>ÖATLAK KAZAN<

Anlatacak komik veya enteresan FRP anıları olanlar için. Geyiğin sınırları burada belirlenecektir...
Ayyaş Porsuk Hanı'nın bu güzide salonu, tüm ziyaretçilerimize açıktır.
Justarius
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 346
Joined: Fri Apr 02, 2004 10:00 am
Contact:

Post by Justarius »

Drow majentanın yanına gitti ve göz işaretinden ne demek istediğini hemen anladı. Drow handa bir müşteriymiş gibi masalardan birine oturdu. Majenta ejderanların yanına yaklaştı ve "Hemen hanımları bırakıp toz olmazsanız akıbetiniz hiç de iyi olmaz." diye hırladı. Ejderanlar bu laflara katıla katıla güldüler o hırıltı gibi sesleriyle. Majentanın ağzından ne olduğu anlaşılmayan iki kelime döküldü ve ejderanlardan birinin sesi o anda kesildi. Ejderan alevler içinde kaldı. Ama bu alev sadece kurbanını yakardı. Başka hiçbirşeye zarar vermezdi. Artık ejderanlar yedi kişi kalmıştı. Ve bir anda bu sayı altıya indi. Düşen ejderanın üstünde biri kalbinde biri gözünde olmak üzere iki bıçak duruyordu. Drow köşeden sırıttı ve iki bıçak daha çıkardı. Hoooop- beş ejderan. Daha sonra eli kısa kılıçlarına gitti ama yerlerinde yoklardı. 'rezil kender' diye düşündü ama bunun için zamanı yoktu. Derhal kalın palasını eline aldı ve inanılmaz hızlı hareketler dizisiyle ejderanları kesip biçmeye başladı. Etrafına bir daha baktığında sadece üç ejderan kalmış olduğunu gördü. Ve üçü de onun üzerine atlayıp devirdiler. İkisi diğerleriyle çarpışmak için gittiler ama diğeri kılıcını drowa doğru indirdi. Ama indiremeden kendisini hanın duvarında buldu. Efla'nın ellerinden fışkıran gümüş renkli bir enerji kütlesi onu uçurmuştu. Drow hızla ayağa kalktı ve Efla'ya hücum eden ejderanları gördü. Ve bir saniye sonra yoklardı. Sağa sola baktı, sonra majenta'ya. "Dışarı ışınlandılar" diye göz kırptı majenta. Drow dışarı çıktı ve şövalye de onun arkasından geldi. şövalye yorgundu ve yeni uyanmıştı. Ama görünce hemen olayı anlamıştı. İkisi dışarı çıkıp ejderanlara hücum ettiler. şövalyenin dev kılıcı ejderanlardan birinin kafasını uçurdu. Drow da kılcını diğerine sapladı. Diğerinin ölü olan bedenine. Sonra nasıl olduğunu anlamadan bir kıkırdama duydu. Yukarı baktığında kilitli odasının penceresinden -pencere kilidi açmak kenderler için pek zor değildir- sarkan kenderi gördü. "E şey mümkünse hançerimi geri alabilirmiyim." dedi drowa. Ve drow farketti ki bu onun hançeriydi. "sen, nasıl. o benim hançerim" diye kükredi kendere. Ve cevabını aldıktan sonra odasından üzgün bir şekilde sarkan kenderi bırakıp hana girdiler ve majentanın yanına gittiler. Cevap şuydu: "A o sizin hançeriniz mi. Bakın iyi ki ben vardım yoksa onu hiç bulamayacaktınız. Düşürmüşsünüz ben de sahibini bulunca geri veririm diye almıştım. Dikkat etmeniz lazım. Her zaman ben olmayabilirim."
Gorath
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 2057
Joined: Mon Mar 22, 2004 10:00 am
Location: Meleran
Contact:

Post by Gorath »

Drow kenderle konuşa dursun uzakta dişi drow etkilenmice ona bakıyordu. İşte onu tüm acılarından kurtaran erkek buradaydı.

Cüce onların iplerini sökerken gözleri yüzey elfi ile buluştu ve ilk defa bir elf ona etkileyici geldi.Majenta ise hala insana bakmaktaydı.

Kender ipler ve Drowun palalarını cebine sokmaya çalışıyordu.Biredn Drowun palalarının çok büyük olduğunu fark etti ve çıkardı."Birisi kaybetmiş" dedi.
Justarius
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 346
Joined: Fri Apr 02, 2004 10:00 am
Contact:

Post by Justarius »

"onu ben alayım" diye hırladı drow. Kender sırıtarak palayı ona uzattı. "Ve kılıçlarım" diye ekledi drow. Kender koşarak gitti ve odadan kılıçları getirdi. "Senin miydi? hehe düşürmüşsün.." Drow tehditkar bir şekilde "bir daha aldığını görürsem senin üzerinde kullanırım" dedi ve arkasını döndü. O anda ona bakmakta olan drow dişisini gördü. 'Ne kadar da güzel' diye düşünmeden edemedi. Dişi drow onun yanına geldi ve teşekkürlerini belirtti. Drow bu dişide Karanlıkaltı'nın şeytani kişiliğini göremedi. Kısa bir sohbetten sonra bunu anlamıştı. Tıpkı- kendisi gibiydi...
Oren_Dautry
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 2577
Joined: Tue Sep 23, 2003 10:00 am
Contact:

Post by Oren_Dautry »

Yaşlı adamın sözleri bitti ve drowa bakan yaşlı adam başıyla bir onay verdi..
ardından yaşlı adam bir çuval gibi yere yığıldı...
Last edited by Oren_Dautry on Fri Apr 30, 2004 1:23 am, edited 1 time in total.
Bugün için yaşa , yarın için hayatta kal..
majenta
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 633
Joined: Sat Mar 06, 2004 10:00 am
Contact:

Post by majenta »

majenta güzel bayanın yanına gitti.Onu iplerinden çözerken bi an bile gözlerini gözlerinden ayıramamıştı.İpleri çözdükten sonra bayanın bileklerindeki kesiklere dokundu.Lorduna ettiği duadan sonra kesikler hiç var olmamış gibi bayanın narin ellerinden yok oldu. Ã?ylece bayanın ellerini dakikalarca tuttuktan sonra aklı başına geldi ve "Ahhh. Özür dilerim.İstersen mutfağa gidelim de sana yiyecek bişeyler vereyim."
Daha önceden kızın geleceğini bilmesi bile güzelliğinin karşısında şaşırmasını engelleyememişti.Kızın elini kibarca tutarak mutfağa götürdü.
Bu sırada kızın kestane rengi saçlarını ve enteresan bir gümüş rengi olan gözlerini inceliyordu.
Sıkıntılarla dolu hayat, yer kalmıyor yaşamaya.
Gorath
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 2057
Joined: Mon Mar 22, 2004 10:00 am
Location: Meleran
Contact:

Post by Gorath »

Gorath ilk defa bir elfden bu kadar etkilenmişti ve bu elf içinde geçerliydi.İkisi bir masaya gittiler ve bir sandalyeye oturdular.İkisi birbirlerinin gözlerine bakıp hoş muhabbetler ederlerken kender tüm handaki bahar rüzgârlarını ağzı beş karış açık izliyordu.
Justarius
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 346
Joined: Fri Apr 02, 2004 10:00 am
Contact:

Post by Justarius »

Drow yere düşen, kimsenin farketmediği yaşlı adamı kaldırdı. Adamın gözlerine baktığında şaşırdı. Göz bebekleri yoktu. Biraz çekinerek adamı kaldırdı ve majentanın yanına götürdü. Elf büyücüye "Bilmen gerekirdi" dedi.
majenta
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 633
Joined: Sat Mar 06, 2004 10:00 am
Contact:

Post by majenta »

Kızın önüne bi tabak yemek bırakmış ve şimdi de kızla muhabbet ediyordu. Bu sırada içeri giren Justarius'u ve kollarındaki adamı gördü. Justarius'un "bilmen gerekirdi" dediğini duydu ve hemen kızın yanından kalktı.Justarius'a adamı masaya bırakmasını söyledi.Kız da bu sırada masayı boşaltmıştı. Adamın üstüne ellerini koyup Lorduna dua etmeye başladı.Duası bitince geri çekildi ve beklemeye başladı.Bu sırada kız korkmuş bir şekilde yanına gelmişti.
Sıkıntılarla dolu hayat, yer kalmıyor yaşamaya.
Oren_Dautry
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 2577
Joined: Tue Sep 23, 2003 10:00 am
Contact:

Post by Oren_Dautry »

Yaşlı adam bir düğmeye basılmışcasına ani bir hareketle yattığı masada doğruldu...
ve boş gözlerini majentaya çevirdi...

"Bu hanındaki ilk ve son ölüm olsun çocuğum.."

artık bu han tarafımca kutsandı... sen istemedikce bu handa hiçbir silah kınından çıkmayacak...

ve asla silah çarpışmasının çınlaması duyulmayacak,

beni umduğumdan güzel ağırladın barış ise ödülün olsun.

Bu handa ama sadece bu handa majenta istemeden olacak savaşları yasaklıyorum..."


yaşlı adamın bedeni rüzgarda dağılan duman gibi toza dönüştü ve mutfak penceresinden dışarı çıktı...
Bugün için yaşa , yarın için hayatta kal..
majenta
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 633
Joined: Sat Mar 06, 2004 10:00 am
Contact:

Post by majenta »

Adamın toza dönüşüp çıktığı pencereye baktı.Sesinin adama ulaşacağından şüphe etmeyerek konuştu."Teşekkür ederim.İyi niyetlerin için.Ve Daima mutlu olmanı diliyorum."Farketmeden elini kızın elinin üstüne koymuştu.
Sıkıntılarla dolu hayat, yer kalmıyor yaşamaya.
Elrond_Carnesir
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 98
Joined: Fri Apr 02, 2004 10:00 am
Location: İstanbul-Florya
Contact:

Post by Elrond_Carnesir »

Minik kender aklında ki soru işaretleriyle uğraşadursun elleri ona yapacagı şeyi söylüyordu... Zaten sözleri duymuştu... Bu handa hiç savaş olmayacaktı... Kender sırıtmaya başladı... Resmen onu cezbediyorlardı... Resmen bu kılıçlara artık ihtiyacımız yok diyorlardı... Hem zaten onların üzerinde boşa ağırlık yapıyor diye düşündü minik kender... Niye onları gereksiz yere taşıyıp gereksiz yere kınında tutsunlardı ki... Kender bütün kılıçları onlar için saklayabilirdi... Ve saklıcaktı da... Biraz daha bu olay üzerinde düşündükten sonra aslında bu han da bir daha savaş çıkmayacağını yaşlı adam söylemiş ve sanki kenderi bu olay için görevlendirmişti... "evet evet..." diye mırıldandı elrond... Zorlu bir görev onu bekliyordu... Bir an ortalığa çıkıp herkesin kılıcını teslim etmesini istesem nasıl olur diye düşündü ancak sonradan belkide onlar farketmeden sadece saklamak için ödünç alırsam onlar açısından büyük ve sevindirici bir süpriz olur kanısına vardı kender.... Hem zaten han oyun oynamaya yatkındı... Bu süprizi de çok beyeneceklerdi... Kender ani bir hızlı harekete koyuldu... Belkide bu içlerinde en çok vicdanı rahat olarak (tabii bir vicdanı varsa)birşeyleri ödünç almak olucaktı...
Cyan Bloodbane
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 77
Joined: Tue Apr 13, 2004 10:15 pm
Location: Solamnia
Contact:

Post by Cyan Bloodbane »

Küçük gnomdan bilgileri aldıktan sonra hanına geri döner ve düşünür...Catlak kazanın amacı nedir..Niye herkes burada toplandı..Kaderin bir cilvesimi?
I cry.when angels deserved to die
Gorath
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 2057
Joined: Mon Mar 22, 2004 10:00 am
Location: Meleran
Contact:

Post by Gorath »

Cüce kenderin hareketlerini gördü ve hızla baltasına yapışarak kendisine verilen odaya koşturdu.Bu sefer kendere hiç bir şey kaptırmaya niyeti yoktu.Bu sefer o ufak solucan ondan değer vediği tek şeyi çalamayacaktı.
Elrond_Carnesir
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 98
Joined: Fri Apr 02, 2004 10:00 am
Location: İstanbul-Florya
Contact:

Post by Elrond_Carnesir »

Kender işe koyulmaya başlamıştı... Çok hızlı hareket ediyordu... Kenderin minik elleri bir o kişinin cebinde bir o kişinin cebinde dolaşıyordu... Ancak bir anda beynine telepatik bir mesaj geldi... NE oldugunu anlayamadı... şu anda elinde olan herşeyi yere bıraktı... Büyük bir şıngırtıyla küçük bıçaklar ve kaybolmuş altınlar yere düştü... Kender hipnotize olmuş gibi yürümeye başladı... Nereye gittiğini bilmiyordu ama nasıl gidileceğini biliyordu... İlk defa böylesine bir his yaşıyordu... Acaba öldümmü diye düşündü ve kafasını ayaklarına indirdi... Hayır yere basıyordu... Belkide yürüyen bir ölüydü... Tam bunu anlamak için bir şeyler yapmaya hazırlanıyordu ki kafasını kaldırdıgında şaşkınlıkla ve merakla içindi bin bir çeşit duygu oluştu... Bir kender daha önceden hiç bir tanıpanağa girmemişti... Transpitter amca bile... Ama şu anda kenderin önünde bir tapınak duruyordu...Kapıdaki heykellere baktı... Ve içinde büyük bir mutluluk hissi uyandı... Kapı çok büyüktü... Tabii kilidide büyük olmalıydı... Tam keselerini araştırmaya başlamışken büyük kapı gıcırdayar açıldı... Resmen beni içeri çağırıyor diye düşündü Elrond... yoksa hava da rüzgar falan yoktu... Hiç düşünmeden içeri daldı... Sanki başka bir dünyaya girmiş gibi hissetti kendini.. Burada incelenecek ve kaybolmuş bulunmayı bekleyen çok şey olabilirdi... Minik kender tam nereden başlayacağını düşünürken karşısında yaşlı adam belirdi... Bu adamı tanıyordu... Hatta daha çok elindeki iğne iplikle dikilmiş kitabı tanıyor denebilirdi...
Gorath
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 2057
Joined: Mon Mar 22, 2004 10:00 am
Location: Meleran
Contact:

Post by Gorath »

Cüce yeniden aşağıya indiğinde kenderin hareketlerindeki garipliği fark etti ve nereye gittiğini merak ederek takip etti.Kender kapının önünde durup yaşlı bir adam içeri girince cücede onları takip etti ve içeriye daldı. İçinde garip bir his vardı.Hoş bir duygu...
Post Reply

Who is online

Users browsing this forum: No registered users and 2 guests