim yazdıklarımızlar, 10 satırla anlatılmış şeylerle evrim anlanmaz. alın bir sürü adam gibi kitap onları okuyun ve anlayın. belli bir temeliniz olsun öyle tartışılsın. isteyene harika kitap önerilerim var. farklı yazarlar, farklı açılardan evrimi anlatmaya çalışmışlar yani tek düşünceye hapsolmuyorsunuz. iki farklı anlatım tarzıyla konuyu yakaliyorsunuz.

ve unutmamak gerekir, ben 5,10,15 vs. kitap okudum yaladım yuttum evrimi demeyin, evrim nasıl milyarca yıllar içinde geçen bir süreçse ve hala devam ediyorsa öğrenmeninde sonu yok, hergün yeni bir şeyler bulunuyor. güncel olun takip edin. unutmayın ne kadar çok şey bilirseniz o kadar az şey biliyorsunuz. evrim mükemmel bir süreç, olağanüstü bir doğa harikası, izlemeye, öğrenmeye, ve keyfini çıkarmaya bakın :)
SacoKhan
Forum Yöneticisi
Posts: 2585
Joined: Thu Mar 10, 2005 10:00 am
Location: Yalnızlığın hüküm sürdüğü yerden
Contact:

Post by SacoKhan »

Milena güzel açıklamışsın gerçi biraz agresif olmuş ama olsun, beğendim yazını. Yalnız "taaa 1800lerdeki kitabı şimdi kaynak olarak kullanmayın" deme, ayıp olur Newton'a Arşimet'e :wink:
And i still wonder if you ever wonder the same!...
Drakhan
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 365
Joined: Tue Dec 12, 2006 10:00 am
Location: bulastim bu hayata...
Contact:

Post by Drakhan »

milena :clap: harikasın :evil:
Bazen bildiklerimizin ötesindeki arka planda onu bin kez daha iğrenç kılan gerçeğin şeytani imaları görülebilir... Lovecraft <br><br><br><br><br>
User avatar
milena
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 39
Joined: Sun Dec 10, 2006 10:00 am
Contact:

Post by milena »

SacoKhan wrote:Milena güzel açıklamışsın gerçi biraz agresif olmuş ama olsun, beğendim yazını. Yalnız "taaa 1800lerdeki kitabı şimdi kaynak olarak kullanmayın" deme, ayıp olur Newton'a Arşimet'e :wink:
bu konu da arada böyle sinirlerim tepeme çıkıyorda öyle pat yazıp gönderiyorum, okusaymışım yazmadan daha yumuşatmaya çalışırdım cümlelerimi.

newton'a, arşimet'e gelince onlar bunu 1800lerde bulduğu gibi yani tam olarak onların bulduğu şekilde ispatlandı. ama evrim darwin'in araştırdığı, onun araştırma sonuçlarıyla değil üstüne bir çok kişinin yaptığı katkıyla ispatlandı. o fark çok önemli. bugün hangi evrimciye sorarsan sor sana asla kaynak olarak darwin'Den veya onun yazdıklarından bahsetmez. darwin bir başlangıç oldu, üstüne kelemeler yapıldı. newton'un buluşu tek başına tastamam doğruydu bulduğu zaman, ama darwin'in yanlışları ve eksikleri vardı. geçen süre boyunca yalnışlar silindi, eksikler tamamlandı. anlatmak istediğim bu. umarım anlatabilmişimdir :)
SacoKhan
Forum Yöneticisi
Posts: 2585
Joined: Thu Mar 10, 2005 10:00 am
Location: Yalnızlığın hüküm sürdüğü yerden
Contact:

Post by SacoKhan »

Anlatabilmişsin, benim için sorun yok, ben ispatlamıcam nasıl olsa ölücem evrim geçiremeden, ben olsam evrim geçirenleri kıskanacağıma kendimi şişirip patlatırım, böyle de gereksiz yazı yazarım
And i still wonder if you ever wonder the same!...
User avatar
milena
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 39
Joined: Sun Dec 10, 2006 10:00 am
Contact:

Post by milena »

SacoKhan wrote:Anlatabilmişsin, benim için sorun yok, ben ispatlamıcam nasıl olsa ölücem evrim geçiremeden, ben olsam evrim geçirenleri kıskanacağıma kendimi şişirip patlatırım, böyle de gereksiz yazı yazarım
öyle deme birikimli seçilim diye bir şey var, sen bu kısacık süre de doğal olarak evrim geçiremezsin ama birikimli seçilim sayesinde, eğer ki genlerini bir sonraki nesle aktarırsan evrimin bir basmağı oluyorsun.
SacoKhan
Forum Yöneticisi
Posts: 2585
Joined: Thu Mar 10, 2005 10:00 am
Location: Yalnızlığın hüküm sürdüğü yerden
Contact:

Post by SacoKhan »

ben bildiğim öğrendiğim şeyleri genlerime nasıl aktarıcam, kasetten cdye aktarma programı gibi bişi lazım
And i still wonder if you ever wonder the same!...
Drakhan
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 365
Joined: Tue Dec 12, 2006 10:00 am
Location: bulastim bu hayata...
Contact:

Post by Drakhan »

ben bildiğim öğrendiğim şeyleri genlerime nasıl aktarıcam, kasetten cdye aktarma programı gibi bişi lazım
nero aynı işlevide görüyormuş :D
Bazen bildiklerimizin ötesindeki arka planda onu bin kez daha iğrenç kılan gerçeğin şeytani imaları görülebilir... Lovecraft <br><br><br><br><br>
User avatar
milena
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 39
Joined: Sun Dec 10, 2006 10:00 am
Contact:

Post by milena »

Drakhan wrote:
ben bildiğim öğrendiğim şeyleri genlerime nasıl aktarıcam, kasetten cdye aktarma programı gibi bişi lazım
nero aynı işlevide görüyormuş :D
eheh şaka gibisiniz :D
dalga mı geçiyosunuz yoksa cidden açıklıyım mı ??
SacoKhan
Forum Yöneticisi
Posts: 2585
Joined: Thu Mar 10, 2005 10:00 am
Location: Yalnızlığın hüküm sürdüğü yerden
Contact:

Post by SacoKhan »

açıkla tabiki
And i still wonder if you ever wonder the same!...
Post Reply

Who is online

Users browsing this forum: No registered users and 1 guest