Yeşeren Umutlar

Baştan aşağı kendi özgün hikayelerinizi yazmak için…
Locked
catboy
Site Yazarı
Site Yazarı
Posts: 3268
Joined: Fri Jan 19, 2007 10:00 am
Location: Izmir
Contact:

Post by catboy »

"SEn delirmişsin. Yeter bu kadar yaptığın ukalalık. Bizimle geliyorsun." dedi Safir ve kızın kolundan tuttu. Asasını kaldırdı ve sırayla Huor, Elessar, Lydronk ve Algenia'ya baktı.
"Artık burda durmanın bir gereği kalamdı. Geri dönebiliriz." dedi ve ışınlanma büyüsünü kullandı.
Diğerlerinin kamp kurdukları tepenin biraz aşağısına ışınlanmışlardı.
"Bir ara trol inine ışınlayacaksın hepimizi diye korkmuştum." diye söylendi Lydronk.
Lydronk
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 882
Joined: Fri Feb 10, 2006 10:00 am
Location: Ankara
Contact:

Post by Lydronk »

"Aslında fena bir fikir de değildi ya! Bir dahakine kısmet artık... Ee, neyse ben hemen gidip Thereon'a müjdeyi versem iyi olur sanırım?"

"Thereon!" Thereon'un yanına varmıştı Lydronk, biraz nefes nefeseydi ama güç bela devam etti: "Dryadlar bencilliklerinden sıyrılıp biraz da dünyayı düşünerek kızı verdiler! O da senin gibi, bir tanrının simgesi, Adı Mikael ve sembolize ettiği tanrı -aslında bir tanrı hizmetkarı- Meher! Bu yüzden, erdemli davransan olur değil mi? Yapabileceğini biliyorum, Thereon!"
Alenthas
Forum Yöneticisi
Posts: 2670
Joined: Thu Oct 04, 2007 10:00 am
Location: Innsmouth
Contact:

Post by Alenthas »

Lydronk'un ona yaptığı iltifat göğüsünün kabarmasına neden olmuştu. Lydronk'a göz kırparak onayladı.



Ormana gitmek istememişti. Ã?ünkü kızın gelmesini istemiyordu. O da bu sıkıcı kişilerle kalmayı seçmişti, onlar ise fazla konuşmuyorlardı nedense. Bir kayanın üzerine oturdu, fakat bir süre sonra sıkılarak volta atmaya başladı.

"Çok sıkıcı.." diyebildi. Diğerleri sadece kafa sallamakla yetinmişlerdi. Muhtemelen kendi sorunları ve düşüncelerine dalmışlardı. O da durumdan istifade kılıcını çıkartarak talim yapmaya başladı. Tam o sırada Lydronk'un sesini duydu. Sevimli gnoma sarıldıktan sonra dinlemeye koyuldu.

"Meher mi? Off, düşündüğümden daha kötü. Neyse, en azından mızmızın teki olmaz değil mi? Yani öyle umuyorum, hı?" dedi yalvarırcasına.
Image
Lydronk
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 882
Joined: Fri Feb 10, 2006 10:00 am
Location: Ankara
Contact:

Post by Lydronk »

Lydronk yüksek sesle güldü: "Emin ol mızımızın teki olmaz ama bizi mızmızlandıracağı kesin!" diye cevap verdi. Gerçekten, Thereon'un beklediği bu değildi herhalde. "En azından fazla konuşacak gibi bir hali yok. Yani mızmızlanmayı da konuşma sayarsak, onu da az yapacağı kesin" diye belirtti Lydronk. "Ama sorumluluğunu kim üstlencek hiç fikrim yok... Onu konuşmadık tam. Safiel kzı aldığı gibi bizi bir trol inine ışınladı. Yedi sekiz trolün hepsini yere serdikten sonra -tabii ben olmasaydım az daha Huor ölecekti ya!- dışarı çıkıp buraya vardık! Tabii bu benim düşündüğüm şeydi. Safiel bizi hemen tepenin aşağısına ışınladı. Hah bak, geliryolar zaten!"
Alenthas
Forum Yöneticisi
Posts: 2670
Joined: Thu Oct 04, 2007 10:00 am
Location: Innsmouth
Contact:

Post by Alenthas »

Thereon yüksek sesle bir "OFFF" çektikten sonra "Ne! Geliyorlar mı? Iııı şey yapayım o zaman. Beni görmesin o meymenetsiz. B-ben uyuyo taklidi yapsam iyi olcak. Evet, evet," dedikten sonra hemen bir tulumun içerisine girip uyuyor gibi yapmaya başladı.
Image
catboy
Site Yazarı
Site Yazarı
Posts: 3268
Joined: Fri Jan 19, 2007 10:00 am
Location: Izmir
Contact:

Post by catboy »

Safir yorulmuştu. Lydronk'a belli etmese de o da başta bir ürpermişti. Yanlış yere ışınlyabileceğine dahil bir korku vardı içinde. Neyse ki böyle bir şey olmamıştı. Huori hemen Minna'nın yanına gitmişti. Lydronk, Thereon'la konuşuyordu Mikael hakkında.
Miakel suskundu. biraz bozulmuştu. Safir şimdi onun tafrasını çekemeyecekti. O sırada etrafına bakınca fark etti: "Deru nerde?"
Deru yere bir yaprak bırakmıştı. Yaprakta elf lisanında bir kaç söz yazıyordu. Algenia yaprağı hemen eline aldı ve çevirdi: "Görevinizin ne kadar riskli olduğunun farkındayım. Onun için ben yanınızda olduğum sürece olan riski daha fazla artırmaktan fazla bir işe yaramıyorum. Kendi kişisel mevzularımın halletmeden aranıza dönmeye yüzüm yok. Özgünüm. Sizle vedalaşmaya bile utandım. Siz benim görünüşümden dolayı bana karşı hiç soğuk olmadınız. Ama ben size karşı hiç açık olamamıştım. Ben doğaya aitim. Onca sene yaşadığım hapisteki günlerimde bunu yice anladım. Ben yalnız yaşamalıyım. Thereon'un bir kere daha sırtıma binmesi için neler vermezdim. Ama şimdilik daha fazla yazamayacağım. Elveda sonsuza kadar!"
"Deru!" diye bağırdı Thereon.
"Bu nasıl olur? Nasıl siz fark etmediniz?" diye sordu Huor.
Fuji wara zaten olanalrdan habersizdi. Minna da bir şey diyemedi. Herkes sustu.
Lydronk
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 882
Joined: Fri Feb 10, 2006 10:00 am
Location: Ankara
Contact:

Post by Lydronk »

"Deru?! Gitmiş mi? İnanılmaz! Gerçekten... Gerçi işlerini halledince dönermiş işte, endişelencek birşey yok ki!" diye gülümsemeye çalıştı Lydronk, başarabildiğine şüphe yoktu ama gülümseme pek inandırıcı değildi...
Alenthas
Forum Yöneticisi
Posts: 2670
Joined: Thu Oct 04, 2007 10:00 am
Location: Innsmouth
Contact:

Post by Alenthas »

Demek bir elveda demeden gittin ha? Son zamanlarda gidip gelmek arasında bocaladığını sezmiştim zaten... Buraya geldiğimizden beridir sürekli bir düşünme halindeydin. şimdi düşününce onca zamandır gitmeyi ve kalmayı gözünde tarttığını anlıyorum... Keşke bizi bekleyeydin de birlikte gideydik.

Kendine vazife olarak addettiğin görev zorlu yollardan geçmekte. Bunu tek başına yapmak gerçekten zor olsa gerek. Ama sana güvenim sonsuz dostum Deru. Bunu biz olmadan başarabileceğini biliyorum ve aramıza sapasağlam katılacağın günü iple çekiyorum.

Fazla yazmayacağım, tek dileğim seni bir daha görmek... Tabii canlı olarak!

En iyi dileklerle,

Thereon.


Ortak lisanda yazdığı bu mektuba son bir kez baktıktan sonra havaya doğru tutup parmakları arasından büyülü bir ateş çıkartarak mektubu yaktı ve küllerinin rüzgarda savrulmasına neden oldu...
Image
Tersyuz
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 1426
Joined: Thu Dec 20, 2007 10:00 am
Contact:

Post by Tersyuz »

Fujiwara topluluğun amacını öğrendiğinde onlara katılmaya karar vermişti. Bir süre sessizce onları takip etti, tam anlayamadığı farklı kültürlerden toplanmış bu insanların hareketleri ve davranışlarını çözmeye çalışıyor, hiç birine saygısızlık etmek istemiyordu.
Doğrusu bir prens ve prenses olması onu oldukça şaşırtmıştı, kendi ülkesinde kraliyet ailesinin herhangi bir ferdinin böyle sıradan kişilerle maceraya çıkması mümkün değildi, kabul edilemezdi.
İnsanları anlamak için soru sormak yerine dinlemenin gerektiğini çok önceleri öğrenmişti. Sessizce dinliyor, varlığıyla kimseyi rahatsız etmiyordu.
Beklerken Thereon'un kılıç antremanı yaptığını duydu, dikkatini ona yoğunlaştırdı. Kendisi de çok küçük yaşlarda savaş sanatını öğrenmeye başlamıştı. Thereon'un öğrenebileceği çok şey vardı, fakat savaş hakkında ne kadar fazla bilgi edinirsen o kadar fazla kullanmak zorunda kalırsın. Savaş bilgin sırtına bir kambur gibi yapışır, sonra tanınmamak için benim gibi diyar diyar gezersin.
Diğerlerinin geldiğini duyarak düşüncelerinden sıyrıldı. Ayağa kalkıp kendi usulünce selam verdi:
"Huor-San bir görevi daha başarıyla yerine getirmişsiniz anladığım kadarıyla." dedi
Wulfgar Snowtiger, Shifter, Barbarian 2/ Ranger 2 /Warshaper 2
Str: 31
Dex:14
Con:26
Pençe:
Saldırı, +16/+16
Hasar, 1d6+12
Edmond
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 5509
Joined: Mon Jul 03, 2006 10:00 am
Location: Çanakkale
Contact:

Post by Edmond »

Huor gülümseyerek eliyle otur işareti yaptı.Ardından gülümsemeye devam ederken:

*Görevi başarıyla yaptım ama, durum kötü gibi görünüyor, kavgali iki tanrının temsilcileri bir arada.*

Fujiwara anladığını belirtmek için kafasını öne eğmişti.Huor gülümsemenin yerini doğrudan gülmeye bırakmıştı.

*Bakın, sizinle ilgili bilmediğim çok şey var, biraz anlatır mısınız?*
I always knew I was a star And now, the rest of the world seems to agree with me.

The reason we're successful, darling? My overall charisma, of course.

I never thought of myself as the leader. The most important person, perhaps.

-Freddie Mercury
catboy
Site Yazarı
Site Yazarı
Posts: 3268
Joined: Fri Jan 19, 2007 10:00 am
Location: Izmir
Contact:

Post by catboy »

"Huor hala nasıl sırıtabiliryorsun." dedi sert bir sesle Safir. Sonra büyük bir kabalık yaptığını fark etti ve sesini azalttı.
"Bir arkadaşımız haber evrmeden gitmiş. Ve sen Fujiwara ile muhabbet ediyorsun. Daha fazla vakit geçmeden onu bulmalıyız."
Herkes şaşırmıştı. Safir'in Deru hakkında bu kadar hüzünleneceğinin kimse düşünmemişti.
"Sadece Par-tesa'nın dediklerinin düşünüyorum. Grubumuzda o olmadan görev tehlikeye girer. Onun da ilerde işe yarayacağı bir an gelecek ve o yanımızda olmayacak" diye kükredi.
"Gitmesinde haberi olmayanlar suçlu. Thereon da Minna da Fujiwara da suçlu. Sen lidersin ve hesap sormak zorundasın. Deru'yu bulmamız gerekiyor. Boş boş sırıtmayı da kes artık."
Alenthas
Forum Yöneticisi
Posts: 2670
Joined: Thu Oct 04, 2007 10:00 am
Location: Innsmouth
Contact:

Post by Alenthas »

Bir tapınaktaydı. Uzun ama dar bir tapınak. Sağda ve solda açılmış çukurların içerisine mumlar dikilmişti. Yakılmış sayısız tütsü tapınağın muhteşem bir koku yaymasına neden oluyor, Thereon'u rahatlatıyordu. İlerediğinde kuş havuzuna benzer bir yapıtın içerisindeki berrak suyu gördü. O kadar berraktı ki dibi görünebilirdi, ama hiç bir şey görünmüyordu. Sanki dipsiz bir şey gibiydi, ama dışarıdan bakıldığında sadece küçük bir havuzdu.

"Seni asla bulamayacağımı sanmıştım, sevgili öğrencim Hé Kherun, "
Thereon arkasına, sesin kaynağına döndü "Hutta! Ama sen-"
"Evet, öldüm, " dedi ruhani varlık Thereon'un sözünü keserek. "Ve senin için önemli şeylerde yanımda getirdim. "
"Usta," dedi Thereon bir dizinin üzerine eğilerek. Hutta kalkmasını söyleyecekti ama gelenek gereği oturmasına müsade etti.
"Onca zaman boyunda yanımda öğrencilik yaptın, sana şamanizmin elimden geldiği kadarını öğretmeye çalıştım. Aslında pek bir şey yapmış sayılmam, senin güçlerin doğduğunda alnında yazılıydı zaten. şimdi...Hiray'ın adına, " dedi ve Thereon'un kalbine dokundu. Mavi ve yeşil bir ışık odanın içerisini dolduruyor, birbiriyle karışıp mavi ve yeşilin farklı tonlarını oluşturuyorlardı. Hutta bir süre sonra elini çektiğinde tuniğinin kalbinin üzerine gelen kısmının mavileştiğini farketti. Fakat bu boya gibi bir şeyden değil içeriden gelen bir ışıktan dolayıydı. Thereon tuniğinin içine baktığında Hirayın sembolü olan, iki ayağının üzerinde duran bir griffon resmedildiğini gördü. Kanatlarını gerisin geriye uzatmış asaletli bir şekilde resmedilmişti ve bu sembol mavi bir ışıkla hâlâ yanmaktaydı.

"Ve şimdi tam anlamıyla bir şaman oldun küçük öğrencim. Artık kendi başının çağresine bakabilecek güçtesin. Kherun Thereon. şimdi gitmem gerek, bana verilen zaman doldu. Elveda sana şaman Thereon. "
"Ruhumuz öbür tarafta buluşana dek."
"Belki de o zamana kadar büyürsün ve sana bir içki ısmarlarım ha? " dedi göz kırparak.
Thereon gülümsedi.
"Hoşçakal sevgili öğrencim, " dedi Hutta'nın ruhu kaybolurken son bir kez "Güle güle," dedi neredeyse duyulmayacak bir sesle... Ve tapınak kararmaya başladı.




Neredeydi, en son hatırladığı tapınakta Hutta'yla konuşuyordu. Köyündeki o tapına- bir an durdu. Köyü...yıkılmıştı. Peki o tapınak nasıl hâlâ..? Etrafına baktığında bir ormanda olduğunu farketti. Hepsi sadece bir rüyaydı. Tuniğini çekiştirerek göğüsüne baktığında sembolü gördü. Ama şimdi mavi bir ışıkla parlamıyordu. Tulumundan çıkıp sabah oturduğu kayanın üzerine tekrar oturarak düşünmeye başladı.
Image
Lydronk
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 882
Joined: Fri Feb 10, 2006 10:00 am
Location: Ankara
Contact:

Post by Lydronk »

Thereon'un düşünceli halini anlamak, bir şaman omasa da, Lydronk için zor değildi. Yanına gitti: "Ne var Thereon, Deru mu?" dedihüzünle. "Benimle paylaşmanda bir sakınca olmadığından emin olabilirsin. A, bu arada kıyafetin ne güzelmiş. şu göğüsündeki sembol hiç dikkatimi çekmemişti! Hiray'ın sembolu mü? Eh, şaşılacak birşey değil. Hem hazır konu açılmışken, bence Meher falan demeden kızla tanışmalısın!"
Edmond
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 5509
Joined: Mon Jul 03, 2006 10:00 am
Location: Çanakkale
Contact:

Post by Edmond »

Huor gülümseyerek Safir'e baktı.

*Peki ya ne yapalım?Ağlayalım mı, biz ona söylemiştik, o bunu kendisi istedi, inan bana, grubumuzdan önce o tehlikeye girecek.*

Ardından tam Minnä'ya dönmüştü eklemeyi unuttuğunu farketti.

*Haa, bu arada buradaki kimse onun gitmesinden suçlu değil, buradaki kimse onun bakıcısı değil, Minnä ve Fujiwara'nın grupla alakası yok, onları suçlamayı kes, Thereon isee, eğer Thereon gitseydi Deru suçlu olurdu, ancak Deru gittiğine göre, sanırım suçlu kimse yok!Belki Algénia, çünkü onun burada olması gerekiyordu, fakat burada olsaydı bile, o suçlu olmazdı.Ã?ünkü Deru hepimizi uyutup kaçabilecek güçte, çünkü bu topraklar DRYAD TOPRAKLARI!*

Gittikçe artmıştı bu konuşmayı yaparken ses tonu.Ardından içinden sakinleşmeliyim diye geçirdi.Devam etti.

*Gitmek isteyenler, gidebilirler, fakat giderlerse, onlar için ölümcül olabilir bu.Ã?ünkü bütün kötülük peşimizde olabilir, ve hepimizi tek tek avlayabilir, Deru'ya ne oldu bilemeyeceğiz, belki kaçırıldı?Olamaz mı, bu topraklar da Dryad'lar hiçbirimize görünmeden gezebilir, ve gelip kaçırmışlardır.Dediğim gibi, kimseyi suçlamanın manası yok.*

Sonra gülümseyerek Minnä'ya döndü, Fujiwara'ya sorduğu soruyu unutmuştu bile.Safir'e kızgın değildi, olamazdı da, çünkü Minnä'nın hayatını Safir'e borçluydu.
I always knew I was a star And now, the rest of the world seems to agree with me.

The reason we're successful, darling? My overall charisma, of course.

I never thought of myself as the leader. The most important person, perhaps.

-Freddie Mercury
Alenthas
Forum Yöneticisi
Posts: 2670
Joined: Thu Oct 04, 2007 10:00 am
Location: Innsmouth
Contact:

Post by Alenthas »

"O da var tabii," dedi Lydronk'a bakmadan konuşuyordu. Ellerini kavuşturmuş yere bakmaktaydı. "Ama beni şaşırtan başka olaylar var...her neyse. Bu sembol... çocukluğumda Hutta çizmişti bunu. şaman öğrenciliği için," diye yalan söyledi Thereon. Böyle bir olayın sorun çıkartabileceğini düşünmüştü.
Image
Locked

Who is online

Users browsing this forum: No registered users and 0 guests