Point-n-Click Adventure Oyunları (Yorumlar)
-
Artemis Entreri
- Kullanıcı

- Posts: 1521
- Joined: Tue Jun 14, 2005 10:00 am
- Location: İstanbul
- Contact:
Machinarium cidden çok hoştu
Bu arada daha bugün Sam & Max'in ikinci sezonunun ilk bölümünü bitirdim oynayıp (sezon bittiğinsden beri arıyorum, son çareyi indirmekte buldum. n'apayım ama...), bence bir göz atmalısın, ilk sezondan başlayarak. zaten kısa sürüyor bölümler, ama dizi şeklinde ilerlemesi çok hoş. hani gerçi bu da üç boyutlu ama...
Bu arada daha bugün Sam & Max'in ikinci sezonunun ilk bölümünü bitirdim oynayıp (sezon bittiğinsden beri arıyorum, son çareyi indirmekte buldum. n'apayım ama...), bence bir göz atmalısın, ilk sezondan başlayarak. zaten kısa sürüyor bölümler, ama dizi şeklinde ilerlemesi çok hoş. hani gerçi bu da üç boyutlu ama...
Alenthas wrote:Machinarium'un tanıtımını koydum, tabii post curcunası içerisinde kayboldu ama...
Valla bu tanıtım sayesinde benim haberim oldu ve temin edip oynamaya başladım. (filmi de izlemedim süprüz bozulmasın diye) İlk kısım hadi alıştırmaydı basitti ama ikinci bölümde o polis köprüsünü geçme hadisesindeki problemler beni gülümsetti doğrusu. Tabii henüz başındayım ama tam sazan gibi çözdüm derken problemin henüz çözülmediğinin anlaşılması güzel oluyor. Resimler de konsept olarak çok hoşuma gitti.
.......
Yıllar yıllar önce Atlantis diye bir oyun vardı; o da böyle bulmacalı ve aynı zamanda konuşmalı ve entrikalar filan vardı ama bazı bulmacalar çok zordu.
Bir de bir oyun daha vardı ki ben Japonyadan 8 disk PS versiyonunu almıştım; zaten çok zor olan oyunun Japoncasını çözemedim tabii;
.
-
Artemis Entreri
- Kullanıcı

- Posts: 1521
- Joined: Tue Jun 14, 2005 10:00 am
- Location: İstanbul
- Contact:
ben biliyorum o oyunu. Lost Via Domusdwaxer wrote:Alenthas wrote:Machinarium'un tanıtımını koydum, tabii post curcunası içerisinde kayboldu ama...
Valla bu tanıtım sayesinde benim haberim oldu ve temin edip oynamaya başladım. (filmi de izlemedim süprüz bozulmasın diye) İlk kısım hadi alıştırmaydı basitti ama ikinci bölümde o polis köprüsünü geçme hadisesindeki problemler beni gülümsetti doğrusu. Tabii henüz başındayım ama tam sazan gibi çözdüm derken problemin henüz çözülmediğinin anlaşılması güzel oluyor. Resimler de konsept olarak çok hoşuma gitti.
.......
Yıllar yıllar önce Atlantis diye bir oyun vardı; o da böyle bulmacalı ve aynı zamanda konuşmalı ve entrikalar filan vardı ama bazı bulmacalar çok zordu.
Bir de bir oyun daha vardı ki ben Japonyadan 8 disk PS versiyonunu almıştım; zaten çok zor olan oyunun Japoncasını çözemedim tabii;o oyun aslında sanırım bu tip oyunların efsanesiydi; bir adada gözünü açıyorsun, bir kafesin içindesin. Biri gelip sana bir şeyler söylüyor ama anlamıyorsun (sanırım Japonca)
filan filan neyse ama adı hatırıma gelmiyor oyunun... Mistik miydi Myth miydi neydi yahu...
.
Zaman, kayan bir yıldız. Atmosfer ise; ben..
level cd'de vermiştiArtemis Entreri wrote:Galata vardı abi Galata kulesinde geçen türk oyunu. Benim oynadığım ilk oyunlardan diyebilirim. Enfes bir oyundu, şimdi olsun oynarım (yalan).
Ama güzeldi harbiden, var mıdır bilen? hatırlayan?
Zaman, kayan bir yıldız. Atmosfer ise; ben..
.
Bu resimde kendimi buluyorum sanki... Bir türlü ısınamadığı ağır sanayi dünyasından bıkmış, hatta hurdaya çıkmış, aklı ve teneke kıçından başka elinde bir şeyi olmadığı halde, hep içinde ukde kalan bilgisayar oyun programcılığı dünyasına adım atmak isteyen bir robot!
Teldeki kanatlı robot ise (Artemis) ona yol gösteriyor, "bak abi şu kapıdan gireceksin, ama önce anahtarı bulman lazım!" diyor.

.
Bu resimde kendimi buluyorum sanki... Bir türlü ısınamadığı ağır sanayi dünyasından bıkmış, hatta hurdaya çıkmış, aklı ve teneke kıçından başka elinde bir şeyi olmadığı halde, hep içinde ukde kalan bilgisayar oyun programcılığı dünyasına adım atmak isteyen bir robot!
Teldeki kanatlı robot ise (Artemis) ona yol gösteriyor, "bak abi şu kapıdan gireceksin, ama önce anahtarı bulman lazım!" diyor.

.
-
Artemis Entreri
- Kullanıcı

- Posts: 1521
- Joined: Tue Jun 14, 2005 10:00 am
- Location: İstanbul
- Contact:
Bu arada Monkey Island göndermelerinden birini buldum...
Ask me about Grim Fandango:
http://www.youtube.com/watch?v=Wt9mZ36b ... re=related
Ask me about Grim Fandango:
http://www.youtube.com/watch?v=Wt9mZ36b ... re=related
.
Machinarium'u bitirdim.
evet işte böyle bulmacalı oyunların da tek kusuru bir kere bitirdin mi sil gitsin, nasılsa bir daha oynamazsın çünkü çözümü artık biliyorsundur.
ufak biir spoiler vereceğim, oynamamış olan hala kaldıysa bence bunu okusun çünkü insanı yok yere yanıltıyor; asansördeki
Bir de bazı alıp kullanabileceğiniz eşyaları görmeniz zor olabilir, çünkü arka fon rengiyle uyumlu olup adeta kamufle olmuş gibiler; aman sahneyi dikkatli gözleyin!
Ben oyunu çok çok beğendim, zaten galiba resimlerine ödül almış dediniz ama bence bulmacaları da çok güzeldi. Her seferinde değişik değişik bulmacalar gelip hem şaşırttı hem eğlendirdi. Meraklısına tabii, herkes bu tip oyunları sevmeyebilir. Bazı kişiler, "yahu bir yük asansöründe bile şifre mi olur! Ne saçma!" diyebilir. Bence de aslında saçma değil, çünkü görevli olmayan kullanmaya kalkıp, yanlış bir şey yaparak kaza çıkarabilir. Asıl saçma olan First Person Shooter oyunlarında bir mouse wheel hareketiyle ard arda roketatar, tüfek tabanca, gatling gun, vs çıkarıp sokmak ve güya binlerce cephanesiyle birlikte bütün bu silahlar üzerindeyken koşup atlamak zıplamak vs
Machinarium kendi fantastik ve özgün dünyasını yaratarak oyuncuya olan biteni yadırgamaması için olanak sağlıyor. Karakterler çok sevimli, mekanlar çok güzel (ben artık bilgisayarımda masaüstü olarak kullanıyorum) bulmacalar tam kararında ve birbirini taklit etmeyecek kadar çeşitli, tatlı süprizlerle dolu bir oyun. Ayrıca eski atari oyunlarına bir saygı duruşu da yoğun bir şekilde göze çarpıyor.
.[/b]
Machinarium'u bitirdim.
ufak biir spoiler vereceğim, oynamamış olan hala kaldıysa bence bunu okusun çünkü insanı yok yere yanıltıyor; asansördeki
Code: Select all
temizlik robotunu yakalayabilmek için tam hortumunun ucundan tutmak lazım!Bir de bazı alıp kullanabileceğiniz eşyaları görmeniz zor olabilir, çünkü arka fon rengiyle uyumlu olup adeta kamufle olmuş gibiler; aman sahneyi dikkatli gözleyin!
Ben oyunu çok çok beğendim, zaten galiba resimlerine ödül almış dediniz ama bence bulmacaları da çok güzeldi. Her seferinde değişik değişik bulmacalar gelip hem şaşırttı hem eğlendirdi. Meraklısına tabii, herkes bu tip oyunları sevmeyebilir. Bazı kişiler, "yahu bir yük asansöründe bile şifre mi olur! Ne saçma!" diyebilir. Bence de aslında saçma değil, çünkü görevli olmayan kullanmaya kalkıp, yanlış bir şey yaparak kaza çıkarabilir. Asıl saçma olan First Person Shooter oyunlarında bir mouse wheel hareketiyle ard arda roketatar, tüfek tabanca, gatling gun, vs çıkarıp sokmak ve güya binlerce cephanesiyle birlikte bütün bu silahlar üzerindeyken koşup atlamak zıplamak vs
Machinarium kendi fantastik ve özgün dünyasını yaratarak oyuncuya olan biteni yadırgamaması için olanak sağlıyor. Karakterler çok sevimli, mekanlar çok güzel (ben artık bilgisayarımda masaüstü olarak kullanıyorum) bulmacalar tam kararında ve birbirini taklit etmeyecek kadar çeşitli, tatlı süprizlerle dolu bir oyun. Ayrıca eski atari oyunlarına bir saygı duruşu da yoğun bir şekilde göze çarpıyor.
.[/b]

