>ÖATLAK KAZAN<
Anaaaaa gnom kızı mutfağa kadar takip eder... Çok güzelsiniz bayan der Neredeyse bir tanrıça kadar... Size bir şalgam suyu ısmarlayabilir miyim bayan??? Sizi çok sevdim de.... Ya da izin verirseniz bir şarkı yazayım size...
HARBE GİDEN
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
Gecenin Ruhuna
Elimi uzatsam tutacağım kadar yakındı
Ama uzaktı en yüksekteki yıldızlar kadar
Karanlık sarmıştı dört bir yanını
Sarmalayarak o muhteşem ışığı ile yıldızların
Özlüyordu onu ruhum ulaşmak istiyordu ona deliler gibi
Ancak onun yeri yükseklerde idi benimki ise toprağın içi
Bir mucize belki de başka bir şey gerçekleştirir mi bu düşü
Bir umuttur ama yeterli beklemek için seninle buluşacağımız günü
Elimi uzatsam tutacağım kadar yakındı
Ama uzaktı en yüksekteki yıldızlar kadar
Karanlık sarmıştı dört bir yanını
Sarmalayarak o muhteşem ışığı ile yıldızların
Özlüyordu onu ruhum ulaşmak istiyordu ona deliler gibi
Ancak onun yeri yükseklerde idi benimki ise toprağın içi
Bir mucize belki de başka bir şey gerçekleştirir mi bu düşü
Bir umuttur ama yeterli beklemek için seninle buluşacağımız günü
HARBE GİDEN
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
İçeri giren paladine ve geri gelen drowa baktı. Yüzünde memnunluğnu belirten bir ifadeyle " biz üç ortağız. İş teklifinizi kabul etmeden önce biraz konuşmamız gerek." dedi.Sonra Efla'ya benimle gel gibi bir bakış attıp hanın yeni korumaları olabilecek kişilere "izin verirseniz" diyerek mutfağa gitmeye başladı.Mutfağın kapısından girerken göz ucuyla hana girip oturmuş cübbeli kişiye baktı. Hanı biran önce açmalarının iyi olacağını düşünmeye başlamıştı.
Sıkıntılarla dolu hayat, yer kalmıyor yaşamaya.
-
Cyan Bloodbane
- Kullanıcı

- Posts: 77
- Joined: Tue Apr 13, 2004 10:15 pm
- Location: Solamnia
- Contact:
Majenta mutfaktan içeri girdi. Night'ın ne oldu gibi bakışını fark etti. Gnom hala Night'a birşeyler sormaktaydı.Majenta memnun bir ifadeyle "koruma olayını hallettik galiba Night.İki kişi başvuruda bulundu." dedi. Efla'nın da mutfağa geldiğini gördü. "Ne yapıyoruz? kabul edecek miyiz?"
Soran gözlerle Efla'ya ve Night'a bakarak bekledi.
Soran gözlerle Efla'ya ve Night'a bakarak bekledi.
Sıkıntılarla dolu hayat, yer kalmıyor yaşamaya.
Yav bi şey yok yaa Balrog Cyan abim benim galiba beni şu hış garson kızın yanına çıkartmak istiyorlar her halde han iki katlı az önce gnomu kızın yanına çıkarabilirim dediler ben de bekliyorum.
HARBE GİDEN
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
Ozan Palisdan ileriden müzik seslerini duyunca adımlarını hızlandırır. "Acaba ben yetişemeden başka bir ozan mı aldılar?" diye düşünür, farkında olmadan adımları daha da hızlanmıştır. Ozan siyah düz saçlı ve siyah çember sakallı, ela gözlü 1.70 boylarında genelde yüzünde gülümsemeyle ve her zaman yanında liriyle dolaşan bir yarımelftir.
Kafasını çevirince Tika'nın yerini görür, adımlarının hızlı olması başka bir işine daha yaramıştır. İçerdeki hancının paragöz ve sinsi bakışlarına böylece daha fazla katlanması gerekmez. Bu kadarı bile tüylerini ürpertmeye fazlasıyla yetmiştir. Gene de yolda Tika'nın yerine gelecek yolunu kaybetmiş müşterilere acımadan edemedi. Han dediğin şöyle güzel, temiz olmalı, iyi bir dekorasyon ve de olmazsa olmaz sıcak bir ortam lazım.
Ã?atlak Kazan'ın kapısından içeri girer ve olduğu yerde bakakalır. "İşte tam da böyle olmalı. Tika'nın yeri yakında iflas edecek anlaşılan." diye düşünür, istem dışı şekilde ağzı kulaklarına varır. Bu handan içeri adım atan diğer herkesin de gülümseyip gülümsemediğini merak eder. Hanın içi insanın ruhunu yükseltiyordu. Bir büyü mü vardı ne?
Burada çalışmak istiyordu! Kesinlikle!
İçeride müziğin bitmiş olmasını fırsat sayar, birkaç adım ötedeki bir sandalyeye kurulur. Ağzından ister istemez rahatlamadan kaynaklanan memnuniyetini dile getiren mırıltılar çıkar. Lirini heybesinden çıkarır ve hazır herkes kendine bakıyorken neşeli bir melodiyle şarkısını söylemeye başlar.
Gelin beyler bayanlar, girin içeri, burası Ã?atlak Kazan
Hani bulsak bir kazan da alacağınız zevki içine tıksak,
Almaz kazan çatlar da görürsün her yerde eğlence taşan
Anlarsın bi gir nedenmiş içerde hüzünlenmek yasak,
Duramazsın ki kederli her tarafta keyif var ruhuna sızan
Yarımelf ozan Palisdan burda kah çalacak melodilerini,
Kah anlatacak insanlara duyduğu komik bir hikayeyi
Hadi için birayı şarabı çıkın dansa, olun hep delidolu
Hah! Bardaklar dipsizmiş içtikçe yeniden olur hemen dolu
Bulacaksınız hoş sohbet ve diyardan en taze dedikodu
Rahatsız edilmemek istiyorsan geç şurda şöminenin yanı köşe,
Garson uğramasın dersen göndeririz bardak ile birkaç şişe,
Canın isterse biraz kulak kabart, ocakbaşında anlatılır hikaye
Özel mi konuşacaksın, durma! Kim duyar seni etraf gırla eğlence!
Evin olacak burası, zor bırakırsın bir iki sefer uğrayıp da sevince
Ã?atlak Kazan açılıyor, olsun diyarın her bir köşesine müjde!
şarkısı bitince ayağa kalkar ve reverans yapar. Hanı işletenin de duyacağını umarak ortaya konuşmaya başlar.
"Brogel Ozan Okulundan çıkma yarımelf ozan Palisdan ve lirim Ankateleği emrinizde! Bugünden itibaren Ã?atlak Kazan'ın saygıdeğer sahiplerine ve güzide müşterilerine hizmetlerimi sunabilmeyi çok isterim. Kabul ederseniz burada çalışmak benim için bir onur ve değişilmez bir zevk olacak."
Ozan yüzündeki gülümsemenin gittikçe arttığını farketti. Acaba gülümsemesinin bir üst limiti var mıydı? Sorusunun cevabını bulacaksa araması gereken yer Ã?atlak Kazan olmalıydı.
Kafasını çevirince Tika'nın yerini görür, adımlarının hızlı olması başka bir işine daha yaramıştır. İçerdeki hancının paragöz ve sinsi bakışlarına böylece daha fazla katlanması gerekmez. Bu kadarı bile tüylerini ürpertmeye fazlasıyla yetmiştir. Gene de yolda Tika'nın yerine gelecek yolunu kaybetmiş müşterilere acımadan edemedi. Han dediğin şöyle güzel, temiz olmalı, iyi bir dekorasyon ve de olmazsa olmaz sıcak bir ortam lazım.
Ã?atlak Kazan'ın kapısından içeri girer ve olduğu yerde bakakalır. "İşte tam da böyle olmalı. Tika'nın yeri yakında iflas edecek anlaşılan." diye düşünür, istem dışı şekilde ağzı kulaklarına varır. Bu handan içeri adım atan diğer herkesin de gülümseyip gülümsemediğini merak eder. Hanın içi insanın ruhunu yükseltiyordu. Bir büyü mü vardı ne?
Burada çalışmak istiyordu! Kesinlikle!
İçeride müziğin bitmiş olmasını fırsat sayar, birkaç adım ötedeki bir sandalyeye kurulur. Ağzından ister istemez rahatlamadan kaynaklanan memnuniyetini dile getiren mırıltılar çıkar. Lirini heybesinden çıkarır ve hazır herkes kendine bakıyorken neşeli bir melodiyle şarkısını söylemeye başlar.
Gelin beyler bayanlar, girin içeri, burası Ã?atlak Kazan
Hani bulsak bir kazan da alacağınız zevki içine tıksak,
Almaz kazan çatlar da görürsün her yerde eğlence taşan
Anlarsın bi gir nedenmiş içerde hüzünlenmek yasak,
Duramazsın ki kederli her tarafta keyif var ruhuna sızan
Yarımelf ozan Palisdan burda kah çalacak melodilerini,
Kah anlatacak insanlara duyduğu komik bir hikayeyi
Hadi için birayı şarabı çıkın dansa, olun hep delidolu
Hah! Bardaklar dipsizmiş içtikçe yeniden olur hemen dolu
Bulacaksınız hoş sohbet ve diyardan en taze dedikodu
Rahatsız edilmemek istiyorsan geç şurda şöminenin yanı köşe,
Garson uğramasın dersen göndeririz bardak ile birkaç şişe,
Canın isterse biraz kulak kabart, ocakbaşında anlatılır hikaye
Özel mi konuşacaksın, durma! Kim duyar seni etraf gırla eğlence!
Evin olacak burası, zor bırakırsın bir iki sefer uğrayıp da sevince
Ã?atlak Kazan açılıyor, olsun diyarın her bir köşesine müjde!
şarkısı bitince ayağa kalkar ve reverans yapar. Hanı işletenin de duyacağını umarak ortaya konuşmaya başlar.
"Brogel Ozan Okulundan çıkma yarımelf ozan Palisdan ve lirim Ankateleği emrinizde! Bugünden itibaren Ã?atlak Kazan'ın saygıdeğer sahiplerine ve güzide müşterilerine hizmetlerimi sunabilmeyi çok isterim. Kabul ederseniz burada çalışmak benim için bir onur ve değişilmez bir zevk olacak."
Ozan yüzündeki gülümsemenin gittikçe arttığını farketti. Acaba gülümsemesinin bir üst limiti var mıydı? Sorusunun cevabını bulacaksa araması gereken yer Ã?atlak Kazan olmalıydı.
Taşlar unutana dek...
Night gnomun sesi yüzünden majentayı tek tük duyabiliyordu, "Kabul etsek iyi olur, hanı bir an önce açmalıyız", mutfak kapısından, açılmamış olmasına rağmen kalabalıklaşmaya başlıyan hana bakıyordu. Biraz da gnomdan uzaklaşmak istediğinden, köşedeki bir masaya oturmakta olan, yüzünü göremediği kişiye doğru yürümeye başlar telaşla.
Cüppeli adam garson kızın hızlı adımlarla yanına yaklaştığını gördü...
Gözleri kızınkine kenetlenmiş bir şekilde, garsonun daha da yakınına gelmesini bekledi...
Kız, adamın yanına geldi durdu, heyecanı yüzünden açıkça okunuyordu. "Herhalde ilk kez bir müşteriye bakıyor..." diye geçirdi içinden, genç bir vücuda sahip olsa da yılların yorgunu tok bir sese sahip cüppeli adam ve kızın konuşmasını bekledi...
Gözleri kızınkine kenetlenmiş bir şekilde, garsonun daha da yakınına gelmesini bekledi...
Kız, adamın yanına geldi durdu, heyecanı yüzünden açıkça okunuyordu. "Herhalde ilk kez bir müşteriye bakıyor..." diye geçirdi içinden, genç bir vücuda sahip olsa da yılların yorgunu tok bir sese sahip cüppeli adam ve kızın konuşmasını bekledi...
*hanınız cok güzel olmuş diye dewam etti cleric
*ama yeterince sıcak olması için bir kutsama iyi olabilir dedi we yaptı büyüsünü yapmaya
bir anda etraf aydınlanmaya ışımaya başladı oysa ki daha bitirmemişti sözünü cleric daha sonra ise anladı ki seçtiği büyü fazla ağır gelmişti
ama yine de etraf artık herkese daha güzel daha harika gelmekteydi tanrıların yardımıyla...
*ama yeterince sıcak olması için bir kutsama iyi olabilir dedi we yaptı büyüsünü yapmaya
bir anda etraf aydınlanmaya ışımaya başladı oysa ki daha bitirmemişti sözünü cleric daha sonra ise anladı ki seçtiği büyü fazla ağır gelmişti
ama yine de etraf artık herkese daha güzel daha harika gelmekteydi tanrıların yardımıyla...
çok zaman geçti çok şey değişti...
Who is online
Users browsing this forum: No registered users and 2 guests
