Yeşeren Umutlar
-
Alenthas
- Forum Yöneticisi
- Posts: 2670
- Joined: Thu Oct 04, 2007 10:00 am
- Location: Innsmouth
- Contact:
Bütün bu karmaşa ve resmi şeylerin neden yapıldığını anlamaya çalışıyordu. En azından artık her şeyi anlayabilecekti. Masum çocuk rolünü takınarak odaya girdi. Tüm bu olanlar ona çok sıkıcı gelmeye başlamıştı, protokoller, diplomasi, resmiyet...en sevmediği şeylerdi. şimdi neden çağırılmışlardı ki, ya da o niye çağırılmıştı? Hiç bir şeyi bilmesi gerekmiyordu, bilmekte istemiyordu. Kendi halinde sokaklarda dolaşmak daha rahattı, böyle yerlerde çok rahatsız hissediyordu kendisini.
Arifler aralarında tartıştılar ve sonunda kehanetteki kişilerin bunlar olabileceğine karar verdiler. Par-tesa toplantıdan sonra her birine uzun yolculukları için bazı şeyler verdi. Huor'a yeni bir ney, yay ve bir dolu oku olan sadak; Deru'ya harika bir kemer; Lydronk'a deniz elflerinin özel içeceklerinden bir fıçı ve parlak taşalrlar bezenmiş bir kadeh, Thereon'a kısa bir kılıç ve korktuğunda zihnini rahatlatacak bir kolye; Algenia'ya parlak ve dayanıklı bir zırh ve yıllar önce yüksek elf kralının deniz elflerine hediye ettiği harikulade bir kalkan; son olarak Safir'e sade bir taş verdiler. Taş soluk bir maviyle parlıyordu.
Par-tesa: "Dikkatli bak." dedi gülümseyerek.
"Bugün bir gece daha burda dinlenin. Yarın sabah sizi denizin üstüne deniz elfleri eşlik edecek. Orda sizi ünceki geminizden bile daha güzel bir gemi karşılayacak. şimdi dinlenin!"
Par-tesa: "Dikkatli bak." dedi gülümseyerek.
"Bugün bir gece daha burda dinlenin. Yarın sabah sizi denizin üstüne deniz elfleri eşlik edecek. Orda sizi ünceki geminizden bile daha güzel bir gemi karşılayacak. şimdi dinlenin!"
Huor eline neyi aldığı anda hafifliğini farketmişti.Harika yapılmıştı.Delikler tamamıyla birbirine eşti.Deneme olarak çaldığında, sesindeki fark bile harikaydı.
Huor yorgun olmamasına rağmen, yatağa doğru gitti, ancak her şeye rağmen başını koyduğu anda uyumuştu.
Huor yorgun olmamasına rağmen, yatağa doğru gitti, ancak her şeye rağmen başını koyduğu anda uyumuştu.
I always knew I was a star And now, the rest of the world seems to agree with me.
The reason we're successful, darling? My overall charisma, of course.
I never thought of myself as the leader. The most important person, perhaps.
-Freddie Mercury
The reason we're successful, darling? My overall charisma, of course.
I never thought of myself as the leader. The most important person, perhaps.
-Freddie Mercury
Lydronk pek yorgu değildi. Fıçıdaki içkiden biraz alıp yeni kadehiyle yudumladı. Harkia bir tadı vardı içkinin. Rahatlamıştı. Yorgun değildi,hem de hiç! Uyurdu belki ama şimdi mekanik ejderhasını yeniden yapmak istiyordu Bir arkadaş da fena olmazdı yanına.
"Thereon!" diye seslendi, keselerinden tahta parçalarını ve çivileri çuıkardı. Tornavidası ve çekici hazırdı zaten. Bir bıçakla tahtaları yontuyordu, mükemmel bir şekil verince bırakıyor, bir başkasına geçiyordu.
"Thereon!" diye seslendi, keselerinden tahta parçalarını ve çivileri çuıkardı. Tornavidası ve çekici hazırdı zaten. Bir bıçakla tahtaları yontuyordu, mükemmel bir şekil verince bırakıyor, bir başkasına geçiyordu.
-
Alenthas
- Forum Yöneticisi
- Posts: 2670
- Joined: Thu Oct 04, 2007 10:00 am
- Location: Innsmouth
- Contact:
Thereon kılıcına baktı. Hayran kalmıştı! Üzerinde bazı semboller vardı. Kolyeye pek dikkat etmemişti, güzel bir kolyeye benziyordu. İki yandan pençe gibi uzanan gri metal parça kırmızı küre şeklinde bir mücevheri tutuyordu. Kolyeyi boynuna geçirdi ve kılıcını incelemeye devam etti, ne güzel şeydi o öyle! Daha öncede kılıcı olmuştu ama paslı, çirkin bir şeydi. Bu ise olağanüstü güzellikte bir kılıçtı. Hevesli bir şekilde elinde salladı.
"Thereon! Sana diyorum Thereon!"
Thereon etrafına baktığında gnomu gördü. "Ne yapıyorsun yahu yarım saattir sana sesleniyorum," dedi.
"Dalmışım herhalde."
"Suya daldığımız doğru," dedi gnom sırıtarak. Thereon'da gülümsedi. O sırada gnom devam etti "Kılıç güzelmiş bu arada."
"Sağ ol, bende çok beğendim... Eee sen bana ne diyecektin?"
"Thereon! Sana diyorum Thereon!"
Thereon etrafına baktığında gnomu gördü. "Ne yapıyorsun yahu yarım saattir sana sesleniyorum," dedi.
"Dalmışım herhalde."
"Suya daldığımız doğru," dedi gnom sırıtarak. Thereon'da gülümsedi. O sırada gnom devam etti "Kılıç güzelmiş bu arada."
"Sağ ol, bende çok beğendim... Eee sen bana ne diyecektin?"
Gnom şüpheliydi diyeceği şeyin önemiden: "E, aslında pek önemli değildi ya. Gel biraz otur, mekanik ejderhama yardım edebnilirsin diye düşündüm. Biliyorsun seni korumam lazımmış. Kendini koruyacağına şüphen yok ya! Yine de tedbiri elden bırakmasak iyi olur. şimdi, şu çiviyi şu tahta parçasına tam tutuğum gibi çakar mısın. Biri bu kenarda öbürü öbür kenarda. Olacak, aman dikkat et, kanat o! Ne iyi oldu şu büyü, iyi artık rahat rahat konuşabileceğiz. şimdi Thereon bir plan yapmalıyız, demin aklıma geldi. Deru'nun ciddi işleri var sanırım. Pek konuşamadım onla... Sanırım kimiz de onu yanlız bırakmak istemeyiz. Fakat, Deru'yu takip edersek Huor, Safiel ve yüksek elftan ayrılmış olacağız. Bir karar vermek lazım!"
"O sanırım kimsanin hayatını tehlikeye atmak istemediğinden. Sonuçta üçümüz gidersek kimse kılımaz dokunamaz. Bir yandan deniz elfinin söyledikleri var. şahsi çıkarlarını Deru ertelemeli! Bir caydırmayı denesek kötü olmaz... Tama şimdi şu parçayı da şuna aynen böyle çivile, ana gövdeyi bitiriyorum ben, az kaldı. Neyse, ben sen ne yaparsan ona uyacağım. Bir yandan Deruyla gitmkek isterken, bir yandan diğerleri için endişeleniyorum. 'Ruhum bir çelişşki içinde' yani" dedi ve sırıtarak biritdi gnom.
Ona verilen kalkan ve zırh karşısında büyülenmişti. Elf gözünün yakalayabileceği hatlar taşıyor. Üstünde büyülü sözler yazıyordu. Kadim zamanlardan kalmaydı ikiside. Üstüne denemişti. Tam oturmuştu zırh. Kalkanda çok hafif ve dayanıklıydı bir süre yollarını ayırmalı mı ayırmamalımı diye düşündü. Bir dahaki sabaha bekleyip öyle karar verecekti.
Gnom heyecanla cevap verdi: "Evet, ejderha! Hatırlarsan bir kez hayatımızı kurtarmıştı-gerçi hayatımızı kurtaran ejderhanın bir makarası eksikti- o Safiel'in kardeşinden... Zayıf noktasını bulduk adamın, ejderhalar!" bitirirken Gerrfer'i alaya almıştı. "şimdi, kanat eklemleri... Bu en zor kısım. Neyse, hallederiz. Bir de ben senin hakkında az şey biliyorum. Yani çoğu ırk hakkında bilgi sahibiyim de, senin o tarafları pek bilmiyorum. Anlat biraz. Mesela nasıl yönetiliyor şehirler?"
Birden garip birs es duydular. Bu ses deniz elflerinin bir kulesinden geliyordu. Üstüne konmuş kaya masmavi parlıyordu ve garip bir ses çıkartıyordu. Bir deniz elfi: "Biri gizlice şehrimize girmiş." dedi.
Sonra çığlıklar duydular. Kara cübbeli biri elindeki siyah dumanlar çıkartan bir kılıçla karşısında çıkanları öldürüyordu. Diğer elinde de simsiyah bir taşı olan bir as avardı. Taşın üstündeki bir sembol vardı: "Esten'in sembolü!
Safir bu sembolü tanımıştı: "Esten çocuğun yerini öğrenmiş olmlaı. En güçlü büyücülerinden birini yollamış." dedi.
Kara cübbeli büyücü yüzünü gösterdiğinde herkes şaşırdı. Bu Gerrfer'di: "Ã?Lümden beni Yüce Esten kurtardı. Bana yeniden hayat verdi. Ona hizmet edeceğime dair söz verdim. şimdi sözümü tutacağım. Hepnizi öldürüp o piç kurusunu Tanrı'ma adayacağım."
Sonra çığlıklar duydular. Kara cübbeli biri elindeki siyah dumanlar çıkartan bir kılıçla karşısında çıkanları öldürüyordu. Diğer elinde de simsiyah bir taşı olan bir as avardı. Taşın üstündeki bir sembol vardı: "Esten'in sembolü!
Safir bu sembolü tanımıştı: "Esten çocuğun yerini öğrenmiş olmlaı. En güçlü büyücülerinden birini yollamış." dedi.
Kara cübbeli büyücü yüzünü gösterdiğinde herkes şaşırdı. Bu Gerrfer'di: "Ã?Lümden beni Yüce Esten kurtardı. Bana yeniden hayat verdi. Ona hizmet edeceğime dair söz verdim. şimdi sözümü tutacağım. Hepnizi öldürüp o piç kurusunu Tanrı'ma adayacağım."
Huor *Oo, harika!* diye mırıldanırken, eline yayını ve oklarını aldı.Nişanı aldı ve ipi bıraktı, ancak ne yazıkki çok çevikti Gerrfer ve kaçmıştı.Huor birkaç defa denese de çok uzaktı.Hemen Gnom'a baktı, *EJDERHA!ONU KULLAN!* diye bağırdı, Gnom anlamış görünürken Algénia düşmanın üzerine koşmaya başlamış, Safir ise bir şeyler okuyordu.
I always knew I was a star And now, the rest of the world seems to agree with me.
The reason we're successful, darling? My overall charisma, of course.
I never thought of myself as the leader. The most important person, perhaps.
-Freddie Mercury
The reason we're successful, darling? My overall charisma, of course.
I never thought of myself as the leader. The most important person, perhaps.
-Freddie Mercury
Büyülü kalkanın gücünü farketmiş olduğundan elf dilinde çok kutsal bir söz okudu ve kalkan parıl parıl parlamaya başlamıştı. Bu parıltı daha sonra Algénia'yı da sarmıştı. Artık beyaz bir şimşek olarak Gerrfer'in üstüne yol alıyordu. Büyük bir gürültüyle büyücüye çarptı. Ã?arptıktan sonra büyücüyü göremediler. Algénia eski elf haline dönmüştü. Herkes şaşkın bir şekilde Algénia'ya bakıyordu. Cevap olarak "Ölmedi. Sadece geldiği yere döndü. Kim gönderdiyse. Büyüsü bir kaç salise sonra yapılmış olsaydı, bir parçasını bile bulamazdınız." dedi.
Harikasın dedi gülümseyerek Huor.Sonra yeniden efendilere baktılar.Bunun bir sınav olduğunu düşünmüyor değildi Huor, ama yine de sormalıydı.
*Efendim, onların bu kadar kolayca içeri nasıl girdiğini sorabilir miyiz?*
*Efendim, onların bu kadar kolayca içeri nasıl girdiğini sorabilir miyiz?*
I always knew I was a star And now, the rest of the world seems to agree with me.
The reason we're successful, darling? My overall charisma, of course.
I never thought of myself as the leader. The most important person, perhaps.
-Freddie Mercury
The reason we're successful, darling? My overall charisma, of course.
I never thought of myself as the leader. The most important person, perhaps.
-Freddie Mercury
Who is online
Users browsing this forum: No registered users and 1 guest


