Yeşeren Umutlar

Baştan aşağı kendi özgün hikayelerinizi yazmak için…
Locked
Edmond
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 5509
Joined: Mon Jul 03, 2006 10:00 am
Location: Çanakkale
Contact:

Post by Edmond »

Huor bütün bu olayların yalnızca bir deneme olduğunu anladığında, eline yayını almıştı, oku koydu ve ejderhaya yöneltti.Gerdi ve bıraktı, ok ejderhanın omzuna inanılmaz bir şiddetle saplanmasına rağmen, pek bir etki yaratmamıştı.

Huor ejderhanın zehrinden kurtulmak için geri atlarken aklına gelmişti.Bu şeyler akıllıydı.Zihin etkili büyüler belki işe yarıyabilirdi, ilizyon mu, asla!Peki ya ne!Ancak şimdilik bunları bekletmeliydi ve bir diğer okunu çekti.

Sonra Algenia'nın kopardığı sinirlerin bulunduğu yere bir diğer okunu fırlattı, dev ejderha bir çığlık atmıştı ve bu yalnızca bir ok yüzündendi.Aynı sinirlerin olduğu yere, bir ok daha, ve bir ok daha.Canavar sol ayağını üzerine düşmüştü, canavar ilizyon büyüsü yapacakken, Huor yükses sesle şiir okumaya başladı ve canavarın konsantre olmasını engelledi.Ã?aresizce yatıyordu yerde.
I always knew I was a star And now, the rest of the world seems to agree with me.

The reason we're successful, darling? My overall charisma, of course.

I never thought of myself as the leader. The most important person, perhaps.

-Freddie Mercury
catboy
Site Yazarı
Site Yazarı
Posts: 3268
Joined: Fri Jan 19, 2007 10:00 am
Location: Izmir
Contact:

Post by catboy »

Grenka Huor'un attığı son oka daha fazla dayanamyıp yere yıkılmıştı. O sırada Safir kendine gelmişti. Asasına dayanrak kalktı: "Grenka sen artık bittin. Pes et ve defol git."
"O kadar basit değil. Belki ben başaramadım ama en azından diğer çocukları bulmuşlardır."
"Kim onlar?"
"Maghan Tarikatı. Tanrıların güçlerinin peşindeler.Her birini bulduklarında gereken son nesnenin yerini de öğrenmiş olacaklar ve o zaman..."
"O zaman?"
"Neden sana bunları anlatıyorum ki?" dedi Grenka ve son bir gayretle atağa geçti. Ama Huor bir ok daha fırlattı. Koca ejderha yere düştü ve son nefesini verdi.
Edmond
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 5509
Joined: Mon Jul 03, 2006 10:00 am
Location: Çanakkale
Contact:

Post by Edmond »

Huor telaşla, *Öldürmese miydim?* dedi, sonra da *Amaan, ölmese daha mı iyiydi?* diye ekledi.Gülümsüyordu.

Sonra bütün bu olayları sessiz kalmakla hata yaptığını anlayarak:

*Ben zaten, grubun ayrılmasından yana değildim, ayrılmamamız lazım.*

Ardından Dryad'ın çocuğu kaçırdığını hatırlayarak:

*Sanırım iki kişiyi bulmamız gerekiyor, yola çıkalım!*

dedi.
I always knew I was a star And now, the rest of the world seems to agree with me.

The reason we're successful, darling? My overall charisma, of course.

I never thought of myself as the leader. The most important person, perhaps.

-Freddie Mercury
Alenthas
Forum Yöneticisi
Posts: 2670
Joined: Thu Oct 04, 2007 10:00 am
Location: Innsmouth
Contact:

Post by Alenthas »

Neler olduğunu dahi anlamadan kendisini zaten daha önce çıkmaya çalıştığı dryadın sırtında bulduğunda bir hayli sevinmişti. Sonra kadın kılıklı adamın öldüğünü gördüğünde sevinci bir an sönmüştü, sonuç olarak onunda bu işte suçu vardı. Ama elfin vücudunu terk eden ruhun pek sevdiği türden olmadığını görünce kendisini avutmaya çalıştı. Büyüklerin hep ona dediği gibi "kaka adam"dı o! Kelimenin anlamını düşündüğünde sırıttı.

Savaştan uzaklaşmaya başladılar, ki bu hiç tasvip etmediği bir hareketti! Ã?nceden herkesin konuştuğu dili anladığını ama cevap vermediğini sanmış ve bu duruma çok sinirlenmişti, ama artık herkesin onun dilini bilmediğini öğrendiği için hemen kendisine tüm dilleri konuşabileceği bir büyü yaptı. Tam olarak ne işe yaradığını bilmiyordu aslında. Yani konuşurken aynı zamanda anlayabilecek miydi? E tabii ki, yani konuştuğun şeyi anlamamak çok saçma bir şey olurdu zaten! Aslında olmazdı ama olabilirdi de. Her neyse!

"Nereye gidiyoruz? Savaş arkada kaldı! Ben altı bağlanması gereken bir bebek değilim! Geri, geri!" diye dryadın dilinde haykırıyordu, ama dryad gülümseyerek cevap vermemişti.

Sonunda ormana gelmişlerdi..

"Güzel yer, bu kadar sevindiğine göre tanıdığın felan olsa gerek? O tanıdığın her kimse onu uyarsan iyi olur, burası binlerce canlının ölümü tattığı ve burada hapsedildiği bir yer. Çok tekin değil yani. Savaş mı ne olmuş sanki, yazık. Kendilerini hâlâ savaşta zannediyorlar. Ama anladığım kadarıyla birbirlerini göremiyorlar, garip..."

Tam o sırada bir kaç eşkiya görünümlü adam çıkagelmişti. Dryadın üzerine ağ atmışlardı fakat bu dryadı durdurmamış hemen bir kaç büyü yapmıştı adamların üstüne. Tamda Thereon 'işte zaman geçirecek bir uğraş' diye düşünüyorken tüm korsanlar, eşkiyalar, ya da her kimseyseler ölmüşlerdi.

Thereon dryada bakarak "Paylaşmayı öğrenmen gerekiyor," dedi ve durdu, ismini hatırlamaya çalışıyordu ama bir türlü beceremedi. "Adın ne dediydin? Aah, doğru ya hiç söylememiştin!"
Image
WeS_DeX
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 736
Joined: Wed Jan 03, 2007 10:00 am
Location: Grand Line
Contact:

Post by WeS_DeX »

Cocugun kendisiyle konusabildigini gorunce sasirmisti.Elini cocugun basina koydu ve "Benim adim Deru." diyerek guldu.Sonra cocuga uzun uzun bakarken "Peki ya senin adin ne kucuk arkadasim?" dedi.Konusma gittikce uzarken aksam olmak uzereydi.Deru kucuk cocuga cok derin bir sevgi besliyordu.Nasil olmustu anlamiyordu ama ona karsi icinde cok buyuk bir sevgi vardi.

"Biliyor musun?...Ben gorundugum ve sandigin gibi iyi birisi degilim.Beni hapishaneye atmadan once kendi irkimdan bir cok dryad oldurdum.Fakat korkmustum.Oldurmek zorundaydim.Hem damga yemek benim icin cok kotu bir durumdu.Damga yememek icin savastim.Dryad sinavini gecemedim..." dedi ve derin bir nefes aldi."Beni bu duruma dusureneri bulup teker teker avlayacagim.Kimse onumde duramayacak.On bir kabile sefi oldugunde her sey daha iyi bir hal alacak.Duzenbaz pislikler..." diyerek ekledi.

"Yakin zamanda bu adadan kurtulup ormanlarima donecegim.Kimsenin benimle gelmesini istemiyorum.Bunu tek basima yapmaliyim.Sen de Gnom'la gidebilirsin.O cok iyi birisi.Sanirim eskiden karsilikli birbirimizin hayatini kurtarmisiz...Yani oyle bir seyler." dedi gulerek."Ayrilik vakti gelene kadar seni koruyacagim" dedi
Just because you were born a noble, you can act like God? - Griffith (the White Hawk)
catboy
Site Yazarı
Site Yazarı
Posts: 3268
Joined: Fri Jan 19, 2007 10:00 am
Location: Izmir
Contact:

Post by catboy »

"5 tane bilinen güçlü tarikat vardır. Bunlarsan birisi benim de mensup olduğum Tarha Tarikatı. Bağlılıkları Tanrı Hikker'eydi başlarda. Ama sonra düzen bozuldu ve ehrkes kendi çıkarlarını düşündü. Maghan Tarikatı ise Esten'e tapanların oluşturduğu bir tarikattır. Tanrılarına her hafta düzenli olarak kurban verirler her ırktan. Böylce Esten istediği kadar ruha ulaştığında yeni bir fdünya oluşturacağına inanırlar. İşte aramıza sızan kızıl elf bir Esten rahibiydi. Kara büyücüydü. Anladığım kadarıyla tüm tarikatlar yarış halindeler şu an. Herkes bu özel çocukların peşinde." diye açıkladı Safir.
Elindeki mektubu gösterdi. "Bu tarikatımdan geldi. Aslında abime gönderirmiş. Barbar çocuğu ve Algenia'yı getirmesini istiyorlar. Barbar çocuğun bu özel çocuklardan biri olduğunu düşünüyorlarmış. Diğer buldukları özel çocuk da Algenia'nın ülkesinde saklıymış. Ondan Algenia'yı onla takas ettirmeyi planlıyor galiba." dedi Safir.
"Avalende kıtasına hızla gitmeliyiz. Orda benim, Algenia'nın, Deru'nun Huor'un ülkesi var. Lydronk Pervelon kıtasında, Barbar çocuk ise Arvelir kıtasında ülkeleri. Gnom istersen bizden ayrılabilir. Ama brabar çocuğu güven altına alana kadar ülkesine götüremeyiz. Benden rahatsız olabilirsiniz. Ama şu an için bana güvenmelisiniz. Kanatsız Pegasus şu anda limanda. O gemiyi alıp hızla gitmeliyiz. Nerdamar kayalıklarından geçiceğiz deniz üzerinden gemiyle geçilebilecek en kısa yol o. Yoksa yolumuz uzar. Orası çok tehlikelidir. Bu konuda Huor'a güveniyorum. İsterseniz sabahı bekliyelin. gece geçsin. ya da hemen yola çıkalım."
Edmond
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 5509
Joined: Mon Jul 03, 2006 10:00 am
Location: Çanakkale
Contact:

Post by Edmond »

Huor, *Aslında yorgun değilim, fakat Deru ile küçük çocuğu beklememiz gerekiyor, ya da bulmamız.*

Ardından düşündüğü zaman:

*Sanırım aramak saçma olur, Safir, onları bulup buraya getirebilecek bir büyü biliyor musun?*
I always knew I was a star And now, the rest of the world seems to agree with me.

The reason we're successful, darling? My overall charisma, of course.

I never thought of myself as the leader. The most important person, perhaps.

-Freddie Mercury
catboy
Site Yazarı
Site Yazarı
Posts: 3268
Joined: Fri Jan 19, 2007 10:00 am
Location: Izmir
Contact:

Post by catboy »

"Ben de büyü yapamayacak kadar yoruldum aslında. Ama küçük bir büyüden zarar gelmez herhalde." dedi Safir. Ama büyü yapmasına gerek kalmamııştı. Brabar çocuk dryad'ın sırtında geliyordu. Yüzü gülüyordu. Deru'da savaş izleri vardı ama halinden memnundu.
Edmond
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 5509
Joined: Mon Jul 03, 2006 10:00 am
Location: Çanakkale
Contact:

Post by Edmond »

Huor Safir'in yorgunum demesine karşılık olarak, *Ã?yleyse, bugün bekleyelim, dinlenelim, yarın yola çıkarız.*

Sonra küçük çocuğa onun dilinde, *Yolculuk nasıldı?* diye sordu.
I always knew I was a star And now, the rest of the world seems to agree with me.

The reason we're successful, darling? My overall charisma, of course.

I never thought of myself as the leader. The most important person, perhaps.

-Freddie Mercury
CLiCKs
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 1392
Joined: Mon Dec 03, 2007 10:00 am
Location: Bursa
Contact:

Post by CLiCKs »

Olaylar sona ermişti. Ama Algénia'nın yarası berbattı. Bayıltacak derecede bir acı veriyordu. Bir köşeye çekildi sonra konuşmaları dinlemeye başladı. Yarasının acısı yüzünden üşüyormuşcasına titriyordu. Bunun sebebi ejderhanın pençesindeki zehirden olsa gerek diye düşündü ama zehir olduğundan da emin değildi. Etraftakilere dönerek kısık bir sesle "Yola hemen çıkmalıyız. Yoksa dayanamayabilirim. Oturup düşünecek vaktimizde yok. Evet çıkmalıyız." dedi ve zorlanarak ayağa kalktı. Kendisini rahatlatıcı bir efsun okuyarak "Bu acımı dindirmiyor ama aklımı acı dışındaki başka şeylere odaklamama yardım ediyor."
Lydronk
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 882
Joined: Fri Feb 10, 2006 10:00 am
Location: Ankara
Contact:

Post by Lydronk »

Safiel'in sözlerini duydu: "Gnom isterse bizden ayrılabilir..." ve hızla cevap verdi: "Hayır efendim, ayrılmıyorum! şimdi hayatını dünyayı gezmeye adamış birine, istersen ülkene dön mü diyorsun! Delilik! Sana güvenimi kaybetmiş olabilirim, ama seni çok iyi tanımıyorum da. Ve eğer siz işin içindeyseniz, ben de içindeyim. Beraber hapishaneden kaçtığım kişilerin peşini bu kadar kolay bırakmam ben!"

Sonra dryad ve Thereon'un geldiğini gördü: "Ah hoş geldiniz!" diyebildi ama sonra artık onların dillerini konuşamadığını fark etti. "Eh, her neyse... Büyü bozuldu da!" dedi bunları da anlamayacaklarını bilerek. Sonro ağzını işaret etti, iki eli konuşturur gibi yaptı ve sonra 'bitti' der gibi ellerini iki yana açtı. Artık anlamışlardı herhalde!

Sonra yüksek elfin kısık bir sesle konuştuğunu duydu, hemen gitmekle ilgili birşeyler söylüyordu... Hala adını öğrenmemişti! Yüksek elfe yaklaştı: "Gerçekten yetenekli bir bayansınız. Eğer adınızı söylerseniz memnun olurum gerçekten! Ben Lydronk Lkynt Lher Lex 'Cointrick' Lour... Ve yaranız, sizi yormadan buradan gitsek iyi olur!"
catboy
Site Yazarı
Site Yazarı
Posts: 3268
Joined: Fri Jan 19, 2007 10:00 am
Location: Izmir
Contact:

Post by catboy »

"O halde limana doğru koyulalım gemi ordadır herhalde" dedi Safir. Algenia'ya yardım etmek istedi. Ama Algenia onu tersledi. "Ben kendim yürürüm." dedi soğuk bir şekilde. Kanatsız Pegasus aynen söylenildiği gibi muhteşen bir gemiydi. Dayanıklı ahşaptan yapılmıştı. Gnom hayran kalmıştı. Huor gerekli düzenlemeleri yaptı gemide. Bir saat içinde yola çıkabileceklerdi.
Edmond
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 5509
Joined: Mon Jul 03, 2006 10:00 am
Location: Çanakkale
Contact:

Post by Edmond »

Huor düzenlemeleri yaptığında, Algénia'ya baktı, yarası geçecekti.Yanına gitti, *Merak etme, zehrini akıtmamış, yara hala kırmızı, eğer akıtsaydı bu kırmızılık olmazdı.Tahminen yalnızca derine işlediği için kötü olmuş.Ama yine de kötüleşmemesi için sarmamız gerekiyor, bu işi istersen ben yaparım?* Algénia'nın cevabının manasız olduğunu düşünerek, itirazlara aldırmadan yarayı tedavi etti.Sonra yola koyuldular, uzun ve zorlu bir yolculuk olacaktı.Yolun başında, kumandayla ilgili basit bilgileri çok isteyen Gnom'a öğretti, sonra onu seyretmeye koyuldu.
I always knew I was a star And now, the rest of the world seems to agree with me.

The reason we're successful, darling? My overall charisma, of course.

I never thought of myself as the leader. The most important person, perhaps.

-Freddie Mercury
Lydronk
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 882
Joined: Fri Feb 10, 2006 10:00 am
Location: Ankara
Contact:

Post by Lydronk »

"Anladım!" dedi Huor'a. Gemi gerçekten ustaca yapılmıştı. Her gemide gördüğü mekanizmalardı, fakat çok daha usta işiydi bunlar. Sonra yine Huor'a döndü: "Vay be!" dedi, gemiyi kast etmiyordu: "Yani gemi değil, sen! Hiç aklımdan bile geçmezdi senin..." devam edecekti ki Huor'un bunun öyle ağızlara sakız olmasını istemediği bir bilgi olduğunu hatırladı nereden ağzından kaçıracağı şeyin. "Eminim bir ara elflerden de bahsedersin! şimdi ne diyorduk... Gemi sanırım korsanlar bunu yapmamış değil mi? Yani her gemide gördüğüm mekanizmalar ama çok daha hoş bunlar. Basitleştirilmiş falan." cebinden tornavidayı çıkarıp tahtalardan birini söktü. "Aa, şuna bakın, burada bir iki değerli taş var!" herkes kulak kesilmişti anlaşılan. "Aman, ne işe yarayacak ki sanki, taş alt tarafı değil mi?".

Geminin ortasına ilerledi ve uzun direği inceledi. Tepesinde bir kişinin sığabileceği bir kabin vardı. Gözetlemek için kullanıyordu bu direk. Ã?nceden bindiği gemilerde adamlar buraya tırmanarak çıkıyorlardı. Ne var ki, bu geminin hoş bir asansör sistemi vardı. Lydronk uzanabildiği kadarıyla direğin yanında duran sopayı döndürdü, tepedeki kabin yavaşça aşağı indi. Sonunda kabin yere vardığında sopayı yere bastırdı. Kabin duruyordu. Sistemi görmemişti, bu projenin gizliliğine saygı duyuordu, fakat tahmin edebiliyordu.

Büyük ihtimalle sopa bir dişli veya bir makaraya bağlıydı. Makara döndükçe kabin aşağı çekiliyordu kayışlarla. Kayışlar konusunda emindi, çünkü kayışlar direğin dışından da görülebiliyordu. Sopayı bastırınca tahminen sopa bir kayışın üzerine bastırıp hareketi engelliyordu. Kabinin kapısını açıp içeri girdi, sonra da sopayı kaldırdı, yukarı çıkıyordu Lydronk.

En tepeye ulaşınca etrafa baktı, kötü havanın çok uzak olmadığı belliydi, fırtına bulutları önlerindeydi. Biraz daha etrafı inceledi, birşeyler yoktu pek. Sonra Huor'u kötü hava konusunda uyarmaya karar verdi. İnmek için kabini taşıyan direği döndürdü. Yere varınca da sabitledi. Hemen Huor'a gitti: "Dikkatli ol Huor, ileride fena bir fırtına var! Yeteneklerinden şüphe duyduğumdan deil ama gerçekten çok kötü görünüyor!"
CLiCKs
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 1392
Joined: Mon Dec 03, 2007 10:00 am
Location: Bursa
Contact:

Post by CLiCKs »

Gemi ferah ve güzel işlenmişti. Kimler tarafından yapıldığını pek anlayamasa da onu rahata erdirebilirdi. Huor'un yapmış olduğu tedaviye borçluydu. En azından yanına gidip teşekkür etmeliydi. Onu gemiyi incelerken buldu. Yanına gittiğinde "Sana borçluyum elf dostum. Ahh bu arada hepinize kötü bir olarak göründüm nedense. Aceleciliğimi mazur görün ama o hapishanede kalmak beni deli ediyordu. Aslında oraya giriş sebebim canımı daha çok yakıyor. Kişisel gizliliğimi korumak için askerlerim benimle birlikte omuz omuz savaştı. Hepsini katlettiler. O an o kadar delirmiştim ki en azından bir 20 30 goblin biçtim." dedi gülümseyerek."Prenses olmamın kimseye yararı dokunmadı şu ana kadar. Bu arada bunu kimseye söylemezsen sevinirim. Sadece beni daha iyi tanı ne olduğumu bil diye söyledim. Ölkeme dönmemin zamanı geldi." diyerek eski yerine döndü.
Locked

Who is online

Users browsing this forum: No registered users and 1 guest