>ÖATLAK KAZAN<
şaklabanın arkasını dönüp kıza bakıp o büyük sırıtışını yüzüne yaydı; ama kız pek oralı olammıştı...bu şaklabanı oldukça şaşırtmıştı. kızdan en azındasn bir korku belirtisi bekliyordu ama o bile olmamıştı! şaklabanın guru kırılmıştı...zaten kızda hemen kalkıp servis yaptı. kızı kendince göz hapsine aldı.
kız servisi yaptıktan sonra bara dayandı. bu durumdan istifade şaklaban hemen kızın yanına gitmek için efladan izin almadan masadan kalktı. kızın baktığı yere bakarak...
"Bir sorun mu var güzel hanım?" aynı anda sırıttı
kız servisi yaptıktan sonra bara dayandı. bu durumdan istifade şaklaban hemen kızın yanına gitmek için efladan izin almadan masadan kalktı. kızın baktığı yere bakarak...
"Bir sorun mu var güzel hanım?" aynı anda sırıttı
--------------------------------------------------
Mutluluğun ve üzüntünün ötesinde...
Mutluluğun ve üzüntünün ötesinde...
-
jesterthedoommaker
- Kullanıcı

- Posts: 49
- Joined: Mon May 10, 2004 10:00 am
- Location: istanbul
- Contact:
hanın kapısı yavaşça açıldı içeri simsiyah kıyafetli biri girdi yüzü kıyafetleri tamamen melankoli yüklüydü ama üzerindeki bir soytarı kıyafetiydi gözleri garip bir şekilde parlıyordu merak uyandırıcı ona yaklaşmaya teşfik ediçi bu yüzden ama kesinlikle itici o gözler içerideki herkesi tek tek süzdü kendisine bakan biri olduğunda hafif ve nazik bir şekilde başıyla selamladı içeriyi tamamen gözden geçirmesi bitinçe hızlı adımlarla ouran şaklabanın yanına gitti şaklabanın açıkça yavşadığı hoş bayanı umursamadan şaklabanın kolunu tuttu ve kulağına doğru eğilerek fısıldadı sonra doğruldu suratında kendini beğenmiş tathmin olmuş ve asil bir sırıtış vardı..
"Eeeee ne diyosun küçük şaklaban varmısın??? yada gel şöle rahat bir masada şarap eşliğinde konuşalım bunu uzun uzun................"
"Eeeee ne diyosun küçük şaklaban varmısın??? yada gel şöle rahat bir masada şarap eşliğinde konuşalım bunu uzun uzun................"
Jester cares not,
Whatever you live or not!...
Whatever you live or not!...
şaklaban rahatsız edildiğine çok sinirlenmişti...ancak onu çağıranın kim olduğunu görünce ve anlattıklarını dinlediğinde sinirleri biraz olsun yatıştı...
soytarı konuşurken uzun çenesinin ucundaki sakalıyla oynuyordu.
"Evet gel bakalım şuraya oturalım o zaman! ama biralara senden!"
böylece iki güldürücü sessiz sessiz konuşmaya başladı. bu şaklaban için alışılmadık bir durumdu...
soytarı konuşurken uzun çenesinin ucundaki sakalıyla oynuyordu.
"Evet gel bakalım şuraya oturalım o zaman! ama biralara senden!"
böylece iki güldürücü sessiz sessiz konuşmaya başladı. bu şaklaban için alışılmadık bir durumdu...
--------------------------------------------------
Mutluluğun ve üzüntünün ötesinde...
Mutluluğun ve üzüntünün ötesinde...
-
jesterthedoommaker
- Kullanıcı

- Posts: 49
- Joined: Mon May 10, 2004 10:00 am
- Location: istanbul
- Contact:
oturur oturmaz bir parşomen uzattı soytarı şaklabana.şaklaban parşomeni okurken soytarı kafasını kaldırıp kendilerine servis yapıçak birini aradı ve gözüne bara dayanmış geldiğinde şaklabanın kur yapmaya çalıştığı bayan takıldı
"şey afedersiniz eğer size zahmet olmazsa leydim buraya 2 şişe şarap getirebilirmisiniz kadehlerle??"
"şey afedersiniz eğer size zahmet olmazsa leydim buraya 2 şişe şarap getirebilirmisiniz kadehlerle??"
Jester cares not,
Whatever you live or not!...
Whatever you live or not!...
-
Dragonfly
- Kutsanmış Kişi
- Posts: 1262
- Joined: Thu Mar 25, 2004 10:00 am
- Location: Doğu Limerik
- Contact:
Hanın kapısından içeri kolunun altında bir kurt kafası şeklindeki başlığını tutan bir adam girer.
Yüzü dahil heryeri killi çamurla kaplı olmasına rağmen gözleri belirgin bir şekilde açık kurumuş sarı toprak renginden kendini ayırıyordu.
Bir iki adımdan sonra kapıdan irice bir kurt içeri girdi onun rengi geceden daha karaydı gözleri çamur kaplı adamla aynı renkte ve parlaklıktaydı sanki ikisi bir parça gibilerdi.
Gözüne bir masa kestirmek için salonu araştırmaya başladı.
Yüzü dahil heryeri killi çamurla kaplı olmasına rağmen gözleri belirgin bir şekilde açık kurumuş sarı toprak renginden kendini ayırıyordu.
Bir iki adımdan sonra kapıdan irice bir kurt içeri girdi onun rengi geceden daha karaydı gözleri çamur kaplı adamla aynı renkte ve parlaklıktaydı sanki ikisi bir parça gibilerdi.
Gözüne bir masa kestirmek için salonu araştırmaya başladı.
Dragonfly ;
Keeper of the Grove, Forest King
<u>Domains</u>:Animal,Earth,Plant,Protection
Doğanın Tapınağı
Keeper of the Grove, Forest King
<u>Domains</u>:Animal,Earth,Plant,Protection
Doğanın Tapınağı
-
FreyaImplorer
- Kullanıcı

- Posts: 408
- Joined: Thu Apr 01, 2004 10:00 am
- Location: Bursa
- Contact:
Kapıdan aniden bir elf göründü.Bağırarak:
-Bugün benim günüm !Bugün benim günüm,dedi.
Handaki herkes şaşkınlık içinde bakıyordu,aniden hana giren bu kişi kimdi,niye onun günüydü diye düşünüyorlardı.Bu arada adam tekrar konuştu:
-Hancı herkese benden bira,banada,dedi.
Ve bulduğu ilk boş masaya oturdu....
-Bugün benim günüm !Bugün benim günüm,dedi.
Handaki herkes şaşkınlık içinde bakıyordu,aniden hana giren bu kişi kimdi,niye onun günüydü diye düşünüyorlardı.Bu arada adam tekrar konuştu:
-Hancı herkese benden bira,banada,dedi.
Ve bulduğu ilk boş masaya oturdu....
Jacta alea est.
-
Dragonfly
- Kutsanmış Kişi
- Posts: 1262
- Joined: Thu Mar 25, 2004 10:00 am
- Location: Doğu Limerik
- Contact:
Henüz masaya oturmuşken yanına gelen hancıya bakarak sadece varsa nane suyu alabilacağini söylerken kapıdan içeri hızla giren kişinin verdiği tedirginlikle hırlayan kurtunu sakinleştirmeye çalışan tamamen çamurla kaplı bu adam.
Pardon bu handa yıkanabşileceğim bir yer varmı acaba diye sordu
Pardon bu handa yıkanabşileceğim bir yer varmı acaba diye sordu
Dragonfly ;
Keeper of the Grove, Forest King
<u>Domains</u>:Animal,Earth,Plant,Protection
Doğanın Tapınağı
Keeper of the Grove, Forest King
<u>Domains</u>:Animal,Earth,Plant,Protection
Doğanın Tapınağı
KApı yavaş yavaş açıldı.
İçeri giren kişinin ilk bir masa aradığını gördü herkes.YAbancı enyakın sandalyeye çöktü çok yorgun görünüyordu.
sSipariş bile verecek gücü yoktu sanki.Meraklı bakışlar arasında dudaklarını oynattı.Sonra beklemeye başladı.
Uzun ve kirli saçları yüzünü kapatıyordu.Elbisesinin üzerindeki çamur izleri,
Sırtında asılı duran lavtasının sapı rengindeydi.Bir kolunu masaya dayadı ve derin derin nefes almaya başladı.... DErin derin soluklar...
İçeri giren kişinin ilk bir masa aradığını gördü herkes.YAbancı enyakın sandalyeye çöktü çok yorgun görünüyordu.
sSipariş bile verecek gücü yoktu sanki.Meraklı bakışlar arasında dudaklarını oynattı.Sonra beklemeye başladı.
Uzun ve kirli saçları yüzünü kapatıyordu.Elbisesinin üzerindeki çamur izleri,
Sırtında asılı duran lavtasının sapı rengindeydi.Bir kolunu masaya dayadı ve derin derin nefes almaya başladı.... DErin derin soluklar...
-
FreyaImplorer
- Kullanıcı

- Posts: 408
- Joined: Thu Apr 01, 2004 10:00 am
- Location: Bursa
- Contact:
iyiyim dostum hoşgeldin ne istersin sana bi içki ısmarlayacağım ama çok pahalı olmasın yanımda fazla parayla dolaşmam bilirsin dedi yüce rahip ardından yakınlarında oturan feryata baktı we adamın kötü durumuna baktı we onun yanına gitti arkadaşım sana nasıl yardım edebilirim çok yorgun we kötü gözüküyorsun tapınağımıza gelmek ister misin sana orada yardım ederiz ha ne dersin diye bir soru yöneltti we beklemeye başladı
çok zaman geçti çok şey değişti...
-
wicked_one
- Kullanıcı

- Posts: 595
- Joined: Sat Jun 19, 2004 10:00 am
- Location: istanbul
- Contact:
kapı açıldı...cüppesine sıkı sıkı sarılmıştı...kafasını birkez kaldırdı...lavtayı gördüğünde gülümsedi...lavtanın sahibinin yanına oturdu ve kişiyi selamladı...cüppesini açtı..."uzun zaman geçmedi son karşılaşmamızdan beri"sonra lavtasını çıkarttı sırtından...tam masaya dayayacaktı ki "bu insanları mutlu etmem gerekli"diye düşündü "ben ne kadar mutsuz olsamda"gülmeye başladı...ve bildiği en mutluluk verici parçaları çalmaya başladı...lavta müzik yapmaya başladığında dudakları ona eşlik etti...kusursuz değildi..ama ona yakındı
Who is online
Users browsing this forum: No registered users and 2 guests
